Geçen Yılın Ardından/2018: Mart-Nisan

Geçen Yılın Ardından/2018: Mart-Nisan

25 Aralık 2018
Fotoğraf: DHA

“Anlatılan senin hikâyendir”

25 Aralık 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Doğumunun 200. Yılında, Karl Marx’ın kadim Roma şairi Horatius’tan biz insanlığa aktardığı bu veciz cümleyi, sizlere 2018’in kısa bir vakayinamesini hazırlamaya çalışan bizler, yani Vakanüvisiniz hakir Ömer Madra ve Tedrisat-ı Lisan-ı Âl-i Osmani kıraathanesinin daimi birinci sınıf talebesi bendeniz Can Tonbil, amentümüz olarak tarih dersanesi methalinin başköşesine koymak istedik.

 

Çünkü savaş, iklim felaketleri, hukuksuzluklar, isyan, çaresizce göç eden canlılar ve yaklaşmakta olan yokoluşun belirgin izleri ile dolu 2018 yılı, zengininden fakirine, insanından, bitkisine, gökyüzünden yeryüzüne her yerde herkese yakın geleceğin zorluğuna dair izleri beraberinde getiren bir yıl oldu.

 

İşte huzurlarınızda 2018 yılının önemli olaylarını kapsayan geleneksel Açık Gazete yıllık vakayinamesi.

 

Ocak ve Şubat aylarına buradan ulaşabilirsiniz.

 

MART

 

Son yıllarda çatışmaların yoğun olduğu Ortadoğu bölgesine silah satışının iki kat arttığını ortaya çıkaran SIPRI (Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü), 2018 yılının Şubat ayında da, dünyanın ekonomik ve siyasi ilişkilerinin üzerine kurulu kanlı pazarı ortaya çıkarmaya devam etti.

 

ABD ve Avrupa ülkelerinin başı çektiği bölgede kan gövdeyi götürüyordu. Suriye'de sekizinci yılına giren iç savaşla ilgili olarak açıklama yapan BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Suriye'deki sivillerin karşı karşıya kaldığı şartların her zamankinden daha kötü olduğunu söyledi. Esad Rejimi ve müttefiklerinin ablukası altındaki Doğu Guta bölgesinde savaş ve çatışmaya ara verildiğinde sivillerin tahliyesine devam ediliyordu.

 

Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye'ye Afrin'den çekilmesi yolundaki çağrısına rağmen, TSK ve ÖSO militanları Kürt Kızılayı’nın 1 milyon sivilin yaşadığını söylediği Afrin’e girdi. Kısa süre içinde yağma haberlerinin de geldiği bölgeden, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre 250 bin sivil ayrılmak zorunda kalmıştı. Fransa ve Suriye’nin kınadığı bu durumun ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Gerekirse Sincar’a gireriz” açıklamasının üzerine, Mısır, Irak’ta olası bir müdahaleye izin vermeyeceklerini söyledi.

 

2018 yılında Sincar’a girilmedi. Fakat, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün açıklamalarına göre, Afrin harekatını eleştirenler baskı altındaydı ve Türkiye terörle mücadele yasalarını "suistimal" ediyordu. Boğaziçi Üniversitesinde Afrin operasyonunu lokum dağıtarak kutlayan öğrencileri protesto eden öğrenciler hakkında Erdoğan'ın "O öğrencileri kamera kayıtlarından bulacağız" demesinden sonra yurtlara ve evlere baskın düzenlenmesi, öğrencilerin önce gözaltına alınması ve sonunda cezaevine gönderilmeleri bunu kanıtlar nitelikteydi.

 

2018 yılının Şubat ayında, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan bir raporda, Türkiye'de 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürürlüğe giren olağanüstü hâl (OHAL) uygulamasının ağır insan hakları ihlallerine yol açtığı belirtildi. BM’nin, Türkiye'ye OHAL'i sonlandırma çağrısı yapmasına rağmen, bu çağrı görmezden gelinerek seçim sürecine OHAL altında girildi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi partilerin genel seçimlerde "ittifak" yapabilmesinin yolunu açan kanunu onayladı. İnternetin RTÜK denetimi altına girmesini öngören yasal düzenleme TBMM'den geçti. Tüm bu gelişmelerin gölgesinde, Doğan Medya Grubu Demirören Grubu'na satıldı. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün Almanya temsilcisi Christian Mihr, satış işlemini "Basın özgürlüğü açısından kara bir gün" olarak tanımladı.

