"Kokudan Gelen ve Kokuya Giden Şeyler"

Diğer Program: 
Açık Gazete

"Kokudan Gelen ve Kokuya Giden Şeyler"

25 Eylül 2018

Bu hafta Açık Bilinç’te, "Bilimde, Felsefede ve Sanatta Koku ve Tat Algısı" serisine devam ediyoruz. Canlılarda farklı koku algısı eşiklerinin olması ne demek? Vücut kokusu bir tür ‘biyokimlik belgesi’ olarak görülebilir mi? Kokular yoluyla hastalık teşhisi yapılabilir mi? Kokunun tarihsel ve kültürel kodları neler? Yazar, koku uzmanı, parfümör, ve Açık Radyo programcısı Vedat Ozan ile konuşuyoruz.

25 Eylül 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Koku üzerine 4. kitabını hazırlamakta olan Vedat Ozan, Açık Radyo’da "kokudan gelen ve kokuya giden şeyleri" anlattığı bir program yapmıştı. Koku konusunda 150'den fazla program içeren bu bilgi hazinesinin kayıt arşivine buradan erişebilirsiniz.

Doğada, molekülleri havaya karışabilen her nesnenin, o moleküllere hassas reseptörleri olan canlılar tarafından kokusu algılanabilir. 

Biz insanların kokusunu alabildiği nesnelerin toplamı, doğadaki koklanabilen nesnelerin yalnızca küçük bir alt kümesini oluşturuyor.

İnsanların koku yoluyla algılayamadığı nesnelerin kokusunu, koku duyuları bizden çok daha geniş olan başka canlılar alabilir. 

İnsan koku algısının kapsamı dışında kalan kimi kokuları, 'olfaktometre' denilen yapay cihazlarla veya 'yapay burun'larla ölçmek de mümkün.

'Yapay burun' projelerinden serinin son programında bahsedeceğim. 

Şimdi, koku duyusu insanlardan çok daha gelişkin olan köpeklerden söz edelim.

İnsan burnundaki yaklaşık 5-6 milyon koku reseptörüne karşılık, bu sayının köpeklerde yaklaşık 250-300 milyon olduğu söyleniyor.

Köpekler için, gerek koku alma duyusu, gerekse koku yoluyla tanıma ve hatırlama, insanlardan çok daha gelişkin.

Uzun süre görmediği ve çok kilo kaybettiğinden görünümü değişen sahibini kokusu yoluyla tanıyan köpeğin sevinci, izlemeye değer.

Köpeklerin gelişkin koku duyusunun havaalanlarında ve suç mahallerinde polislere yardımcı olduğunu biliyoruz.

Peki köpekler tıp alanında da, örneğin çeşitli kanserlerin ürettiği gibi kendine özgü kokuları olan molekülleri tanıma ve hastalıkları teşhis etmede faydalı olabilir mi?

Köpeklerin bazı hastalıkları koku yoluyla teşhis etmekte, laboratuvar testlerinden daha başarılı olabildiği biliniyor.

Öte yandan, bu iddianın düşünüldüğü kadar güçlü olmadığı yönünde de çalışmalar var. 

Her halukârda, araştırmaya değer ilginç bir alan.

Vedat Ozan, kokuları bir tür 'biyokimlik belgesi' olarak tanımlıyor. Çok doğru bir teşhis.

Her ne kadar biz insanlar kendi vücut kokumuzu iyi alamıyor (yani kendi koku kimliğimizi tanıyamıyor) olsak da, kokular dünyası büyük bir duyu ve tanıma aracı olma potansiyeline sahip.

Bir de 'feromon'lar konusu var.

Pek çok canlı için, vücutlarınca salgılanan ve cinsellik başta olmak üzere sosyal iletişimde önemli rol oynayan bu kimyasal maddeler, insan hayatında da aynı öneme sahip mi?

Sizi karşı cinse cazip kılacak feromonlar içeren parfümler olduğu iddiasının, reklam sektöründe sıkça kullanıldığı görmek mümkün.

Bu iddia ne kadar doğru? 

Gerçekten feromonlar sayesinde, bilinçdışı algı yoluyla, kendimizi mucizevi şekilde cazip kılmamız mümkün mü?

Kokunun insan sosyal hayatında iletişimsel bir rol oynadığı biliniyor. 

Fakat feromonların insanlar için reklam sektöründe iddia edildiği türden bir önemi olduğu iddiası, abartılı.

İnsan hayatında feromonlar konusunu Vedat Ozan bizlere aktarıyor.

İlgili noktaları özetleyen bir makale burada. 

Kokular dünyasında bireysel farkların ve tarih boyunca kullanılagelmiş kültürel kodların büyük önemi var. Programda buna da değiniyoruz.

Bu hafta kokuya dair en temel meseleleri konuştuktan sonra, haftaya bu tartışmaya kokunun sağlık ve reklamcılık sektörlerindeki uygulamaları ve parfüm konusuyla devam edeceğiz.