Ayın 13'ü Kayıt Arşivi

 

Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz:iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak içintıklayın.

Örn., 16.11.2018
Örn., 16.11.2018
Ağustos 2018, "Ay'ın 13'ü: Soma Nöbeti" programının son bölümü oldu. Yargı süreci başladıktan 6 ay sonra, 2015 Ekim'de radyoda her ay yürüteceğim bir dosya/haber serisi ile takip etmeye başladım Soma Davasını. Sürdürmeye çalıştığım tema ana akımın "Soma'da gözler yaşlı kaldı" haberlerinden bir kaç tık uzağa gidip, tek tek faillerin işaret edilebildiği, kamuoyunda gittikçe eksilen desteğin sebeplerinin konuşulabildiği, madencilik faaliyetleri ve Türkiye'nin kömür politikası bağlamında ekoloji, enerji politikası, tarımın sistemli bitirilişi, işçi hareketi, bizim bundan ne anladığımız ve nihayetinde Soma'daki ölümlerin vesile olduğu muhtemel "iyi" tohumlar, Soma'daki hareketlenmeler, onun başka topraklardaki izi ve Soma etrafında gelişen olayları takip etmekti.  Yürütmeye çalıştığım temanın geneline karşıdan baktığım zaman mutlaka olumlu durabilecek ya da içinde umut nüvesi olabilecek bir haberle bitirmeye çalışırım diye planlıyordum süreci, öyle olmadı.  Haberde nöbet dönemi  Bu 3 yıla yaklaşan dava dosyası takibi ve "Soma Nöbeti" fikri aslında tam da Türkiye'nin kendi gündeminin içinden doğdu. Yaşadığımız herhangi bir şeyin uzun zaman önce yaşandığı hissi, kabaca gündelik politik gündemin yaşattığı zamanın kırıldığı ve tabii elimizden kayıp gittiği fikri beni bir habere kafayı takıp yaklaşık 3 yıl boyunca girdisi çıktısıyla, elimden geldiğince takip etme inadına götürdü, Soma Nöbeti de işte böyle ortaya çıktı. Türkiye, size her yeni günde yeni bir gazetecilik formülü üretme alanını açıyor. Minnettarım.  Bu yoğun ama yavaşça ilerleme şansına sahip olan dosya , bir nevi yavaş gazetecilik, eski tabirle fikr-i takip. Günün medya koşullarında, 6 günlük 10 saate varan muhabir/editör çalışma mesalerinde, küçücük kadrolarla çalışılan, esnekliğin kol gezdiği günlerde sanırım ancak ve ancak Açık Radyo gibi bir çatı altında mümkün olabilirdi. Yerel, yatay ve yavaşça. O yüzden Radyo'ya, katbe kat minnettarım.  Ölüm ve Ceza Son programda, bundan sonraki süreçte yaşanması muhtemel olaylara ışık tutacak iki davaya baktık bütün bu saydıklarım yüzünden. Biri Cankurtaran'da kışın yaşanan gemi kazasındaki 4 ölüm için Hakim'in "Soma'da 301 ölüme 20 yıl veriliyorsa, 4 ölüm için 15 yıl kafidir" dediği dava, diğeri de 2014'te Soma katliamı sonrasında Ege Üniversitesi'nde öğrencilerin protesto için yaptıkları işgal eylemi nedeniyle 330 bin liralık para cezasına mahkum edilmeleri, polis şiddetinin ise polislerin yanına kar kalması.  Tarihi yazmak ya da gözlemci olmak  Soma'nın faillerine verilen 15-20 yıl arası değişen cezalar ile, soruşturmanın avukatların tüm çabalarına rağmen kamu görevlilerine kadar genişleyememesi kamu vicdanına bir kez daha gölge düşüren nüveler oldu. Olsun, Türkiye'de iyiliğin de kötülüğün de her çağda inadı baki, buna şahitlik ediyoruz. İki taraftan biri mutlaka kazanacak demeyeceğim ama bu süreçte mücadele eden insanların inadını düşününce de mutlaka  ve gönül rahatlığıyla "Bir başka tarih yazılacak" diyebiliyorum.  Dava bitti, program bitti ama Soma ile ilgili süreç muhakkak ki bitmedi. Dava süreci de, programda yapmaya çalıştığım gözleme sürecinin izleri de yürümeye devam edecek bence.  Muhakkak, illa ki. 
Soma davasının karar duruşmasından sonra adalet talebi hala güncelliğini koruyor. Avukat Can Atalay'la duruşmanın ve Soma Davası'nın önemli noktalarını konuştuk.
