Seçime Günler Kala Sandık Güvenliği İçin Üzerimize Düşenler

Bağlı olduğu dosyalar: 
24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimi

Seçime Günler Kala Sandık Güvenliği İçin Üzerimize Düşenler

20 Haziran 2018

Altın Saatler'de bu hafta da konumuz seçim ve sandık güvenliğiydi. Konuklarımız Oy ve Ötesi'nden Gözde Elif Soytürk, Avukat Figen Koral ve Yurttaş Girişimi'nden Yasemin Bektaş'a, seçime günler kala kamuoyunda en çok merak edilen soruları sorduk. Demokratik ve şeffaf bir seçim için biz yurttaşların üzerine düşenler nelerdir?

20 Haziran 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Altın Saatler podcast servisi: iTunes / RSS

Altın Saatler'de geçtiğimiz hafta ve ondan önceki hafta da aynı konuya değinmiştik.,

Altın Saatler: 13 Haziran 2018 tarihli program

Altın Saatler: 6 Haziran 2018 tarihli program

24 Haziran seçimlerinde gönüllü sandık müşahidi olmak için geç değil.  

Müşahitlik başvurusu yapmak ve programda bahsedilen Sandık Müşahidi Eğitimi ve seçimle ilgili bilgilenebileceğiniz tüm eğitim dokümanlara ulaşmak için hemen tıklayın: https://oyveotesi.org/ 

***

 

 

Gürhan Ertür: Açık Radyo 94.9’da Altın Saatler programını dinliyorsunuz. Bugünkü programı ben Gürhan Ertür sunuyorum. Telefon numaramız alan kodu 212 343 40 40 elektronik posta adresimiz [email protected] Altın Saatler programının ses kayıtlarını Açık Radyo’nun internet adresinde podcast bölümünde dinleyebilir, arzu ettiğiniz takdirde kopyalayabilirsiniz. Bugünkü programımızın destekçilerine teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu hafta da seçim ve sandık güvenliğine ilişkin teknik konuları ele alacağız.  Stüdyomuzda 3 arkadaşımız var, Gözde Elif Soytürk Oy ve Ötesi Derneği yönetim kurulu başkanı, geçen hafta da bizimle birlikteydi. Figen Koral hukukçu arkadaşımız ve Yasemin Bektaş o da Yurttaş Girişimi adına programımızda bulunuyor. Hoş geldiniz! Hızla başlayalım arkadaşlar, sormak istediğim ve size başvurmak istediğim çok sorum var. Öncelikle Gözde bayramda bir gezideydiniz, esas olarak da güneydoğuyu merak ediyorum.

 

Gözde Elif Soytürk: Tam gezi değildi aslında, tüm Türkiye böyle bir bayram turu yaptık, eğitim turuydu bu çoğunlukla gönüllülerimizle buluşup tanışıp eğitim vermeye gittik. Dört bir yana da gittik, ben güneydoğudaydım, o bölgedeydim, özellikle bu taşıma-birleştirmelerle ilgili sandıklarla ilgili biz bir dilekçe vermiştik YSK’ya; ‘ne kadar taşınacak, bunun gerekçesi nedir, ne kadar seçmen yer değiştirecek, ulaşımı var mı, mesafesi ne olacak bu gittiği yerlerin?’ gibi sorularımız vardı fakat bunlara cevap açıklanmamıştı. 

 

GE: Bir yazılı başvuru vardı geçen programda da konuşmuştuk bunu ama buna yanıt alamamıştınız?

 

GES: Alamamıştık.

 

GE: Hala mı alamadınız?

 

GES: Yoo şu an açıklandı, 120 bin seçmen yer değiştiriyor, mesafeler 5 kilometre civarı denmişti, onunla ilgili farklılıklar var. Yani 1 var, 3 var, 28 kilometre taşınan sandıklar da var.

 

GE: En fazla 28 kilometre mi?

 

GES: En fazla 55 kilometre var.

 

GE: Öyle mi? Bu çok!

 

GES: Evet ama 1000 sandıktan 2-3 tanesi diyebilirim. Böyle bir analizi tamamladık en yakın zamanda da bilgi olarak paylaşacağız.

 

GE: Bunu Oy ve Ötesi’nin sitesinden açıklayacak mısınız?

 

GES: Tabii ki. Biz şöyle bir analiz yaptık, kaç tane seçmen yer değiştirdi, o ilde ne kadar seçmen var, yani seçmenin % kaçı yer değiştirdi ve mesafeleri ne kadardır? Bununla ilgili yaptığımız araştırmayı

 

GE: Bir kısa özet yapayım, 123 bin seçmeni ilgilendiren bir karar bu taşımalı sandıklarla ilgili ve 1 ila 55 kilometre arasında değişen bir taşınmayı gerektiriyor değil mi?

 

GES: Evet, yani ortalama mesafeleri 5 olan var, 10 olan var, 21 olan iller var, yani ortalama mesafesi 21 kilometre olan iller var mesela 2 sandık arasında, 2 kilometre olan da var, her türlü rakam mevcut.

 

GE: Anladım. Onun dışında güneydoğuya ilişkin olarak özellikle belirtmek istediğin bir not var mı?

 

GES: Bizim oradaki en büyük gözlemimiz şu oldu, hani seçmen oyunu kullanabilecek mi, taşınanlar ne kadar mesafede? Şunu gördük seçmeni bir sandıktan diğer sandığa taşıyacak olan araçlar, ulaşımı sağlayacak olan kişiler siyasi partiler, seçmen de bundan bayağı çekiniyor. Çünkü bir siyasi parti aracına binip oy kullanmaya gittiğinde oyun gizliliği gibi bir durum kalmıyor ama yine de herkes oyunu kullanmak için gayet hevesli, yani sandığa gidilecek.

 

GE: Yani katılımın o bölgede yüksek olacağını düşünüyorsunuz?

 

GES: Evet görüntü oydu.

 

GE: Dileriz öyle olur. Sabahleyin Tayfun İşbilen arkadaşımız Açık Gazete programındaydı, saat 10:00-10:30 arasında. Tayfun İşbilen Adil Seçim Platformu’ndan arkadaşımız ve son durumu aktardı. Yani sandıklarda sandık kurulu üyeleri ve müşahitlere ilişkin bilgileri aktardı. Çok kısa özetlemek gerekirse 180 bin sandıkta en az 1 tane muhalefet partilerine dahil ya sandık müşahidi veya sandık kurulu üyesi var. Sizin cephenizde, Oy ve Ötesi cephesindeki durum nasıl?

 

GES: Bizde şu an 30 bini geçti kayıtlarımız ve yönlendirmemizi de önceliklendirmemizi de geçmiş seçim datalarımıza göre yapmıştık. Yani hiç veri alamadığımız yerler kırmızı ilçeler diye bir harita yayınladık. Mümkün olduğu kadar o ilçelere yönlendirmeye çalışıyoruz ve örneğin Kağıthane çok zor dolan bir ilçeydi, bu yeni uygulamamızda bayağı bir doldu şu anda.

 

GE: Öyle mi? Bu güzel haber!

 

GES: Evet, Kağıthane’yi kapatabiliriz artık.

 

GE: Kağıthane’de okullardan birinde sorumluyum, okul sorumlusuyum.

