Gezegenin Geleceği: 16 Ağustos 2019

Gezegenin Geleceği: 16 Ağustos 2019

19 Ağustos 2019
Fotoğraf: Birgün

Bilim insanları 359-419 milyon yıl önce yaşamış, Asya'nın bilinen en eski fosilleşmiş ormanını keşfetti.

Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

TEMA Vakfı 18 Ağustos’ta Kazdağları Kirazlı’da yapılması planlanan siyanür ile altın üretiminin durdurulması kampanyasına destek amacıyla yapılacak konser ile ilgili basın bülteni yayınladı. Bültende  ‘’Değerli sanatçımız Fazıl Say, Kirazlı’da yapılması planlanan siyanür liçi ile altın üretiminin durdurulması kampanyasına destek olmak amacıyla, 18 Ağustos 2019 Pazar günü saat 11:00’de, Çanakkale'de ormanlık alanda bir resital vereceğini duyurmuştur. Resital organizasyonu sanatçının ekibi ve Çanakkale Belediyesi tarafından gerçekleştirilmekte. Biz, TEMA Vakfı olarak bu resitali  sonuna kadar destekliyor, sanatçıya ve belediyeye şükranlarımızı ifade ediyoruz. Ancak misyonumuz gereği, bölgenin ormanlık yapısının, dönemin yüksek sıcaklıklarının ve rüzgar durumunun dikkate alınmasını önemsiyoruz. Çok yakın zamanda yaşanan Marmara Adası ve Gelibolu orman yangınlarını da hatırlatarak, yoğun bir izleyici kitlesine ulaşacağını düşündüğümüz bu resitalin Kirazlı Balaban mevkii ormanlık alanı yerine Çanakkale şehir merkezinde yapılmasını tüm yetkililere bir kez daha tavsiye etme gereğini duyuyoruz. TEMA Vakfı olarak mevsimin  yüksek yangın riskini ve çok sayıda dinleyicinin orman ekosistemine yapacağı muhtemel olumsuz etkileri göz önünde tutma zorunluluğumuzu misyonumuz gereği hatırlatmayı vazife bildiğimizi saygılarımızla kamuoyuna duyurmak isteriz’’ diye açıklama yaptı. Umalım TEMA’nın tavsiyesi dinlenir, dinlenmezse de yine umalım her şey iyi ve yolunda gitsin.

 

Birgün gazetesinden Nevzat Çağlar Tüfekçi’nin haberine göre,  Bafa Gölü'nün güneyinden, güneydoğu doğrultusunda Güllük dalyanına kadar uzanan Ilbıra Dağlarının tamamının maden sahası ilan edilmesi ile diaspor madeni için ağaç kesimine başlandı. Bu durum Milas’tan Didim’e kadar bölge halkını harekete geçirdi. Bölgede yaşayanlar, "Ilbıra Dağı'nın çamları giderse bölgede yaşam zarar görür, turizm ölür" diyerek tepkilerini dile getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi Muğla Milletvekili Suat Özcan “Ağaç kesiminin yapıldığı yere Bafa ve Danişment muhtarlarıyla gittik. Orada bulunan bir görevli, bölgede Orman İşletme Müdürlüğü tarafından gençleştirme çalışması yapıldığını söyledi. Maden uğruna eko-sistemimizin zarar görmesini istemiyoruz. Doğa; ağaç-bitki-su ve her türlü canlıyla bir bütündür. Bölgemizde yeni Kazdağları olumsuzluğunun yaratılmasına izin vermeyeceğiz. Konunun takipçisi olacağız” dedi. 

 

Çevreci Geek Görkem Gömeç’in paylaştığı habere göre Paris’te bir fuar merkezinin çatısında bir tarla oluşturulacak. Yaklaşık 14 bin metrekareye yayılacak çatı tarlasında, aynı zamanda organik tarım yöntemleri kullanılacak. Tarlanın aslında en büyük hedefi Paris’in kalbinde doğanın döngülerine ve ritmine uygun bir şekilde kaliteli ürünler üretme imkanını göstermek. Bunun için aynı zamanda fuar merkezinde çatıda üretilen ürünlerin kullanılacağı bir de restoran açılacak. Bu ürünlere aylık üyelik ile gönderilecek kutular ve özel dükkanlar ile ulaşabilecekler. Hatta bölgede oturanlar isterlerse, çatıda özel olarak üretilmiş tahta üretim kutularından belirli bir sayıda kendileri için kiralayabilecekler. Tarlada herhangi bir şekilde pestisit veya kimyasal kullanılmayacak. Aynı zamanda biyoçeşitlilik içinde küçük bir yaşam alanı oluşturulacak.

