Mizah

Mizah

22 Ocak 2019
Fotoğraf: Reuters

Açık Bilinç’te konumuz: Psikoloji ve beyin bilimlerinde, mizah.

Beyin, mizahi durumlara nasıl cevap veriyor?

Bir "baş etme stratejisi" olarak mizah.

Hayvanlar güler mi? Komiklik algısı yalnızca insanlara mı özgü? 

Açık Bilinç’te konumuz: Psikoloji ve beyin bilimlerinde, mizah.

— / —

Bu serinin ilk iki programında, mutluluk ve mutsuzluk üzerine yapılan sosyal bilim araştırmalarını konu etmiştik.

Mutsuzluk, belirsizlik, korku

— / —

Mizahın tarihi ne zamana kadar gidiyor, belli değil. Fakat yazılı Batı kültüründe, siyasette bir alaya alarak yerme aracı olarak Antik Yunan ve Roma dönemlerinden bu yana etkili bir şekilde kullanıldığı biliniyor. (Bir başka programda söz etmek istediğim felsefeci Platon’un hocası Sokrates’i en başta sayabiliriz.)

— / —

Siyaset biliminde mizahla ilgili analizler hep şunu söylüyor:

Özellikle baskıcı iktidarlar altındaki toplumlarda açıktan söylenemeyeni dolaylı olarak dile getiren mizah, hem bir ifade aracı oluyor, hem de başa çıkması zor bir tür demir leblebi işlevi görüyor. Egemenlerin mizahçılarla sürekli uğraşmasının başlıca nedenlerinden birisi, bu.

Burada söz konusu olan, dil ile ifade edilen ve genellikle ortak ve örtük bilgiden oluşan bir arkaplan sayesinde işe yarayan, kavramsal mizah. 

Düşmeli-kalkmalı sakarlık üzerine kurulmuş görsel mizahtan farklı. İkisini ayrı ayrı ele almak gerek.

Kavramsal mizahın günümüzde iyi ve etkili örneklerini, Zaytung sitesinin "dürüst, tarafsız, ahlaksız haber" başlıklarında görmek mümkün.

Geçen haftadan, ancak atıfta bulunulan bağlamı bildiğimiz zaman komik gelecek bir Zaytung başlığı, "Üniversitelilere müjde!”.

— / —

Pek çok sosyal psikoloji araştırması, hayata mizahi bir açıdan bakmayı becerebilen insanlarda, mutsuzluk, yalnızlık ve depresyonun daha az görüldüğünü öne sürüyor. 

Yani insanlarda mizah, bir tür hayatın stresleriyle başa çıkma yöntemi işlevi görüyor.

Bir dipnot: Yukarıdaki görüşle kısmen uyumlu olarak, Freud'un 1905 analizine göre mizah, bilinçdışında baskıladığımız, açıkça söyleyemeyeceğimiz şeyleri, şaka örtüsü altında gülerek ifade etmenin bir yolu.

Inline image

Bu vesileyle, Freud üzerine çok faydalı bir kaynak olan, Serol Teber ve Şenol Ayla’nın hazırlayıp sunmus olduğu Didik Didik Freud” programının kayıt arşivine bir kez daha işaret edeyim.

— / —

Bu tür, dil yoluyla ifade edilen kavramsal mizaha, insanlar dışındaki canlılar dünyasında rastlamak, haliyle, imkansız.

Peki diğer hayvanlarda başka tür bir mizah anlayışı var mı? Yoksa bir durumu komik bulmak yalnız insanlara mı özgü?

Görsel mizahı da, kavramsal ögeler içeren ve içermeyen şeklinde ikiye ayırmak mümkün.

Mizah dergileri ve karikatür, ilk tür, görsellikle kavramsallığın iç içe geçtiği bir kategori.

Hayvanlar dünyasıyla alakalı olabilecek olan mizah türüyse, bütünüyle görsel algı üzerine kurulu.

Her ne kadar mizah dergileri zor bir dönemden geçiyor olsa da, Türkiye çizgiye dayalı mizah konusunda dünyanın hep ileri gelen ülkeleri arasında yer aldı.

Bu vesileyle, özgün GırGır dergisinin lokomotifi, çizgi ustası, çok çizer yetiştirmiş Oğuz Aral'ı ve Avanak Avni'yi anayım.

Inline image

— / —

Peki, içinde yazı, metin olmayan, kavramsallığa dayanmayan mizah nasıl olur? 

Komik durumlar yalnız görsellikle tasvir edilebilir mi?

Bu tür mizahın örnekleri de çok. Bir kısmına, sinema tarihinin ilk eserlerinde, örneğin C. Chaplin'in Şarlo tiplemesinin sakarlıklarında rastlıyoruz.

Bu tür sakarlık tasvirleriyle komik görsel bir örgünün oluştuğu durumlara gülen, bunları seyretmekten eğlenen hayvanlar var mı? 

Yoksa bu tür görsel mizah da, metin içemese bile, insanlara mı özgü?

Bu sorunun cevabı için, önce Chaplin örneğindeki gibi görsel mizah örgülerinin anlaşılabilmesindeki en kritik unsura bakalım: Nedensellik algısı.

Yani, bir olayın içindeki neden-sonuç ilişkisinin takip edilebilmesi.

İşte bu, insanlara özgü bir yeti değil. Doğada çok daha yaygın.

— / —

Nedensellik algısının deneysel olarak incelenmesindeki temel eser, Belçikalı psikolog Albert Michotte'un hayatı boyunca sürdürdüğü araştırmalarına dayanan "La perception de la causalité" başlıklı kitabı.