 

GES: Ümraniye de aynı şeklide çok yüksek sandık sayısıyla tamamen dolmuş durumda. Yani kırmızı ilçelere yönlendirdik ve bu da çalıştı, çok da mutluyuz bu açıdan.

 

GE: Geçen haftaki programımızda bir eksik ilimiz vardı, hatta buradan da çağrı yaptık, şimdi eğer o ilde de sorun halledildiyse Açık Radyo mikrofonlarından yaptığımız çağrıya bağlayacağım, kusura bakmayın!

 

GES: Yok hayır, hala Bayburt’ta eksik var. İkinci tura diyelim inşallah!

 

GE: Cumhurbaşkanlığı seçimini kastediyoruz. Peki o zaman hala müşahit açığımız var diyoruz ve hedefinizin de 60 bin olduğunu tekrarlayalım.

 

GES: Evet hedeğimiz 60 bin, eğer 60 bin olursa bu kırmızı ilçelerde gözlemleyemediğimiz yerlerin birçoğunda en az 2 kişi bulundurur vaziyette olacağız. Çok da az süremiz kaldı, 4 günümüz var, Cuma akşam gece yarısına kadar kayıtlarımız devam ediyor.

 

GE: Bu önemli çünkü seçim yasakları başka bir konu, müşahit konusunda çağrıda bulunmak, talepte bulunmak başka bir konu. Cuma akşamı yani 22’si akşamı saat 24:00’e kadar

 

GES: 24:00’e kadar müşahit kaydı alıyoruz. Aslında Cumartesi de alınır ama biz Cumartesi’yi artık son gelen müşahitlerimizin eğitimini alması, bina sorumlularıyla, ilçe organizasyonuyla tanışması sürecine ayırıyoruz. Çünkü Cumartesi gelen bir kişi eğitimi yetiştiremeyebilir, on line de olsa. O bir günün onun için bırakıyoruz, son kaydımız Cuma gece yarısı.

GE: O zaman eğitimler devam ediyor?

 

GES: Eğitimler çok güzel devam ediyor, 81 ilde var eğitimimiz, her yerde yapıyoruz, on line olarak da var, bu akşam da bir canlı yayınımız olacak yine soru-cevap şeklinde.

 

GE: Çok sorulan bir soru var, gerek sandık kurulu üyesi olan tanıdıklardan gerekse müşahit olan tanıdıklardan, bütün belgelere ulaşmak istiyorlar. Bu belgeler hem video olarak var hem de yazılı olarak var. Oy ve Ötesi internet adresine girdiğimiz takdirde bunlara ulaşmak mümkün mü?

 

GES: Tüm dokümanlara ulaşılabilir, itiraz dilekçesi, şikayet dilekçesi, bunların örnekleri, her türlü seçim günü ihtiyacı olacak bütün veri web sitemizde mevcut, yazdırıp alabilirler, videoları izleyebilirler.

 

GE: En önemli şikayetimiz çünkü biliyorsunuz özellikle sosyal medyada çok yaygın bir şekilde dağılmakta olan yanlış bilgiler. Bunlara ilişkin de birkaç noktayı konuşmak isteriz.

 

GES: Evet çok bilgi kirliliği var.

GE: Evet. Figen hanım ne diyorsunuz?

 

Figen Koral: Gerçekten bize de geliyor böyle WhatsApp gruplarında, Facebook’ta, Twitter’da çok fazla bilgi kirliliği var. İnsanlar bir bilgi geldiği zaman kendilerine bunun doğruluğunu sorgulamadan, araştırmadan hemen bir tuşa basıp yayma yoluna gidiyorlar. Bu da aslına bakarsanız endişeyi arttırıyor toplumda geniş kitlelerde, endişelenmemize neden oluyor, karamsarlığa düşmemize neden oluyor.

 

GE: Zaten var olanı da arttırıyor.

 

FK: Maalesef öyle, bu zamanda bunları konuşmuyor olmamız gerekirken, bu tip endişeler duymuyor olmamız gerekirken çok daha fazla karamsarlığa kapılıyor insanlar. O yüzden ben herkese lütfen her gelen bilgiye inanmamasını, soğukkanlı olup bir araştırma yapıp, doğruluğunu ölçmesini tavsiye ediyorum yaymadan önce özellikle. 

 

GES: Sadece endişenin ötesinde, o güvensizliğin ötesinde bir de maalesef o yanlış bilgi uygulamada da yanlış bilgilere de yol açıyor. Yani mühürsüzlerle ilgili öyle bir algı oluştu ki maalesef sanki zaten zarfları, pusulaları mühürlemeye gerek yok. Halbuki değil, tamamen tam tersi, tüm pusulalar ve zarflar mühürlenmek zorunda. Bu da o günkü uygulamaların yanlış olabilmesine sebep oluşturuyor.

 

GE: Evet şimdi özellikle belirtmekte fayda var, isim olarak da vereceğim ama bazı yayın organlarımız, özellikle de internetteki yayın organlarımız buna çok dikkat etmek zorundalar. Nisan ayından beri var olan 135 sayılı genelge yayınlanmış olan bu sandık kurulu mührü meselesi sanki çok yeniymiş ve gerek yokmuş gibi bazı yayın organlarında yayınlandı. Bunlar sonuçta iki şeye yol açıyor, bir yanlış bilgiye belirttiğiniz gibi ikincisi de sandık başındaki tansiyonun da yükselmesine neden olacak.

 

FK: Bugün yine bir basın kuruluşu “YSK tam seçime giderken genelgede bir değişiklik yaptı, zarfların üzerinde mühür olmasa da olur” dedi. Halbuki bu yeni bir şey değil, bu aylardır olan yani yapılan değişikliğin içinde yer alan bir şey ama sanki bu tam seçime giderken, 2 gün kala bir şey değişti, daha da çok şey değişebilir diye böyle bir panik havasına neden oluyor. Yani basın kuruluşlarının da bunları bunlara çok dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.

GE: YSK’nın değişiklik konusunda son bir tarihi var mıdır, genelge yayınlama tarihi var mıdır? Yani mesela Cuma günü, Cumartesi günü YSK seçimle ilgili eski genelgelerini ortadan kaldıracak yeni bir açıklama yapabilir mi? Şimdi belki geldiğimiz Türkiye’de bu soru biraz da anlamsız oluyor olabilir ama ben kurallar açısından ve hukuki zemin olarak

 

FK: Şimdi aslında burada genelge nedir demek gerekir, yasal değişiklik seçim yasası zaten değişti, genelgeler, yönetmelikler bu yasaların uygulanış biçimini gösteren açıklamalardır.

 

GE: Detaylar yani?

 

FK: Evet detaylardır. Dolayısıyla şu anda bir yasal değişiklik yapmak mümkün olmadığı için yasayı değiştirecek bir genelge yayınlanması da mümkün değildir. Bir endişeye kapılmasına halkın hiç gerek yok.

 

GE: 135 sayılı genelgeyi bir kısaca özetleyelim. Çünkü orada yanlış anlaşılan bir şey var, sandık kurulu sabahleyin toplandığı anda yapması gerekenlerin içinde bütün zarfları ve pusulaları damgalamak var, mühürle damgalayacaklar değil mi?

 

FK: Evet.

