Beyin Görüntülemeyle Yalan Saptanabilir mi?

Diğer Program: 
Açık Gazete

Beyin Görüntülemeyle Yalan Saptanabilir mi?

26 Temmuz 2016

Bir kişinin yalan söylüyor olduğu fiziksel ölçümlerle anlaşılabilir mi? Bu hafta Açık Bilinç'te bu sorunun cevabını tartıştık.

26 Temmuz 2016 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Epistemolojide önemli yeri olan "Diğer Zihinler Sorunu" kendimizden başka bireylerin zihinlerine dair bilgiye nasıl ulaşabileceğimizi sorar. İngiliz felsefeci Bertrand Russell, diğer bireylerin zihinleri olduğunu kendi öznelliğimizden yola çıkarak temellendirebileceğimizi iddia etmiştir. Russell'ın çok bilinen argümanı diğer zihinlerin bilgisi için benzeşim yöntemiyle çıkarsama yapabileceğimizi söyler.

Diğer Zihinler Sorunu, 'insan harici canlılarda ve yapay zeka sistemlerinde akıl var mıdır?' sorusu ile de karşımıza çıkar. Bu sorunun bir başka boyutu, öznel olarak deneyimleyemediğimiz diğer zihinlerin içeriğinin davranış veya fiziksel ölçümle çıkarsanmasıdır. Davranışlara ya da sinir sistemi ölçümlerine bakarak bir başka kişinin iç dünyasına erişebilir, aklından neler geçtiğini anlayabilir miyiz?

"Yalan Detektörleri" 20. yüzyıl başlarından bu yana, gerek psikoloji gerekse hukukta çok tartışmalı bir konu. Bireylerin sözel olarak yalan söylerken ağızlarından çıkanlar, soruya fizyolojik olarak verdikleri cevapla her zaman birbirini tutmayabilir. Bilinçli kontrol altında verilen sözel cevap, bilinçdışı süreçler kaynaklı beden dili ve otonom sinir sistemi ifadelerinden farklı olabilir. Bilinçli olarak kontrol edilemeyen kalp çarpıntısı, gözbebeği büyümesi,terleme gibi fizyolojik cevaplar yalan söyleyen kişiyi ele verebilir.

Yalan Detektörleri, sözel beyanın tersine fizyolojik cevapların zorunlu olarak doğrucu oldukları varsayımıyla çalışır.

Fakat fizyolojik cevapların doğru değerlendirilmesi karmaşık ve zor bir konu. Yalan Detektörü kullanımının etik açıdan sorunlu yönleri var. Örneğin stres altında heyecanlanan bir kişinin fizyolojik durumu, yanlış bir "Hatalı Olumlu" (False Positive) değerlendirmeye yol açabilir. Günümüzdeki teknolojinin %100 doğruluktan uzak olması, Yalan Detektörlerinin kesin belirleyici olarak kullanılmaması gerektiğini gösteriyor.

ABD'de genellikle Savunma Bakanlığı tarafından fonlanan Yalan Detektörü şirketleriyle, bilimsel ve etik itirazlarda bulunan akademisyenler mahkemelik olabiliyor. Örneğin ”Adli Konuşma Analizi Şarlatanlığı"(2007) makalesinin yazarları, eleştirdikleri şirket tarafından dava edilmişlerdi.

Öte yandan, fizyolojik ölçümlere beyin görüntüleme verileri ekleyen yeni "yalan saptama" çalışmaları, başarılı sonuçlar aldıkları iddiasındalar. Örneğin Çinli sinirbilimciler 2012’de yayımlanan bir aratırmada, hafıza sorularını doğru/yanlış cevaplayan denekleri fMRI'la ayırt edebildiklerini söylüyorlar.

Beyin görüntülemeyle zihinsel içerik ve yalan tesbiti konusunda Nature dergisinin güzel bir özet videosunu da burada: https://www.youtube.com/watch?v=z8iEogscUl8

Önümüzdeki programda Yrd. Doç. Dr. Tolga Çukur ile  beraber olacağız; Beyin görüntülemede "tersine mühendislik" yöntemini kullanarak insanların neleri algılamakta olduklarını çıkarsayan çok yeni çalışmalar var. Tolga Çukur'la, görsel ve işitsel algı içeriğinin beyin görüntüleme yoluyla çıkarsanması araştırmalarını konuşacağız.