Düğünleri de yasaklayın

Dünya Basınından
-
Aa
+
a
a
a
BugünBen mi atladım; yalanlandı da ben mi duymadım bilmiyorum. Eğer öyleyse sorun yok. Ama değilse, üniversite gençliği fena halde kim vurduya gidiyor demektir.Fransa ve Ermeni soykırımı Yasası, Nobel Ödülü derken arada kaynayan akıl almaz haber şuydu: Üniversiteliye bahar şenliği yasağı geldi. İstanbul Valisi Muammer Güler başkanlığında düzenlenen ve üniversite yönetimlerinin de katıldığı toplantıda, il genelindeki tüm üniversitelerin kampuslarının içinde bundan sonra şenlik yapılmamasına karar verildi.Sebep? Öğrenci şenlikleri "ideolojik grupların" -lafa bakınsempatizan kazanmaları için uygun zemin oluşturuyormuş. İşin en acı tarafı bu kararın alındığı toplantıda üniversite yöneticileri de bulunuyormuş.Böyle kararlar nasıl alınır bilmiyorum. Herkes birbirini dolduruşa mı getirir; hep birlikte bir beyin felci mi yaşanır, iz'an, sağduyu gibi şeyler grup psikolojisi karşısında toptan yok olur gider mi?Nasıl olur da o koca koca, tecrübeli adamlardan biri çıkıp da, "Bir dakika durun beyler, saçmalamayın, böyle tedbir olur mu, yarın öbür gün 'ideolojik gruplar' öğrenci kantinlerinde, yurtlarında, yemekhanelerinde ideolojik propaganda yapıyor diye oraları da mı kapatacağız?" diye sormaz? Şenlikler uygun zemin yaratıyorsa, üniversitelerde yapılan bütün diğer kültür sanat faaliyetleri de, bütün sosyal faaliyetler de, öğrenci klüplerinin varlığı da yaratır; onları da mı yasaklayacağız, demez?Evet, çok bayat ama, şu meşhur "Ah şu öğrenciler olmasaydı, milli eğitimi ne güzel idare ederdik" sözünün bundan daha iyi oturduğu bir durumu düşünemiyorum.Ama gelin biz dışa açılalım; bu kararı alan il yöneticilerimizin ve üniversite yetkililerinin yitirdikleri akıl mantık ve sağduyuyu geri çağırmak için öğrencilerin dışında örnekler verelim biraz: Bu, aynen maganda kurşunlarıyla ölümler oluyor diye düğünleri yasaklamaya benzer... Trafik kazaları çok oluyor diye bayramlarda şehirlerarası seyahati yasaklamaya... Ya da ne bileyim, çocuklar düşüp yaralanabilir diye çocuk parklarını, lunaparkları kapatmaya! Kaldı ki, eğer şenliklerde ideolojik propaganda yapılıyorsa da, bu propagandaya maruz kalan gençler ölmüyorlar! Alt tarafı bir takım sözlerle etki altına alınmaya çalışıyorlar.Sözden bu kadar da mı korkulur? Gençlere bu kadar da mı güvenilmez? Ayrıca, o "ideolojik grup" dediğiniz gruplar her neyse, belki de öğrencilerden bazıları o grupların propagandasını duymak, onlar hakkında bilgi edinmek, onlara katılmak, onlardan biri olmak istiyor. Siz o ideolojileri o gençlerden uzak tutma, onlara yaklaştırmama hakkını nereden alıyorsunuz?Bizim devletimizin en temel karakteristiğinin halka güvenmemek olduğunu biliyoruz zaten. Halkı çocuk yerine koymak, onun yerine düşünmek, onun yerine, onun için doğru olanın ne olduğuna karar vermek, onu kendince "zararlı" olan her şeyden koruma görevini kendinde zannetmek her zaman yaptığı şey. Hele bir de gençler ve çocuklar söz konusu olunca bu huyu iyice inanılmaz ve dayanılmaz boyuta çıkıyor.Yetişkin insanları bile çocuk yerine koyanlar, çocuklar ve gençler söz konusu olduğunda, "koruma ve kollama" konusunda hepten tam yetkili hissediyorlar kendilerini. Hani neredeyse hepsini kundağa sokacaklar ki ellerini kollarını kıpırdatamasınlar. * * *Şenlik yasaklama haberini okuduktan sonra birkaç üniversitenin öğrenci tartışma gruplarına girip tepkilerini anlamaya çalıştım.Hakim hava neydi biliyor musunuz: Kararı ciddiye almamak... "Korkmayın, böyle şey olmaz, nasıl olsa geri alırlar bu kararı" diyordu gençlerin çoğu - ki haklıydılar. Çünkü şimdiye kadar hep öyle oldu. Birilerinin aklına esti, ilerisini gerisini düşünmeden saçma sapan bir işe girişti, sonra kamuoyu şöyle bir "höt" deyince acele vites değiştirip geri çekildi.Tabii bu arada olan, o çok önem verdikleri "devlet ciddiyeti"ne oldu ki, bundan da haberleri yok.