'Batık Bedel' sendromu

'Batık Bedel' sendromu

08 Mayıs 2019
Fotoğraf: The Spectator

YSK'nın İstanbul kararı arifesinde/ertesinde analitik bir değerlendirme denemesi.

Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Batık Bedel Sendromu nedir?
“Zararın neresinden dönülse, kardır” mı demeliyiz, “Battı balık yan gider” mi?

Davranışsal iktisattan bilişsel psikoloji ve nörobilime uzanan araştırmalar ne söylüyor?
Peki, bunların siyasetle ne ilgisi var?
YSK'nın İstanbul kararı arifesinde/ertesinde analitik bir değerlendirme denemesi.

— / —

Batık Bedel Sendromu ('Sunk Cost Syndrome'), riskli durumlarda aldığımız kararlarda gösterdiğimiz bir yanlış yapma eğilimine verilen ad.

Ulaşmaya çalıştığımız sonuca bir türlü ulaşamıyoruz, fakat ödemiş olduğumuz bedelden vazgeçmemek için batık yolda ilerlemeye devam ediyoruz.

Batık yolda kullandığımız ve giderek artan bedeller, zaman, para, emek gibi çeşitli unsurlar olabiliyor. Siyasi meşruiyet de.

Bu kaynaklardan biraz, biraz daha kullanarak düzeleceği umulan durum bir türü sonuca ulaşmıyor ve karar alıcıları akıl dışı sonuçlara sürükleyebiliyor.

— / —

Batık Bedel Sendromu olarak adlandırılan durumu ilk kez 1979'da yayımladıkları "Kazanç Teorisi: Risk Altında Karar Analizi" makalesinde formüle edenler, davranışçı iktisat psikologları Daniel Kahneman (2002'de Nobel ödülü aldı, sağda) ve Amos Tversky (solda).

Fotoğraf: Spectator

Kahneman ve Tversky, insanların riskli durumlarda aldıkları kararlarda olasılıkları iyi hesap edemediklerini ve akılsızca (irrasyonel) davranışlara eğilim gösterdiklerini öne sürüyorlar.

Örneğin, düşük olasılıklara fazla önem vermek, piyango bileti alma eğilimini arttırıyor.

Önceden kabul gören ve riskli durumlarda devreye girdiği varsayılan karar alma mekanizmaları, Fayda Teorisi'nin rasyonellik varsayımına dayanıyordu.

Kahneman ve Tversky'nin matematiksel olarak formüle ettikleri batık bedeller ödemeye eğilimli olma durumu,bu varsayımı sorguluyor.

 

— / —

Batık Bedel Sendorumu, bilişsel psikologların araştırdığı pek çok bağlantılı eğilimle birlikte büyük bir kümede yer alıyor.

Bu kümedeki bilişsel uyumsuzluk, algıda seçicilik, doğrulama eğilimi gibi diğer unsurlardan geçmiş programlarda epeyce söz etmiştik.

Not: Batık bedellerden vazgeçememe eğilimi, davranışsal bir sendrom olduğu gibi, karar mekanizmalarımızı etkileyen bir akıl yürütme yanlışı, bir tür 'safsata' olarak da görülebilir.

Yakında Tevfik Uyar’la yeni kitabı 'Safsatalar'dan konuşurken, bu konuyu derinlemesine ele alacağız.

— / —

Batık Bedel Sendromu'nun doğduğu alan, Kahneman ve Tversky'nin öncülüğünü yapmış olduğu davranışsal iktisat psikolojisi.

Onların yolundan giden Daniel Ariely de, 'Öngörülebilir Biçimde Akılsız' kitabında, iktisat kuramlarındaki akılcılık (rasyonalite) varsayımını sorguluyor.

Günlük hayattan bir örnek vereyim: 

Eski bir arabanız var, sürekli tamir masrafı çıkartıyor. Her adımda, bu artık son diye düşünüyorsunuz, fakat tamirler bir türlü bitmiyor ve arabanız bir kara delik gibi para kaybına neden oluyor. 