 

Türkiye’nin en yakın müttefiklerinden biri haline gelen Rusya’da ise seçimler Putin’in zaferi ile sonuçlandı. Ulusa sesleniş konuşmasında Rusya'nın "sınırsız menzile" sahip ve dünyadaki "hiçbir savunma sistemi tarafından engellenemeyecek" bir kıtalararası balistik füze geliştirdiğini müjdeleyen Putin’in başı batı ülkeleri ile dertteydi. Birleşik Krallık Başbakanı Theresa May, eski bir Rus casusunun İngiltere'nin Salisbury kentinde sinir gazıyla zehirlenmesinde Rusya devletinin suçlu olduğunu söyledi ve Skripal’in zehirlenmesi olayının ardından Birleşik Krallık, ABD, Kanada, Norveç, 15 AB üyesi ve NATO örgütü, bu suikastin arkasında olduğunu düşündükleri Rusya'nın diplomatlarını sınır dışı etme kararı aldı.

 

CIA'nın zindanlarında esirlere işkenceler yapıp kayıtlarını yok etmesiyle maruf Gina Haspel, CIA Direktörlüğüne getirilen ilk kadın olurken, Çin Ulusal Halk Kongresi, devlet başkanlarının görevlerini her biri beşer yıl olmak üzere iki dönemle sınırlayan anayasal düzenlemenin kaldırılmasına – ve dolayısıyla ülke lideri Xi Jinping’in süresiz tek adamlığa, yani bir nevi ebedi şefliğe getirilmesine – yönelik teklifi coşkun alkışlar eşliğinde kabul etti.

 

Skandalların büyüğü ise, Trump'ın seçim kampanyasında yardım aldığı Cambridge Analytica şirketinin Facebook üzerinden veri elde ettiğinin ortaya çıkması ile gündeme geldi. Facebook kullanıcı bilgilerinin Cambridge Analytica tarafından usulsüz kullanıldığı ortaya çıktı. 87 milyona yakın kişinin bilgileri ABD'deki son başkanlık seçimlerinde Donald Trump yararına kullanmıştı. Aynı veri manipülasyonları, Britanya’da AB’den çıkış (Brexit) referandumunda da önhemli rol oynamıştı. Özetle, okyanusun her iki tarafındaki demokrasi devleri de kara para ve güce dayalı karanlık siyasetin batağına boğazına kadar batmış görünüyordu.

Fotoğraf: Reuters

 

NİSAN

 

1923’den beri toplanan verileri derleyerek yapılan yeni bir araştırmaya göre, dünyanın en büyük çölü Sahra’nın büyümeye devam ettiği anlaşıldı. Araştırma sonucunun anlam ve önemi şuydu: Yeryüzü, içindeki canlılarla birlikte ısınıyor, kuruyor ve yaşanmaz hale geliyordu.

 

Bu durumun şahidi olan ABD'nin ünlü avukatlarından David Buckel, New York'un Brooklyn semtinde bulunan Prospect Park'ta kendini ateşe verdi. 60 yaşında hayatını kaybeden Buckel’in intihar mektubunda, insanların dünyaya verdiği zararı simgelemek amacıyla fosil yakıt kullanarak kendisini yakmaya karar verdiği yazılıydı.

 

Bu eylemin gerçektiği tarihlerde, dünyanın en büyük fosil yakıt üreticilerinden ABD’nin başkanı Donald Trump, iklim değişikliğinin tetiklediği insani göçü durdurması için yapılması planlanan duvar tamamlanana kadar ABD-Meksika sınırını ordunun korumasını istediğini söylüyordu.

 

Trump yönetimi ayrıca, iklim değişikliği komplosunun kaynağı olduğunu söylediği Çin’in mallarına uyguladığı ek gümrük vergisinin kapsamını genişletiyor, Trump’ın seçim çalışmalarını yürüten Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin yaklaşık 87 milyon Facebook kullanıcısına ait verileri elde etmesine ilişkin skandal hakkında ABD Senatosu'nda ifade veren Zuckerberg’in üzüntülerini ifade edip özür dilediği konuşması sonrasında Facebook hisselerinin değeri % 5 oranında artıyordu.

 

BM ile vardığı anlaşmanın ardından binlerce Afrikalı göçmeni sınır dışı etmekten son anda vazgeçen İsrail yönetimi bu kez Gazze'deki protestocuları hedef alıyor ve İsrail askerinin müdahalesi sonucu barışçıl protesto gösterisi yapan kadın erkek, çoluk çocuk 16 kişinin hayatını kaybetmesine rağmen, ne İsrail ordusunun cinayetleri ne de protestolar duracaktı.