GE: Eğer sandık kurulu bu işlemi atlar ise ve seçim sürecini, oy verme sürecini başlatır ise sonuçta da sayım sırasında sandık kurulu mührünün olmadığı tespit edilir ise oylar geçerli olacak. Bu doğru mudur?

 

FK: Aslında tam olarak öyle de değil, şöyle sandık kurulu sabahleyin tüm pusulaları ve zarfları mühürlendiğine dair el yazısıyla sandık defterine beyanda bulunacak “tüm pusulaları ve zarfları mühürledim” diye. Örnek veriyorum, 298 kişi oy kullandı o sandıkta ve 298 tane pusula çıktı, fazladan hiçbir pusula yok, buna rağmen yani ‘tüm zarflar ve pusulalar mühürlendi’ denmesine rağmen sayı da tutuyorsa ve içinde 2 tane mühürsüz çıkarsa ki bu da ‘ihmalen’ diyor kanunda, biz bunun detaylı açıklamasını dilekçede sormuştuk, bu ihmal kağıtların üst üste yapışmasından dolayı olabilir. “Böyle bir durumda ‘seçmenin oyunu saklı tutalım ve bunu geçersiz kılmayalım’ gerekçesiyle bunlar geçerli kılınacak” diyor kanun. İttifak yasasıyla birlikte geldi bu yani çok yeni de değil, daha seçim açıklanmamıştı ve biz bununla ilgili bir dilekçe verdik.

 

GE: Seçim tarihi açıklanmamıştı?

 

FK: Evet, seçim tarihi açıklanmamıştı, biz bununla ilgili bir dilekçeyle başvurarak daha detaylı genelgede belirtilmesini istedik.

 

GE: Evet, bu da zaten sizin başvurunuz ve başvuruya gelen yanıtta Oy ve Ötesi’nin internet adresinde var bildiğim kadarıyla?

 

FK: Bizim başvurumuz var ama başvurumuza gelen yanıtı sözlü olarak aldık fakat alırken de Sadi Güven beye dedik ki “sizden bu beyanı aldık ama siz de bunu basına açıklayın, biz açıklamış olmayalım” dedik. Oradaki talebimiz de şuydu, eğer mühürlemezse yani ihmalen değil de kasten bir mühürleme yapılırsa, uyarmamıza rağmen mühürlenmesi gerekiyor şeklinde “o zaman tamamen görevi ihlalden dolayı suç teşkil edecektir” dedi.

 

GE: Pazar günü sabahleyin sandık kurulu toplandı, müşahit de var ve sandık kurulu başkanı dedi ki “arkadaşlar siz okumadınız mı? Medyada bile çıktı, sandık kurulu mührünü vurmamıza, bunun için vakit kaybetmemize gerek yok” dedi. Müşahidin veya sandık kurulu üyelerinden herhangi birisinin yapması gereken nedir?

 

FK: Bir kere şunu da antiparantez söyleyeyim, okullarda müşahitlerin dışında sandık kurulu üyelerinin dışında partiler ve barolar tarafından görevlendirilmiş avukatlar da olacak. Onlar da bu işin bir parçası. Bir kere “ben mühürlemiyorum” diyemez hiçbir sandık kurulu başkanı ya da üyeleri. Çünkü bunun yasada dayanağı var.

 

GE: Yasa da elimizde olacak zaten?

 

FK: Yasa elimizde zaten, bu denemez, böyle bir şey yapıldığı anda zaten derhal biz itiraz ve şikayet yolunu hemen devreye sokacağız, daha seçim başlamadan evvel bu konuda zaten girişimimiz olacak. Ben böyle bir şey olacağına inanmıyorum yani en azından büyük şehirlerde, kırsal için bir şey söyleyemiyorum ama çok ücra köşelerde oluşturulan sandık kurulları için bir şey söyleyemiyorum ama bu zamana kadar 4 seçimde görev aldım, böyle bir şeyle hiç karşılaşmadım. Karşılaşırsak da zaten daha önce bu konularda görevini ihmal etmiş, yapmamış olan sandık kurulu başkanı ve üyeleri hakkında verilmiş mahkeme kararları var, onlar da bizim cebimizde. Merak etmesin seçmenlerimiz, biz sabahleyin hepimiz okullarımızda aynen 6’da müşahitlerimizle birlikte olacağız ve hazırlık çalışmalarında orada bulunacağız ve gerekli başvuruları, itirazları yapacağız. Bir kere böyle bir şeyle karşılaşılacağını düşünmüyorum, karşılaşırsak da biz gereğini yapacağız. Bize güvensinler.

 

GE: Çok önemli bir şey söylediniz, sabah 6’da okulda olacağınızı söylüyorsunuz.

 

FK: Evet çok erken saatte olacağız. Herşeye rağmen, bazen gittiğimizde okullar bile açılmamış oluyor ama biz gene de orada oluyoruz.

 

GE: Sandık kurulunun resmi olarak toplanma saati nedir?

 

FK: Sandık kurulunun oluşma saati, yani saat en geç 7’de sandık kurulunun oluşması gerekiyor.

 

GE: Diyelim ki sandık kurulu üyelerinden 2 tanesi gelmedi, gelen müşahitlerden hemen sandık kuruluna almak mümkün.

 

FK: Evet, yani 7’ye kadar bu kurulun oluşması gerekiyor, 7’den sonra gelen olursa onlar kurula alınmıyor.

 

GE: 7 ile 8 arasında da seçim hazırlıklarını yapacaklar.

 

FK: Evet.

 

GES: 7’den sonra gelen yani kurul oluşturulamazsa, hala bir eksik varsa da kurula dahil edilebiliyor. Yani seçim başlamadan kurula

 

FK: Yeminden sonra alınamaz, yemine kadar alınabilir.

 

GES: Pardon 7’den sonra anladım özür dilerim.

 

GE: Sandık kurulu çalışmaya başladı ve bir prosedürü var, kanunen belirlenmiş olan bir prosedür var. Bu prosedürlerin başında da zarfları kontrol edecek, pusulaları kontrol edecek. Zarflarda neleri arayacak?

 

FK: Zarfın bir kere YSK filigranlı olacak, YSK’nın amblemi olacak, ilçe seçim kurulunun mührü olacak ve sandık kurulu aynı zamanda bu zarfları kendi mührüyle mühürleyecek.

 

GE: Pusulalarda ne olacak?

 

FK: Pusulalarda hiçbir şey olmayacak, filigranlı kağıtlara basılmış pusulalar olacak.

 

GE: Filigran gene YSK filigranı mı?

 

FK: Gayet tabii ama sandık kurulu kendi mührünü arkasına basacak. Biz hatta sandık kurulunun bu pusulaların belirli bir yerine mührün vurulması konusunda karar alınıp tutanağa geçirilmesini tavsiye ediyoruz. Zaten genelde de böyle yapılıyor çünkü diyelim ki sağ alt köşeye, ortasına ya da sol üst köşeye dışarıdan gelen pusulaları bununla ayırt edebilelim diye. Bu da bizim elimizde bir veri oluyor.

 

GE: Pusulaların arkasında özellikle mührün basılacağı bir daire işareti falan yok değil mi?

 

FK: Hayır hayır.

 

GE: O sandık kurulunun yetkisi dahilinde.

 

FK: Evet.

