'Odaklandığımız sorun, mevcut ekonomik sistemimiz'

-
Aa
+
a
a
a

Türetim Ekonomisi Derneği ve Kadir Has Üniversitesi tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Türetim Ekonomisi Konferansı (IPEC2024), üçüncü gününü de tamamladı.

Gezegenin Geleceği: 31 Mayıs 2024
 

Gezegenin Geleceği: 31 Mayıs 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Türetim Ekonomisi Derneği ve Kadir Has Üniversitesi tarafından düzenlenen 1. Uluslararası Türetim Ekonomisi Konferansı (IPEC2024), üçüncü gününü de tamamladı. Sizlere dün birinci günün özetini geçmiştik, şimdi de konferansın ikinci gününü özetleyelim.

Konferans, Good Market'in kurucusu ve sürdürülebilirlik hareketlerinde deneyimli Ashoka Fellow'u Amanda Kiessel ile başladı. Kiessel, konuşmasında, “Odaklandığımız sorun, mevcut ekonomik sistemimiz. İnsanların ortaya koyduğu ekonomik hikaye, amacımızın kârı maksimize etmek, finans biriktirmek ve sürekli büyümek olduğunu söyler. Aslında karşılaştığımız birçok sorunun temelinde bunlar yatar. İklim değişikliği, eşitsizlik, açlık, ırkçılık ya da genel olarak birçok sorunun kökeninde bulunur. İşte bu yüzden karşı karşıya olduğumuz büyük resimli zorluğun bu olduğunu fark etmeliyiz. Kurallar, aktörler ve bağlantılarla ilgili gözlem yapmamız gerekiyor. Kaldıraç noktalarını aramalıyız. Hareket edin, öğrenin, tekrarlayın! Çünkü yaptığımız işin büyük bir kısmı, hem bağlanmayı, hem de köprü kurmayı destekleyen daha fazla altyapı oluşturmaya çalışmak. Bir sonraki adım ise bölünmelerin ötesinde işbirliği yapabilmek, kuralları değiştirebilmek. Hikayeyi değiştiriyoruz ve bu gerçekten kuralları değiştirmekle ilgili. Bunun için farklı gruplar arasında işbirliği yapabilmemiz ve farklı insanlarla hem bağlantı, hem de köprü kurmaya ihtiyacımız var,’’ dedi.

Sonraki oturumda Ece Satıcı vardı. Ece, Good4Trust.org’da Alan Oluşturucu ve dünyanın daha yaşanılabilir ve adil bir yer olmasının hayalini kuran, Yale Üniversitesi’nde okuyan bir genç. Ece konuşmasında, “Türetim ekonomisi, içerisinde tüketici yerine türetici bulunduran yeni bir ekonomik sistem. Bu sistemde, üreticiler ürünlerini ekolojik ve sosyal açıdan adil bir şekilde üreterek kendi aralarında bir tedarik ağı kuruyor. Böylece kendi aralarında yine kendilerinin oluşturduğu değerin artmasını sağlıyor. Türetim ekonomisi bir göl ya da orman gibi verimli, gezegeni destekleyen ve iyileştiren bir ekonomik ekosistem. Doğaya ve topluma minimum negatif veya mümkünse pozitif etki eden, makro ölçekli döngüsel bir ekonomi de diyebiliriz. Bu sistemde merkeze insanı almayı ve bencil insan varsayımını reddediyoruz, araştırmalar aksini gösteriyor. Doğanın bir parçası olarak doğayla uyum içinde yaşamayı savunuyoruz. Örneğin, Amazon Ormanları’nın ekosistem hizmetlerinin yıllık toplam ekonomik katkısı, 2021'de yaklaşık 4.62 milyar ABD doları olarak tahmin edildi. Bu, 2021'de dünyanın en değerli 20 şirketinin toplam geliri olan 1.367 milyar ABD dolarının 3.4 katı. Eğer [doğada zaten var olan] bu ekosistemler döngüsellik üstüne kurulu olup insanlığın hayal edebileceğinden çok daha fazla yıllar boyunca yaşamış ve hayatta kalmanın yanı sıra başarılı ve hayat dolu bir şekilde var olmuşsa, neden ekonomik sistemimizi onları örnek alarak kurmuyoruz?” dedi.

Daha sonraki konuşmacı, Good Money Lab'in Kurucu Direktörü ve Senshu Üniversitesi'nde profesör, alternatif para birimleri konusunda dünyanın en önemli uzmanlarından Makoto Nishibe oldu. Nishibe konuşmasında, “1970'lerden bu yana modern yasal para birimleri, gerçek ekonomiyle sağlam bir bağlantısı olmasa da egemen hale geldi. Geleceğe bakıldığında, geleneksel yasal para birimlerinin yerini merkez bankası dijital para birimlerinin (CBDC'ler) alması bekleniyor. Ancak özel para birimleri de çeşitlenecek. Bu yüzden ‘iyi para’nın peşinde olarak, otonom, güvenilir, adil ve yaşam kalitesi ile çevre için elverişli olanı aramamız gerekiyor. Kripto paraların fikirlerinin (sürdürülebilirlik, topluma fayda, dayanıklılık vurgusu) ve kripto para finans teknolojisinin (madencilik, teknoloji, QR ödeme sistemleri gibi) birleşimini içeriyor,” diye belirtti. Konferansın son konuşmacısı olan Melanie Rieback ise sosyal girişimcilik, büyüme sonrası yatırım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren Nonprofit Ventures'in kurucu ortağı. Riebeck, “ESG’de yani Çevresel, sosyal ve kurumsal yönetim çevresel ve sosyal yönler çok dikkat çekiyor ancak şirketlerin yönetimi ihmal ediliyor. Aslında yönetim, çevresel ve sosyal sorunların temel nedenidir. Bir şirketin var olma sebebi değer yaratmaktır. Sistemi eleştiriyoruz ama çoğu insan sistemin ne olduğunu tanımlayamıyor. Sistemi değiştirmek istiyorsak, önce onu anlamamız gerekiyor,’’ dedi ve “Post Growth Girişimciliği, çıkarımsız ve kar amacı gütmeyen işletmeler kurmaya odaklanmış bir yapı. İşletmelerimizle kar amacı gütmeyen kurumları çapraz sübvanse etmeye teşvik ediyoruz ve ticari girişim ekosisteminde yer almadan aktivist, sanatsal, ruhani iş fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimciler için bir alternatif sunmaya çalışıyoruz. Girişim ekosisteminin çok büyük bir kısmı, 'sermaye, ölçek' şeklindeki Silicon Valley modelini kullanıyor. Biz ise bunun yerine, kendi kendine yetme, sabit büyüme ve çıkarımsızlık modelini teşvik ediyoruz,’’ diye de belirtti.

Bugün, ‘Ekolojik ve Sosyal açıdan adil bir ekonomi için geleceği birlikte inşa etmek’ hakkında bir ortak yol haritası çizildi.