 

Macaristan'daki genel seçimleri iktidardaki Fidesz partisi, Azerbaycan’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerini – AGİT’in ciddi usulsüzlük tespitlerine rağmen – tek adam İlham Aliyev kazanıyor, Muhalefetin günlerdir protesto ettiği Ermenistan Başbakanı Sarkisyansa 10 yıllık iktidarının ardından tek adamlıktan ve başkanlıktan vazgeçiyordu.

 

Türkiye’de ise henüz gündemde olmayan seçimin tartışmalarını başlatan isim MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu. 3 Kasım 2019'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bu yıl içinde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, seçimlerin Malazgirt Meydan Muharebesi'nin yıldönümü olan 26 Ağustos 2018'de yapılmasını önerdi. Muhalefet partilerinin eleştiri ve onaylamaları eşliğinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tarihi 24 Haziran olarak düzeltti.

 

Bu açıklamaların ardından seçim moduna giren ülkede adaylıklar için istifalar peş peşe gelmeye başladı. Diğer taraftan ülke genelinde gözaltılar, cinayetler ve protestolar da birbiri peşi sıra baş göstermekteydi.

 

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Meşelik Kampüsü Eğitim Fakültesi'nde doktora öğrencisi bir araştırma görevlisinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda dört kişi hayatını kaybetti. İstanbul Üniversitesinin değişik kampüs ve fakültelerinden öğrenciler Beyazıt ana kapısında buluşarak üniversitelerinin bölünmesine izin vermeyeceklerini söylediler. Gazi Üniversitesi'nde öğrenciler ve öğretim üyeleri, üniversitenin bölünmesi girişimine tepki için eylem yaparken, bir grup ülkücü, eylemi sona erdirmek isteğiyle havaya ateş açtı, polis, eylem yapan öğrencilere biber gazıyla müdahale edip çok sayıda öğrenciyi gözaltına aldı.

 

'İşgalin ve katliamın lokumu olmaz' yazan bir pankartla Zeytin Dalı operasyonunu protesto ettiği için gözaltına alınan 15 öğrenciden 9'u tutuklanırken, kayyım atanan Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin ve Mezopotamya Ajansı çalışanlarının evlerine polis baskını düzenleniyordu. Bu sırada Zaman gazetesi davasında ara karar açıklandı; tahliye talepleri reddedildi, Türkiye'nin en büyük medya grubu olan Doğan Medya, Erdoğan Demirören'in sahipliğindeki Demirören Medya Grubu'na resmen satıldı. Satış sonucunda haber ajansının kısa adı da aynı kalmış oldu: DHA

Fotoğraf: DHA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile kardeşinin de adının geçtiği, Başbakan Binali Yıldırım’ın iki oğlunun da “off shore” şirket sahibi olduğununun ortaya konduğu “Paradise Papers” belgelerini haberleştiren Evrensel’e dava açıldı. Boğaziçi Üniversitesi’nde “Zeytin Dalı Harekâtı”nı protesto eden öğrencilerin tutuklanması öncesi soruşturmayı yürüten savcı öğrencilerin adliyeye çıkarıldığı gün değiştirildi. Bu değiştirilme olayını haberleştiren Evrensel muhabiri Cansu Pişkin’e soruşturma açıldı.

 

Cumhuriyet gazetesi davasında, Akın Atalay'ın tahliyesine, Turhan Günay, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın beraatlerine karar verilirken, davada yargılanan birçok sanık çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Ahmet Şık'ın hapis cezasının gerekçesinde “FETÖ, PKK, DHKP-C'ye bilerek ve isteyerek yardım etmek” ifadesi yer aldı.

 

Nisan ayında BM müfettişleri, IŞİD'in 17 Ekim 2017'de tamamen çıkarıldığı Rakka'yı ilk kez ziyaret etti. Kentin üçte ikisi yıkılmıştı ama yıkım ve savaş en kanlı haliyle Suriye’de devam etmekteydi.

 

Doğu Guta bölgesinde ordunun kimyasal silahla saldırı gerçekleştirdiğine yönelik iddiaların ardından çeşitli ülkelerden Suriye hükümetine tepkiler geldi. Rusya ordusu yaralılarda kimyasal zehirlenme izine rastlanmadığını açıklarken, Rus diplomatlar da ABD'nin Suriye'de kimyasal silah kullanımının soruşturulmasına ilişkin olarak sunduğu karar tasarısını veto ediyordu.

 

Bu duruma cevaben, ABD başkanı Trump Suriye’nin daha önceden boşaltılmış askeri üslerine hava harekâtı düzenliyordu. Taraflar basına verdikleri demeçlerde kendilerinin ne kadar güçlü olduklarını söylerken, savaş ülkeyi yakıp yıkmaya, insanların canını alıp, geride kalanları yersiz yurtsuz bırakmaya devam ediyordu.