Ankara’da, İzmir’de, Ege’de, Marmara Bölgesi’nde su sıkıntısı var

-
Aa
+
a
a
a

"Ankara’da, İzmir’de, Ege’de, Marmara Bölgesi’nde su sıkıntısı var. Böylesine düşük bir su bütçesi ile yaz aylarına girmemiştik."

Gezegenin Geleceği: 27 Mart 2023
 

Gezegenin Geleceği: 27 Mart 2023

podcast servisi: iTunes / RSS

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü’nden Prof. Dr. Meriç Albay, “Ankara’da, İzmir’de, Ege’de, Marmara Bölgesi’nde su sıkıntısı var. Böylesine düşük bir su bütçesi ile yaz aylarına girmemiştik,” dedi. Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, yaşanan durumu ‘ekstrem’ olarak nitelendiren ve yaz aylarının zor geçebileceği uyarısında bulunan Prof. Dr. Albay, şunları ifade etti, “Yaz aylarına %65-70 doluluk oranıyla girsek bizim için biraz daha rahatlatıcı olacak. Büyükşehirlerde içme suları tüketiliyor ama unutmayalım ki Türkiye’de %70’in üzerinde tarımsal amaçlı su kullanımı var. Bu gerçekten büyük bir rakam. Diğer konu ise havzadaki su bütçesi ile insan popülasyonu arasında çok büyük sıkıntı olması. Avrupa’da birçok ülkenin nüfusu, şehirler arasında iyi dağıtılmış ama biz öyle değiliz. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’ne göre Türkiye’de 112 milyar metreküp su bulunuyor. Bunun sadece %4’ü Marmara Bölgesi’nde ve bununla nüfusun %28’lik bölümüne su sağlanmaya çalışılıyor.” Prof. Dr. Albay, “Suyun seviyesi düştüyse daha erken kirlenir, daha fazla toksik alg artışları olur, halk sağlığını bozacak etkenler daha fazla ortaya çıkmaya başlar. İyi kontrol edilmesi lazım. Düşük su seviyesi her zaman tehlike arz eder ama takip ederseniz sıkıntıyı bertaraf edebilirsiniz,” şeklinde konuştu. Türkiye coğrafyası üzerinde büyük bir kuraklık etkisi olacağına ve bunun özellikle Temmuz ve Ağustos aylarından sonra yoğun yaşanacağını belirten Prof. Dr. Albay, “Bu seneki yaz, geçmiş yıllara benzemeyecekmiş gibi görünüyor. Hemen hemen her bölgede barajlar çok düşük bir su seviyesiyle ilkbahar aylarına girdi. Umarım bahar yağmurları sıkıntıyı biraz bertaraf eder. Ama kar suları kadar verimli, yer altı ve yüzey sularını besleyecek şekilde olmayacak,” dedi.

İzmir’in su ihtiyacını karşılayan kaynakların korunması büyük öneme sahip

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şube’sinden Selma Akdoğan, İzmir’in su ihtiyacını karşılayan kaynakların miktar ve kalite olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması, korunmasının büyük öneme sahip olduğunu söyledi. Dünya’da suyun iyi yönetilememesi nedeniyle 1.6 milyar kişinin su sıkıntısı çektiğini anlatan Akdoğan, 2030 yılında dünya nüfusunun %40’lık bölümünün su sıkıntısı ile karşı karşıya kalacağını dile getirdi. İzmir’de su havzalarının, su kaynaklarının çok daha etkili biçimde korunmasına, temiz ve sağlıklı su ihtiyacını karşılamak üzere akılcı yatırımlara ve yeni su kaynaklarına acilen ihtiyaç olduğunu kaydeden Akdoğan, “İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İZSU) verilerine göre, 2022’de temin edilen suyun yaklaşık %54’ü yeraltı, %46’sı yüzeysel su kaynaklarından sağlandı. Kentin su ihtiyacını karşılayan kaynakların miktar ve kalite olarak sürdürülebilirliğinin sağlanması, korunması büyük öneme sahip. Yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarımızın bulunduğu bölgelerde alan kullanımına yönelik baskılar ve kirlilik tehdidinin yanında iklim değişikliğinin getireceği süreçlere de kentin hazır olması gerekmekte,” ifadelerini kullandı.

Batman Çayı’na petrol sızıntısı

Batman Valiliği, Batman Çayı üzerinden geçen boru hattında gece saatlerinde Mirzabey Köyü ile Balpınar Beldesi arasında bulunan Balpınar kum ocağı mevkisinde, petrol sızıntısı olduğunu bildirdi. Petrol sızıntısının Mirzabey ve Balpınar vanaları arasında olduğunun tespit edilmesi ile her iki vananın da kapatıldığı bildiren valilik, “Boru hattı içerisinde kalan petrolün karada bir havuzda toplanarak bertaraf edilmesine yönelik şirket, Batman Belediyesi, İl Özel İdaresi, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekiplerince çalışma yapılmakta. Aynı zamanda Batman Çayı’na sızan petrolün temizlenmesine yönelik çalışma başlatıldı,” dedi. Balpınar Beldesi’nde bulunan su kuyularından su içilmemesi yönünde uyarılar yapıldı. Fosil yakıtlar her daim bela.

Türkiye'de hava kalitesinin karnesi ‘Kara Rapor’ yayınlandı

Hava kirliliğinin insan sağlığına etkileri üzerine çalışmalar yürüten on beş sağlık, çevre ve iklim örgütünün oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu'nun hazırladığı, Türkiye'de hava kalitesinin karnesi niteliğindeki ‘Kara Rapor’un beşincisi yayınlandı. Raporda, havası en kirli beş kent olarak sıralanan Batman, Iğdır, Ağrı, Şırnak ve Malatya'da yıllık partikül madde değerleri ortalamasının Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) belirlediği kılavuz değerinin beş ila sekiz katı olduğu ve bu illerde 200'den fazla günde ulusal limit değerinin üstünde hava kirliliğinin ölçüldüğü tespit edildi. AA'nın aktardığına göre raporda, Batman'da yaşayanlar 2021 yılının 326 günü kirli havaya maruz kaldı. Iğdır'ın son altı yıldır en kirli iller arasında en üst sıralarda yer aldığı belirtilen raporda, konutlarda yakılan kömürün yol açtığı hava kirliliğine ek olarak bir diğer önemli nedenin, yoğun uluslararası karayolu trafiği ve mal taşımacılığı olduğu ifade edildi. Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Deniz Gümüşel, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen kentlerde hava kirliliğinin arttığına değinerek, "Kahramanmaraş'taki partikül madde yoğunluğu metreküpte 100 mikrogram yani ulusal yasal sınırın 2,5 katı, DSÖ kılavuz değerinin ise 7,5 katı. Bu kirlilik maalesef büyük miktarda enkazlardan kalkan toz ve halkın ısınmak için açıkta yaktığı ateşten kaynaklanıyor. Buna bir de asbest riski eklendiğinde bölgede hava kirliliği nedeniyle ciddi bir halk sağlığı sorunu yaşandığını ya da yaşanacağını söylemek mümkün," dedi.