 

GE: Bütün bunları halletti, tutanaklarını tuttu, ondan sonra kapıyı açacak ve seçim sürecini başlatacak, oy verme sürecini başlatacak değil mi?

 

FK: Evet.

 

GES: Ben buraya bir şey eklemek istiyorum. YSK yine bir karar yayınladı seçimle birlikte dedi ki şu kadar adet pusula basacağız. Orada da belli sandık sayısı çarpı 400 adet pusula olarak hesaplanmıştı bu rakam. Fakat bu 400 adedin şu an tartılarak ilçe seçim kurullarına dağıtıldığını ve bir sandık başına tam 400 değil 350-370-405 gibi rakamlarla sandık başına ayrılan pusula sayılarının farklı olduğunu görüyoruz şu anki uygulamalarda. Sandıktan çıkan yani çuvaldan çıkan pusulaların adedinin muhakkak seçimin en başında not edilmesi

 

FK: Bu tutanağa geçirilecek

 

GES: Ve kaç tanesi kullanıldı kaç tanesi kullanılmayarak tekrar çuvala konuldu, bunun not edilmesi daha da önemli seçim için.

 

GE: Yani toplam kaç tane geldiği, kaç tane zarf geldi, kaç tane pusula geldi?

 

FK: Kaç seçmen var? Kaç tane fazla pusula basılmış? Onlar tutanağa ayrı ayrı yazılacak zaten.

 

GES: Veya kaç eksik var? Bunu da gördük, yan sınıflardan pusulalar alındı. Bu alışverişin de çok net bir şekilde tutanağa geçmesi, kayda geçmesi çok önemli.

 

GE: Bütün bunlarda diyelim ki okul içindeki diğer sandıklardan ve sandık kurullarından destek almak imkanı yok, onların ellerinde de yok. O zaman ne yapıyoruz? İlçe seçim kuruluna mı başvuruyoruz?

 

FK: Hemen ilçe seçim kurulundan talep ediyoruz, onlar hemen getiriyorlar.

GE: Bunun da örneklerini daha önceki seçimlerde gördünüz?

 

FK: Evet, hiçbir problem olmadı. Bazen mühürler bile kırık çıkıyor, o bile getiriliyor.

 

GE: Hem müşahit arkadaşlarımız açısından hem de sandık kurulu üyeleri açısından bir noktayı çok netleştirmek istiyorum. Çünkü herkes kendi bildiği adreslere başvuruyor ama herhalde okullarda olacak avukat arkadaşlarımıza ilk olarak başvurmak daha önemli değil mi? Yani hemen ilçe seçim kurulunun telefonuna veya il seçim kurulunun telefonuna sarılmak yerine okuldaki hukukçu arkadaşa başvurmak daha doğru bir yöntem değil mi?

 

FK: Seçmenler açısından mı?

 

GE: Evet.

FK: Seçmenler açısından zaten orada avukatlar kendilerini bir şekilde belli ediyorlar ama müşahitler de gerçekten eğitimli, bu son zamanlarda toplum da oy kullanma, oyuna sahip çıkma konusunda son derece bilinçli oldu.

 

GE: Doğru, ne güzel ki!

 

FK: Bir yandan güzel bir yandan garip geliyor ama yine de güzel! Müşahit arkadaşlarımız bize hemen telefonla haber veriyorlar “şu sandığa gel!” diye, biz hemen gidiyoruz orada bir problem varsa hemen bize yönlendiriyorlar. Orada çözmeye çalışıyoruz, tansiyonu yükseltmeden, uzlaşarak, konuşarak, herkes gergin bu çözülüyor. Yani çok fazla ilçe seçim kurullarına yönelmeden orada biz problemi çözüp bitiriyoruz.

 

GE: Çok güzel! Şimdi müşahitlik dediğimiz şey kanunla tanımlanmış mıdır?

 

FK: Tabii ki.

 

GE: Kısacak bahseder misiniz lütfen? Yani ben müşahidim, herhangi bir sandığa gittim orada müşahit olarak görev yapmak istiyorum, beni hiç kimse engelleyemez mi? Kurallara da uyuyorum.

 

FK: Kurallara uyuyorsanız sizi hiç kimse engelleyemez. Orada seçimi sandık başında yani sandık çevresi içerisinde izleme, itirazda bulunmak, şikayette bulunmak hakkına sahipsiniz. Oradan sizi kimse çıkaramaz demeyeyim, bazen olaylar da olmuyor değil.

 

GE: Bunun için sordum zaten.

 

FK: Sandık kurulu başkanları bazen itiraz edildiği takdirde güvenliği çağırıp “bu kişi burada düzeni bozuyor, buradan çıkarılmasını istiyorum” diyebiliyor. Bu konuda yetki aslına bakarsanız sandık kurulu başkanına ve sandık kuruluna ait bu konudaki karar. Dolayısıyla oradaki müşahitlerin dediğimiz anlamda iyi bir eğitim almaları, tansiyon eğer yükseliyorsa oradan ayrılmaları, başka bir müşahit onun yerine gelebilir, orada devam edebilir. Yani “burada hiç kimse beni çıkaramaz!” değil, çıkarabilir. Sandık kurulu çevresinde yani sınıfta -büyük şehirlerde, çok az yerde farklı yerlerde olabilir- bu konudaki yetki, oranın dirliğinin, düzeninin sağlanma yetkisi sandık kurulu ve başkanına aittir.

 

GE: Parti üyesi olması gerekiyor mu müşahidin?

 

GES: Hayır gerekmiyor.

 

GE: Ama olabilir de ayrıcı değil mi?

 

GES: Tabii. Sandık kurulu üyelerinin de parti olması gerekmiyor, sadece temsilcisi oluyorlar.

 

GE: Ama yanında hem kendi hüviyeti olacak hem de müşahitlik kartı olacak.

 

FK: Evet.

GE: Bu müşahitlik kartının da partilerden herhangi birisine ait olması gerekiyor doğru mu?

 

FK: Evet, imzalı, partinin imzasıyla partinin kartı olabilir.

 

GE: Müşahitlerin dikkatini çekmek istediğiniz herhangi bir nokta var mı bugün itibariyle? Yani şuna çok dikkat etsinler, şunu mutlaka yapsınlar, gerçekleştirmeliler diyeceğiniz herhangi bir şey var mı? Demin şunu belirttiniz, diyelim ki bir tansiyon oluştu, o sınıftan kalkıp yan sınıftaki arkadaşıyla yer değiştirebilir. Yani sandıkta görevli olacak müşahitlerin kartlarında hangi sandıkta olduğuna dair bir belirleme var mı?

FK: Yani o bizim elimizde, 1’den fazla müşahit kartımız olabilir ama bunları değiştirebilir de yani.

 

GE: Bu konuda söyleyeceğiniz herhangi bir şey var mı müşahitlere uyarı olarak?

 

GES: Sabahleyin mümkün olduğu kadar gerçekten ne kadar bilgili, ne kadar elindeki dokümanlarıyla, seçime katkısı olacağını sandık kuruluna anlatarak görev alması çok önemli. Çok kalabalık olursa, örnek veriyorum 10 tane müşahit olursa sandık kurulu şöyle bir talepte bulunabilir ki bir çok kere bulundu da, yani “seçime engelleyebilir bu kalabalık, seçimin sürekliliğini kesintiye uğratabilir, o yüzden bazı arkadaşlara burada müşahit olarak görev veremem” diyerek uzaklaştırabiliyor ama herşey tatlı dil, yani ne kadar bilgisiyle orada olursa müşahit seçimin sürecini de öyle izleyecektir diye düşünüyorum.

