Uygun fiyatla satılık akademik unvanlar: Gazeteci Tunca Öğreten'le söyleşi

Uygun fiyatla satılık akademik unvanlar: Gazeteci Tunca Öğreten'le söyleşi

01 Mart 2019
Fotoğraf: Reuters

Açık Bilinç’te, araştırmacı gazeteci Tunca Öğreten ile Türkiye'de yükselen parayla tez yazdırma sektörünü konuştuk.

 

Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Akademik unvanınızı satın alabilir misiniz?

Parayla yüksek lisans ve doktora tezi yazdırılabilir mi?

— / —

Geçtiğimiz ay, bilimin ve akademinin sorunlu noktalarına bakmış ve üç program boyunca şu konuları tartışmıştık:

- Dr. Mengele ve bilimin karanlık yüzü.

- Şüphe tacirleri: Bilim ve para.

- Heidegger ve siyasi erkin güdümündeki akademisyenler.

Bu hafta, yasal ve etik yönleriyle, Türkiye'de akademinin çok ciddi bir sorunu haline gelmiş olan parayla tez yazımı konusunu ele alıyoruz.

Konuyu araştıran Tunca Öğreten’in geçen hafta Deutsche Welle Türkçe'de yayımlanan yazısı.

— / —

Parayla tez yazımı, Türkiye'de giderek büyüyen, yılda yaklaşık 150 milyon liralık hacme sahip bir sektöre dönüşmüş durumda.

Tunca Öğreten, 50 büyük şirketin, 3 ile 20 bin lira arasında ücretlerle ayda ortalama 20 tez hazırladıklarını yazmış.

Yazıya konu olan tez yazımı şirketinin yöneticisi, yaptıkları işin etik dışı ancak yasal olduğunu söylüyor.

Parayla yüksek lisans veya doktora tezi yazdırmak, bir tür paralı hizmet gibi görülebilir mi? Bu, akademisyenlik açısından kabul edilebilir bir durum mudur?

Bu sorunun cevabı çok açık: 

Parayla başkasına tez yazdırmak, kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir.

Hem sahtekarlıktır, hem emek hırsızlığıdır.

Bu faaliyetin bir sektör haline gelmiş olmasıysa, ülkemiz üniversiteleri adına çok büyük ve utanılacak bir ayıptır.

— / —

Parayla tez yazdırmanın niçin yasal olduğunu anlamadığımı not edeyim. Bunu hukukçulara sormak gerek. 

Bence, birisinin sizin yerinize üniversite sınavına girmesi ve bu sayede hak etmeyen kişilerin üniversite kontenjanlarını doldurmasından kategorik olarak bir farkı yok.

İşin yasal yönü bir tarafa, yazıya konu olan şirket yöneticisi, yaptıkları işin etik dışı olduğunu zaten kendisi söylüyor.

Fakat hayatını ahlaki açıdan yanlış olduğunu bildiği bir iş yaparak kazanıyor olmasından bir rahatsızlık duyuyor mu, bunu bilmiyoruz.

Akademik kariyerini sahtekarlıkla elde etmiş bir üniversite hocasının öğrencisi, veya böyle bir hekimin hastası olmak ister miydiniz?

Dünya standartlarındaki her üniversitede akademiden hayat boyu men ile sonuçlanacak bu pratiğin ülkemizde yaygınlaşması, çok ciddi bir sorun. Bu pratik, daha genel bir anlayış değişikliğinin yalnızca bir semptomuysa, elbette daha da ciddi bir sorun.

— / —

Kısa bir bilgi: ABD'de doktora çalışmasını tamamlamak ortalama 8 yıl sürüyor. Yaklaşık olarak doktoraya başlayan her iki öğrenciden biri, sürecin zorluğu nedeniyle eğitimini yarıda bırakıp vazgeçiyor. İyi bir doktora tezi yazmak, kolay bir iş değil.

Durum böyleyken, ülkemizde her ay şirketlerin ortalama 20 tez hazırlıyor ve bu tezlerle insanların akademik unvanlar alıyor olması, ülkemizde üniversite standartları açısından da endişe edici bir halde olduğumuzun göstergesi.

— / —

Ülkemizde, parayla tez yazdırma sahtekarlığına akraba, akademinin bir başka kanayan yarası, intihal. Yani başkasının eserlerini kendininmiş gibi gösterme.

Geçmiş bir programda Boğaziçi Üniv.'den Dr. Ziya Toprak’la 'intihal' konusunu ele almıştık.

— / —

Bu konunun maalesef şakaya gelir bir yanı yok. Emek ve liyakatla kazanılması gereken akademik unvanların, ticari bir meta olarak görülüp para karşılığı pazarlanıyor olması, ülkemizin eğitim ve bilim geleceği açısından çok endişe verici bir durum. Takip etmeye devam edeceğiz.

Açık Bilinç'i Salı sabahları 9:30'da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.