3 buçuk yıla yayılan Soma Katliamı davasının Türkiye gibi bir ülkede bu kadar kısa bir sürede bitmiş olmasına sevinmeli miyiz? Duruşmalar ilk 2 yıl olması gerektiği gibi giderken, yargıya kim ve neden müdahale etmiş olabilir? Verilen cazalar adaleti tesis etmeye yeter mi?  Peki bir kentin madenci kentine dönüşümü adım adım nasıl gerçekleşir? Ay ay takip ettiğimiz Soma Davası'nı dosyayı iyi bilen aile avukatlarından Can Atalay ile birlikte değerlendirdik.   
Soma Nöbeti'nin Haziran 2018'i tam da tutukluların savunmalarının alınacağı aya denk geldi.  Bu ay duruşmadan bir adım uzak kalıyoruz, uzaktan izliyoruz. Başka bir konuya, "Kürek Kürek Türkiye"ye eğiliyoruz. Veli Buğaç 3 yıldır Türkiye sularını "Bir daha Soma olmasın" diye kürekliyor. Buğaç'la bu deniz protestosunu konuşuyoruz.
Soma Nöbeti'nin Haziran 2018'i tam da tutukluların savunmalarının alınacağı aya denk geldi.  Bu ay duruşmadan bir adım uzak kalıyoruz, uzaktan izliyoruz. Başka bir konuya, "Kürek Kürek Türkiye"ye eğiliyoruz. Veli Buğaç 3 yıldır Türkiye sularını "Bir daha Soma olmasın" diye kürekliyor. Buğaç'la bu deniz protestosunu konuşuyoruz.
Soma Nöbeti'nde bu ay katliamın 4. yılında davadaki son durumun değerlendirilmesi, olası gelişmeler- bir sonraki duruşma 19 Haziran'da- ve Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin Soma'ya yıldönümünde "Soma için Adalet" mitingine katılmak üzere Soma'ya gitmesi ile yeniden açılan 'Pandora'nın Kutusu' yani eski müşavir Yusuf Yerkel'in tam da seçimden önce gelen özrü, bu özürle oyuncu Barış Atay'ın gözaltına alınmasına kadar giden garip sürece değindik.  Ama  iyi şeyler de olmuyor değil. Soma için henüz 'kariyerinin başında' bir ressamın İzmir'de açtığı sergi değindiklerimizden biri. Sonrası yine kötü; Kolin'in Yırca'dan çok uzak olmayan Kozluören Köyü'nde inşa ettiği termik santraldan 2 bin işçiyi bir gecede işten çıkarması ve özelleştirmeler, Türkiye'nin kömür rezervleri tartışması.  Soma'da 301 işçinin öldüğü sahadaki 139 milyon ton kömür rezervi için Türkiye Kömür İşletmeleri ihaleye çıktı. Bu ne manaya gelir? Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel ile değerlendirdik.  Soma'yı da yakından izlemiş ve izleyen Yüksel, "Orada ölümler olmadan 4 yıl önce Soma'nın kömürünün çok yanıcı olduğu, üretim hırsına odaklanılmaması gerektiğini raporlaştırmış bu felaketi haber vermiştik. Aynı uyarıyı şimdi de yapıyoruz. Havzanın bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğinin altını çiziyoruz. Şimdiye kadar kömür çıkarılan yerin daha ilerisi daha da yanıcıdır" diyor.  Bu ayın Soma Nöbeti, 4 yılın ardından ölümlerden elbette ders alınmadığını Ayhan Yüksel'in katkılarıyla kanıtlıyor.    
Bundan 48 ay önce gerçekleşen Soma Katliamının görülen 21. duruşmasında sona yaklaşıldığını bir adım daha hissettiğimiz günler.  Savcı 14 ay boyunca beklenen mütalasını açıkladı ve ailelerin avukatlarıyla pek çok noktada uzlaştığı yorum verdi. Fakat ailelerin avukatları ile ayrıştıkları önemli bir nokta var. Savcı tutukluların taksir üzerinden ceza almalarını isterken, aile avukatları olası kast üzeirnden bir cezalandırma işlemi uygulanmasını istiyor. Bu fark tutuklu yargılanan 8 kişinin cezalarını 301 kişinin öldürülmesi ya da tek kişi üzerinden alıp almayacaklarını belirleyecek Öte yandan Soma A.Ş'nin katliamın yaşandığı tarihten az bir süre önceye kadar Yönetim Kurulu Başkanı olan ve katliamın yasandığı Mayıs 2014'ten az bir süre önce görevini oğlu Can Gürkan'a devretmiş olan Alp Gürkan'ın da tutuklanma ihtimali var. Savcı bu durumu görmezden gelmedi.  Mahkeme Başkanı Salih Pehlivan duruşmayı 19 Haziran 2018 Salı gününe erteledi.  Gelişmeleri Avukat Evren İşler ile değerlendirdik.  Soma Nöbeti, önümüzdeki ay yine burada olacak. 