 

FK: Müşahitler yani tüm seçim süreci boyunca gerçekten zaten bir iş yapıyor, yapmaları gerekiyor. Yani şu konuda uyaralım, bu konuda uyaralım dersek seçim sürecini baştan sonra böyle dizi dizi anlatmak zorundayız.

 

GE: Şimdi biraz seçmenler açısından ikinci bölümde ona da gelmek istiyorum yani seçmenlerin nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda. Bu müşahitlik konusunu seçim kanunuyla da hemen belirtmekte yarar var. 298 no.lu seçim kanunun madde 25’i müşahitlikle ilgili. Onu da araştırmak isteyen arkadaşların bakmasında fayda var. Şimdi ‘müşahit olmak isterdim ama yeterince hakim değilim bu konuya. Eğitimlerin de herhangi birisine katılamadım’ diyenlere ne diyorsunuz?

 

FK: Benim de bir sorum var böleceğim ama geçen sene seçimlerde bir T3 uygulaması vardı galiba Oy ve Ötesi’nde. Ben böyle ne kalpler şeklinde aşk yaşadım o uygulamayla, çok tıkır tıkır halledebiliyorduk herşeyi. Geçen gün mesaj geldi ve bir iki yerde de okudum yanlış hatırlamıyorsam bu T3 tutanak gönder’e yeni şeyler eklenmiş galiba ve bayağı –böyle söylemek doğru olacak mı bilmiyorum ama- seçimde cebimdeki isveç çakısı gibi bir şey! İçinden bir sürü şey çıkıyor.

 

GES: Elimizdeki güç dedik biz de!

 

FK: İçinde bilgi var, eğitim görebiliyorum falan gibi şeyler. İndirdim hatta bakacağım bir ara.

 

GES: Müşahit olmayı mümkün olduğu kadar kolaylaştırmaya çalışıyoruz biz de.

 

GE: T3 tutanak gönder mobil uygulamasından bahsediyoruz?

 

GES: Evet, şu an tüm akıllı telefonlarda çalışan, mağazalarda yer alan ücretsiz, her seçmenin indirebileceği

 

GE: Mağazalar derken tabii sanal mağazalardan bahsediyorsunuz?

 

GES: Evet tabii. Ücretsiz, hiçbir ticari amacı olmayan bu uygulama sayesinde müşahitlik gerçekten artık çok kolay çünkü sabah 6’dan itibaren yapması gereken herşeyi ona kontrol listesi şeklinde göndererek, herhangi bir sorusu olduğunda cevap verecek bir bilgi bankasını içine yerleştirdiğimiz, bir itiraz söz konusuyla o itirazı bize direk başlığından seçerek gönderebileceği ve oy saymak istiyorsa eğer onu bile sayabileceği, hepsinin ötesinde günün sonunda kapıya asılacak olan sandık sonuç tutanağının fotoğrafını çekerek bize gönderebileceği bir uygulama geliştirdik. Geçtiğimiz seçimde de vardı fakat sadece fotoğraf gönderiyordu.

GE: Sadece sonuçları gönderebiliyorduk şimdi ise artık bütün prosedürleri de rahatlıkla takip edebileceğimiz

 

GES: Çok kolay bir hale geldi.

 

GE: Şimdi küçük bir ara veriyoruz… Açık Radyo’dayız, 94.9’da Altın Saatler programının ikinci bölümündeyiz. Konuklarımız bize seçim ve sandık güvenliğine ilişkin bilgiler veriyorlar. Sorularımız çok fazla, dilerim bugünkü programın sonuna kadar hepsini sorma ve yanıtlarını alma imkanımız olur. Konuklarımız Gözde Elif Soytürk Oy ve Ötesi Derneği yönetim kurulu başkanı, Figen Koral hukukçu arkadaşımız ve Yasemin Bektaş o da Yurttaş Girişimi’ni temsilen aramızda bulunuyor. Şimdi özellikle bu seçim gününe ve seçmenlerin yapmasına ilişkin sorulara geçmeden önce özellikle vurgulamak istediğiniz noktaları almak istiyorum. Ben hemen birisini vurgulayayım, hala müşahit olmak mümkün ve Cuma gece yarısına kadar başvurabilirsiniz. Oyveotesi.org adresine başvurduğunuz takdirde kaydınızı yapabilirsiniz. Arkadaşlar görev başına, hala müşahit açığı var, evet bütün sandıklarda ya müşahit olarak veya Millet İttifakı’na dahil partilerin sandık kurulu üyelerine dahil olarak en az 1’er kişi var, 180 bin sandıkta ama bu yetmez bunun sayısını arttırmak zorunda. Evet Gözde şimdi senin notlarını alalım.

 

GES: Seçmenlerle ilgili seçmenlerin yapması gerekenlerle mi ilgili?

 

GE: Daha hiç seçmenlere geçmiyoruz, ondan önce genele ilişkin notların varsa onları alayım. Ondan sonra seçmenlere geçeriz.

GES: Bu Adil Seçim Platformu’nun açıkladığı 180 bin sandık da 1 rakamı aslında çok az kesiminde bir rakamı diye biliyorum, çoğunluğunda 1’den çok daha fazla kurul üyesi ve müşahit var. Bu önemli bir nokta. Bizim müşahit sayımız 30 bini geçti, dediğim gibi önceliklendirdiğimiz yere gidiyoruz ama

 

GE: 180 bin rakamında da önemli bir oran teşkil ediyor tabii 30 bin.

 

GES: Hedef olarak dediğimiz gibi Beşiktaş, Şişli, Üsküdar, Kadıköy koymadık, kimsenin olmadığı yerlerde olalım

 

GE: Özellikle!

 

GES: Evet. Özellikle yeterli ve dengeli sandık kurullarının olmadığı yerlerde görev alalım, bizim daha önce veri alamadığımız yerlerde veri alalım diye. Öyle müşahitlik organizasyonumuz devam ediyor.

 

GE: Figen hanım sizden herhangi bir not alacak mıyız seçmen kısmına geçmeden önce?

 

FK: Avukatlar geniş çapta katılım gösteriyorlar.

 

GE: Çok güzel bir kampanya düzenlediniz, tebrikler “her okula en az 1 avukat”

 

FK: Bazı okullarda 2 avukat bile görevli. Hala sorun olan bazı ilçelerde bazı okullar var ama hızla hala kayıt alıyorlar ve kayıt verenler var. Bir kere vatandaşlarımız yanında hukukçu desteği mutlaka bulacaklar. Ayrıca gezici avukatlar da var ilçe avukatları da var; bir sorun olduğu zaman mobil olarak her yere intikal edip oraya ulaşabilecek olanlar var. Bu konuda herkes rahta olsun.

 

GE: Şöyle diyebilir miyiz, bu seçimde hem siyasi partiler, hem de STK bir araya gelerek neler başarabileceğini çok net gösterdi. Bunu söyleyebilir miyiz?
 

