Gazeteye göre İsrail-Filistin sorununun çözümü yolunda artan siyasi hamlelerin amacı, Başkan Bush bir yıla kadar görevden ayrılmadan Filistin'de geçici bir devlet statüsü oluşturmak.
"Bazı uzmanlar 'Bir yıl içinde Filistin Devleti adı verilecek bir siyasi yapı ortaya çıkabilir' diyor" diye yazan gazete, muhtemelen sınırları kesin olarak belirlenmiş olmayacak bu devletin, Filistinlilerin heveslerini karşılamaktan uzak olacağını söylüyor.
Gazetenin sözlerine yer verdiği Filistinli uzman Hani el Masri, "Filistin Özerk Yönetimi'nin adını devlet diye değiştirecekler ama somut olarak hiç bir şey değişmeyecek" diyor.
Financial Times'a göre İsrail Başbakanı Ehud Olmert, siyasi olarak görece zayıf bir konumda bulunan Mahmud Abbas'la bir anlaşmaya varmak istiyor olabilir.
Gazete ayrıca "İsrail; sınırlar, Filistinli mültecilerin durumu ve Kudüs meselesi gibi ana konuları bu aşamada tartışmayacağını belirtti. Peki o zaman neyi tartışacaklar?" diye de soruyor.
Financial Times son olarak, "Toprak meselesini açıklığa kavuşturmadan yapılacak barış görüşmeleri kuru gürültüdür" yorumunu yapıyor.
Butto'nun dönüşü
Lal Camii baskını ve ardından yaşanan intihar saldırılarıyla giderek zor durumda kalan Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, eski düşmanlarına mı bel bağladı?
Müşerref, eski başbakanlardan Benazir Butto ile gizli bir görüşme yaptığı haberlerini üç gündür reddediyordu.
Ayrıntıları Guardian ve Financial Times'tan aktarıyoruz.
Guardian'ın haberine göre, Pakistan'ın sürgündeki muhalefet liderlerinden Benazir Butto, eğer Cumhurbaşkanı Müşerref aynı zamanda ordu komutanlığını yürütmekten vazgeçerse, onunla iktidarı paylaşabileceğini söylüyor.
Butto'nun bu sözleri söylemeden önce Müşerref ile Birleşik Arap Emirlikleri'nde gizli bir görüşme yaptığı Pakistanlı bir bakan tarafından onaylandı, ancak toplantıda tam olarak nelerin masaya geldiği henüz bilinmiyor.
Financial Times ise sekiz yıllık iktidarının en zayıf dönemini yaşamakta olan Müşerref'in, muhalefet lideriyle, cumhurbaşkanlığının yetkilerinin artırılması ve Butto'nun tekrar başbakan olarak Pakistan'a dönüşü üzerinde konuşmuş olabileceklerini aktarıyor.
Orta Doğu'ya silah akacak
Sırada Guardian gazetesinden bir haber var.
Buna göre Amerikan yönetimi, bugün Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine 20 milyar dolarlık silah satışını öngören bir paket açıklayacak.
10 yıllık bir süre içinde satılacak silahlar arasında uydu güdümlü bombalar, modernleştirilmiş savaş uçakları ve gemiler de var.
Ancak Amerikan yönetimi şimdiden Orta Doğu'da silahlanma yarışını körüklediği suçlamalarıyla karşı karşıya.
Silah Kontrol Birliği adlı bir araştırma kuruluşunun yetkilisi bu politikayı "Orta Doğu'da böyle bir yaklaşım, yangına benzin dökmekten farksız" sözleriyle eleştiriyor.
Ama hepsi bu değil: Guardian'a göre Amerikan yönetimi bu satışa İsrail'in itiraz etmesini önlemek için, onlara da askeri yardımda yüzde 25'lik artış, yani toplam 30 milyar dolar yardım ve 'silah kalitesindeki üstünlüklerinin devamı' sözü verdi.
Ayrıca Mısır'a da 13 milyar dolarlık yardım öngörülüyor.
