Dünyadan seçim gündemi

Ufuk Turu
-
Aa
+
a
a
a

Ahmet İnsel’le Ufuk Turu'nun gündeminde Bulgaristan, Karadağ ve Finlandiya’da gerçekleşecek seçimler vardı.

(Bu bir transkripsiyondur. Metnin son hâli değildir.) 

Bulgaristan’da son iki yılın beşinci genel seçimleri yapıldı. Ahmet İnsel; ‘’Bir ihtimal son seçim olmayacak 2023’te. Oraya çıkan seçim sonuçları bir hükümet kurmaya izin vermiyor. Boyko Borisov’un partisi, Avrupalı Bir Gelecek İçin Bulgaristan Yurttaşları Partisi, oyunu biraz artırarak %26.5 oy ile birinci parti oldu. Parti mecliste 69 milletvekiline sahip olacak. Diğer taraftan Borisov’ dan daha liberal, Avrupa yanlısı genç bir siyasetçi Kiril Petkov, Yeşilleri de dahil ettiği bir ittifak ile oylarını %24.5 ta tutabildi ve milletvekili sayısı düşerek 64’e indi.. Oysa ki kamuoyu yoklamalarında birinci parti gelmesi gözüküyordu. İttifak yapınca kendi partisinden bazı eski milletvekilleri, ittifak partilerinin adaylarının kendilerden ön sıralarda olmasını tepki göstererek seçimlere yakın bir tarihte partiden ayrıldılar. ‘’ bilgisini verdi. İnsel endişe verici bir gelişme olarak, Yeniden Doğuş adı altında var olan, aşırı milliyetçi ve Rusya yanlısı partinin oyu %14’e yükseldi ve milletvekili sayısı 10 artarak 36’ya yükseldiğini bildirdi. Müslüman Türk ve Roman azınlığın kitlesel olarak oy verdiği parti olan Haklar ve Özgürlükler Partisi’nin oylarında bir değişiklik olmadığını söyleyen İnsel, Bulgaristan eski komünist partisinin devamcısı olan Bulgaristan Sosyalist Partisi’nin oylarının %9’un altına düştüğünü bildirdi.  Tüm bunların ışığında İnsel ‘’Herhangi bir partinin küçük partilerle ittifak yaparak mecliste çoğunluğu alması mümkün gözükmüyor. Buna karşılık tek ihtimal Borisov ve Petrov’un ittifak yapmasıyla mecliste çoğunluğun sağlanacak olması.  En büyük engel Boykov’ un çok ciddi yolsuzluk iddialarıyla yıllardır gündeme gelmesi ve iddialar nedeniyle karşısında yeni rakipler çıkmış olması. Halk Bulgaristan’ da gelinen istikrarsızlığın önümüzdeki dönemde yoğun bir hal almasından korktuğu için yolsuzlukla mücadele amacını biraz ikinci plana itip ittifakın gerekli olduğunu dile getiriyor. İttifakın olup olmayacağını bilmiyoruz.  Bulgaristan’ ın yine bir dönem daha cumhurbaşkanını atadığı teknokrat seçilmişlerden oluşmayan bir hükümetle yönetilmesi ihtimal dahilinde. Üst üste yapılan bir sonuca verilmeyen seçimlerde katılım da düşüyor. Bu seçimlerde katılım %40’ a düştü. Bulgaristan, Rusya yanlısı ve karşıtı AB yanlısı olarak ikiye bölünmüş durumda. Ukrayna savaşı pekiştirdi bu bölünmeyi. Meclisteki yapıya bakıldığında yüzünü Avrupa Birliği’ne dönmüş kesim çoğunlukta gözüküyor ama bunun için Boykov da dahil edildiğinde çoğunluk gözüküyor. Boykov kendisini  Bulgaristan’ ın AB’ye daha fazla entegrasyonun destekçisi olduğunu söylüyor. Aynı zamanda hem Boykov hem de Hak ve Özgürlükler Partisi dolaylı bir biçimde Rusya'yla ilişkilerin iyi tutulmasına dikkat etmek isteyen bir tavrı savunuyor. Rusya yandaşlığının biraz arttığını söylemek lazım. Umarım önümüzdeki dönemde yeniden bir seçime gidilmek zorunda kalınmaz. Seçime olan inancın yitirilmesi tehlikeli siyasi girişimlere kapıyı açıyor.’’ yorumunu yaptı.