FK: Bunu çok rahat söyleyebiliriz.

 

GE: Öyle mi?

FK: Evet. Yani mesela okullarda görev yapan avukatlar bir siyasi partinin üyesi değiller yani gönüllü yurttaşlık görevi olarak görüyoruz bunu. Yani bu hem kendimize, hem topluma hem de gelecek nesillere karşı borcumuz bu bizim, bunu yapmak zorundayız. Bugün buralarda olmayacaksak varlığımızın bir anlamı yok diye düşünüyoruz gerçekten.

 

GES: Siyasi partiden gerçekten bağımsız, aslında oradaki siyasi parti kartı tamamen orada bulunabilmek için bir ehliyet. Çünkü kanunumuzda maalesef diyorum burada çünkü ben çok isterdim sivil toplumun da orada bir akreditasyonunun olmasını ama şu andaki kanunlarımızda sadece bir müşahit kartı veya bir siyasi parti temsiliyeti ile sandık başında gözlem veya itirazda bulunabiliyoruz. Ama Oy ve Ötesi’ni burada çok değerli buluyorum, ben de Oy ve Ötesi’ni sosyal medyadan görüp katıldım.

 

GE: Biz de öyle tabii ki, çok önemli.

 

FK: Bu bilinci aşılayan Oy ve Ötesi’dir topluma kazandıran.

 

GES: Bina sorumlusu olarak girdim ilk, internetten gördüm ve öyle ilerledim. Gerçekten tamamen tarafsız, bağımsız, hangi kartın olduğunun hiç önemi olmadan.

 

GE: Çok da dikkatli hareket ediyorsunuz.

 

GES: Evet herkesin oyuna sahip çıkan ve adil ve şeffaf bir seçim için elinden geleni yapan bir organizasyon. O açıdan sivil toplum bence özellikle 2014’ten beri olan tüm seçimlere güzel bir boyut kattı.

 

GE: Evet bu aslında bir araya geldiğimiz takdirde Türkiye’nin yönetiminin de çok basitleşeceğinin de çok önemli bir örneği bence.

 

GES: Olacak inşallah!

 

GE: Şimdi hemen seçmen konusuna geçmek istiyorum. Orada sormak istediğim şey şu, sosyal medyada kafa karıştıran bir diğer konu, oyunu kullanacak seçmen için seçmen bilgi kağıdının yanında olması illa ki gerekiyor mu? Gerekmiyor ise neler gerekiyor?

 

FK: Seçmenin oyunu kullanabilmesi için seçmen bilgi kağıdına ihtiyacı yok yeter ki o seçmen hangi sandıkta oy kullanacağını ysk.gov.tr’den öğrensin, e-devlet üzerinden öğrensin, gitsin muhtardan öğrensin.

 

GE: Bunların hiçbiri olmadı?

 

FK: Bunların hiçbirisinin olmasına gerek yok, bilsin ki şu no.lu şu sandıkta ben oyumu kullanacağım. Önemli olan seçmenin o gün yanında fotoğraflı, TC kimlik numarasının yer aldığı TC kimlik kartı, nüfus cüzdanı, ehliyet, pasaport olabilir, avukat kimlik kartı, noter kartları gibi kimlikler olabilir bu yeterli. Ancak eski tip kimliklerde TC kimlik numarası bulunmayabiliyor işte burası çok önemli, eğer ki kimliğinizde TC kimlik numaranız yoksa o takdirde yanına ya seçmen kağıdınızı alacaksınız ya da nüfus kayıt örneğini gidip nüfus memurluğundan alacaksınız.

 

GE: Hem seçmen kimlik kağıdı ile ikisi birlikte.

 

FK: Evet kimlik artık seçmen kimlik kağıdı ya da nüfus kayıt suretini yanınızda taşıyarak oy kullanabilirsiniz.

GE: Buradan hareketle geldik kapıdan içeriye girdik sandığımızın olduğu, şunu da belirtmek lazım sadece ve sadece hangi okulda oyunuzu kullanacağınızı bilmeniz bile yeterli çünkü her okulun girişinde kendinizi bir yığın sandık varsa tabii hepsinin listesini gözden geçirmeniz lazım, isminizi öyle de bulabilirsiniz.

FK: Zor olur ama bulabilirsiniz.

 

GES: Okulun girişinde değil de sınıfların kapısında asılı o listeler.

 

GE: Sandığımızın olduğu sınıfa girdik, sıra bize geldi, kimliğimizi çıkarttık, ibraz ettik, bunun karşılığında bize

 

FK: Üzerinde YSK filigranlı zarfın üzerinde YSK amblemi olan ilçe seçim kurulu mührü ve aynı zamanda sandık kurulu mührü olan bir zarf ile arkasında sandık kurulu mührü olan temiz, üzerinde hiçbir leke, işaret olmayan bir oy pusulası verecekler.

 

GES: 2 tane verecekler!

 

FK: Pardon 2 tane pusula verecekler.

 

GE: Ama pusulalar üzerinde de filigran var?

 

FK: Evet filigranlı kağıda basılı olacak bu pusulalar. Lütfen seçmenlerimiz bu oy pusulalarının arkasında mühür olup olmadığını, temiz olup olmadığını kontrol etsinler. Eğer mühür yok ise, gerek zarfında gerek pusulalarında

 

GE: Ama bunu oy verme kabininin içine girmeden önce yapacaklar?

 

FK: Kabine girdiği zaman da fark edebilir, bakar oy kullanmadan önce ya da kullanırken ama mutlaka sandık kuruluna dönsünler desinler ki “lütfen bunun arkasını mühürleyin” eğer mühürsüz ise. Sandık kurulu bunu tutanak altına alıp mühürlemek zorunda.

 

GE: Onu bile tutanağa yazacak değil mi?

 

FK: Evet “mühürsüz tespit edildi, söylendi, ihmalen mühürsüz olduğu anlaşıldı ve bunu mühürledik” diyecek. Yani mühürlemek zorunda sandık kurulu.

 

GES: Kabinden sonra olursa tam orayı bilemiyorum, nasıl

 

FK: Oy kullanmadan evvel

 

GES: Kabine girdikten sonra fark ederse orada başka yerden gelmiş bir pusulayla değiştirme gibi bir senaryo doğar mı bilemedim onu?

 

FK: Oy kullanmadan evvel temiz arkası mühürlü oy pusulalarını almaya dikkat etsin, eğer mühür yoksa lütfen mühürletsin.

 

GE: Bunu alır almaz yaparsa hiçbir tartışma kalmaz, yani kabine girmeden önce yaparsa.

 

FK: Evet yani bir arkasına baksın, bu konuda da seçmenlerimiz gene gayet bilinçlendiler, bu dönemde, özellikle birkaç seçimdir yaşadıklarımızdan sonra. Bu önemli bunu yaparsak oyların sayım esnasında oluşabilecek ihtilafları baştan kapatmış oluruz.

 

GE: 2 tane pusula dedik, bu pusulalar açık vaziyette mi verilecek?

 

FK: Tabii ki.

 

GE: Katlı filan değil yani?

 

FK: Öyle katlı, zarfın içinde filan olmayacak.

 

GES: Açık bir şekilde verilecek.

