Antarktika'da tarihin en yüksek sıcaklığı kaydedildi: 18.3 Santigrad

Antarktika'da tarihin en yüksek sıcaklığı kaydedildi: 18.3 Santigrad derece

10 Şubat 2020
Fotoğraf: The Guardian

Antarktika’da tarihin en yüksek sıcaklığı kaydedildi. Arjantin araştırma istasyonunda termometre 18.3 Santigradı gösterdi.

10 Şubat 2020 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

 Antarktika’da tarihin en yüksek sıcaklığı kaydedildi. Arjantin araştırma istasyonunda termometre 18.3 santigradı gösterdi. Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre, Antarktika kıtası son 50 yılda neredeyse 3 santigrat celsius ısınarak dünyadaki en hızlı ısınan yerlerden biri. Bölgede neredeyse tüm buzullar eriyor. Bu ölçüm Antartika kıtası için bir rekor. Wellington Victoria Üniversitesi'nde iklim bilimcisi ve Dünya Meteoroloji Örgütü komitesinin üyesi Prof James Renwick, Antarktika'daki ölçümü yaptı. Renwick, “Tabii ki kaydın kontrol edilmesi gerekiyor, ancak bu kontroller beklemede, son derece geçerli bir kayıt ve sıcaklık istasyonu iyi korunuyor. Ölçüm, önceki kaydın ayarlanmasından bu yana sadece beş yıl geçtiğinden etkileyici ve bu neredeyse bir derece santigrat derece daha yüksek. Bu, küresel ortalamanın beklenenden çok daha hızlı arttığının bir işareti.’’ diye ekledi. Ayrıca bu bölgedeki sıcaklık kaydının tüm kıtadaki en uzun koşulardan biri olduğunu söyledi. Renwick, bölgedeki daha yüksek sıcaklıkların son günlerde çevredeki hava modellerinin bir özelliği olan dağ yamaçlarında hareket eden sert kuzeybatı rüzgarları ile çakışmaya meyilli olduğunu söyledi. Bölgede karmaşık hava desenleri olduğunu, ancak buradaki ölçümünün muhtemelen atmosferdeki artan sera gazı seviyelerinin neden olduğu doğal değişkenlik ve arka plan ısınmasının bir kombinasyonu olduğunu söyledi. Renwick, “Yarımadanın diğer yerlerden daha hızlı ısınmasının nedeni doğal varyasyonların ve ısınma sinyallerinin birleşimi”dedi. Dr. Steve Rintoul ise şunları söyledi: “Bu sadece tek bir istasyondan gelen bir kayıt, ancak başka yerlerde neler olduğunu gösteriyor ve gezegen ısındıkça sürekli yeni rekorlar kırılıyor” dedi.

Birleşik Krallik kömürlü termik santralleri kapatıyor

Birleşik Krallık ülkedeki kömürlü termik santralların kapatılma tarihini bir yıl önceye aldı. Birleşik Krallık Başbakanı Boris Johnson, Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi çalışmalarının başlama töreninde açıklama yaptı. Ülke yönetimi 2015 yılında Birleşik Krallık’taki tüm kömürlü termik santrallerin 2025 yılına kadar kapatılması ya da kömür kullanmayacak şekilde dönüştürülmesi kararını almıştı. Yeni yayımlanan bir çalışmaya göre Birleşik Krallık’ın seragazı emisyonları, kömürlü elektrik santrallarındaki hızlı bir düşüş ile, 2017 ile 2018 yılları arasında %2.1 oranında azaldı. Geçtiğimiz yıl Birleşik Krallık’ın elektriğinin yarısından fazlası düşük karbonlu kaynaklardan elde edildi. Johnson da açıklamasında 1990’da ülkenin elektrik üretiminin %70’ini kömürden karşılarken, bu oranın %3’e gerilediğini, 2024 yılında ise ülkedeki tüm kömürlü termik santralların kapanmış olacağını söyledi. İş ve Enerji Sekreteri Andrea Leadsom, “Birleşik Krallık iklim kriziyle mücadelede gurur duyduğu bir geçmişe sahip. Temiz teknolojilerde ekonomik potansiyelinin en iyi şekilde kullanıyor. Bu benim bir numaralı önceliğim ve iklim eylem yılında iddialı eylemlerimizi artıracağız” dedi. 

Küresel ısınmayla mücadele ekonomik açıdan en uygun politika yolu

Nature Communications’da yayımlanan “Paris İklim Anlaşması Fayda – Maliyet Testini Geçiyor” isimli makale, küresel ısınmaya bağlı ekonomik büyümenin etkileri ile ilgili son tahminleri dikkate alarak makro ekonomik bir değerlendirme sunuyor. Paris Anlaşması’nın küresel ısınmayla mücadelede 21. yüzyılda ekonomik açıdan en uygun politika yolu olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmada azaltım maliyetlerinin yanı sıra kaçınılan iklim hasarlarını da ele alıyor. 2018 Ekonomi Nobel ödüllü bilim insanı William Nordhaus’un DICE isimli bilgisayar simülasyon modellemesini kullanan araştırmacılar, hava olaylarının şiddetlenmesi, fosil yakıtlardan çekilme nedeniyle oluşan işgücünün kaybı gibi birçok değişkeni gözeterek, iklim değişikliği nedeniyle oluşabilecek hasarları hesapladılar. Araştırma, 197 ülke tarafından imzalanan Paris Anlaşması kapsamındaki emisyon azaltımlarının, küresel ısınmayla mücadelede 21. yüzyılda ekonomik açıdan en uygun politika yolu olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, Paris Anlaşması kapsamında uzlaşılan sıcaklık hedefi, uzun ve karmaşık bir politik sürecin ürünü. Bundan önceki araştırmalar, emisyon azaltım çabalarının ekonomik olarak faydalı olup olmadığının net olarak ortaya koyamıyordu. Ayrıca ekonometrik analizler yüksek sıcaklıklarda daha büyük hasarların olacağını gösterse de, bu analizler belirlenen sıcaklık hedefine ulaşmanın göreceli ekonomik faydalarını hesaplamak için kullanılmamıştı. Araştırmacılar, özellikle gayri safi yurtiçi hasılada gözlemlenen sıcaklığa bağlı kayıp tahminlerinin, ekonomik açıdan en uygun politika yollarının hesaplanmasında dikkate alınmadığını belirtiyorlar. Bu yeni araştırma ise, ısınmaya bağlı ekonomik büyümenin etkileri ile ilgili son tahminleri dikkate alarak bu hedeflerin makroekonomik bir değerlendirmesini sunuyor. 

Bartın'a 3 günde ortalama 50 kilogram yağış

Bartın kent merkezine 3 günde ortalama 50 kilogramın üzerinde yağış düştü. Yağışlar nedeniyşe Kirazlı Köprü Barajındaki su seviyesinde yükselme meydana geldi. Baraj bölgesindeki seviyenin yükselmesi nedeniyle kontrollü olarak kapaklar açılarak, su tahliyesi yapılmaya başlandı. Barajda su tahliyesinin dengeli olması için derivasyon tünelinden de su tahliyesi yapılıyor. Kozcağız Barajında ve Kışla sel sapanında ise su kontrollü şekilde tahliye ediliyor. Kirazlı Köprü Barajı içerisinde sel sularıyla birçok plastik atık diğer atıkların kirlilik oluşturduğu görüldü.