Gezegenin Geleceği: 25 Kasım 2019

Gezegenin Geleceği: 25 Kasım 2019

25 Kasım 2019
Fotoğraf: Yeşil Gazete

Asya’nın gıda ve tarım endüstrisi, gelecek 10 yılda sürdürülebilir boyutta büyümek ve kendini besleyebileceği noktaya ulaşmak için 800 milyar dolar değerinde ilave yatırımlara ihtiyaç duyacak.

Türkiye’nin en eski ve kirli en az 15 kömürlü termik santraline 2,5 yıl daha havayı kirletme izni veren Madde 50 yasa teklifi Meclis’te kabul edildi… 2013 yılında kömürlü termik santrallerin özelleştirilmesinin ardından, bu santrallerin çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınmıştı. Bu süre içerisinde santraller, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi çevre yatırımlarını yapmadan zehirli gazları altı yıl boyunca doğrudan havaya saldı.  Verilen sürenin dolmasına iki ay kala Meclis’te dün akşam kabul edilen Madde 50 yasa teklifi ile bu santrallere çevre yatırımlarını yapmaları için verilen süre 2,5 yıl daha uzatıldı. Meclis’ten geçen bu yasa ile santral bölgelerinde yaşayan insanların hayatları daha da zorlaşacak. İktidar partisinin bu tasarıya olumlu oy vermesinin yanında muhalefet parti milletvekillerinin de meclis oturumuna gereken ilgiyi göstermemeleri dikkat çekti.

 

Brezilya’nın Ulusal Uzay Araştırma Enstitüsü’nün verilerine göre 2018 Ağustos’tan 2019 Temmuz’a kadar süren 11 aylık süreçte 9762 km2 orman yok oldu. Bu bulgulara göre Amazonlar’daki ormansızlaşma oranı bir önceki 12 aylık döneme kıyasla %29.5 artış gösterdi. Devlet başkanı Bolsonaro Amazonlar’ın korunması konusunda yeterince önlem almamakla eleştiriliyor. Yönetime seçilmeden önce Bolsonaro çevre yasalarını ve çevre düzenleyicilerini, Brezilya’nın ekonomik kalkınmasını engellediği gerekçesiyle eleştiriyordu. Henüz adayken, çevre yasalarını gevşeteceğini ve tomrukçular ve madenciler gibi ormanları sömürenler için işleri kolaylaştıracağını söylüyordu. Bolsonaro’nun geçtiğimiz yıl Ağustos’tan Ekim’e kadar süren seçim kampanyası boyunca, ormansızlaşma bir önceki yıla göre %48.8 arttı. 2019 yılında Bolsonaro yönetimi, ormansızlaşmayla mücadele ve denetleme uygulamalarını zayıflattı. Diğer tartışmalı uygulamalar arasında ise, ormansızlaşmanın kontrol altına alınması ve Amazon kaynaklarını sürdürülebilir bir şekilde kullanılması amacıyla Norveç ve Almanya’dan gelen Amazon Fonu’nun kesilmesi yer alıyor. Ayrıca yönetim, INPE tarafından kamuoyuna sunulan ormansızlaşma verilerini Brezilya’nın uluslararası prestijini zedelediği ve bu verilerin bilimsel herhangi bir temeli olmadığı gerekçesiyle eleştirmişti.  İklim Gözlemevi’nin açıklamasında “Bu veriler, Çevre Bakanlığı’nın çalışmalarını durdurmak, denetlemeyi kaldırmak, bir önceki yönetimlerde ormansızlaşmaya karşı atılan adımları ortadan kaldırmak ve çevre suçlularını güçlendirmek adına Bolsonaro yönetimi tarafından uygulanan stratejilerin doğrudan bir sonucu.’ ’ifadeleri yer alıyor. Carlos Rittl, “INPE tarafından yayımlanan veriler Bolsonaro / Salles yönetiminin çevre üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor: Bir felaketle karşı karşıyayız. Kamu arazilerinin madencilik ve yerel halkların yaşadığı bölgelerin tarım faaliyetlerine ve çevre lisansı olmadan altyapıya açılması gibi teklifler gelecek yılların daha da korkunç olacağını gösteriyor. dedi. Greenpeace Brezilya Kamu Politikaları Koordinatörü Marcio Astrini ise “Yok olan ormanların her santimetresinden Bolsonaro yönetimi sorumlu.” diye konuştu. INPE eski Direktörü ve Dünya Gözlem Grubu Sekreterlik Direktörü Gilberto Câmara, “2019-2020 dönemi verileri korku verici. 2019 Ocak’tan Ekim’e kadar olan süreçte, 2018 Ocak – Ekim aralığındaki 4900 km2 ‘lik alanın iki katı olan 8300 km2 alanın yok olduğunu gösteriyor. Ciddi önlemler alınmazsa bu rakam 12.000 km2 ‘ye kadar çıkabilir. Şimdiden bir faciayla karşı karşıyayız” açıklamasında bulundu.

Asya’nın gıda ve tarım endüstrisi, gelecek 10 yılda sürdürülebilir boyutta büyümek ve kendini besleyebileceği noktaya ulaşmak için 800 milyar dolar değerinde ilave yatırımlara ihtiyaç duyacak. Hazırlanan yeni bir rapor nüfus artışı ve iklim değişikliği konularının kıtayı bekleyen güçlükler arasında yer aldığını gösteriyor. Bloomberg’in haberine göre öngörülen yatırımların çoğu, yani yaklaşık 500 milyar doları sürdürülebilirlik, güvenlik, sağlık ve refah gibi temel ihtiyaçlara harcanabilir. Geriye kalan 250 milyar dolarsa nüfus artışıyla birlikte yükselecek gıda gereksinimini karşılamada kullanılabilir. Rapora göre Asya kıtası, Amerika, Avrupa ve Afrika’dan uzun tedarik zincirlerinden akan ithalata bel bağladığı için kendisini yeterince besleyemiyor ve gelecek 10 yılda gıdaya yapılacak harcamaların iki kattan fazla artması bekleniyor. Nüfus arttıkça gıda güvenliği, arz, doğal kaynakların tüketilmesi, toprak ve suyun kullanılabilirliği konularının çok daha önemli hale gelmesi öngörülüyor. Temasek Tarım Endüstrisi Genel Müdürü Anuj Maheshwari, “Bölgenin gıda güvenliğini sağlamak ve sürdürmek için Asya’daki tüm gıda tedarik zincirinde köklü değişiklik yapılması gerekiyor. Yeni girişimciler, işletmeler ve hükümetlerin yenilikçi çözümler üretmek adına birlikte çalışmasına dair muazzam fırsatlar görüyoruz” dedi. 

COP 25 önümüzdeki ay başında, İspanya’nın Madrid kentinde gerçekleştirilecek. Şili’nin Santiago kentinde gerçekleştirilmesi planlanan Taraflar Konferansı, bu ülkedeki olaylar yüzünden Madrid’e taşınmıştı. Radyomuz programcısı ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nden kıdemli iklim uzmanı Dr. Ümit Şahin,  COP 25’in 2020’de yapılacak kritik COP26 için önemli bir hazırlık olacağını belirtti. Şahin yükselen iklim hareketlerinin Taraflar Konferansı’nın gündemini büyük ölçüde belirleyeceğini söyledi. İklim hareketlerinin COP 25’te ‘hak’ boyutunun Kural Kitabı’na girmesi için çalışmalar yapacağını anlatan Şahin, konferansa katılacak Türkiye’nin durumunun bir ‘yılan hikayesi’ olduğuna dikkat çekti; Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olmamasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.