Kaz Dağları'na 'altın' hançer!

Kaz Dağları'na 'altın' hançer!

24 Eylül 2007

23 Eylül 2007Serhat Oğuz

Milyonlarca ağacı, zengin bitki örtüsü, dünyada tek olma özelliği taşıyan 47 tür endemik bitkisiyle Türkiye'nin akciğerleri ve turizm cenneti konumundaki Kaz Dağları ile çevresi, bu sıralar altın, bakır, çinko ve kurşun arama çalışmalarının tehdidi altında.Bölgede maden arama - sondaj ruhsatı alan şirketler, rezerv belirlemek için çalıştıkları sahalarda "orman işletmesinin kontrolü altında" ağaçları kesip yerin metrelerce altına inerek sondaj yapıyor. Şirketler yeterli altın ve diğer maden rezervlerini tespit etmeleri halinde ÇED raporu ve işletme ruhsatı alarak üretime geçmeyi planlıyor. Yaklaşık 1 gram altın için bir ton toprak kazıldığı ve üretimde siyanür kullanılabileceği için işletme aşamasında doğal yapının çok daha fazla tahrip olmasından korkan belediye başkanları, sivil toplum örgütleri ve bölge halkı, maden ocaklarına karşı bayrak açtı.

'Hukuka güveniyoruz'

Kaz Dağları ve çevresinde, Küçükkuyu beldesi, Çan ve Bayramiç ilçelerinde özellikle son iki yıldır Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan sondaj ruhsatı alan maden şirketleri hummalı bir çalışma yürütüyorlar. Turizm merkezi ve zeytinlikleriyle tanınan Küçükkuyu'da Türk şirket Global Madencilik, sondaj çalışmalarını geçen ay tamamladı. Şirketin üretime geçmesi durumunda bölgenin katledileceğini belirten beldedeki yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve bölge halkı, maden çalışmalarına karşı harekete geçti. AKP'li Küçükkuyu Belediye Başkanı Yusuf Aksoy, maden arama çalışmalarının izinle yapıldığını ancak doğaya zarar verecek olan bu çalışmaların engellenmesi için hukuka güvendiklerini belirterek, "Bu siyaset üstü bir konu. Şu anda bile tabiatın mahvolduğu açıkça ortada. Önce iznin uzatılmaması, sonra da üretim izni verilmemesi için çalışacağız" dedi.

Gül ve Erdoğan'a mektup

Çalışmaya karşı çıkan Nusratlı, Küçükçepni, Sahil ve Gökçetepe muhtarları ise, maden çalışmalarını Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazarak şikâyet ettiler ve maden işletme izninin verilmemesini istediler. Canlılar zarar görürİTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Cumali Kınacı, "Endemik türler zarar görür. Madenlerin çevredeki yaşama, insanlara ve psikolojilerine verdiği zararlar hesaplanırsa, çıkarılacak madenden daha büyük zararın oluşacağı görülür" dedi. Av ve Yaban Hayatı Koruma Vakfı Başkanı Süha Umar, 2004'te kabul edilen Maden Kanunu'yla ilgili yönetmeliğin, her türlü sahada maden arama imkânı tanıdığını belirterek, "Yönetmelik kaldırılmalı" dedi. Troia İda Platformu Başkanı Muzaffer Bayraktar da "Bizim altınımız hava ve su" diye konuştu.Türkiye'nin akciğerleriÇanakkale ve Balıkesir sınırları içinde kalan Kaz Dağları, uçsuz bucaksız çam ormanlarıyla, Türkiye'nin akciğerleri olarak kabul ediliyor. Yeraltı suyu kaynakları, kaplıcaları, geniş zeytinlikleri, özel bitki örtüsü, barındırdığı yaban hayatı ve yaklaşık 1.5 milyon nüfusuyla Türkiye'nin en önemli yaşam alanlarından biri. Dağların güney yüzü, Zeytinli Çayı'ndan Altınoluk beldesinin batısına kadar olan bölümü ile bu bölümün doruklara kadar olan yükseklikleri, 1993 yılında Milli Park kabul edildi. Madenler koruma alanının dışında kalıyor.Sırada ÇED ve işletme ruhsatı varBölgedeki şirketler, Enerji Bakanlığı Maden Dairesi'nden sondaj ruhsatı alarak çalışmaya başladılar. Şirketler daha sonra Çevre ve Orman Bakanlığı'ndan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Raporu alarak, işletme ruhsatı için Enerji Bakanlığı'na başvuracaklar.'Çevreye zarar vermiyoruz'Global Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Gülaçtı, ise çevreye zarar vermeden çalıştıklarını, tüm çalışmaların yasal izinle ve orman işletmesinin kontrolü altında yapıldığını söyledi. Fatma Kayası mevkiinde, sondaj sahası için 1 kilometre uzunluğunda, 3 metre genişliğinde yol açtıklarını, bu sırada yaklaşık 50 ağaç kestiklerini belirten Gülaçtı, çinko, kurşun, bakır ve altın aradıklarını ancak henüz üretim için karar vermediklerini açıkladı. Siyanür korkusunun ise yersiz olduğunu savunan Gülaçtı, tarımsal ilaçlamada bile daha çok siyanür kullanıldığını öne sürdü.Madenlerin, 1.5 milyon nüfusu barındıran Kaz Dağları ve çevresi için felaket olacağını söyleyen CHP'li Çan Belediye Başkanı Ali Sarıbaş da olumsuz etkilerin şimdiden görüldüğünü belirtti.

Sular bulanık akıyor

Derin sondaj nedeniyle, köylerin kullandığı suyun bulanık akmaya başladığını, bunun üretime geçilmesi halinde yaşanacak sıkıntıların işareti olduğunu vurgulayan Sarıbaş, şöyle dedi:"Bölgede 6 şirket arama ruhsatı aldı. Çan, Bayramiç ve Çanakkale'de 13 bin 252 hektar alan için arama ruhsatı alındı, 600'ün üzerinde sondaj yapıldı. Sondaj sırasında binlerce ağaç kesildi. Üretim aşamasında da siyanür kullanacaklarını söylüyorlar."Çan ve Bayramiç'te sondaj çalışması yapan Kanadalı şirket Teckcominco'nun Proje Müdürü Bayram Artun ise altın ve bakır aradıklarını ancak üretime geçip geçmeyeceklerine henüz karar vermediklerini söyledi. Çalışmaların kontrol altında yapıldığını savunan Bayram Artun, ayrıca çevreye zarar vermediklerini iddia etti.

http://www.milliyet.com.tr/2007/09/23/guncel/gun01.html

Kategori: