“Birçok alanda su sıkıntısı yaşanabilir”

-
Aa
+
a
a
a

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yerel yönetimlere, su kaynaklarının tasarruflu ve verimli kullanılması için genelge gönderdi.

Gezegenin Geleceği: 25 Ekim 2023
 

Gezegenin Geleceği: 25 Ekim 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki'nin imzasıyla yerel yönetimlere, su kaynaklarının tasarruflu ve verimli kullanılması için 'Yeşil Alanların Sulanması' konulu genelge gönderildi. Genelgede, metrekare başına yıllık ortalama yağış miktarının 643 milimetre olduğu, bu değerin ortalama 501 milyar metreküp suya tekabül ettiği ve suyun sadece 112 milyar metreküpünün yüzey ve yer altı kullanılabilir potansiyele sahip olduğu belirtildi. Kullanılabilir suyun ise %16’sının içme, %12’sinin sanayi ve %72’sinin sulama amaçlı tüketildiği bildirildi. 2030’da Türkiye nüfusunun 100 milyona ulaşması halinde su sıkıntısı yaşanabileceği, bu nedenle kişi başına düşen su miktarının azalacağı ve birçok alanda su sıkıntısı yaşanabileceği ifade edildi. Genelgede suların büyük çoğunluğunun sulama amaçlı kullanılıyor olmasının suyun etkin kullanımını daha da önemli hale getirdiği belirtilerek, “Bununla birlikte küresel ısınma ve beraberinde gelen iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin gün geçtikçe artıyor olması, su kaynaklarının tasarruflu ve verimli kullanım zorunluluğunu doğurmuştur. Her ne kadar sıcaklık ve güneşlenme bitki gelişimi açısından elzem olmakla beraber, bu etmenler suyun buharlaşma miktarı ve hızını artırmakta. Bu bakımdan güneşin tesirinin en fazla olduğu gündüz saatlerinde yapılan yeşil alan sulamalarında istenilen verim alınamamakta ve aşırı su kaybına neden olmakta,” denildi.

Fukushima’da ikinci evre sona erdi

Japonya'daki Fukushima Daiichi Nükleer Santrali'nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa boşaltılmasında ikinci evre sona erdi. Santral işletmecisinin açıklamasına göre, ilk evresi 24 Ağustos - 11 Eylül'de sona eren işlenmiş atık su boşaltımında, 5 - 23 Ekim'i kapsayan ikinci evre de tamamlandı. Plan doğrultusunda, ikinci evrede 7 bin 800 tonluk su tahliye edildi ve deniz suyu numunesi sonuçlarının güvenlik standartlarıyla tam olarak uyumlu olduğu bildirildi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktör Yardımcısı ve Nükleer Emniyet ve Güvenlik Dairesi Başkanı Lydie Evrard, Tokyo'da yaptığı açıklamada, “İlk iki serinin iyi gittiğini söyleyebilirim, hiçbir sorun gözlemlenmedi,” dedi. Üçüncü ve dördüncü evrelerdeki boşaltımlarla, santralden Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton atık suyun Pasifik Okyanusu'na boşaltılması planlanıyor. UAEA, santraldeki incelemelerin ardından Temmuz başında yayınladığı nihai raporunda, atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu. Boşaltım planı, bölgede yaşayan balıkçılar ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra Çin başta olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine yol açıyor. Mart 2011'de meydana gelen dokuz büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukushima Daiichi Nükleer Santrali'nde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi ‘tahliye bölgesi’ ilan edilmişti. Fay hattı yakınında Mersin yakınlarında da bir Rus Nükleer santralinin inşa edildiğini de bu vesile ile hatırlayalım.

İklim değişikliğine dayanıklı kahve çekirdekleri

Dünyanın önde gelen kahve dükkanı zincirlerinden biri iklim değişikliğine dayanıklı kahve çekirdekleri üretti. Şirket, dünyadaki kahve üretiminin yaklaşık %70'inde kullanılan Arabica çekirdeklerinin iklim değişikliğine dayanıklı versiyonlarını geliştirdi. Araştırmacılar, 12 yıl boyunca geliştirdikleri farklı ağaçları ekerek, bunların verdiği meyve çekirdeklerinin çeşitli hastalıklara ve artan sıcaklıklara ne kadar dayanıklı olduğunu gözlemledi. Çalışmalar sonucunda altı çeşit ağaç üretildi. Bunlar, mahsulleri kullanılmaz hale getiren ve sıcaklıkların artmasıyla oluşan ‘yaprak pası’ hastalığına dayanıklı olduğu gibi, diğer kahve ağaçlarına kıyasla daha kısa sürede daha fazla meyve veriyor. Şirketin sürdürülebilirlik biriminin yardımcı direktörü Michelle Burns, firmanın 30 ülkedeki yaklaşık 400 bin çiftçiden kahve çekirdeği satın aldığını söyledi. Burns, özellikle Arabica'nın hastalıklara karşı daha savunmasız olduğunu ve yeni ürettikleri ağaçların, bu soruna çiftçiler açısından da çok önemli bir çözüm sunduğunu belirtti. Yetkili, dünyanın farklı noktalarında ürün aldıkları çiftçilere, bu ağaçlardan toplamda 100 milyon tanesini ücretsiz dağıtacaklarını da sözlerine ekledi. Öte yandan Almanya merkezli Uluslararası Adil Ticaret Tescil Kurumu'ndan Monika Firl, "Bu, çiftçiler açısından iklim değişikliğinin yarattığı sorunları çözecek mucizevi bir ürün değil," dedi. Firl, belirli koşullarda sağlam kalması için özel geliştirilen ürünlerin, başka koşullarda yok olacağına dikkat çekerek, "Doğa, değişime laboratuvar bilimlerinden daha hızlı uyum sağlıyor," dedi. Endüstriyel kahve üretiminin başlıca bir sorun teşkil ettiğine dikkat çeken Firl, "Kahve, ormandaki köklerine dönmeli. Sağlıklı bir ekosistem oluşturulmalı," ifadelerini kullandı.

İzmir Menderes’de kimyasal atık şüphesi

İzmir'de Menderes ilçesinde 'kimyasal atık' şüphesiyle inceleme başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, İTOB Organize Sanayi Bölgesi'ndeki bir noktadan çevreye yayılan kötü koku, vatandaşları tedirgin etti. Bunun üzerine çevre sakinleri, durumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü'ne ihbar etti. Sabah saatlerinde bölgeye gelen ekipler, kötü kokunun geldiği tahmin edilen toprak bölgede iş makinesi ile çalışma başlattı. Yapılan kazı ile toprak altındaki atığa ulaşan ekipler, kötü kokuya neden olan maddeyi tespit edebilmek için numune aldı. Olayla ilgili başlatılan incelemenin sürdüğü öğrenildi.