İki Direniş, İki Zafer

İki Direniş, İki Zafer

20 Eylül 2018

Ekoloji Mücadelelerinin #ZaferHaftası!

İzmir, Tire Başköy’de jeotermal enerji santraline, Bursa, Büyükorhan Karaağız’da biyokütle enerji santraline karşı süren kararlı direniş karşılıklarını aldı. İki ayrı direnişin hikâyesini dinleyin. 

20 Eylül 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Yeşil Bülten podcast servisi: iTunes / RSS

*Canlı yayından atılan tweetler ve notlarla

* Başladık! Güzel bir hafta diyebiliriz. İki zafer var önümüzde. Eğer mevzuata uyulursa Karaağız Köyü de Tire köyü de şimdilik kazandı.

**Öncelikle Av. Erdal Atabek Karrağız Köyü'nde olanları anlatmak üzere yayınımızda: Kültür Varlıkları Koruma Kurulu bir saha araştırması yaptı önce, sonra bir kez daha yaptılar. Sahada nitelikli arkeolojik eserleri gördüler ve raporlaştırdılar. Sahada inşa faaliyetlerinin durdurulması istendi ve bu işe yaradı. 

** Köylülerin dirençli ve ısrarlı tutumu önemliydi. Hava kirliliği eylemleri yaparken zorlanıyoruz. Bugünden yarına etkisi anlaşılmadığı İçin. Ama şimdi burası Zafer Meydanı ilan edildi. Kararlılığımız devam edecek diyorlar.

** Koruma Kurulu kararının şimdilik bir bekleme olduğunu biliyoruz. Karaağız Köylüleri mahkeme kararını ellerine alana kadar bekleyecekler. 23 Eylül Pazar, Karaağız Köyü girişinde kutlama var.

** Toprak Koruma Kurulu alanın tarım arazisi olarak kullanılmasına dair rapor vermişti, Büyükorhan Belediyesi yapı izni vermişti ve Büyükşehir Belediyesi’ni dava ettik. Bu davalar sürüyor. Önümüzde 1-2 başka dava da var süren

** Büyükorhan Belediye Başkanı Hasan Taş direniştekilere “Cahil” demişti. Bunu da dav edeceğiz, bir belediye başkanı neden ve nasıl bunu söyler bilemiyoruz 

Bursa Karaağız Köyü’ndeki direniş 3 ay sürmüştü. Şimdi Tire Başköy’den bir diğer zaferi konuşuyoruz. Az önce duyduğumuz sesler, Başköy’deki kutlamadandı. Sami Şengün’e bağlanıyoruz

** Tire Başköylüler bölgeyi temsil eden inciri korudular. Şengün: kimsenin bir tecrübesi yokken, direniş ölüme bile meydan okuyan bir kararlılıkla sürdü.

** Tire Başköy’de Sami Şengün anlatıyor: Köylüler ekmek davası İçin böyle bir girişimde bulundu. Köy Aydın dağlarının kuzey eteklerine kurulu ve incirimiz çok güzel. O inciri işletmemiz olmadığı İçin Aydın’da işledik ama şimdi bir kooperatif kuracağız köyümüzde.

**  5 bin 200 m2’lik bir alanda arama ruhsatı verildi, köyümüzde yabancılar görünce de bir şeyler yapılacağını anlayıp araştırmaya geçtik ve jeotermal çıkacağını öğrendik. Daha önce sadece düğünde toplanan köylüler yaptığımız toplantıda biraya geldi.

** Hazine arazimize gelen memurlar, bize burada jeotermal enerji yapan şirket var mı diye bakmaya geldik, dediler ama ellerindeki kağıtlara bir baktık Pozitif A.Ş yazılı kağıtlar vardı. Kadınlar erkekleri geri iterek memurların etrafını sardı. Bu 5 saat sürdü

** Bize sorulmadan köyümüzde bu çalışmanın yapılmasına çok kızdık. Daha önce şart mitingine bile katılmamış köylüler orada direnişin ne olduğunu gördüler. Direniş sırasında incir hasadı vardı herkes 1 yıllık emeğini çöpe atmaya karar vermişti.

**  Mustafa abimiz bahçedeki işini bırakmış, kadınlarımız uzaktan yürüyerek gelmişlerdi. Aydın’da bu sorunu yaşayan Kızılca Köylüleri ile de bir araya geldik. İnşallah onlar da kazanacak. Biz direnişi başlattık, Aydın bölgesinde de bir direniş başladı. Bu topraklar bizim

** Bu aşamada @evrenselgzt’nden @ozer_akdemir her toplantımızdaydı, hep haberimizi yaptı. Onlara da çok teşekkür ederiz. Bu mücadelemiz devletimizin de doğruları görmesini sağladı.