Enerji Dönüşümü Mutabakat Zaptı

-
Aa
+
a
a
a

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile İspanya Başbakan Yardımcısı ve Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Zorluklar Bakanı Teresa Ribera Rodríguez arasında Enerji Dönüşümü Mutabakat Zaptı imzalandı.

Gezegenin Geleceği: 17 Haziran 2024
 

Gezegenin Geleceği: 17 Haziran 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye - İspanya 8. Hükümetler Arası Zirvesi’ne katılmak üzere İspanya’nın başkenti Madrid’e gerçekleştirdiği resmi ziyaretinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile İspanya Başbakan Yardımcısı ve Ekolojik Dönüşüm ve Demografik Zorluklar Bakanı Teresa Ribera Rodríguez arasında Enerji Dönüşümü Mutabakat Zaptı imzalandı. Açıklamaya göre, iki ülkenin enerji alanındaki işbirliğini daha da güçlendirmeyi ve sürdürülebilir ekonomik kalkınma hedefleri için ortak bir zemin oluşturmayı amaçlayan anlaşma, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, karbon emisyon ticareti, enerji depolama, hidrojen teknolojileri ve kritik mineraller gibi enerji dönüşümünün önemli alanlarını kapsıyor. Bu kapsamda, kamu kurumları ve özel sektör arasında ortak projelerin geliştirilecek, bilgi ve deneyim paylaşımı yapılacak.

Aşırı hava olayları hamilelik süreçlerini çeşitli yönlerden etkiliyor

İklim değişikliğiyle şiddetlenen aşırı hava olayları hamilelik süreçlerini çeşitli yönlerden etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) ‘Anne, Yenidoğan ve Çocuk Sağlığını İklim Değişikliğinin Etkilerinden Korumak’ raporuna göre, birçok farklı bölgede hamilelik sürecinde kadınlar açık havada su taşıma, tarım faaliyetinde bulunma, yemek pişirme gibi işler nedeniyle aşırı sıcaklar ve sineklerin taşıdığı hastalıklar karşısında savunmasız kalabiliyor. Bu durum, gebelik diyabeti, hipertansif bozukluklar, erken doğum ve düşük gibi sorunlara neden olabiliyor. Ayrıca hamileler, iklim değişikliğinin olumsuz etkisi sonucu yetersiz beslenme, su ve hijyen eksikliğiyle psikolojik travmalar yaşayabiliyor. Ayrıca orman yangınları da hamileliği etkiliyor. Avustralya Monash Üniversitesi’nin çalışmasına göre, gebelik döneminde orman yangını kaynaklı ince partikül madde etkisiyle hamilelerin %14,3’ü erken doğum, %8,04’üyse düşük ağırlıkta doğum yaptı.

Adalar’da halkın rızası olmadan minibüs seferleri başladı

Yeşil Gazete’de yer alan habere göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne (İBB) bağlı İETT Genel Müdürlüğü’nün Adalıların tüm itirazlarına ve direnişlerine rağmen, sit alanı olan ve koruma altındaki Adalar’a getirdiği elektrikli minibüsler bugün sefere başladı. İlk uygulaması Büyükada‘da başlayan ‘minibüslü toplu taşıma’nın, Adalar’ın yapısına uygun olmadığını, Adalar’ın ‘yaya bölgesi’ olduğunu vurgulayan Adalılar, ‘halkın rızası ve bilgisi olmadan bu araçların çalıştırılmayacağı’ sözü verilmesine rağmen, bugün trafiğe çıkarılmasına karşı engelleme eylemi yaptı. Çevik kuvvet polislerinin Ada’ya getirilerek geniş önlem aldıkları eylemde minibüslerin önünü kesen dokuz Adalı, jandarma tarafından gözaltına alındı. Adalar’ın tarihi, kültürel ve doğal dokusuna zarar verecek araçlar için dün de kalabalık bir eylem yapılmış; Adalılar, minibüslerin ‘hizmet’ diye Adalar’a getirmek isteyen İBB yönetiminden araçları geri çekmesini istemişti. 20 - 22 Mayıs tarihlerinde Adalar Belediyesi, İBB ve İETT’ye bin 386 itiraz dilekçesi teslim edilmiş; Adalar Sivil İnisiyatifi de daha önce Ada’daki minibüslere karşı 4 bin 500’den fazla ıslak imzalı dilekçe toplamıştı.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği’nden ‘kuduz’ hastalığına dair basın açıklaması yapıldı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) tarafından son günlerde gündemde sıkça yer alan ‘kuduz’ hastalığına dair basın açıklaması yapıldı. Sağlık Bakanlığı’nın kuduz riskli temas verilerine işaret edilen açıklamada ‘Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde, evcil hayvanlar da dahil olmak üzere 2018 - 2022 yılları arasında kuduz riskli temas sayısı ortalama 267 bin iken, 2023 yılında bu sayı 437 bine ulaştı, yılda ortalama bir iki insanda kuduz vakası görülmekte. Bu veriler doğru ise ‘Kuduz riski artıyor’ demek doğru olmayacak,” dendi. Bakanlık verilerine göre 2008’den beri aşağı yukarı hep aynı sayıda insan kuduz vakası görüldüğünün altı çizilerek, “Ülkemizin kuduz açısından endemik bir bölgede bulunması, insanlarda farkındalığın gelişmesi ve aynı zamanda hayvanlara karşı şiddet dilinin giderek artması hayvanlar tarafından ısırılmış her olgunun kuduz yönünden şüpheli ısırık olarak kabul edilmesine neden olmakta. Kuduza karşı yıllardır düzenli olarak aşılanan ve evde beslenen hayvan tarafından ısırılan ya da oyun sırasında küçük sıyrıklar oluşanlar da dahil tüm olgularda, bilgi kirliliği ve toplumda son zamanlarda oluşan hassasiyet nedeniyle kuduz aşısı olmak için sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı artmakta,” denildi. Kuduzun önlenmesi için sahipsiz hayvanların itlaf edilmesinin geçmişte Avrupa’da denendiğine ve başarısız olunduğuna da dikkat çekilirken, “Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bilinenin aksine kuduz kontrolü açısından sahipsiz köpeklerin itlaf edilmelerine geniş ölçüde karşı çıkmakta. Köpeklerin yok edilmesinin uzun vadede köpek yoğunluğunu azaltmadığı veya kuduzu kontrol altına almada başarılı olmadığı açıkça belirtildi. Bu nedenle toplu köpek itlafları kuduz kontrol stratejisinin bir parçası olmamalı,” denildi. Kuduz ile mücadelede en etkili yöntem olarak özellikle köpeklerde aşılama ile %70 bağışıklama seviyesi ulaşmak için aşılama çalışmaları ve mikroçiple kimliklendirmenin bir an önce başlatılması gerektiğini dile getiren TVHB, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yurt dışından gelen ve zaman zaman tedarik probleminin de yaşandığı kuduz aşılarına karşı da Türkiye’de kuduz aşısı geliştirilmesinin desteklenmesi ve bu süreçte Veteriner Kontrol Enstitüleri’nin tüm donanımları güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada kuduzun doğru aşılama ile %100 önlenebilen bir hastalık olduğu vurgulandı.