Ayın 13'ü Soma Nöbeti Mart ayında, bu kez kalabalık bir grubu telefonda ağırlamaya çalışıyoruz; Yırca Hanımeli! Kendilerini şöyle anlatıyorlar; Kömürün isinden sabunun misine, bir köy serüveni. Tıka basa kadın dayanışması ve imecesi ile... Çalışmaları 3 yıl önce başlayan, Haziran 2017'de Herkes İçin Mimarlık ekibinin desteği ile bir eve kavuşan kolektif, 8 Mart tarihinde imalâta başladı. Sabundan kokulu taşlara, salçadan tarhanaya bir serüven.  Yırca'da termik santral yapmak için mahkeme kararını beklemeden 2014 yılında 6666 zeytin ağacının köklenmesinden sonra, tarımım neredeyse sıfırlandığı köyden şimdi de yol geçiyor. Termik santraldan ise fazla uzaklaşılamadı. Yırca'da her ne kadar yapılmadıysa bile, 45 km. ötesine, Kayrakaltı köyüne yapılıyor o santral.  Yırca'lalar ise kendilerine yeni iş alanları yaratıyor. Buyrun, kendi ağızlarından dinleyin. 
Soma Nöbeti'nde bu ay, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'nden Helil Kinay ile Soma'daki yüksek derecede hava kirliliğini konuştuk
Soma Emekçi Kadınlar Kooperatifi'nden Aysun Gökçe ile Soma'daki bu değerli gelişmeyi konuştuk 
Soma Nöbeti'nde Avukat Can Atalay ile konuştuk. Ailelerin avukatlarından redd-i hakim talebi var.
Ayrıntı Yayınları'ndan çıkan "Çizmelerimi Çıkarayım mı?" isimli detaylı araştırma kitabının yazarları Uğur Şahin Umman ve Onur Yıldırım konuğumuzdu.
Soma Davasinda yaklasik 7 aydir beklenen savci mutalasi ve oyalama sonrasi Haziran'da degisen savcıdan sonra simdi de karar durusmasi yaklasirken mahkeme heyeti degisti. Nisan 2015'te baslayan dava oldukca kalin ve detayli bir dosyadan olusuyor, mahkeme heyeti ise butun bu detaylara hakim.  İste bu asamada, yeni gelen hakimin 3 yillik bir surecin adaletli karar vericisi olmasi mumkun mu? Aileler ve ailelerin avukatlar mahkemenin dogal hakiminden yana ama 2017 Yaz Kararnamesi bu 'umuda' bir son verdi. Soma'da bir bakima beklenen gerceklesti.
Dr. Alper Öktem konuğumuz oldu  
Mahkeme heyeti üzerinde soruşturma baskısı kurulan Soma Davası'nın karar duruşması 16 Nisan Anayasa Değişikliği Referandumu'ndan 2 gün sonraya ertelenmişken, taraflı davrandığı gerekçesiyle şikayet edilen fakat hakkında soruşturma izni verilmeyen "Hayata Dönüş Operasyonu" avukatlarından İhsan Sartık müdahil oldu. Davanın miladını oluşturan bu gelişmeler ışığında Avukat Can Atalay ile birlikte Soma'yı değerlendirdik.
Soma Çocuk ve Gençlik Gelişim Merkezi'nden Selami Özdemir ile konuştuk. Soma'daki kaynaklarımıza göre Belediye, Kaymakamlık ve Valilik, AFAD'ta toplanan, halkın gönderdiği yardımlarla kurulan merkeze yaptıkları desteği kesmiş durumda.
Soma katliamı davasında Can Gürkan’ın avukatları hakimler hakkında soruşturma açıldığını iddia etti. Soruşturma açıldığına dair hakimlere herhangi bir bilgi ulaşmazken, Adalet Bakanlığı konuyla ilgili bilgi vermeyi reddetti. Somalı ailelerin avukatları karar duruşmaları yaklaşırken, bunun yargıyı etkileme hamlesi olduğu görüşünde.
17 Kasım 2016’da 16 kişinin hayatını kaybettiği Siirt Şirvan yaşanan bakır madenindeki kaymayı konuştuk. Madenin sahasının sahibi Ciner Grubu, Soma'da en az 301 kişinin öldüğü madenin de eski işletmecisiydi.

Sayfalar