GE: O nedenle de hemen bizim gözden geçirip tespitlerimizi yapmamız mümkün olabilecek. Bundan sonra kabine giriyoruz, aslında tabii cumhurbaşkanı pusulasını kullanmak çok basit değil mi? Çünkü üzerinde belli sayıda adayların isimleri var, hangi adayı seçiyorsak onun altındaki yuvarlağa mührümüzü basacağız bu kadar. Diğerinde problem çıkması ihtimalinden çok söz ediliyor, milletvekili

 

GES: Şöyle bir aksaklık olabilir, ittifak alanı var bir de siyasi partilerin alanı var, bunlar iki farklı alan, ittifak alanında da siyasi partilerin alanı var. Mühür ittifak alanı içerisinde herhangi bir yere basıldığı takdirde o pusula geçerli sayılır. Aynı şekilde siyasi parti sütununa ayrılmış olan bir yere de basıldığında diğer pusulada o da geçerli sayılır. Burada oyun ittifaka mı yazılacağı yoksa siyasi partiye mi yazılacağı gibi yepyeni bir kavram var bugüne kadar sandıkların hiç karşılaşmadığı. Kanunu bile bizim daha eğitimlere yetiştireceğiz diye defalarca okuduğumuz çok yeni bir sistem var şu anda önümüzde. Orada geçerli/geçersiz’den çok ittifak oylarının kime yazılacağı biraz daha bilgi isteyen bir başlık. Yine parti alanına basarsa direk partiye sayılıyor ama iki partinin ortasına basarsa bu oylar toplanıyor ve ittifakın ortak oyu olarak yazılıyor, ilçe seçim kurulunda toplanıyor, toplandıktan sonra o ilçedeki seçmenin tercihinin yüzdesel oranına göre o ittifak içerisindeki ortak oylar ittifak içindeki partilere dağıtılıyor aynı oranda. Biz buna ‘bir oy bir kere sayılır’ diye eğitim videosu yaptık; şöyle bir hata

 

GE: Bu da Oy ve Ötesi sitesinde var değil mi?

 

GES: Evet hepsi var. Beklediğimiz şöyle bir hata olabilir, hem ittifaka bir oy yazmak hem de bir partiye oy yazmak gibi olursa 300 seçmenin oy kullandığı bir sandıkta 320 tane fazladan oy çıkabilir. Bunu o an fark ederler ama döner “ya bu kimin oyuydu, kime yazmıştık” diye bir karışıklık olabilir. O yüzden hem ittifaka hem partiye mühür basılmış pusulanın kimin adına tutanağa geçirileceği yani kimin oy hanesine yazılacağının bilgisi çok çok önemli, sandık kurullarının bunu iyi öğrenmesi gerekiyor. Yine eğitim diyoruz.

 

FK: Bu konuda dün YSK ihtimallere ilişkin 18 adet oy pusulası örneği yayınladı, bu çok iyi oldu aslında, çok aydınlatıcı oldu.

 

GE: Bu YSK’nin sitesinde de var değil mi?

 

FK: Evet var, yayınlandı bu. Ben gene de seçmenlere diyorum ki hepsi belli bir, yani kimse ittifaka vereceğim demez mutlaka bir siyasi görüşü vardır, kafalar da çok karışıyor.

 

GE: Sayımı da çok zorlaştıracak ve uzatacak.

 

FK: Siz hangi partiye oy vermek istiyorsanız lütfen onun altındaki yuvarlağa mührünüzü basın. Kısacak bunu diyorum, tavsiye ediyorum, bu daha işi kolaylaştıracaktır.

 

GES: Çünkü ittifaka da oy verse o eninde sonunda bir siyasi partiye dağıtılıyor, o zaman en azından gönlünden geçen partiye versin ki sayım da kolay olsun.

 

FK: En güzeli gönlünden geçen partinin ortasındaki yuvarlağa bassın, işi bitirsin.

 

GE: Ondan sonra pusulaları katlayacak. Yalnız katlarken daha önceki seçimlerde o mührün işareti katlanan karşı tarafta da çıkıyor idi. Buna ilişkin ne tavsiye edersiniz?

 

FK: Bunun geçersiz olmasıyla ilgili tartışmalar oluyor çünkü öbür tarafta da mühür varmış gibi. Halbuki o mührün yansıması olduğu için, yani ‘evet’se o evet’in tersi olduğu ve mürekkebin bulaşma olduğu çok net olduğundan dolayı geçerli sayılıyor.

 

GE: Şöyle bir tavsiyede bulunsak geçerli midir? Yani cebimizde bir tane kağıt mendil olsa.

 

FK: Hiç tedirgin etmeyelim bence, mührünü bassın, şöyle bir üflesin, katlasın, zarfa koysun hiçbir şey olmaz.

 

GE: Ondan sonra yapıştırıyor muyuz?

 

FK: Hayır yapıştırmayın, açık bırakın, açması kolay olsun, yırtılmasın yani her türlü yırtılmaya karşı da önlem olsun.

GE: Bu arada nasıl oy vereceğim diye bir video yayınlandı Youtube’da, bunun adresi biraz uzun ama

GES: Bu da direk sitemizde var.

 

GE: Var mı?

 

GES: Var var.

 

GE: ‘Nasıl oy vereceğim?’ videosu Oy ve Ötesi’nin sitesinde var. Mesele kalmadı.

 

FK: Bir te test yaptık o da var. Yani sitemizi ziyaret ederseniz çok güzel dokümanlar hazırladık.

 

GE: Yani ne kadar biliyorsunuz’u görebilmek için, anlayabilmek için bir test var, herkesin o testi yapmasında fayda görüyoruz. 100% puan almadığınız takdirde yeniden tekrarlayın.

 

FK: Hatta kayıta geç gelen arkadaşlarımıza diyoruz ki “kaydını tamamlamadan önce testi bir yaptırın bakalım bu kadar zamanda yetişebilecek mi? Bilgili bir müşahit mi yoksa değil mi?” diye kendi aramızda da kullanıyoruz bu testi.

 

GE: Bir dinleyicimiz Yusuf bey bir soru yöneltti “bizim binamıza hiç alakası olmayan insanların seçmen kağıtları geldi, bununla ilgili ne yapmalıyız ya da bir şey yapılabilir mi?”

 

FK: Artık bu saatten sonra yapılacak bir şey yok.

 

GE: Ama kimler olduğunu tespit etmekte mümkünse yani en azından o kapıdaki listenin fotoğrafını almak yararlı olabilir belki?

 

FK: Bunun aslında bilahare siyasi partilere gönderilmesi, bu arada siyasi partiler tarafından bunun sondajının yapılması, bir de önümüzde ikinci turumuz da var çünkü seçmen listeleri gerçekten doğruları yansıtıyor mu yansıtmıyor mu? Belki bunun incelemesi yapılabilir. Bunu siyasi partiler yapar ama bugün için

 

GES: Evet siyasi partiler yapıyor ama onun şöyle bir sebebi var aslında, YSK yine ittifak yasasıyla birlikte gelen kanunla yapılacak olan değişikliklerde şunu da belirtti “hane halkı bozulmadan bina içerisinde herkesi aynı sandığa artık koymayacağım, karıştıracağım yani sandığınızdaki herkes binanızda oturan olmak zorunda değil” bunu da oyun gizliliğini gerekçe göstererek belli mahallelerde belli seçmen tercihinin takip edilmesini engellemek amacıyla bina karıştırmak kararı ittifak yasasında çıktı. Onun sebebi o da olabilir.

