İntihal: Akademinin Kanayan Yarası

Diğer Program: 
Açık Gazete

İntihal: Akademinin Kanayan Yarası

13 Aralık 2016

Bu hafta Açık Bilinç’te, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nden (BEPAM) Dr. Ziya Toprak’la Türkiye'de akademinin kanayan yarası "intihal" konusunu ele aldık.

13 Aralık 2016 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Dr. Toprak'ın araştırmasına göre, ülkemizde 2007-2015 arasında eğitim alanında yazılmış 600 tezden üçte biri çalıntı.

Nature dergisinde 2007'de yayımlanan bir yazıda da, Türkiye'de 15 fizikçi akademisyenin 70 makalesinde çalıntı şüphesi olduğunu öne sürülmüştü. 

Ülkemizdeki akademik hırsızlığın maalesef çok tanınmış kişilere kadar giden köklü bir tarihi ve genellikle cezalandırılmayan, uluslararası kötü şöhrete sahip yaygın bir pratik alanı var.

İntihalle suçlanan en önemli isim, 1980 darbesi sonrası kurulan YÖK'ün ilk başkanı Prof. İhsan Doğramacı.

2005'de intihalden suçlu bulunan ve ‘üniversite öğretim mesleğinden çıkarıma cezası’ alan Ömer Dinçer, 2011'de Milli Eğitim Bakanı olmuştu.

2010'da YÖK'ün 'intihal yapmadığı' yönünde karar değiştirdiği Dinçer vakası hakkında Işıl Cinmen’in yazısını okumak için tıklayın.

İntihal vakalarında adı geçenler arasında eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu ve eski ÖSYM Başkanı Ali Demir de var.

Bütün bunları bir ironi olarak bile tanımlamak güç. Akademik sistemimizdeki derin çürüme acı ama gerçek.

Bunlar yetmezmiş gibi, 2012'de Danıştay bilim hırsızlığının üniversiteden atılmaya zemin oluşturmayacağına hükmetmişti.

“Başkalarının eserlerinden alınan unsurları, çalıntı bilgileri, kendi eseri olarak sahiplenmek” şeklinde tanımladıkları intihalin “ahlaki açıdan hırsızlık veya sahtekarlık yoluyla çıkar edinmekten farkı olmadığını” belirten Bilim Akademisi’nin, Danıştay'ın intihalle ilgili hükmünün sakıncalarına dikkat çektiğini de belirtelim.

Geçtiğimiz yıl İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi. Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı, akademide intihal konusunda  bir çalıştay düzenlemişti.

Referans olarak, intihal konusunun önemi ve "sehven intihal" anlayışı ve uygulamasının sakıncaları üzerine iki yazı daha paylaşalım:

Doktora tezlerinde hırsızlık, bilimsel düzeyimizin ölçütü; Orhan Bursalı, 5 Temmuz 2016, Cumhuriyet.

İntihalcilere yeni bir sığınak: Sehven İntihal; Prof. Kayhan Kantarlı, 12 Temmuz 2016, Herkese Bilim Teknoloji

"Üniversitelerinde bilimsel hırsızlığın doğal karşılandığı bir ülkenin elbette tüm yaşam alanları soyulacaktır," cümlesiyle açılan ve Türkiye’de intihal konusunu takip eden bir bloga ulaşmak için tıklayın.

Dr. Ziya Toprak’ın intihal konusundaki kapsamlı çalışması son halini bulduğunda, Açık Bilinç’in Twitter hesabından (https://twitter.com/AcikBilinc) paylaşacağımızı da duyuralım.

Gelecek hafta Açık Bilinç'te, Koç Üniversitesi’nden, uzun yıllar dekanlık da yapmış olan Prof. Sami Gülgöz’le Türkiye'nin kaygı verici PISA sonuçlarını ve Türkiye’de izlenmekte olan eğitim politikalarını konuşacağız.