Bilim Dünyasından Haberler

Bilim Dünyasından Haberler

28 Ağustos 2018

Bu hafta Açık Bilinç’te, bilim dünyasında kısa bir gezinti yaptık ve şu yeni haberlere değindik: Ay'da keşfedilen su kütleleri; 50 bin yıl öncesinden insansı bir melez kız çocuğu; Kardiyovasküler hastalıklarda Omega-3 tartışması; İnsan-Robot iletişiminde yeni bir aşama.
 

28 Ağustos 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Önce, astrobiyoloji.

Bu ay PNAS dergisinde yayımlanan bir çalışma (Kaynak: Li-2018), ayda buz halinde büyük su kütleleri bulunduğunu bildirdi.

Ayda su olduğuna dair iddialar epey bir zamandır öne sürülüyordu fakat bu tezin artık kesinleştiği söyleniyor.

PNAS makalesinden yalnızca bir kaç hafta önce Astrobiology dergisinde yayımlanan bir başka çalışma da, dünyada yaşamın başlangıcı olarak kabul edilen yaklaşık 4 milyar yıl öncesinde fiziki şartların ay yüzeyinde de yaşam için elverişli olduğunu ileri sürmüştü. (Kaynak: Schulze-Makuch-2018).

Yani uzayda yaşam düşündüğümüzden çok yakınımızda olabilir!

NASA'nın ayda suyun varlığını teyit ettiği ve yakın gelecekteki uzay istasyonu planlarını aktardığı Türkçe kısa video (DW'den): NASA Ay’da suyun varlığını teyit etti - DW Türkçe

Astrobiyoloji, evrende yaşamın başlangıcı ve evrimini araştıran, çokdisiplinli yeni ve heyecan verici bir alan. Geçen yıl, astrobiyolog Dr. Betül Kacar'ı Açık Bilinç'te konuk etmiş ve bu alandaki gelişmeleri konuşmuştuk: Astrobiyoloji ve Evrende Yaşam

*

Şimdi de, insan evrimi konusunda heyecan verici çok yeni bir bulguya değinelim. 22 Ağustos'ta

Nature dergisinde yayımlanan bi makale: The genome of the offspring of a Neanderthal mother and a Denisovan father

DNA analizi, artık soyları tükenmiş olan Neanderthal ve Denisova bireyleriyle Homo Sapiens'ler arasında zamanında ilişki olduğunu ortaya koyuyor.

Yani, ayrı alt-türlere ait olsalar da, Neanderthal bir kadınla Denisovan bir erkek yaklaşık 50 bin yıl önce birbirleri yeterince beğenmişler ve bir kız çocukları olmuş. 

13 yaşında ölen bu kız çocuğuna ait kemikler, Siberya'daki ünlü "Denisova Mağarası"nda bulunmuş.

Avrupa kökenli Neanderthal ve Altay Dağları kökenli Denisova soylarının nasıl tükendiği tartışmalı. Fakat iki türe ait DNA bulgularına günümüz insanında rastlanıyor. 

Yani Neanderthal ve Denisova bireyleri artık hayatta olmasalar da, onlardan bir parça bizlerin içinde yaşıyor denebilir!

DNA analizi, Rusya'da bir mağarada bulunan kemiklerin Neanderthal bir anneyle Denisovan bir babadan olma 13 yaşında melez bir kız çocuğuna ait olduğunu teyit etmiş.

Neanderthal ve Denisova alt-türlerinin, çağdaş insan türü olan Homo Sapiens'den yaklaşık 750 bin yıl önce ayrıldığı düşünülüyor. 

Daha önceki bir programda, SUNY Buffalo öğretim üyesi biyolog/antropolog Dr. Ömer Gökçümen’le soyu tükenmiş yakın akrabalarımızı konuşmuş, ırk kavramının biyolojik bir temeli var mıdır, kendine özgü bir "Türk Genomu"ndan söz edilebilir mi gibi soruları ele almıştık. 

Evrim kuramı eğitimi konusunda ülke olarak notumuz kırık. Science dergisinde 2006'da yayımlanmış bir araştırmaya göre Avrupa'da evrim kuramına en az inanılan ülke, Türkiye.

Bu dönem evrim kuramı üzerine ilginç yeni programlarımız olacak. Açık Bilinç evrim kuramı arşivine tek bir sayfada ulaşmak isterseniz buraya tıklayın: Açık Bilinç'te Evrim Kuramı

*

Bu hafta kısaca değineceğimiz bir başka konu, vitaminler ve suplementler. 

Hangileri faydalı, gerekli, veya zararlı? Üzerinde çok araştırma yapılan fakat sürekli birbiriyle çelişen bulguların yayımlandığı çok tartışmalı bir alan.

Örneğin, Amerikan Kalp Derneği (AHA), özellikle balık yağında bulunan Omega-3 asidinin kardiyovasküler hastalık riskini azalttığına dair bir rapor yayımlamıştı. 

Fakat ardından yayımlanan kapsamlı bir Cochrane çalışması, Omega-3'ün faydalı olmadığını öne sürdü: New Cochrane health evidence challenges belief that omega 3 supplements reduce risk of heart disease, stroke or death

Hangi rapora inanmalıyız?

Omega-3 başta olmak üzere vitamin ve suplement'ler konusunu önümüzdeki haftalardaki bir programda, tıp alanında yayımlanan çelişkili bulgular sorunu çerçevesinde, Prof. Dr. Mehmet Korkmaz ile ele alacağız.

Bu haftaki son konumuz Yapay Zekâ. Kyoto Üniversitesi ve İleri Telekomünikasyon Araştırma Merkezi (ATR)'den 21 Ağustos'ta yapılan bir açıklama, robot-insan iletişiminde geri-bildirim içeren yeni bir safhaya geçtiklerini duyurdu: Talking to an android: Meet ERICA, she wants to listen to you

Konuştuğumuz kişinin bizi dikkatle dinliyor ve söylediklerimizi anlıyor olmasını, bu kişiden gelen "evet, peki, hmm" gibi kısa geri bildirim içeren sinyallerden anlıyoruz.

Android ERICA, bir insanla iletişim halindeyken artık bu özellikleri gerçekçi bir şekilde gösterir olmuş.

ERICA'nın yaratıcısı, laboratuvarında kendisinin de bir robot ikizini bulunduran Hiroshi Ishiguro isminde çok tuhaf bir robotik profesörü. 


 

Yapay Zekâ, Açık Bilinç'te sıkça gündeme getirdiğimiz bir konu. Daha önce yaptığımız Yapay Zekâ serisine buradan ulaşabilirsiniz.

Bir de güzel haber. Açık Bilinç'in kadim konuklarından Prof. Cem Say'ın "50 Soruda Yapay Zeka" başlıklı yeni kitabı piyasaya çıkmak üzere. Kitabını konuşmak üzere Cem hocayı ileride bir programda konuk edeceğiz.