İnsel, Karadağ’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuna ilişkin,’’1991’den beri ülkeyi yöneten Milo Djukanoviç bu kez 20 puan farkla kaybetti. Jakov Milatovic oyların %59’unu alarak Karadağ’ın yeni cumhurbaşkanı oldu. 2022’ de yapılan piyasa yanlısı Avrupa Şimdi Partisi art arda seçimleri kazanarak merkez konuma geldi. ‘’ bilgisini verdi.

İnsel, ‘’Diğer taraftan bu partilerin Djukanoviç’ e karşı yürüttükleri siyasi kampanyanın Karadağ’ın AB’ye üyelik sürecini hızlandırmak bir yana, Karadağ’ın son 15 yılda  sigara ve uyuşturucu ticaretinin dağıtım merkezine dönüşmesine karşı bir kampanya yürütmek için iktidara geldiler. Burada gençlerin harekete geçmesi önemli oldu.’’ dedi.  İnsel dikkat çekici unsur olarak, ‘Avrupa Şimdi Partisi’ne bu seçimde oy verenler Karadağ’ ın Sırbistan’dan 2006’da ayrılmasına karşı çıkmış olan ve Sırbistan’ la ilişkilerin yeniden iyi kılınmasını isteyen, Sırp Ortodoks Kilisesi’nin  Karadağ’daki faaliyetlerinin desteklenmesini isteyen Sırp azınlık olduğunu ve bu durum  Milatovic sorulduğu zaman, ‘’Aslında bunu istemezdik ama onlar bizi desteklediler. Onların etkisinde altında kalacağımı zannetmiyorum benim bütün gücüm Karadağ’ ın Avrupa'ya entegre olmasında yatıyor. Kendim de bütünüyle bir Avrupa formasyonu içinde son yıllarımı geçirdim. ‘’ dediğini belirtti.

İnsel; Finlandiya’ daki seçimlere ilişkin, dünyanın çok parlak bir siyasetçi olarak gördüğü, birçok açıdan başarılı girişimler yapan Başbakan Sanna Marin’in partisi olan Sosyal Demokrat Parti’nin üçüncü geldiğini ve koalisyonun başında olan başbakanın partisinin başarısızlığını kabul ettiğini bildirdi.  Kendisi bu seçimlerde en çok oyu alan aday olmasına ve aradaki farklar çok küçük olmasına rağmen, muhafazakar ve milliyetçi iki dalganın Sosyal Demokrat Parti’ i üçüncü sıraya gerilettiğini söyleyen İnsel, ‘’Muhafazakar parti merkezli oluşan Ulusal İttifak Partisi %20.8 ile birinci geldi. Giderek daha fazla aşırı sağ, ırkçı pozisyonu benimsemeye başlayan Finlandiyalılar Partisi %20.1 ile en büyük başarıyı sağlayan parti olurken Sanna Marin’in partisi oyların %19.9’unu aldı. Bu durum muhafazakar Ulusal İttifak Parti liderinin önümüzdeki dönemde başbakanlık görevini devralmasını kaçınılmaz kılıyor. Partinin Sosyal Demokrat Partiden tam tersi bir profilde olduğunu söyleyebiliriz. Kampanyaları enflasyonun artması ve kamu borcunun yükselmesine karşı önlemler almak üzerine kuruldu. Almayı vaat ettiği önlemler de sosyal harcamayı kısmak. Bu öneriyle oylarını 3.5 puan artırdı. Finlandiyalılar partisi ise 1995’te ilk kurulduğu zamanlarda popülist sol parti görünümdeydi. Sosyal Demokrat Parti ile  sosyal devlet politikaları açısından çok yakınken 2010’ların ortasından itibaren radikalleşerek yabancı ve göçmen karşıtı bir parti konumuna geldi ve sosyal politikalarda sağ partilerin tavrına yakınlaştı. Dolayısıyla muhafazakar Ulusal İttifak Partisi ile Finlandiyalılar Partisinin ittifak yapması mümkün fakat ikisinin toplamı çoğunluk elde etmeye yetmiyor. Üçüncü bir partiye ihtiyaç var. Bunun da belki merkez parti olabileceğini söylüyorlar.’’ dedi. İnsel,  Finlandiya’nın  bugün resmi olarak NATO’nun 31. üyesi olduğunu fakat seçimlerde NATO meselesinin etkisi olmadığını bildirdi.