Prof. Ayşe Buğra ile söyleşi: Adalet, eşitlik, ve sosyal politikalar

Prof. Ayşe Buğra ile söyleşi: Adalet, eşitlik, ve sosyal politikalar

02 Ekim 2019
Fotoğraf: boun.edu.tr

Sosyal politikalar nedir, ne zaman ve niçin ortaya çıkmıştır? Açık Bilinç’te Prof. Ayşe Buğra ile adil toplum anlayışlarındaki farkları, sosyal politikaların işlevini ve sivil toplum kuruluşlarının rollerini konuşuyoruz.

Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

— / —
Bu hafta, yönümüzü sosyal ve beşeri bilimlere çeviriyoruz. 

İçinde farklılıklar barındıran ülkelerde toplumsal dokunun sağlığı açısından önemli rol oynayan sosyal politikalar konusunu ele alacağız.

Sosyal politikalar, yoksulluk, işsizlik, istihdam, cinsiyet ayrımcılığı, ve genel olarak sosyal haklar açısından eşitsizlik konularında, farklı adalet anlayışları ve farklı siyasi güdümlerle belirlenen yaklaşımlardan oluşuyor.

— / —

Sosyal politikalar konusunun düşünce tarihinde ortaya çıkışında en önemli kaynaklardan birisi, 16. yüzyıl Rönesans dönemi felsefecilerinden Juan Luis Vives'in erken kapitalist dönemdeki toplumsal gelişmeler ışığında yazdığı eseri "De subventione pauperum" (Yoksul Yardımı Üzerine).

Yoksullukla toplumsal doku içinde nasıl baş edilmesi gerektiği konusu, iktisat, sosyoloji, felsefe, ve siyaset bilimi bünyesinde tartışılan ve  çokdisiplinli bir çalışma alanı olan sosyal politikaların o gün bu gündür başlıca meselelerinden birisi. 

Ama sosyal politikalar çalışmaları, yoksulluk konusundan ibaret değil.

— / —

Türkiye'de sosyal politikalar konusunun en yetkin isimlerinden olan Prof. Buğra, konuya şu iki temel soruyla yaklaştığını söylüyor:

1. Bireysel farklılıklara rağmen birlikte sosyal varoluş.

     Çağdaş toplumlarda, hepimiz aile türü aidiyetlerle bağlı olmadığımız bireylerle, bir anlamda yabancılarla, bir     arada yaşıyoruz. 

    Statü, etnik köken, cinsiyet gibi farklar, sosyal doku içinde ve adil bir şekilde nasıl var olabilir?

2. Geçim ve yaşam güçlüğü çeken bireylerin toplum içinde yer bulması, desteklenmesi.

    Emeğiyle hayatını kazanan mülksüz bir birey, geçimini sağlayamaz hale gelirse, toplumsal doku içinde varlığını     nasıl sürdürebilir, hangi sosyal haklara sahip olmalıdır, nasıl desteklenebilir?

— / —

Programda konuşacağımız bu gibi konulara ilgi duyanlar, Prof. Buğra'nın kaleminden çıkmış pek çok aydınlatıcı makale ve kitaba göz atabilirler.

Güzel bir örnek: "Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye'de Sosyal Politika" (İlk basımı 2008).

— / —

Prof. Buğra, sosyal politikaların arka planında, farklı adalet anlayışlarının belirlediği siyasi yaklaşımlar olduğunu söylüyor.

Bu yaklaşımların örneklerini, dünyanın farklı toplumlarında ve ülkemizin güncel siyasetinde görmek mümkün.

Bu farklı sosyal politika yaklaşımlarını 4 temel başlık altında toplayabiliriz:

1. Geleneksel

2. Muhafazakar

3. Liberal

4. Sosyal demokrat / sol eğilimli

Şimdi kısaca bu yaklaşımlara temel teşkil eden adalet anlayışındaki farklara göz atalım.

Prof. Buğra'ya göre, geleneksel yaklaşımın temelinde (çağdaş korporatist toplumlarda da görülen) statü, muhafazakar yaklaşımın temelindeyse ihtiyaç yatıyor.

Liberal yaklaşımda liyakat, sol eğilimli yaklaşımlardaysa toplumsal hayata sosyal haklar açısından eşit katılım öne çıkıyor.

— / —

Bu yaklaşımlardaki farklar, sosyal politikaların eğitim ve sağlık hizmetleri gibi temel yurttaşlık haklarını iyileştirmek veya bağış/lütuf yaklaşımıyla sosyal adaletin sağlanacağını düşünmek gibi temel siyasi görüş ayrılıklarının da altında yatıyor.
2013'de yaşanan ve hepimizin toplumsal hafızasına kazınan bir olay, sosyal adalet yaklaşımlarındaki büyük farkları göstermek açısından çok çarpıcı ve can yakıcı bir örnek.

Kanser hastası bir genç kadın, dönemin bakanı Erdoğan Bayraktar'dan temel sağlık hakkı talep ediyor, karşılığında eline para tutuşturuluyor.

— / —

Sosyal politikalar konusunun tartışmaya açtığı ve dünya üzerinde farklı uygulamalarını gördüğümüz pek çok ilginç soru var.

Örneğin, bir toplumda her birey, temel bir hak olarak bir "vatandaşlık geliri"ne sahip olmalı mı?

Bu konuda faydalı bir kaynak, Ayşe Buğra ve Çağlar Keyder'in birlikte derledikleri, ilk baskısı 2007'de yapılmış olan 

"Bir Temel Hak Olarak Vatandaşlık Gelirine Doğru" başlıklı kitap.

Vatandaşlık Geliri konusuyla ilgilenenler için, sosyolog Emrah Irzık'ın geçen sene kaleme aldığı "Türkiye'nin Sosyal Yardım Rejimi 'Temel Gelir' Zamanı Geldi mi?" başlıklı makalesini de öneririm...

— / —

Sosyal politikalar konusunda bir başka önemli soru, bu politikaların belirlenmesinde rol oynayan aile, piyasa, devlet, ve sivil toplum kuruluşları gibi faktörlerin arasındaki ilişkiler ve burada kurulması gereken denge.

Prof. Buğra, sosyal politikalar alanında sivil toplum kuruluşlarının oynaması gereken rolün, var olan sorunları tespit etmek, göstermek, ve devleti göreve çağırmak olduğunu söylüyor.

Ülkemizde bu alandaki önemli insiyatiflerden bazılarını, haftaya konuşuyor olacağız.

— / —

Son olarak, konumuzla ilgili ve öğrencilerinin Prof. Ayşe Buğra'ya armağan olarak hazırladıkları bir derleme kitabı işaret ederek bitireyim.

Geçen sene İletişim Yayınları’ndan çıkmış olan "Türkiye'nin Büyük Dönüşümü" (2018).

— / —

Bu hafta, sosyal politikalar konusunu kuramsal ve akademik yönleriyle ele aldıktan sonra, gelecek hafta sosyal politikaların ülkemizdeki somut örneklerine bakacağız ve Türkiye’de sivil insiyatifle oluşturulmuş sosyal projeler üzerine konuşacağız.

Açık Bilinç'i Salı sabahları 9:30'da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.