"Zehirsiz Kampanya"nın talepleriyle ilgili TBMM'ye soru önergesi verildi

-
Aa
+
a
a
a

Zehirsiz Kampanya kısa süre içerisinde 100 bin imzaya ulaştı, hatta kampanya talepleri ile ilgili TBMM’ye soru önergesi verildi ve meclis gündemine taşındı. 

Fotoğraf: Buğday Derneği
Gezegenin Geleceği
 

Gezegenin Geleceği

podcast servisi: iTunes / RSS

Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, Kasım 2019’da herkesi insanların sinir ve hormonal sistemine zarar veren, pek çok kanser türüne, lösemiye, kısırlığa neden olan, çocuklarda gelişim bozukluklarına yol açan, arılara ve diğer canlılara verdiği zararla biyoçeşitlilik kaybına neden olan, ekosistemi tahrip eden, toprağı ve suyu zehirleyen pestisitlere karşı harekete geçmeye çağırarak change.org/zehirsizsofralar adresinde kampanya başlattı. Zehirsiz Kampanya kısa süre içerisinde 100 bin imzaya ulaştı, hatta kampanya talepleri ile ilgili TBMM’ye soru önergesi verildi ve meclis gündemine taşındı. Zehirsiz Sofralar Proje Koordinatörü Batur Şehirlioğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan gelen bu haberin olumlu olduğunu; ancak, zehirsiz, doğa dostu tarım yöntemlerini geliştirmeye dönük politikalara da acil ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Şehirlioğlu’nun açıklaması şöyle: “Mesele sadece zararlı pestisitlerin yasaklanması değil, ki bunlar da zararlı etkilerine yıllarca maruz kalındıktan sonra yasaklanıyor, mesele mevcut ve gelecek kuşakların, çevrenin sağlığını koruyan, sorumlu, önlemini baştan alan politika ve stratejiler üretmek. Bir pestisiti yasaklayıp, ne yazık ki sıkça görüldüğü gibi, başka bir pestisite ruhsat vermek değil. Ekolojik, sağlıklı ve sürdürülebilir tarım ancak agroekolojik yaklaşımlarla mümkündür. Tarım uygulamaları canlı ekolojik sistemleri temel almalı, onlarla birlikte çalışmalı, onları kendine model almalı ve onların devamlılığına katkıda bulunmalı.” Kampanyaya destek olmak için Change.org/ZehirsizSofralar adresine gidebilirsiniz.

Dizel yasağı Avrupa'ya yayılıyor

İtalya’nın tarihi kenti Milano’nun ardından, İspanya’nın Barselona ve Madrid şehirlerinde de uygulanmaya başlanan dizel yasağı diğer Avrupa şehirlerine de ilham oluyor. 2020 yılı içerisinde Fransa, Hollanda ve Norveç’te de uygulanması beklenen ‘dizel yasağı’nın Türkiye’yi de etkileyeceğini belirten Kadir Örücü, “Dünya Sağlık Örgütü tarafından hem çevreye hem de insanlara zarar verdiği kanıtlanan dizel motoru araçlar, benzinli araçlara göre 10 kat daha fazla zararlı gaz salınımı yapıyor. 2030 yılında dizel araçlar kademeli olarak üretimden kaldırılacak. Tarihi dokuyu korumak ve hava kalitesini arttırmak için başlatılan dizel yasağının yakın zamanda başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizde göreceğimize inanıyorum” dedi. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılan laboratuvar testlerinde çevreye 10 kat daha fazla zarar verdiği kanıtlanan dizel yakıtı, yanarken ortaya çıkardığı katı parçacıklar nedeniyle yalnızca havayı kirletmekle kalmıyor, tarihi yapılara da zarar veriyor.

Güneş enerjisi sektörü büyüyor

Türkiye’de geçmişi  2014 yılına kadar uzanan güneş enerjisi sektörü, 40 MW kurulu güç ile başlayan yatırımlarını artırarak büyümesini sürdürüyor. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Başkanı Halil Demirdağ, yaşanan gelişmeler, elde edilen sonuçlar ve yapılan projeksiyonlar ışığında sektörün 2020 yılına iyi bir başlangıç yaptığını söyledi. Türkiye’nin güneşte 6 bin megavatlık kapasiteye ulaştığını belirten Demirdağ, sadece son 3 yıllık dönemde kurulu gücün yüzde yaklaşık 75 artış gösterdiğine dikkat çekti. Demirdağ, şu değerlendirmeyi yaptı: “Güneş enerjisi sektörü, yılın ikinci yarısında çatı uygulamalarını kapsayan yeni lisanssız yönetmeliğinin yayınlanması, elektrik tarifelerindeki artışlar ve süresi biten lisanssız projelere ilave 3 aylık süre verilmesi ile hareketlendi.” Demirdağ, şunları söyledi: “Enerji kaynağımız olan güneşe yapılan her yatırım, ekonomimizi güçlendirecek. Bunun için yeni kapasiteler açılarak GES yatırımlarının desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mevcut kurulu güç sayesinde Türkiye, ithal doğalgaza harcayacağı 600 milyon dolarlık bütçeyi ekonomisine kattı. Güneş sistemlerinin yaklaşık 30 yıl ömrü olduğu düşünülürse, bu da 18 milyar dolarlık tasarruf edilmesi ve böyle bir meblağın Türkiye bütçesine kazandırılması demek.” Demirdağ, sözlerini şöyle tamamladı: “Önemli olan elde ettiğimiz bu başarının devamlılığının sağlanabilmesi. Türkiye büyük potansiyelinin daha iyi farkına vararak, gökyüzünü görebildiği her yerde, tarım yapılmayan arazilerini, fabrika, mesken, şirket çatılarını ekonomisine dahil ederek kendi güneşinden enerjisini üretmeli.”

2020'de yeni iklim planı sunulacak

Birleşmiş Milletler’in iklimle ilgili birimimin ve COP25’in ev sahibi Şili’nin verilerine göre, 114 ülke BM’ye 2020’de yeni iklim planı sunacaklarını açıkladı. Bu rakam, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in geçtiğimiz Eylül ayındaki iklim zirvesinden bu yana Paris Anlaşması taahhütlerini yerine getirmeyi taahhüt eden ülkelerin ikiye katlandığı anlamına geliyor. Glasgow’da 2020 sonunda düzenlenecek COP26’nın Başkanı Clair O’Neill, net sıfır emisyon planı geliştirme sözü veren ülke sayısının 60’tan 121’e çıkmasının çok önemli bir gelişme olduğunu vurgulayarak “2020, ülkelerin 2050 yılına kadar net sıfır hedefine olan bağlılıklarını göstermeleri için altın bir fırsat sunuyor. Isınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırma şansımız olacaksa, dünyanın bir araya gelmesi çok önemli” dedi. Yine aynı verilere göre İstanbul 2020’de iklim hedeflerini güçlendireceğini UNFCCC’ye bildiren Türkiye’den ilk ve tek metropol oldu. Her ne kadar İstanbul’un bildirimi iklim krizi ile mücadelede ümit verici olsa da uzmanlar şehrin C40 üyesi olarak verdiği sözden dolayı listeye girmiş olabileceğini belirtiyorlar. Listede aynı zamanda Türkiye’den Kadıovacık beldesi ve 2 tekstil şirketi bulunuyor.