Oya Baydar

29 Ağustos 2018

Köklü bir zihniyet değişimi geçirmedikçe, sözde değil özde özgürlükçü, demokrat, adil olmayı başaramadıkça, ayıbımız da zulüm karşısında güçsüzlüğümüz de sürecek demektir.

03 Temmuz 2018

Doğubayazıt’ın bir Türkmen köyünde bakkallık yapan AKP’li Mevlüt Bengi başından vurulmuş halde bir direğe bağlanmış olarak bulundu. Göğsüne iliştirilmiş kağıtta,     “Sorgulanıp, cezası PKK’nın silahlı kanadı HPG tarafından verilmiştir” yazıyordu. Seçimler öncesinde Kürt hareketine yönelik yeni bir provokasyon olduğunu düşündüm önce, ama kısa süre sonra PKK cinayeti üstlendi.

19 Haziran 2018

Ülkenin yarısından fazlası, 24 Haziran seçimlerine giderken uçurumdan önceki son çıkışa yaklaştığımızın bilincinde. Yol işaret levhasının üzerindeki uyarı yazısını okuyabiliyoruz: “Uçurumdan önceki son çıkış.” 

12 Haziran 2018

 

Kuyruğu fena halde sıkışan iktidarın bu kadar bol keseden rüşvet ve ulufe dağıttığına, borç sildiğine, yolsuzluk usulsüzlüklerin üzerini çizdiğine, dile benden ne dilersen türünden böylesine uçuk ve yalan vaatlerde bulunduğuna bugüne kadar şahit olmamıştık. 

31 Mayıs 2018

Tek adam rejimine ve Erdoğan iktidarına karşı olan toplumsal-siyasal kesimler ne zamandır ilk kez, bu iktidardan kurtulmak mümkün olabilir duygusu edinmiş görünüyorlar.

05 Mayıs 2018

Dörtlü ittifaka ad aranıyormuş. Huzur ittifakı mı olsun, demokrasi ittifakı mı, millî ittifak mı? Oy katkım olamayacak ama isim analığı yaparak yardımcı olabilirim. CHP-Saadet-İYİ Parti-DP dörtlüsüne en uygun ad: Kürtlere Geçit Yok İttifakı‘dır.

25 Nisan 2018

Beklenen erken seçimi, “Bana bir koca lâzım, o da bu gece lâzım” telaşıyla baskın seçime dönüştüren işaret, hamle, emir -ne derseniz deyin- her zaman olduğu gibi yine Devlet Bahçeli’den geldi. 

17 Nisan 2018

“Zor bir dönem”, “kargaşa ortamı”, “tehlikeli gelişmeler” falan demiyorum; yaşadığımız günleri nitelemek için abuk, saçma, absürt sıfatları yetersiz kalıyor. 

27 Aralık 2017

Birkaç gün önce çıkarılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesine eklenen: “Resmî bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmî bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın, 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında da birinci fıkra hükümleri uygulanır,” ibaresi, ülkeye dayatılmaya çalışılan rejimin niteliğini açıkça değiştiren, niceliği niteliksel dönüşüme sıçratan adımdır.

20 Ekim 2017

Aklıma geleni hemen söyleyim; bu gözaltı olayı yeni bir rehine operasyonudur. Yurtdışında, Batı dünyasında hem saygınlığı hem de ilişkileri olan Osman Kavala’nın gözaltına alınmasına, tutuklanmasına büyük tepki geleceğini bu operasyonu başlatanlar sizden benden daha iyi bilirler. İstedikleri belki de budur zaten. 

17 Ekim 2017

Her gün iki, üç, beş… Artık gazetelerin iç sayfalarında bazen tek sütun, bazen bayrağa sarılı bir tabut fotoğrafıyla birlikte biraz daha büyücek bir haber. 

22 Eylül 2017

Evet; “Bunlar” diyorum, o sevmediğim, ötekileştirici bulduğum sözcükle. “Bunlar” diyorum, yıllardır ayrımcı, cepheleştirici dil kullanmamak için kendimi terbiye etmeye çalışırken kendime yasakladığım “onlar, bunlar” sözcükleriyle. “Bunlar” diyorum çünkü sadece Reis’ten, sadece iktidardan, sadece hükümetten ibaret olmayan, tek bildikleri ve tek çözümleri çatışma, savaş, kan ve ölüm olan bir zihniyetin temsilcileri “Bunlar”.

06 Eylül 2017

CHP içindeki ve çeperindeki kanatların farklı ideolojik-siyasal eğilimleri, özlemleri, tercihleri düşünülünce,  ana muhalefet partisinin kabuğunu çatlatmasının, bu topluma artık dar gelen eskimiş urbalarını yenilemesinin, fabrika ayarlarını gözden geçirip motorun sağlam parçalarına dokunmadan gerekli aksamı değiştirmesinin hiç de kolay olmadığı ortada.

12 Ağustos 2017

Bu satırları, Cumhuriyet gazetesinde Nuray Mert’in yazılarına son verilmesi üzerine yazıyorum. Nuray Mert’in, evrim konusunda olsun müftülük nikahı konusunda olsun, görüşlerine katılmıyorum. Aynı gazetede görüşlerine, üsluplarına hiç mi hiç katılmadığım başka yazarlar da var. Böyle bir çeşitliliğin okur açısından olduğu kadar gazete yönetimi açısından da zenginlik olduğunu düşünüyorum. 

24 Temmuz 2017

Bu satırları, geç de olsa Cumhurbaşkanlığı’ndan bölücü değil birleştirici bir açıklama, bir düzeltme gelmesi beklentisiyle yazıyorum. Bizler ülkemizi, Cumhurbaşkanı da dahil, 80 milyonun yurdu olarak biliyoruz. 

07 Temmuz 2017

Tarihe geçecek bu uzun yürüyüş 9 Temmuz’da Maltepe’de sona mı erecek yoksa asıl o gün mü başlayacak? Sadece Kılıçdaroğlu’nun, CHP’nin değil hepimizin yakın gelecekteki kaderini bu soruya verilecek cevap belirleyecek.

03 Temmuz 2017

Öyle sözcükler, öyle kavramlar vardır ki, binlerce yıllık insanlık tarihinde, bütün inançlarda, dinlerde ve toplumlarda tartışılmaz bir değer kazanmıştır. Adalet kavramının bunların başında geldiğini düşünüyorum. Gücü ellerinde tutanlar: muktedirler, peygamberler, hükümdarlar, mîrler, beyler, vb., tarihte adalet ölçüsüne vurularak değerlendirilir, devletler de öyle.

21 Haziran 2017

Kılıçdaroğlu başlatmış da olsa, adalet arayışı Kılıçdaroğlu’nu da, CHP’yi de aşar. Sadece toplumun “hayırcı” yarısının değil, AKP’liler dahil 80 milyonun ortak ihtiyacı, ortak talebidir.

19 Haziran 2017

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu adalet yürüyüşünün herkes için olduğunu söyledi yürüyüşü başlatırken. Bunca mağduriyetin, bunca adaletsizliğin yaşandığı ülkemizde adalet talebini paylaşan herkes, her siyaset, her kesim yürüyüşe  destek vermeli, desteğini görünür kılmalıdır ki kitleler de seferber olup adalet istemi etrafında kenetlensinler.

16 Mayıs 2017

Siz: Nuriye Gülman ve Semih Özakça, siz orada; gören gözlerin, duyan yüreklerin, isyan eden vicdanların önünde gün be gün eridikçe bu ülkenin vicdanı dumura uğruyor.