Inline image

Michotte'un nedensellik algısı araştırmalarından bir örnek aktarayım.

Bir bilyeyi yuvarladınız, gidip sabit duran başka bir bilyeye çarptı ve onu hareket ettirdi. Bu, hepimizin doğal bulacağı, nedensellik içeren bir olay. 

Peki olay böyle gelişmeseydi, nasıl tepki verirdik?

Michotte'un çok kullandığı bir örnekte, yuvarlanan kırmızı bilye, sabit duran mavi bilyeye çarpıyor. Fakat mavi bilye hemen hareket etmiyor, kısa bir rötardan sonra hareketleniyor. 

Bu olayda, fiziksel dünyada rastlamayacağımız türden bir nedensellik ilişkisi var.

1. olayı doğallıkla nedensellik içeren bir olay olarak algılarken, 2.yi öyle algılamıyoruz. Üstelik bunda yalnız da değiliz.

Yeni doğmuş bebeklerden maymunlara kadar pek çok canlı, nedensellik ilkesini ihlal eden olaylar karşısında şaşkınlık gösteriyorlar.

Hayvanların veya bebeklerin gösterdikleri şaşkınlığı dil yoluyla ifade etme imkanları yok. Dolayısıyla, bu tür deneylerde kullanılan ölçüt, "bakma süresi".

— / —

Buradan çıkartabileceğimiz sonuç:Doğadaki pek çok canlıda, insanlarla sınırlı olmayan şekilde, bir "nedensellik algısı", yani olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini takip edebilme ve anlayabilme yetisi var.

Bu yeti, kavramsal olmayan görsel mizahı anlamada da anahtar unsur.

— / —

Bir sonraki adımda, bu nedensellik algısının, mizah anlayışıyla ilişkisine bakalım.

Nedensellik akışının ihlal edildiğini anlayabilen ve şaşkınlık gösteren bu köpekler, bu durumu komik buluyorlar mı?

Ya da bu tür "şaka"ları kendileri başka köpeklere veya insanlara yapıyorlar mı?

Yani, bu görsel mizah duygusunun, hayvanların dünyalarında da yeri var mı?

Bu soruya olumlu cevap teşkil edebilecek, kimi anekdotlar dışında, deneysel veriler yok. 

Şaka yapmak bir yana, şakayı şaka olarak anlayıp komik bulmak, belki bazı primatlar haricinde, hayvanlar dünyasında pek rastlanan bir nitelik değil.

Bazı primatoloji araştırmaları, şempanzelerin insanlardaki gülmeye benzer sesler, nefes ritmleri, ve yüz ifadeleri içeren iletişimlerde bulunduklarını ortaya koyuyor.

Inline image

Mizahın bazı canlılarca bir tür sosyalleşme aracı olarak kullanılmasının evrimsel bir işlevi olması mümkün.

[Not. Hayvanlarda bilişim araştırmalarında, hangi davranıştan hangi zihinsel yetiyi çıkarsayabileceğimiz sorusu, sorunlu bir tarihçeye sahip.

Aritmetik hesap yapabildiği sanılan ama sonra öyle olmadığı ortaya çıkan "akıllı at Hans"ın hikayesini bir başka programda aktaracağım.]

— / —

Konuyu insanlarda mizah algısına geri getirerek bu akışı noktalayayım.

Beyin bilimleri literatüründen üç seçme araştırma bulgusu: 

- Mizah-körlüğü 

- Mizahta yüz ifadesinin önemi.

- Mizah algısında kadın-erkek farklılığı.

1. Mizah algısının, beyinde dopamin sistemini içeren bir şebekeyi harekete geçirdiği ve bu mekanizma sayesinde insanda kendini iyi hissettiren bir etki yarattığı biliniyor.

Inline image

Bu mizah algısına temel oluşturan beyin mekanizmasında oluşan hasar, kişilerde "mizah-körlüğü" denen bir duruma yol açıyor. Komik durumları komik bulamaz, mizahı anlayamaz hale geliyorlar.

2. Sakarlık içeren görsel durumları niye komik buluyoruz? 

Milano Üniversitesi kaynaklı bir araştırmaya göre, burada anahtar "yüz algısı"

Sakarlık yapan insanların yüz ifadelerini komik bulmamız, bu gibi durumları komik bulmamızın ana unsuru. 

Bu çalışmada veriler, komik,afektif,ve yüzün görünmediği kategorilerde kıyaslanmış

Inline image

Eğer sakarlık durumlarında yüz ifadelerindeki farklılık, o durumu komik bulmamızın nedeniyse, bu tür yüz ifadeleri olmayan kedi ve köpeklerin benzer bir mizah algısı olmaması da belki buna bağlanabilir.

3. Son olarak, Stanford Üniversitesi'nden bir araştırma, mizah algısında kadın-erkek farklılığına bakmış. 

Pek çok ortak nokta var fakat kadınların mizah algısının erkeklere göre daha çok dile ve bilişselliğe dayalı olduğu öne sürülüyor. 

Psikoloji ve beyin bilimlerinde mizah akışının sonuna geldik. 

Bitirirken, Türkiye'de kabare türü mizahın öncülüğünü yapmış büyük komedyenler Zeki Alasya'yı rahmetle, Metin Akpınar'ı da saygıyla, Yasaklar (1984) oyunundan küçük bir alıntıyla, anmak isterim

Açık Bilinç'i Salı sabahları 9:30'da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.