Aynı haberi veren Financial Times ise bu satışın Washington'da, İran'ın artan nüfuzuna karşı denge arayışı olarak sunulduğunu yazıyor.
Ancak gazeteye göre bu tür büyük satışları reddetme yetkisi olan Kongre'de bazı Demokratlar şimdiden itirazlarını dile getirmeye başladı.
Örneğin iki Demokrat üye 'anlaşma Kongre'ye sunulduğu anda, bunu engelleyecek bir yasa tasarısı sunacaklarını' açıkladı.
Sebepse, özellikle Irak'taki Sünni isyancılara verilen destek konusunda Suudi Arabistan'a duyulan güvensizlik.
Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi Grup Başkanı Roy Blunt bile "Suudiler uzun süredir teröre göz yumuyor" diyerek, anlaşmanın onaylanmasının kolay olmayacağını kaydetti.
Günde 2 bin evsiz
Independent'ın özel haberi her gün evlerini terk etmek zorunda kalan Irak'lılarla ilgili.
Independent yazarlarından Patrick Cockburn haberine, "Iraklılar, Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşananları bile gölgede bırakan bir hızla ülkelerini terk ediyor" diyerek başlıyor.
Cockburn'un aktardığına göre her gün 2 bin Irak'lı evini terk ediyor.
Mülteci durumuna düşen yaklaşık 2 milyon Iraklının özellikle Suriye ve Ürdün'e geçtiğini söyleyen yazar, 10 bin kadar Iraklının da Türkiye'de bulunduğunu belirtiyor.
Cockburn ayrıca, ABD ve İngiltere'nin Iraklı mülteciler konusunu görmezlikten geldiklerini ancak bu trajedide ağırlıklı olarak bu ülkelerin payı olduğunu söylüyor.
Independent yazarı Irak'a komşu ülkelerin mahallelerini dolduran Iraklı mültecilerin sayısı arttıkça, bu sorunu görmezden gelmenin giderek daha imkânsız olacağını vurguluyor.
Irak'ta futbol sevinci
Sırada gazetelerin Irak'tan iyi haber diye verdikleri, ülkenin futbol milli takımının Asya Kupası'nı kazanması haberi var.
Gazetelerde öne çıkan tema Iraklıların bütün olan bitene rağmen kutlamak için bir neden bulmuş olmaları ve sporun ülkedeki farklı unsurları bir araya getirmedeki rolü.
Guardian gazetesi kupanın Suudi Arabistan'ın yenilgiye uğratılmasıyla kazanılmasının bazı Iraklılar için ayrı bir sevinç kaynağı olduğunu söylüyor ve sokaklarda kutlama yapan bir Iraklı öğrencinin sözlerini şöyle aktarıyor:
"Onlar bize fanatikleri ve intihar saldırganları gönderiyorlar biz de cevabımızı attığımız gollerle veriyoruz."
Independent gazetesi ise, kutlamaların ayrıntılarını verdikten sonra, kupayı kazanan takımın Brezilyalı teknik direktörünün maçın ardından "Iraklıların hayatına bir tebessüm getirerek sözleşmemin gereğini yerine getirdim," dediğini ve futbol dünyasının bu en tehlikeli işinden hemen ayrıldığını bildiriyor.
Haydi çocuklar sokağa!
Son haberimiz Daily Telegraph'ın birinci sayfasından.
Gazetenin aktardığı bir araştırmaya göre İngiltere'de yaşayan her beş çocuktan yalnızca biri, her gün sokakta ya da parkta oynayarak büyüyor.
Ebeveynler artık trafik kazaları, cinsel taciz ya da çocuklarının diğer çocuklarca tehdit edilmesi endişesiyle onları evde tutmayı tercih ediyor.
Araştırmayı yapan ve piyango gelirleriyle desteklenen Oyna İngiltere adlı grup, neredeyse bütün bir kuşağın evde televizyon karşısında büyüdüğüne, bunun da sağlık sorunları yarattığına dikkat çekiyor.
Grup bugünden itibaren çocukların sokağa dönüşünü amaçlayan bir kampanya başlatıyor.
