'Sakin Şehre' Termik: Vize'nin Sonu Geliyor

'Sakin Şehre' Termik: Vize'nin Sonu Geliyor

09 Kasım 2017

Kırklareli'ne bağlı Vize, Demir Çağı'ndan günümüze ulaşan eserleri barındıran bir il ve aynı zamanda Trakya'nın tek antik tiyatrosuna da sahip. Trak Uygarlığının da başkenti, doğup geliştiği topraklar termik santral için feda edilecek gibi gözüküyor. Kırklareli'ne bağlı Vize, Demir Çağı'ndan günümüze ulaşan eserleri barındıran bir il ve aynı zamanda Trakya'nın tek antik tiyatrosuna da sahip. Trak Uygarlığının da başkenti, doğup geliştiği topraklar termik santral için feda edilecek gibi gözüküyor. 

09 Kasım 2017 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Yeşil Bülten podcast servisi: iTunes / RSS

Utku Zırığ 

Kırklareli'ne bağlı Vize, Demir Çağı'ndan günümüze ulaşan eserleri barındıran bir il ve aynı zamanda Trakya'nın tek antik tiyatrosuna da sahip. Trak Uygarlığının da başkenti, doğup geliştiği topraklar termik santral için feda edilecek gibi gözüküyor. 

Viza İnsa ve Doğa Yaşam Derneği aynı zamanda da Vize Ziraat Odası Başkanı Aypar Erker, dikkat çekici veriler sunuyor.

Erker, "Burası bir termik santrala kurban edilmemeli, Türkiye'de sayılı 'sakin şehir-citta slow' ünvanlı şehirlerden biri. Burada Ukuslararası  yürüyen Osmanlı'dan kalan Sultanlar Yolu var üstelik Termik Santral Projesi bu yolu da içine alıyor." diyor.

Vize'nin herhangi bir mahallesinde izin almadan evinizi bile tamir etmeniz zor. Şehir 1, 2 ve 3. Derece SİT alanlarına bölünmüş durumda, Edirne anıtlar Kurulu'ndan izin almanız gerekir ama Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) planı bile yapılmadan bir termik santral yapılması amaçlanıyor. 

Erker'in aktardıklarına göre, şu anda 126 bin dekarlık bir alandan kömür çıkacak, 36 bin dekarlık bir alana da termik santral kurulacak. Ziraat Odası başkanı kimliğiyle anlatırsa ise şöyle diyor  "1 cm'lik tarım toprağı 20 yılda oluşur ama bu topraklara santral kurulması planlanıyor. Kaldı ki, bu kömür rezervi alanında 6-7 köy var. Onları kaldıracak mısınız?"

Trakya'nın her yanı için maden, taş ocağı ve santral gibi projelerin gelişmesinin önünü açan Master Plana da değiniyor Erker, "Bu hale gelmesi koruma planlarının Bakanlığa geçmesiyle, oldu, önceki master plan buraları koruyordu ama İstanbul merkezli Metropolitan isimli bir şirkete yeni plan verildi. Bu yeni planla tek mesele termik santral değil, taş ocakları, madenler de kurulmak istenecek, biz mücadele edeceğiz, ediyoruz da. Bu insanların elinden toprağını alamazsınız. Bir şirket rant elde edecek diye toprakları onlara veremezsiniz."

Toprakların kültürel miras ile dolu olması ise bir gerçekliğe dayanıyor. "Burası SiT alanı, ben çiftçiyim, inanın ben kazma vurunca tarihi eserlere denk geliyoruz. Talep ettiğimiz halde burada bir arkeolog çalıştırılmadı. İkinci keşifte bunu hakime de bizzat söyledik. Tabi mahkeme kararına da saygı duyuyoruz.  Bizleri nasıl etkileyeceği sorusu bile hafif kalır çünkü bizleri yok edecek, kömür çıkarılırsa tarım kalmayacak, köylüler taşınacak."

Kamu yararı nedir? sorusuna ise bir yurttaş olarak yine Erker yanıt versin;  Termiğe kamu yararı deniyor ama orman, tarım da kamu yararıdır. Diyorlar ki "Çevreciler marjinal" bu içi boş bir söylem. Bir gün paranın yenemeyeceğini anlayacaklar, biz insan yaşamından daha değerli bir şey görmüyoruz.