Ama bu batıktan vazgeçmeyi beceremiyorsunuz.

Eğer vazgeçme noktasına geldiğinizde, başa dönseniz ödemeye razı olacağınız bedelden çok ötesini ödemiş durumdaysanız, Batık Bedel Sendromu'nu yaşamışsınız demektir.

Bir seferde ödemek istemeyeceğiniz bedelin, farkında olmadan adım adım çok ötesine geçmek, batık bedelin örneği.

Batık bedeller, istemediğiniz halde zamanınızı ayırdığınız toplantılarda, bu kadar dayandım biraz daha dayanayım düşüncesiyle sürdürdüğünüz ama sevmediğiniz işinizde, veya mutsuz olduğunuz ama uzattığınız ilişkilerde kendini gösterebiliyor.

Kapsama alanı çok geniş bir sendrom.

— / —

Batık Bedel Sendromu'na akraba bir konu: 

Geçen sene, Dr. Devrim Dumludağ ile, Çiftlik Bank aldatmacasına kanan ve bir acayiplik sezdikleri halde para kaybetmeye devam eden insanların psikolojisini konuşmuştuk.

— / —

Batık Bedel Sendromu, iktisattan biyolojiye, psikolojiden nörobilime kadar pek çok alanda üzerinde çalışılan, çok canlı bir konu. 

Öyle görünüyor ki, bu eğilimden muzdarip tek canlı türü biz değiliz.

Birbirleriyle pek temas etmeyen disiplinler bu ortak konuda neler söylüyor?

İlginç iki sonuç: 

Güvercinler, batık bedel durumlarında insanlar gibi takıntılı davranıyorlar, sonuca ulaşma gayretlerinden kolayca vazgeçemiyorlar.

Ama sıçanlar son derece optimal bir strateji izleyerek, batık bedel peşinde koşmamayı beceriyorlar, insanlardan daha akılcılar.

Öte yandan, Nörobilim, Batık Bedel sendromundan muzdarip kişilerin bu hatalı kararları alırken beyinlerinde neler olduğunu hayli detaylı şekilde incelemiş ve nedensellik ilişkilerini ortaya çıkartmış görünüyor.

Niçin güvercinler ve insanlar Batık Bedel eğilimi gösteriyorlar da, sıçanlar göstermiyor? 

Burada, insanlar bir yana, diğer hayvanlar öbür yana şeklinde bilişsel bir ayrım yapmak mümkün değil. Bu sorunun cevabı, bugün itibarıyla bilinmiyor.

— / —

Peki, Batık Bedel Sendromu'na dair bu küçük özet ışığında, İstanbul seçimlerinin tekrarlanması için haftalardır gösterilen ısrar ve sonunda bugünkü YSK kararıyla sonuca ulaştırılan baskı üzerine ne söylenebilir?

İktidardaki karar alıcılar da, herkes gibi, onlara yanlış adımlar attırabilecek psikolojik eğilimlere tabiler.

YSK kararından bağımsız olarak, iktidarın yerel seçimler sonrasında bir tür batık bedel psikolojisi içinde olduğu tezini göz ardı etmemek gerek.

İstanbul büyükşehir belediyesi, 31 Mart'tan bu yana, sürekli sermaye harcanan ama bir türlü ulaşılamayan bir hedef olarak duruyor.

Bu hedef uğruna ödenen mali, hukuki ve siyasi bedellerin bir sonuca ulaşıp ulaşmayacağını, sonucun batık olup olmayacağını, ileride hep birlikte göreceğiz.

— / —

Seçimler konusuna temas eden programlar dizisine artık bir son vermek istiyorum ama haftaya YSK kararının ve gerekçesinin, Anayasa hukukçusu bir uzman eşliğinde, yasal açıdan ele alındığı son bir program yapıyor olabiliriz.

Açık Bilinç'i Salı sabahları 9:30'da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz.