Yüzleşiyoruz

Yüzleşiyoruz

03 Aralık 2004

27 Kasım 2004Savaş Karşıtları

5 Aralık 2004'de başlayıp 15 Mayıs 2005'e kadar sürecek bir kampanya başlatıyoruz. Türkiye'de yaşanan savaşa, keskin taraflara, savaşa sırtını dönen koca bir topluma, hiçbirşey yokmuş gibi davranan devlete ve medyaya karşı bir kampanya...

Hayat akıp gitse de, borsa yükselip düşse de, TL artık YTL olsa da, ünlüler çiftlikte inek sağsa da, futbola şike bulaşsa da; Türkiye'de bir savaş var...

Her gün; kimi asker, kimi gerilla, kimi sivil; İNSANLAR ölüyor. Her gün; insanlar anadillerini kullanma konusunda yaptırımlarla karşılaşıyor.Her gün; insanlar yaşadıkları topraklardan göç etmek zorunda bırakılıyor.Her gün; insanlar kültürel ve coğrafik kimliklerinden dolayı ayrımcılığa uğruyor.Her gün, insanlar günlük yaşamlarını "o" ya da "bu" taraftan silahlı güçlerin gölgesinde sürdürmeye çalışıyor. Köyler boşaltılıyor, ormanlar yakılıyor. Milyonlarca mayın kurbanlarını bekliyor. İşkence, kötü muamele ve ifade özgürlüğünün kısıtlanması; söylenenin aksine devam ediyor. Savaşın tarafları kan dökmeye devam edip milyonlarca insanı dönüşü olmayan bir travmaya sürüklüyor. Sadece savaşa karşı çıkmak kendi başına yeterli bir tavırken; bizler neden böyle bir kampanya yaptığımızı açıklamak yükünü hissediyoruz üzerimizde. Belki de kendimizi iyi tarif edememe kaygılarımız yüzünden; Türkiye'deki savaşa karşı tepki, bir şeyler yapmaya çalışsak da, antimilitarist bir bakış açısıyla sokağa yeterince taşınamadı. Savaşı durdurmak, temel hak ve özgürlüklerdeki eşitsizliği doğrudan eylemlerle kamuoyuna duyurmak için; altı ay boyunca şehirlerin en kalabalık meydanlarında olacağız. Antimilitarist bakış açısıyla savaşın unutulan ve unutturulan yüzünü topluma gösterebilmek için çeşitli şiddetsiz, doğrudan eylemlerle, savaşa rağmen akıp giden hayata küçük müdahalelerde bulunacağız. Antimilitaristler SIKLIKLA SORULMASI MUHTEMEL SORULAR SİZ KİMSİNİZ?Öncelikle siz-biz diye bir ayrım yapmanın alemi yok aslında. Ama madem yaptınız, ortak paydası antimilitarizm olan çeşitli düşüncelerden, pratiklerden ve kültürlerden insanlarız. Normal şartlarda birbirimizi "yiyebilme" ihtimalimiz çok olsa da, bu kampanya için bir araya gelebilmeyi başardık. DAHA AÇIK KONUŞUN! KİMSİNİZ?Anarşistler, antimilitaristler, antiotoriterler, barış aktivistleri, cinsel ayrımcılığa ve cinsel yönelim ayrımcılığına karşı aktivistler, insan hakları savunucuları, vicdani retçiler, savaş karşıtları, total retçiler... Sistemin istediği "normal" kalıpların dışında kalan tüm "anormaller"! Yani iktidarların bir kaşık suda boğmak isteyeceği herkes. Ama dediğimiz gibi ortak paydamız antimilitarist olmamız. NEDEN BÖYLE BİR KAMPANYA DÜZENLİYORSUNUZ?Çünkü bir savaş var.Çünkü bitmek tükenmek bilmeyen insan hakları ihlalleri, göçe zorlanan aileler, dilini ve kültürünü yaşaması engellenen insanlar var.Çünkü hayalleri, istekleri dikkate alınmadan savaşın bir tarafı olmaya zorlanan insanlar var.Çünkü kendini savaşın herhangi bir tarafında konumlandıran, iktidarlarla organik bağları olan basın yayın organları var.Üstelik tüm bu olan biten uzağımızda değil, hemen yanı başımızda, Türkiye'de oluyor. Savaşın bir tarafı olmadığımız gibi, savaşa sırtımızı dönmeyi de reddettiğimiz için bu kampanyayı düzenliyoruz.ARKANIZDA KİM VAR?Arkamızda herhangi bir iç ya da dış mihrak yok, tamamen kendi "mihrak"lığımız.. SAMİMİYETİNİZE NASIL İNANDIRACAKSINIZ BİZİ?Yıllardır hiç kimsenin askeri ve hiç bir savaşın tarafı olmayacağımızı söyleyip duruyoruz. Bu samimiyetimizi, belki de bir söz söylemenin en zor olduğu konuda, Türkiye'de yaşanan savaşa karşı sokaklarda olarak