‘Zorunlu afet sigortası yapacağız’

-
Aa
+
a
a
a

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek: “İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirler kaçınılmaz bir öneme sahip”

Gezegenin Geleceği: 11 Mart 2024
 

Gezegenin Geleceği: 11 Mart 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Aşırı hava olaylarının sıklığını artırma riskine karşı zorunlu afet sigortası yapılacağını söyleyen Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, “İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirler kaçınılmaz bir öneme sahip,” diye konuştu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nde düzenlenen Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması Ödül Töreni’ne katıldı. Depreme dayanaklı binaların tasarımlarının oluşturulmasının önemine işaret eden Şimşek, “Türkiye büyük bir oranda deprem ülkesi. Depremle yaşamak dışında bir seçeneğimiz yok. Onun için de mutlaka dirençli yapıları inşa etmemiz lazım,” ifadelerini kullandı. Şimşek, zorunlu deprem sigortasının 1999’daki depremin ardından hayata geçirildiğini hatırlatarak, Türkiye’nin deprem ülkesi olması nedeniyle sigortaların yapılması gerektiğini dile getirdi. Şimşek, iklim değişikliğinin de başka gerçek olduğuna dikkati çekti. İklim değişikliğine ve yol açacağı afetlere karşı dirençli şehirlerin kaçınılmaz bir öneme sahip olduğunu belirten Şimşek, şöyle konuştu, “İklim krizi bir realite ise bizim ona bir hazırlık yapmamız lazım. Yeşil dönüşüm de hazırlığın bir parçası. Bu yıl içerisinde, 2024’ün üçüncü ve dördüncü çeyreğinde zorunlu afet sigortasını getirmeyi düşünüyoruz. Deprem sigortasının kapsamı çok dar. Sadece binaları kapsıyor, afet sigortası ise bütün diğer riskleri de kapsamış olacak. 2000’de iyi bir reform yapılmış, zorunlu deprem sigortası getirilmiş, şimdi biz bir adım daha öteye geçip iklim değişikliğini de dikkate almamız lazım. Doğal afetlerin sıklığını artırma riskine karşı tedbir olarak, şimdi ‘zorunlu afet sigortası yapacağız’ diyoruz. "

10 Avrupa Birliği ülkesi, elektrik sisteminden fosil yakıtları uzaklaştırmayı taahhüt etti

Fosil Yakıtların Ötesi’nin (Beyond Fossil Fuels) bugün yayınladığı yeni analize göre, Avrupa Birliği’nin elektrik üretim kapasitesinin %60’tan fazlasını karşılayan 10 Avrupa Birliği ülkesi, 2035’e kadar veya daha erken bir tarihte elektrik sisteminden fosil yakıtları uzaklaştırmayı taahhüt etti. Bu ülkelerden dördü, kömür ve fosil gazı yenilenebilir enerji kaynaklarıyla değiştirmeyi net bir şekilde taahhüt etti. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, Avrupa ülkeleri, Paris Anlaşması'nın 1,5 °C hedefine uyum sağlamak için 2035’e kadar elektrik sektörlerini karbonsuzlaştırmalı. Fosil Yakıtların Ötesi’nin hazırladığı ‘Hükümetlerin 2035 Taahhüt Sayacı’na göre, Avusturya, Danimarka, Litvanya ve Lüksemburg elektrik sektörlerini dönüştürmek için kabul edilebilir taahhütler verdi. Belçika, Fransa, Almanya, Yunanistan, İtalya ve Hollanda da taahhütlerde bulundu ancak bu taahhütler ya fosil yakıtları elektrik sektöründen çıkarma konusunda yeterince açık olmadıkları ya da yanlış elektrik üretim teknolojilerine güvendikleri ya da her ikisi birden olduğu için yetersiz. Son olarak, Portekiz, Romanya ve İsveç’in de taahhütleri fosilsiz elektrikte 2035’i çıkış tarihi olarak belirlemedikleri için yetersiz.

Dünyanın bilinen en eski fosilleşmiş ormanı

Bilim insanları, İngiltere'nin güneybatı kıyılarındaki falezlerde dünyanın bilinen en eski fosilleşmiş ormanını bulduklarına inanıyor. Fosilleşmiş orman, Somerset bölgesinde bulunan Minehead'deki kumtaşından oluşan yüksek rakımlı falezlerde bulundu. Cambridge ve Cardiff Üniversiteleri'nden araştırmacılar, buluşlarının Britanya'daki en eski fosilleşmiş ağaçlar ve dünyanın da bilinen en eskileri olduğunu söylüyor. Kalamopiton diye bilinen ağaçlar, palmiye ağaçlarını andırıyor. Günümüzdeki ağaçların ‘prototipi’ diye tanımlanan ağaçların en büyüğü iki ila dört metre uzunluğunda. Araştırmacılar, bitki fosillerini, kalıntılarını ve ayrıca ağaç gövdesi fosillerini ve kök izlerini buldu. Fosiller, ağaçların çevreyi nasıl şekillendirdiklerini, nehir yataklarını ve kıyı şeritlerini yüzlerce milyon yıl önce nasıl dengede tuttuklarını gösteriyor. Araştırmanın yazarlarından Cardiff Üniversitesi Dünya ve Çevre Bilimleri Fakültesi'nden Dr. Christopher Berry, "Dünya genelinde 30 yıldır bu tür ağaçları araştırdığımdan ağaç gövdelerinin fotoğraflarını ilk gördüğümde ne olduklarını anladım," dedi ve ekledi, "Evime bu kadar yakın bir yerde bunu görmek harikaydı. Ama en önemli bulguları, ilk kez bu ağaçları büyüdükleri yerlerde görmek verdi." Doğal Tarih Müzesi'nde bitki fosilleri konusunda uzman olan Dr. Paul Kendrick, o dönem ağaçların nasıl birlikte büyüdüğüne dair ipuçlarının çok önemli olduğunu vurguladı. Araştırmacılar, fosil ormanın daha önce bu rekora sahip olan ABD'nin New York eyaletindekilerden dört milyon yıl kadar daha yaşlı olduğunu söylüyor. Fosil orman, Devon ve Somerset kıyılarındaki Hangman Kumtaşı Formasyonları'nda bulundu ve yaşamın karaya doğru genişlediği 419 ila 358 milyon yıl önceki Devoniyen dönemine ait. Araştırmacılar, bulgunun yapıldığı alanın o dönem, İngiltere'ye değil, yine bu tür ağaç fosillerinin bulunduğu Almanya ve Belçika'ya bağlı yarı kurak bir alan olduğunu söylüyor.

Goderne Vadisi tahrip edilmeye devam ediliyor

Diyarbakır’da bulunan Goderne Vadisi, yapımı süren Silvan Barajı nedeniyle tahrip edilmeye devam ediliyor. Ekolojistler ve yaşam savunucuları, 9 Mart’ta vadiye giderek çalışmaların durdurulması çağrısı yapacak. Üzerinde kurulan Silvan Barajı ile sular altında kalacak vadide, tahribatların ardı arkası kesilmiyor. Binlerce ağacın kesildiği, ekolojik sistemin bozulduğu, birçok tarihi yapının zarar gördüğü baraj yapımına karşı yaşam savunucuları harekete geçti. Mezopotamya Ekoloji Hareketi, süren tahribatlara karşı herkesi 9 Mart’ta Goderne Vadisi’ne çağırdı. Vadide buluşacak ekolojistler çalışmanın durdurulması talebinde bulunacak.