Gezegenin Geleceği: 29 Ağustos 2019

Gezegenin Geleceği: 29 Ağustos 2019

30 Ağustos 2019
Fotoğraf: Eco Business

''Şirket geldiğinden beri insanların harcayacakları daha az paraları var.''

Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

Bozcaada’da 2014 yılından beri her sene ekim ayında gerçekleşen BIFED’in Gaia Öğrenci Ödülleri finalistleri açıklandı. Fethi Kayaalp Büyük Ödülü haricinde her sene öğrenci filmlerine de ödül veren festivalde Gaia ödülü için bu sene 10 belgesel yer alacak. Ilısu Barajı nedeniyle 12 bin senelik Hasankeyf’in sular altında kalacak olmasını konu edinen iki belgesel “Mahlota” ile “Hasankeyf’e Ağıt” ortak benliğin yok oluşuna yakılan ağıtı sinemaya taşıyor. Mahlota’da, yolu Hasankeyf'e düşen gezgin Meryem’in sular altında kalmak üzere olan tarihi kente bağlılığı konu ediliyor. Hasankeyf’e Ağıt’ta ise Hasankeyf’in sular altında kalması; insanlığın yerleşik hayata geçiş dönemi hakkında bugünü aydınlatabilecek çalışmaların artık yapılamayacak olması işleniyor. Ayrıca Hasankeyf’in bugün hâlâ insanlar ve diğer canlılar için de bir yaşam alanı olması belgeselde işleniyor. “Kökler Arasında” ise yerel tohumların kaybolmaması ve sürdürülebilirliği konusunda mücadele eden Türkiye'nin ilk yerel tohum derneği olan Karaot Tohum Derneği’nin çalışmalarını anlatan bir belgesel. Festivalin ilk yılından beri verilen Gaia ödülü bu anlamıyla da önem arzediyor ve öğrenci yapımlarına festivalde şans veriyor.  9-13 Ekim tarihlerinde Bozcaada’da gerçekleşecek BIFED’de Fethi Kayaalp Büyük Ödülü, Gaia Öğrenci Ödülü, Panorama ve Özel Gösterim kategorilerinde dünyanın birçok yerinden festivale başvuran 50’yi aşkın belgesel izleyiciyle buluşacak. BIFED, her sene olduğu gibi bu yıl da festivale katılan filmlerden katılım ücreti almıyor. Ayrıca sanatseverler beş gün boyunca hem Bozcaada’nın sonbaharının keyfini sürerken, hem de ücretsiz olarak belgeselleri izleyebilecekler. 

 

Çinli altın madencileri, Sierra Leone'nin kuzeyindeki Masumbiri kasabasına geldiğinde, herkes işler için sıraya girdi. Masumbiri’nin şefi Hassan Tholley, “İstihdam nedeniyle ilk önce mutlu oldular. Yüzlerce genç adam kısa sürede eve maaş getirdiler ve 5.000 nüfuslu kasabada ilk defa cep telefonu sinyali ve su pompaları vardı. Ancak multi-milyon dolarlık projeden 18 ay sonra, yerel halkın kazandığı gelir toprak kaybını telafi etmedi ve insanlar daha da yoksul oldu” dedi. Birçok Afrika ülkesinde olduğu gibi, Sierra Leone, hükümetlere madencilik hakları için büyük ücretler ödeyen yabancı şirketlere ev sahipliği yaparken, yerel halk çoğu zaman yarar sağlamadıklarını düşünüyor. Bazıları yasadışı olarak çalışan, çeşitli küçük Çin paravan şirketleri de büyük firmalarla birlikte bölgede altın madenciliği yapıyor. Dükkan sahibi İbrahim Thulleh işlerin düştüğünü söyledi. “Şirket geldiğinden beri insanların harcayacakları daha az paraları var” diye ekledi. Bütük şirket, yaklaşık 350 kişiyi işe aldı ve diğer küçük madenciler şehirden ayrıldı. Thulleh, ‘’işçilere ücret ödendiğinde bunu aileye ve komşularına dağıtıyorlar ve borçlarını ödemek için kullanıyorlar’’ dedi. Şirket için çalışan iki oğlu olan William Bangura, ‘’ailenin önceden satın alabilecekleri bir şeyi şu an satın alamayacaklarını düşünemediler. Para sadece geçinmek için yeterli’’ dedi. Şirketler, hükümete büyük ölçekli bir maden lisansı için yılda yarım milyon dolar ödüyorlar ve gelirlerinin yüzde 0,01'ini madencilik kanununa göre toplum kalkınmasına harcaması gerekiyor. Ancak toplumun gelişimi ile ilgili politikalar belirsiz ve bu yasa her zaman uygulanmadı. Bölgedeki üç kasabanın farklı taleplere var. Konsey üyesi Bangura’nın 3 talebi var. Biri okul, diğeri sağlık merkezi, ve sonuncusu içme suyu. Şu ana kadar sadece su pompaları monte edildi, ancak su doğrudan nehirden geliyor, filtrelenmemiş halde. 

 

Avrupa Komisyonu Başkanlığı’na seçilen Ursula von der Leyen, 1 Kasım 2019 tarihinde göreve başlamasının ardından, ilk 100 günlük dönemde yapacağı çalışmaları içeren programın iklim değişikliği alanında önemli adımlar içereceğini bildirdi. Alman Der Tagesspiegel gazetesinin haberine göre henüz taslak aşamasında olan 173 sayfalık belgenin birkaç yerinde program için ‘’Yeşil ve Adil Yeni Düzen’’ başlığı kullanılıyor. Kıyı ötesi rüzgar enerjisi kurulu gücünün artırılmasını sağlayacak yol haritası oluşturulması. Elektrikli araç kullanımını artırmada ’’menzil endişesi’’ sorununu ortadan kaldırmak için 1 milyon elektrikli araç şarj istasyonu kurulması. Binalarda enerji verimliğini artırma amacıyla binaların yenilenmesine yönelik kaynağın artırılması. Havacılık şirketlerinin artan emisyonlarına bağlı olarak, yıllık 750 milyon avroya ulaşacak ek vergi getirilmesi. Avrupalı çelik üreticilerine daha az emisyona yol açacak üretim için kaynak sağlanması. Kömür madenciliğinin durdurulduğu bölgelere yardımların önemli oranda artırılması  programda atılması planlanan adımlarda yer alan bazı maddeler.

Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ülkede akaryakıtlı araç kullanımının sonlandırılmasına yönelik bir takvim üzerinde çalışıldığını açıkladı. “Akaryakıt Taşıtlarının Yasaklanması İçin Bir Zaman Çizelgesi Oluşturulması ve Güçlü Bir Ulusun İnşasının Hızlandırılması Üzerine Araştırma” başlıklı açıklamaya göre bir çıkış takvimi belirlemek için gerek teknolojik gelişme süreci gerekse de ülkedeki sektörün fiili durumu hakkında Kalkınma ve Reform Komisyonu gibi ilgili birimler ile işbirliği yapılıyor. Bu çalışmalarda yakıt maliyeti, yeni enerji araçlarının teknoloji maliyetleri, enerji tasarrufu ve emisyonlarının azaltılması, piyasa talebi gibi konularda kapsamlı ve bilimsel bir yaklaşım kullanılıyor. Bakanlığın yerel yönetimleri şehir içi ulaşımda elektrikli otobüs ve taksilerin kullanımını artırma konuları ile akaryakıtlı araçlara yasak bölgeler oluşturulması gibi pilot uygulamalar konusunda destekleyeceği de belirtildi.