Portekiz ve İspanya, Yunanistan'a ne kadar benziyor

-
Aa
+
a
a
a

10 Mayıs 2010Referans Gazetesi

Yunanistan sorunu bitmedi ama mali piyasaların dikkati Portekiz'e ve İspanya'ya kaydı. Her iki ülke de 2008-9 küresel krizinden olumsuz etkilenmiş. Portekiz'in büyüme hızı 2008 yılında sıfır, 2009'da ise yüzde -2,7. İspanya'da bu değerler sırasıyla yüzde 0,9 ve yüzde -3,6. Bu durum kendisini işsizlik rakamlarında da gösteriyor. Portekiz'de 2008'de yüzde 7,6 olan işsizlik oranı 2009'da yüzde 9,5'e çıkmış. İspanya'da ise yüzde 11,3'ten yüzde 18'e.
Her iki ülkenin de kamu borç stokunun GSYH'lere oranı Yunanistan'dan düşük. Portekiz'in durumu görece daha sorunlu. 2009 sonu itibariyle kamu borç stoku/GSYH oranı yüzde 76,8. İspanya bu açıdan daha rahat. Çünkü bu oran sadece yüzde 53,2. Portekiz'in bir derdi daha var. O da borcunun yabancılar elindeki kısmının çok yüksek olması (yüzde 78,4). İspanya'nınki ise çok daha düşük: Yüzde 50,6. [Geçen yazımda verdiğim rakam hatalıydı. Özür dilerim. Ancak İspanya'nın Yunanistan'a oranla (yüzde 86) bu açıdan daha iyi olduğu doğru.] Mali göstergelere baktığımızda İspanya'nın sorunu 2009 yılında kamu kesiminin net borçlanmasının GSYH'ye oranının yüzde 11,2'ye yükselmiş olması. Bu 7.1 puanlık sıçrama Avrupa Birliği ortalamasının (4.5 puan) çok üstünde. Portekiz'de de benzer bir durum var. 2009 yılında kamu kesiminin net borçlanmasının GSYH'ye oranı yüzde 9,8; bir önceki yıla oranla 6,6 puan artış var.
Buraya kadar belirtilen noktalar 2009 yılında her iki ülke ekonomisinde de bir şeylerin ciddi ölçüde bozulduğu izlenimini veriyor. Ancak, bu gözlemlerin büyük bir kısmı, diğer pek çok gelişmiş ülke için de geçerli. Portekiz ve İspanya'yı, Yunanistan'a yakın konuma getiren ve kaygıya yol açan ise bu ülkelerin uzun süredir çok yüksek cari açık vermeleri. Tabloda son beş yıl için bu ülkelerin cari açıklarının GSYH'lerine oranları, Yunanistan ile karşılaştırmalı olarak veriliyor.
Bu rakamlar her üç ülkenin de cari açıklarının uzunca süredir tehlikeli düzeylerde seyrettiğini gösteriyor. Ancak bunlar arasında İspanya farklılaşıyor. 2009 yılında GSYH'nin düşmesiyle birlikte cari açıkta çok önemli bir azalma olmuş. IMF'nin 2010-2015 dönemi için öngörüsü cari açık/GSYH oranının 2009 düzeyi dolaylarında kalacağı yönünde. Buna karşılık, IMF'nin Portekiz için yaptığı projeksiyon bu ülkenin yüksek cari açık vermeye devam edeceği biçiminde. İşte bu nedenle herkes Portekiz'in tehlikeli ölçüde yüksek açığını indirebilmesi, İspanya'nın ekonomideki daralma nedeniyle düşmüş olan cari açığını hiç olmazsa bu düzeyde tutabilmesi için zorunlu tasarruf programı uygulamalarını bekliyor. Bu bekleyiş karşılanmazsa, bu ülkeler mali piyasalarda Yunanisan'a benzer ciddi sıkıntılarla karşılaşabilirler.
Bu ülkelerden Portekiz, durumu Yunanistan'a daha yakın olduğu için korku uyandırıyor. İspanya'nın durumu ise farklı. Bu ülkeye ilişkin kaygılar ise ekonomisinin büyük olmasından ve karşılaştığı sorunun yapısal olmasından kaynaklanıyor. İspanya'nın rekabetçi gücünü artıracak yapısal reformlar yapması, sonuçta da birim işgücü maliyetini düşürmesi gerekiyor. İspanya'nın 2009'da cari açığını düşürebilmesinin arkasında, bizde de olduğu üzere, ithalatındaki azalma yatıyor. Ama cari açıktaki düşüşün sürdürülebilmesi için ihracatın artması zorunlu. İspanya bu tür bir yapısal değişikliği yapabilirse büyük bir olasılıkla da Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine ihracatını artırmaya çalışacak. Zayıflayan euronun da İspanya'ya yardımcı olacağı düşünülebilir. Bu pazarlarda payını artırmaya çalışan tek ülke de İspanya olmayacak. Demek ki ihracatımızı artırmayı umduğumuz pazarlarda eskisine oranla çok daha güçlü bir rekabetle karşılaşacağız.