Akbelen’de kamulaştırılma kararı iptal edildi

-
Aa
+
a
a
a

Akbelen çevresindeki tarım arazisinin kamulaştırılması kararı iptal edildi.

Gezegenin Geleceği: 18 Mart 2024
 

Gezegenin Geleceği: 18 Mart 2024

podcast servisi: iTunes / RSS

Akbelen’de kamulaştırmanın durması ise iyi haber. Temmuz 2021'de İkizköylülerin, Orman Genel Müdürlüğü'ne karşı Muğla 1. İdare Mahkemesi'nde açtığı yürütmeyi durdurma davası sürerken, Akbelen Ormanı'nda yaklaşık 100 ağaç kesilmişti. Bunun üzerine İkizköylülerin ve çevre aktivistlerinin protestoları sonrası ağaç kesimi durdu. 1 Mart 2022'de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan, Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yönetmelik ile ‘Elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetleri’ kapsamında Akbelen'de madencilik faaliyetlerinin yapılmasına izin verilmişti. Bakanlığın bu kararının ardından 2021'den beri nöbet tutulan alanda bulunan ağaçların kesimi, 24 Temmuz 2023'te yeniden başlamış, köylüler ve çevrecilerin direnişine rağmen binlerce ağaç kesilmişti. Şimdi kömür madeni için kamulaştırmanın durdurulması haberi bakalım kalıcı olabilecek mi yoksa bu karar tamamen seçim öncesi muhalefeti yumuşatma gayreti mi?

Kuzey Denizi çevresindeki büyük petrol ve gaz üreticilerinin hiçbiri küresel ısınma hedefine ulaşmak için adım atmadı

Oil Change International adlı kampanya grubunun yeni yayımlanan bir raporuna göre, Kuzey Denizi çevresindeki büyük petrol ve gaz üreticilerinin hiçbiri 1,5 derece küresel ısınma hedefine ulaşmak için sondaj planlarını sonlandırma yolunda adım atmadı. İngiltere, Almanya, Hollanda, Norveç ve Danimarka’dan oluşan beş ülke, Paris Anlaşması altındaki iklim taahhütleriyle petrol ve gaz politikalarını uyumlu hale getirmedi. Kuzey Denizi hükümetlerinin acilen harekete geçmesi gerektiğini söyleyen rapor yazarlarından Silje Ask Lundberg, bu sorunların ele alınmamasının yalnızca uluslararası iklim hedeflerine zarar vermekle kalmadığını, aynı zamanda gezegenin yaşanabilirliğini de tehlikeye attığını ifade etti. Rapor, Paris Anlaşması hedeflerine en uzak olan ülkelerin Norveç ve İngiltere olduğunu ortaya koydu. Gerekçe olarak ise iki ülkenin de ‘agresif bir şekilde’ yeni petrol ve gaz sahalarını keşfetmesi ve lisanslaması gösterildi. 2021’de Uluslararası Enerji Ajansı, net sıfır emisyona giden yolda yeni petrol aramalarına yer olmadığını tespit etmişti. İklim kampanyası grup Uplift’in kurucusu Tessa Khan, İngiltere’nin politikalarını eleştirirken, “Hükümet, Kuzey Denizi’ndeki her şeyi çıkarmaya kararlı,” dedi. Raporda, Hollanda petrol ve gaz üretimini artırma arayışında olduğu için eleştirilirken, Almanya ise yalnızca az miktarda petrol ve gaz üretmesine rağmen yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik politikalar oluşturamadığı için eleştirildi. Ancak kampanyacılar, Danimarka’ya sınırlı durumlarda yeni lisanslamaya izin veren yasal boşlukları kapatması çağrısında bulundu. Greenpeace’in Danimarka Ofisi İklim Politikası Başkanı Helene Hagel, Danimarka’nın küresel sahnede ‘takdire şayan bir iş’ yaptığını ancak ülke içindeki planlarının güvenilirliğinin tehlikeye girebileceğini akardı, “Başarısızlar sınıfında en az hayal kırıklığı yaratan biz olabiliriz ancak Paris’e uyum sağlamak için 10 yıl içinde üretimi aşamalı olarak durdurmamız gerekiyor.” Beş Kuzey Denizi ülkesi, gezegeni ısıtmanın en büyük sorumlularından ve temiz enerjiye harcayacak çoğu ülkeden daha fazla paraya sahip ve ayrıca sıklıkla uluslararası iklim zirvelerinde lider olduklarını da iddia ediyorlar. Çevre grubu Friends of the Earth‘ün Norveç ofisinden Truls Gulowsen, Norveç’in raporda incelenen ülkeler arasında ‘en alt sırada’ olmasına şaşırmadığını belirtti, “Adil bir geçiş sağlamak için tüm araçlara sahip olmamıza rağmen hükümetimizin seçimi, Avrupa’nın en agresif petrol ve gaz arayıcısı olmaya devam etmek. Bu tamamen yersiz. Bu, Paris Anlaşması ve iklim sorumluluğumuza tamamen aykırı.” Kampanya grupları, zengin hükümetlere petrol ve doğal gazdan daha hızlı uzaklaşmaları çağrısında bulundu. Geçtiğimiz yıl Sivil Toplum Eşitlik İncelemesi Projesi, Kuzey Denizi üreticilerinin 10 yılın sonuna kadar üretimi %80 oranında azaltmak ve 2030’ların başında da üretimi durdurmak zorunda kalacağını tespit etmişti. Şayet şu anda dünyada bilinen bütün petrol kaynakları çıkarılıp yakılsa gezegenimiz ortalama altı derece artar. Bu da insanlığın gezegen üzerindeki sonu anlamına gelir.

Çin, enerji miktarını 2024’te yalnızca %2,5 azaltmayı hedefliyor

Avrupa ve ülkemizdeki gelişmelerden sonra gelelim önemli bir küresel oyuncuya: Çin. Çin hükümeti, ekonomik büyüme için ihtiyacı olan enerji miktarını 2024’te yalnızca %2,5 azaltmayı hedefliyor ki bu da hükümeti beş yıllık temel iklim hedefinden uzaklaştırıyor. Analistler, hükümetin bu yıl ekonomik büyümesini desteklemek için gereken enerji miktarında yalnızca ‘mütevazı’ bir kesintiyi hedeflemesi nedeniyle Çin’in 2025 temel iklim hedeflerinden birini kaçırabileceğini belirtti. Enerji yoğunluğu, gayrisafi yurt içi hasıla birimi başına tüketilen enerji miktarı anlamına geliyor. Pekin’in yıllık Ulusal Halk Kongresi’nin açılışında yayımladığı hükümet politikası çalışma planına göre, enerji yoğunluğunu 2024 yılında %2,5 oranında azaltmayı hedefliyor. Enerji analistleri, ülkenin 2025’e kadar enerji yoğunluğunu %13,5 oranında azaltma hedefini yakalamak için gereken hızın oldukça altında olduğunu ifade etti. Çin, halihazırda bahsi geçen hedefin çok gerisinde. Helsinki merkezli Enerji ve Temiz Hava Araştırmaları Merkezi (CREA) tarafından yapılan son analize göre, ülke kömür gibi karbon yoğun kaynaklarla ekonomik büyümesini desteklerken, enerji yoğunluğu 2020 ile 2023 arasında yalnızca %2 azaldı. Bu da gezegenimizdeki en büyük sera gazı salımı yapan ülke olduğu düşünülürse, geleceğimiz için iyi bir haber değil.