Bilim insanları 359-419 milyon yıl önce yaşamış, Asya'nın bilinen en eski fosilleşmiş ormanını keşfetti. Geçmişi, balıkların egemenliğiyle bilinen jeolojik bir çağa, Devoniyen Dönem'e dayanan ormanın kalıntıları, Çin'in Şinhang kasabası yakınlarındaki bir kil ocağının duvarlarında bulundu. Akademik yayın Current Biology'de yer verilen araştırmaya göre alan 250 bin metrekareyi kaplayan fosilleşmiş Lycopsid ağaçlarından oluşuyor. Yani 35 futbol sahası kadar geniş. Araştırmacılar bunun şimdiye kadar keşfedilen Devoniyen Dönem'den kalma en geniş orman olduğunu söylüyor. Daha önce iki benzer ormanın kalıntıları ABD'de ve Norveç'te keşfedilmişti. 

Norveç’e bağlı Svalbard takımadalarında açlıktan ölmüş 200’den fazla Ren geyiği ölüsü bulan bilim insanları hayvanların ölümünden iklim değişikliğine bağladı. Arktik Adaları’nda bulan Norveç Kutup Enstitüsü araştırmacıları hayvan popülasyonu seviyesini izlediklerini ancak son 40 yıldır tek seferde böyle bir durumla karşılaşmadıklarını belirtti. Proje lideri Ashild Onvik Pederson “Çok sayıda ölü hayvan bulmak ürkütücü. Bu iklim değişikliğinin doğayı nasıl etkilediğinin bir örneği ve çok üzücü” dedi. İklim bilimciler geçen aylarda Svalbard’ın başkenti ve dünyanın en kuzeyindeki şehir Longyearbyen’in gezegendeki diğer tüm yerleşim yerlerinden çok daha hızlı ısındığına dair uyarıda bulunmuştu. Bölgedeki daha ılıman sıcaklıklar Aralık ayında alışılmadık biçimde yoğun yağışlara yol açmış, bu da yağışlar donduğunda kalın bir buz tabakası oluşmasına neden olmuştu. Ren geyikleri bundan dolayı sert zemini delerek her zaman otladıkları tundra bitki örtüsüne ulaşamadı. Svalbard’da yaşayan Ren geyiklerinin yiyecek kıtlığı yaşadıklarında deniz yosunu ve esmer su yosunu ile beslendikleri gözlemlenmişti. Daha az besleyici özellikteki bu yiyecekler hayvanlarda mide sorunlarına yol açıyor. Ashild Onvik Pederson “Ölüm oranlarının bazıları doğal, çünkü geçen yıl çok fazla yavru vardı. Ancak şimdi gördüğümüz yüksek sayılar küresel ısınmanın yol açtığı yoğun yağıştan kaynaklanıyor” diye konuştu. Araştırmacılar Ren geyikleri nüfusunun azalmasıyla birlikte geyiklerin beslendiği istenmeyen bitki türlerinin Arktik ekosistemini aşarak Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’ya yayılmasına yol açacağını söyledi. Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi  geçen yılki raporunda Arktikte yaşayan ren geyiklerinin nüfusunun son 20 yılı aşkın süre boyunca yüzde 56 oranında azaldığını kaydetmişti. Rapora göre azalan sürü sayılarının nedeni kısmen gıda güvenliği. Daha sıcak yaz aylarında sinek ve parazitlerin yaydığı hastalıklar da geyikleri daha büyük risklerle karşı karşıya getiriyor. Longyearbyen’deki ortalama hava sıcaklığı 1900’dan beri 3,7 derece arttı. Bu oran küresel ölçekte bir derece olan ısınmanın üç katından da daha fazla.