Bülent Top

30 Ocak 2012
Türkiye kar altında kalır. Devekuşu gibi kafasını İstanbul'un 5 cm karına gömen medyanın kafasını kaldırdığında görebildiği ancak boğaz köprüsünün trafiği, ana arterler, İstanbul'a gelen yollar olur.
25 Ocak 2012
Dinleyicimiz Bülent Top, medyadaki ayrımcı dilin yüzlerce örneğinden birini analiz ediyor:
22 Ağustos 2011
Bir insan öldüğünde dünyadaki tüm insanlar ölmüş demektir. Bir genç öldüğünde ben de ölmüşüm demektir.
08 Mart 2010
Ne zaman bir devlet dairesine işim düşse aynı şeyle karşılaşıyorum. Devlet memurları daha önce hiç tanışıklığımız olmadığı halde doğrudan "SEN" diye hitap ediyor. Binaların, yolların, aletlerin ve hatta silahların modern olması asla medeni yapmaz bizi.
30 Aralık 2009
Güzel bir dünyayı, güzel bir ülkeyi var edemediğimiz için 2010'da doğacak çocuklardan özür diliyorum. Azıcık büyüyünce beğenirler mi bilmem, elimizde sadece eski, tozlu ve hükümsüz Kaptanın Seyir Defteri kaldı...
24 Aralık 2009
T.C. Sağlık Bakanlığı, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü 2006 / 113 numaralı genelgesinin 6. maddesi hasta muayeneleri sırasında öncelikli kişileri belirliyor.
26 Kasım 2009
Ekolojik denge, çevre sorunları, fauna ve floranın bozulması eskiden fantezi olarak görülürdü ve ciddiye alınmazdı. Bu ciddiyetsizlik şimdi yaşamın her alanını tehdit ediyor. Siyaset dediğimiz kurum, sorunların tespiti ve çözümü mekanizmasıysa eğer, bu konuda siyaset sınıfta kaldı.
23 Ekim 2009
Sağlık hizmetinin çıktısı parayla ölçülemez, sağlık sistemi piyasa ekonomisine bırakılamaz. Yoksa ne halk sağlığı kalır ne de koruyucu sağlık hizmeti. Devlet, sağlık hizmeti satın alan değil, üretip adaletli olarak dağıtan olmalıdır.
14 Ekim 2009
Yapay ayrımların bir anlamı yoktur demokrat insan için. Çünkü dünya onun için kocaman bir köydür ve bu dünyada yaşayan insanlar demokrat insanın köylüsüdür. Demokrat insan yüreğini tüm insanlığa açık tutar.
09 Ekim 2009
İnsan sağlığını olumsuz etkileyen bir şeyin özgürlüğünü savunmak zor mesele.