Kuraklığa karşı önlemler

-
Aa
+
a
a
a

Doğa Derneği, kuraklığa karşı önlemler geliştirmek ve sulak alanların korunması için uluslararası bir iş birliğine adım atıyor.

Fotoğraf: Doğa Derneği
Gezegenin Geleceği: 02 Kasım 2023
 

Gezegenin Geleceği: 02 Kasım 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

Doğa Derneği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Köy-Koop İzmir Birliği ve uluslararası ortakları DOPPS/BirdLife Slovenya, Lubliyana Belediyesi, Lubliyana Kentsel Bölge Kalkınma Ajansı ile birlikte kuraklığa karşı önlemler geliştirmek ve sulak alanların korunması için uluslararası bir iş birliğine adım atıyor. Kasım ayında başlayacak çalışma, İzmir ve Lubliyana kenti arasında sulak alanlar ve kuraklık konusunda diyaloğun geliştirilmesi, kapasitenin artırılması ve her iki şehir için bilgi alışverişi yoluyla ortak ve sürdürülebilir bir zemin oluşturulmasını hedefliyor. Altı ortak İzmir ve Lubliyana'da kuraklığın olumsuz etkilerine karşı adaptasyonu ve dayanıklılığı artırmak, kuraklığa karşı yerel, bölgesel ve sektör bazlı stratejiler ve gelecek projeksiyonları oluşturmak için çalışacak. Bu ortaklık sonucunda, bir eylem planı ortaya koyarak iki şehir arasında somut ve sürdürülebilir bir ağ geliştirmek, Gediz Deltası ve sulak alanların önemini tanıtmak, çiftçilerin, halkın, öğrencilerin kuraklık ve sulak alanlar konusunda bilgi düzeyini artırmak amaçlanıyor. Çalışmanın uygulama alanlarından biri olan İzmir’in Gediz Deltası, binlerce canlıya yaşam ortamı sunduğu için uluslararası öneme sahip nadir sulak alanlardan biri. Doğa Derneği, 20 yılı aşkın süredir ilgili kurumlarla birlikte deltada koruma ve bilimsel araştırma çalışmaları gerçekleştiriyor. 2020’den bu yana deltada İzmir Büyükşehir Belediyesi ile birlikte koruma çalışmaları yürüten dernek, projeye sulak alanlar konusundaki bilgi ve deneyimi ile katkı koyacak. Projedeki eğitim faaliyetleri ve buluşmalar, Gediz Deltası'nda gerçekleştirilecek. Proje hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Serdar Özuslu, “Avrupa ve Türkiye’den yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının bir arada olduğu örnek bir çalışma gerçekleştirmek için bir aradayız. İklim değişikliğinin etkilerini aza indirmek gibi bir rolü olan sulak alanların yaşamaya devam etmesi ve kuraklığın etkilerinin en aza indirgenmesi için bu çalışma bir yol açacak. Birlikte ortaya koyacaklarımız hem sulak alanlar ve kuraklık konusunda karar vericilerin ve bölge halkının farkındalık düzeyini arttıracak ve böylece bireysel önlemler geliştirmelerine katkı sağlayacak, hem de İzmir ve Lubliyana için hazırlayacağımız Kuraklık ve Sulak Alanların Korunması Eylem Planı Türkiye ve Avrupa’daki diğer şehirler, sivil toplum ve yerel yönetimler için emsal olacak,” dedi.

Barajlardaki su seviyesi hızla düşüyor

İstanbul'da yeterli yağışların olmaması ve bilinçsiz su kullanımı barajlardaki su seviyesini hızla düşürmeye devam ediyor. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki ortalama doluluk oranı %18,3’e düştü. Büyükçekmece Gölü'nün doluluk oranı ise %3,76 olarak ölçüldü. Göle su sağlayan Çamaşır Deresi büyük oranda kurudu. Su seviyesi düştüğü için İSKİ, Büyükçekmece Gölü'nden su alımına ara verildiğini duyurdu.

Çizgili sırtlanın görüntüleri paylaşıldı

Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, yönetmen ve belgeselci Burak Doğansoysal tarafından kayıt altına alınan çizgili sırtlanın görüntülerini paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı DKMP Genel Müdürlüğü, sosyal medya hesabından Doğansoysal'ın uzun uğraşlar sonucu genellikle mağarada yaşadığı bilinen ve nesli tükenmekte olan çizgili sırtlanı kayıt altına aldığı görüntüleri paylaştı. Paylaşımda, "Seni görmek için kim bilir kaç saat, kaç gün ve hatta kaç hafta kayıtta kaldı kameralar. Ama sonuç 'beklemeye değmiş' dedirtiyor. En zor coğrafyaların gizli kovuklarında kendini saklayan sırtlanı görme sevincini sizinle de paylaşmaya değmez mi? Görüntüsüyle bir köpeği andırsa da kedimsiler takımından olan sırtlan, kendini gizlemekte oldukça usta bir tür. Mağara ve inleri kendine yaşam alanı olarak seçen sırtlanın doğal döngüdeki rolü ise vazgeçilmez," ifadelerine yer verildi.

Panama Kanalı'nda günlük gemi geçişi kısıtlanıyor

Atlas Okyanusu yani Atlantik’i ve Büyük Okyanus'u yani Pasifik’i bağlayan Panama Kanalı'nda kuraklık nedeniyle günlük gemi geçişi daha da kısıtlanarak 25'e indirildi. Bölgede küresel iklim değişikliği ve El Niño hava olayı nedeniyle, kayıtların tutulmaya başlandığı 1950’den bu yana en kurak Ekim ayı yaşandı. Panama Kanalı Yönetimi'nin (ACP) yaptığı açıklamaya göre, 31 olan günlük gemi geçiş sayısı 3 Kasım'dan itibaren 25'e, Şubat 2024'ten itibaren de 18'e düşürülecek. Kuraklık öncesi dönemde kanaldan günde ortalama 36 gemi geçiyordu. Doğal bir hava olayı olan El Niño, Pasifik'in orta ve doğu tropikal bölgelerinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkmasına neden oluyor. El Niño'nun 2024'ün Nisan-Mayıs aylarına kadar sürmesi bekleniyor. Kilitli asansör sistemiyle çalışan kanalda, bir geminin geçişi için yaklaşık 200 milyon ton tatlı su kullanılıyor. Bu suyun sağlandığı ana kaynak olan Gatun Gölü, yağmur suyuyla besleniyor ve gölün su seviyesi mevsim normalinin çok altında. Halen azaltılmış gemi geçiş sayısı nedeniyle birçok gemi, kanala yakın bölgelerde beklemek zorunda kalıyor. Kanaldaki durum, deniz yolu taşımacılığında da domino etkisi yapıyor. Gemilerin Panama'da uzun süre beklemesi nedeniyle dolaşımdaki gemi sayısı azalıyor ve ayrıca gemiler alternatif ve daha uzun rotaları izlemek zorunda kalınca taşıdıkları ürünlerin maliyeti artıyor. Özellikle ABD'den likit doğalgaz taşımanın maliyeti bu durum nedeniyle çok arttı.