göstereceğiz zaten. BU KAMPANYANIN ADI NEDEN "YÜZLEŞİYORUZ"?Türkiye'de uzun zamandır bir savaş var. Bu savaşın keskin tarafları da var. Bu savaş, bizler şehirlerde günlük hayatımıza devam etmemize rağmen, sırtımızı dönsek de, duymak istemesek de var. Şehirlerde bizler işimize giderken, evimizde uyurken "ora"da her gün birileri ölüyor. Bizler ölenlerin asker ya da gerilla olması ile değil, insan olması ile ilgileniyoruz. Savaşın insanlarının hayatından toprağına kadar işlediği Doğu ve Güneydoğu ile, orasının uzak ama aslında çok yakın olan yaşam koşulları ile yüzleşmek istiyoruz. KAMPANYA NE KADAR SÜRECEK?5 Aralık 2004 Pazar günü kampanya başlıyor ve geçen sene ilkini organize ettiğimiz "Geleneksel Militurizm Festivali"nin ikincisi ile 15 Mayıs 2005 Pazar günü sona eriyor. Yani altı aylık bir süreç olacak bu. NE TÜR ETKİNLİKLER YAPACAKSINIZ?Farklı şehirdeki antimilitaristler olarak, kendi özgün eylemlerimizi ve eylem takvimlerimizi kendimiz belirleyeceğiz ve duyuracağız. Enerjimizin elverdiği sıklıklarda şehirlerin en kalabalık meydanlarında olacağız. Kimseden izin alma gereği hissetmiyoruz ve karşılaşabileceğimiz risklere karşı da şiddetsiz ama şirretli çözümlerimizi hazırladık bile. Önceden planlı eylemlerimiz olabileceği gibi, "sürpriz" eylemler yapmayı da düşünüyoruz Yapacağımız eylemler, toplumun savaşa sırtını dönmesini engellemeye, savaşın koşullarını herkese göstermeye yönelik şiddetsiz doğrudan eylemler; mesela sokak tiyatroları, açık hava sergileri ve zaman içinde yaratabileceğimiz herhangi bir şey olacak. BU NASIL BİR EYLEM ŞEKLİ Kİ?Yollarda slogan atmak ve basın açıklaması yapmak da bir eylem şekli. Hatta bizler de bazen bu tür eylemler yapıyoruz. Ama insanlara ulaşmakta yeterli olmadığını düşünüyoruz. Ayrıca basın açıklamalarını sanki kendi kendimize yapıyoruz ve zaten basın yayın organları da, ya yayınlamıyor ya da fikirlerimizi doğru aktarmıyor. Devlet, kolluk kuvvetleri ile eylemcilerin etrafını sararak eylemcileri toplumdan izole ediyor. Amacımız toplumun savaşla yüzleşmesini sağlamaksa neden doğrudan yapmayalım bunu? KAMPANYA İSTANBUL VE İZMİR İLE SINIRLI MI?Bu girişim İstanbul ve İzmir'de başladı ama savaşlara karşı olan herkes kampanyayı başka şehirlere de yayabilir. Kendimizi kampanyanın sahibi olarak görmüyoruz ve herkesi bu çorbaya tuz atmaya davet ediyoruz. SİZE NASIL YARDIM EDEBİLİRİZ?Öncelikle sizli bizli konuşmaktan vazgeçerek ve kendinizi "biz" olarak adlandırarak. Sonrasında her şey kendinize bağlı. Maddi manevi desteğe ihtiyacımız olacak. Ama hayatta her şey para değil ki. Örneğin diyelim ki bir avukatsınız... İlan ettiğimiz eylem alanlarına gelerek hukuki destek verebilirsiniz. Ya da bir gazetecisiniz ve bu kampanyayı tanıtmak istiyorsunuz ama öylesine gıcık bir yazı işleri müdürünüz var ki, magazinden başka bir şeyi masasında görmek istemiyor. Yazı işleri müdürünün uykulu bir anını yakalayıp kampanya haberini sayfaya taşıyabilirsiniz. Ya da diyelim ki ekonomik zorluklar yüzünden çevik kuvvette çalışmak zorunda kalan ama savaşın da bitmesini, insanların temel haklarını kazanmasını isteyen bir polissiniz. Eylemcilerin kafasını kırmayarak çok büyük bir katkıda bulunursunuz. Dahası asıl niyetimizi itiraf edecek olursak: Sizler de birer eylemci olarak savaşın durdurulması için en büyük katkıyı sağlayabilirsiniz! BU KAMPANYA İŞE YARAYACAK MI?Sen de bu kampanyaya destek olursan neden işe yaramasın ki? SİZE NASIL ULAŞABİLİRİZ?İstanbul : (536) 895 92 90İzmir : (535) 988 66 39E-posta : [email protected] NEDEN BU KADAR ÇOK SORU SORDUNUZ?Dertlerimizi, kaygılarımızı, isteklerimizi ve kendimizi çok net anlatmak istedik sadece...