3 Ekim 2006gazetem.netAhmet Altan
Aslında normal bir insanı Türkiye’ye getirip CHP’yi gösterseniz ve “işte bu partiye sosyal demokrat” diyorlar deseniz herhalde adamın korkudan ödü atlar ve ilk uçakla buradan kaçıp giderdi.
Ama bizim garip bir şuursuzluğumuz var.
“Sosyal demokrat” olduğu söylenen partinin “fikir özgürlüğünün engellenmesi” için çaba sarfettiği bir ülkede hayatımızı rahatça sürdürebiliyoruz.
“Sosyal demokratları buysa bunların faşisti nasıldır hey Allahım” diye kaçmaya kalkmıyoruz.
Bizin “sosyal demokrat” partimiz “Müslüman olmayanı” Türk kabul etmiyor.
Onları “yabancı” sanıyor.
Lozan antlaşmasının maddelerini hayata geçirmeye çalışan yasalara, “bu yasalar Lozan’a aykırı” diyerek karşı çıkıyor.
“Demokrasinin cumhuriyet için tehlike olabileceğini” söylüyor.
Siz hiç demokrasiden ürken sosyal demokrat gördünüz mü?
Bir keresinde atlardan korkan bir ata binmiştim.
Manejde ne zaman bir at görse ejderha görmüş gibi dehşete kapılıp şaha kalkıyordu.
Kendisini ot sanıyordu galiba.
Diğer atlar onu yiyecek diye korkuyordu.
Bizim sosyal demokratların demokrasiyle ilgili açıklamalarını okudukça o zavallı atı hatırlıyorum.
Demokrasiden korkan sosyal demokrat.
Ata laf anlatamamıştım.
Sosyal demokratlarımıza da laf anlatabileceğimizi sanmıyorum.
Anlatabileceğime inansam, “korkmayın” diyeceğim, “demokrasi sizi yemez.”
Ama demokrasiden korkuyorlar işte.
Müslüman olmayan Türklerden de korkuyorlar.
Dindarlardan da korkuyorlar.
Kürtlerden de korkuyorlar.
Yabancılardan da korkuyorlar.
Herkes onları yiyecek sanıyorlar.
Çok ürkek gözüküyorlar ama cesur oldukları yerler de var.
Askeri bir darbeden korkmuyorlar mesela.
Hatta sanki seviyorlar bile.
Demokrasisiz bir cumhuriyetten de korkmuyorlar.
Bu iki sevgilerini toplayınca “darbeli cumhuriyet” en çok sevdikleri yönetim biçimi olarak ortaya çıkıyor.
Sosyal demokratı “darbeyi” seven bir ülkeyiz.
Ve, biz bu ülkede hayatımızı her şey normalmiş gibi sürdürüyoruz.
“Yahu bunların sosyal demokratı buysa faşisti nasıldır” demiyoruz.
CHP’nin sosyal demokrat olduğuna dair inancımızı yitirmemek için inanılmaz bir gayret gösteriyoruz.
İstiyoruz ki bizim de bir sosyal demokratımız olsun.
İstemekle olmuyor işte.
Uğraşıyoruz, didiniyoruz eski bir “tek partiden” bir sosyal demokrat parti yapıyoruz.
Sosyal demokrat parti öyle durup etrafa bakıyor.
Sonra birden “fikir özgürlüğünü yasaklayalım” deyiveriyor.
Müslüman olmayan Türklerin Türk olamayacağını söylüyor.
Ben bir kere bir ata binmiştim.
Atlardan korkuyordu.
Sosyal demokrat partimiz de demokrasiden korkuyor.
Benim zavallı at korktukça beni sırtından atmaya çalışıyordu.
Sosyal demokratlarımız da demokrasiyi sırtlarından atmaya çabalıyorlar.
Sosyal demokratlarımız o attan daha güçlü.
O at beni sırtından atamamıştı…
Ama sosyal demokratlarımız demokrasiyi sırtlarından atmayı becerdiler.
Bununla övünebilirler.