 

FK: Ama burada “binamıza farklı burada oturmayan insanların seçmen kağıtları geldi” diyor yani farklı seçmenler bu binada ama bu binada oturmuyorlar.

 

GES: Bunu siyasi partilere de götürerek gösterebilirler.

 

GE: Yani sandıkta eski yani bir önceki seçimdeki listenin geçerli olmayıp yeni bir karıştırılmış listenin olmasıyla binada farklı insanların gösterilmesi birbirinden ayrı konular değil mi?

 

GES: Evet.

 

GE: Son yasada olanla Yusuf beyin sorduğu farklı.

 

FK: Evet.

 

GE: Bunu da mutlaka siyasi partilere götürmek lazım.

 

FK: Buna benzer çok olaylar oldu, seçmen listelerine itiraz edildi, hatta bir kısmı yetiştirilemedi çünkü nüfus müdürlüklerinde yoğunluk oluştu. İnsanlara dendi ki mesela Yalova’da bir sitede bir arkadaşım adamın her zamanki her zamanki evi, 80 yaşındaki insan evinde bir başkasının ikamet ettiği ortaya çıktı. Bununla gittiler mücadele etmek için o zaman nüfus müdürlüğü dedi ki “sen orada oturduğunu bana ispat et!” Yani insanlar orada oturduklarını, o kişilerin orada oturmadığını, ikamet etmediğini ispatlamak için uğraştı, bir kısmı süreci tamamladı, bir kısmı da tamamlayamadı.

 

GE: Saat 5 oldu ve bütün sandıklar kapandı, yani oy verme işlemi tamamlandı. Ondan sonra sayıma geçiliyor. Bu sayımı herhangi bir vatandaş -müşahit değil, sandık kurulu üyesi değil- izleyebilir mi, izleme hakkına sahip mi?

 

FK: Tabii o sandık çevresinde ya da orada oy kullanan bütün vatandaşlar gelip sayımı izleyebilirler.

 

GE: Rahatlıkla izleyebilirler?

 

GES: Kendi oy kullandığı sandığı sonuna kadar izleme hakkı vardır.

GE: Ama çok kalabalık olduğu takdirde o zaman gene sandık kurulunun başkanının ricasıyla yapamaz mı bunu?

 

GES: Hayır yapamaz, kapı açık durmak zorunda ve pusulayı okuyabileceği mesafeden izleme hakkı her şekilde mevcut. Oradan uzaklaştırma hakkı yok, sınıfa almayabilir çok kalabalık diye ama muhakkak pusulayı görebileceği mesafeden izlemesine izin vermek kanuna hakkı.

 

GE: Çok güzel. Evet Yasemin.

 

Yasemin Bektaş: Bu çitleme ne? Ben bunu sosyal medyada okuyorum ve o kadar eğleniyorum ki o mesajları okurken. “Haydi çitlemeye başlıyoruz” “Bir Oy ve Ötesi ritüeli: çitleme” Bu çitleme ne? Mesela herkes nasıl yapabiliyor, bu uygulamayla ilgili bir şey mi, bir yerden mi giriyorsun?

 

GES: Bu aslında T3 dediğimiz bir sistem birçok önceki seçimden beri yürüttüğümüz, karşılaştırma, kontrol etme sistemi.  Bu ‘T3 çitlemek’ de o kadar kolay bir şey ki, bizim gönüllülerimiz bakıyor, tutanağın üzerindeki verileri giriyor, ne okuyorsa, hızlı hızlı ilerliyor, böyle çekirdek yemek gibi başından da kalkamayan gönüllülerimiz var. Yani çekirdek hastalığı gibi!

 

GE: Çok güzel!

 

GES: Biz bu yüzden buna ‘T3 çitleme’ dedik, tutanak teyit etme yani.

 

GE: Son sorum. Seçim günündeyiz nasıl bir izleme gerçekleştireceğiz?

 

YB: Müşahit olarak mı seçmen olarak mı?

 

GE: Hayır evimizde oturuyoruz, nasıl gelişmeleri izleyeceğiz? Sizin böyle bir yayın imkanınız ya da sonuçları bildirme imkanınız var mı? Varsa nasıl?

 

GES: Yok hiçbir zaman olmadı, Oy ve Ötesi hep şu şekilde ilerledi, bu şekilde de aynı şeklide ilerleyeceğiz, tutanakları teyid ediyoruz, ettikten sonra bir farklılık çıkarsa tutanaklar arasında, örnek veriyorum 5 bin tutanakta farklılık bulundu, bunları tüm siyasi partilere gönderiyoruz “bu tutanaklarda, özellikle şu, şu,

 

GE: Ama o seçim sonrası olan şeyler.

 

GES: Seçim günü kontrol edilirken bile, örnek veriyorum 180 bin sandığın 10 binini teyit ettik, 10 binde 30 tane fark mı bulduk? Bunu saat aralıklarıyla periyod periyod partilere gönderiyoruz. Bizim teyit etme işlemimiz bittikten sonra tüm kamuoyuna bir rapor çıkarıyoruz, diyoruz ki “kontrol işlemi tamamlanmıştır, şu kadar adet tutanak

 

GE: Ama bu biraz zaman alıyor.

 

GES: Yine ertesi gün itiraz süreleri bitmeden onu yetiştirmeye çalışıyoruz, zor bir süreç.

 

FK: Ben iki şeye kısaca değinmek istiyorum. Öncelikle ben sandık sonuç tutanaklarının artık SEÇSİS sistemine de yüklendiğini, taranarak yüklendiğini YSK tarafından bunu bildirmek istiyorum. Yani orada bunu insanlar hani “oylarımız çalınıyor mu?” diye düşündüğünde bu çok önemli, sandık sonuç tutanağı, yani orada şu kadar sandık şu adaya gitti, şu kadar oy bu adayın, şu kadar oy bu partinin. Bunlar sandık sonuç tutanağında yazılıyor, bütün sandık kurulu üyeleri bunları imzalıyor ve bunlar ilçe seçim kurullarına gittiğinde artık sadece giriş yapılmakla kalmıyor, bu tutanaklar taranarak sisteme aktarılıyor, karşılaştırma yapılıyor ve sonradan değiştirilemiyor. Bu önemli, yani insanların kafasındaki soru işaretleri kalmasın bu anlamda, bu güzel bir uygulama oldu. Seyyar sandıklarda oy kullanacak vatandaşlarımıza bir iki uyarıda bulunmak istiyorum.

 

GE: Yapamıyoruz çünkü zamanımızı doldurduk, çok çok teşekkürler ama onun notlarını alacağım ve yarın sabahleyin Açık Gazete programında arkadaşların üzerinde durmalarını rica edeceğim. Sizlere çok çok teşekkür ediyorum arkadaşlar, sağ olun. Bugün Altın Saatler programında seçim ve sandık güvenliğine ilişkin konuları ele aldık. Gözde Elif Soytürk, Figen Koral ve Yasemin Bektaş arkadaşlarımızla birlikteydik. Gelecek hafta seçim sonrası yeni bir Altın Saatler programında görüşmek dileğiyle hoşça kalınız.