Botanitopya Kayıt Arşivi

 

Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz:iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak içintıklayın.

Örn., 22.08.2019
Örn., 22.08.2019
Keşif rotamız bu kez Arizona Çölü'ne doğru... Vahşi Batı tarihinin sessiz tanıkları, Kızılderililerin ölümsüzlük simgesi dev saguaro kaktüslerinden konuşuyoruz. 
Konumuz, İncir ağacı... Doğudan Batı’ya neredeyse tüm kültürlerin kutsal ağacı; çok sayıda dinsel, mitolojik ve folklorik hikayelerde yer almış; tarihimize tanıklık ederken kültürümüzü de biçimlendiren bir ağaç.
Amatör botanikçi Isabella Sinclair’in 1860’larda, Hawaii adasının endemik bitkilerini resimleyip kayıt altına aldığı eseri Indigenous Flowers of the Hawaiian Islands / Hawaii Adalarının Yerel Çiçekleri kitabının sayfalarında geziniyoruz...
Gül mevsimindeyken, yine bu özel çiçeği anlatmaya devam ediyoruz. 19. yüzyılda edebi metinleri etkileyen, çiçeklerin dili üzerine yazılmış farklı kitaplarda Gül’e hangi anlamlar yüklendiğine baktık...
  Diktiği egzotik ağaçları ve turunçgilleri, ektiği tohumları ve çiçekleriyle sürgün yerini cennete çeviren Bodrum'un "gönüllü bahçıvanı" Halikarnas Balıkçısı, yol hikayesini ve doğa sevdasını otobiyografik eseri Mavi Sürgün'de anlatmış.
Program konuğumuz yazar Buket Uzuner ile bu kez doğa yazınının öncüsü Hikmet Birand'ı ve onun 50'lerde, sudan toprağa bozkırdan ağaca doğa ile söyleştiği kitaplarını konuşuyoruz...
İmparatoriçe Josephine’in yeri geldiğinde "savaşı bile durduran" botanik merakını, Malmaison şatosunun bahçesindeki gülleri anlatıyoruz..
Yazar ve sanat tarihçisi Gül İrepoğlu ikinci kez program konuğumuz oldu. Bu kez bize her kültürde "aşkın çiçeği" Gül'ü anlatıyor... Osmanlı sanatına, gündelik yaşamına, mücevhere yansımalarına da değinerek...
En değerli botanik kitaplarından biri olan Flora Graeca, 18. yüzyılda İstanbul’a, Bursa’ya ve İzmir’e de keşif seferine gelen John Sibthorp ve bitki ressamı Ferdinand Bauer'in eseri. Bu programda, onların keşif rotasını takip ediyoruz.
Ekoloji, çevre mücadelesi ve iklim değişikliği eksenindeki konuları, şamanlık öğretisi üzerinden ele aldığı kitaplarıyla da tanıdığımız Buket Uzuner ile edebiyatta doğanın haklarını savunma meselesini, doğa yazınını konuşuyoruz.
Bir doğa tutkunu ve ağaç gönüllüsü olan Volkan Yalazay, geçtiğimiz günlerde yayımlanan Eski İstanbullu Ağaçlar-İstanbul’un Anıtsal Ağaçları kitabını anlatıyor. 
Altından daha değerli baharatların, nice kaşiflerin uğruna yollar aşındırdığı karabiber, muskat ve karanfilin hikayesi var bu programda...
İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Mehmet Sakınç, İslam coğrafyasındaki doğa bilimini, keşifleri ve büyük coğrafyacıları anlatıyor...
Bu programda 190 yıl sonra ortaya çıkan Küba florasına ait bir elyazmasını konuşuyoruz. Kitap sömürge yıllarında Küba'da yaşamış Amerikalı bir kadına ait: Nancy Anne Kingsbury Wollstonecraft.
Doğu'dan gelip Avrupa’da popüler bir kültür yaratan çiçeklerin dilinden konuşacağız. Çiçeklerin dili, artık evrensel olmuş, duygularımızı ve düşüncelerimizi iletmek için çiçekleri kullandığımız o şifreli mesajlar demek...    
Doğu'dan gelip Avrupa’da popüler bir kültür yaratan çiçeklerin dilinden konuşacağız. Çiçeklerin dili, artık evrensel olmuş, duygularımızı ve düşüncelerimizi iletmek için çiçekleri kullandığımız o şifreli mesajlar demek...    
Bu programın konusu Turunçgiller (Citrus) familyası. Oldukça kalabalık bir aile, akrabalık bağları da hayli karışık; o yüzden sadece belli başlı türlerinin hikayelerini anlatıyoruz...
İKÜ Öğretim Görevlisi Mehmet Sarıoğlu ikinci kez konuğumuz. Bu kez, Da Vinci'nin "Müjde" ve Botticelli'nin "Venüs'ün Doğuşu" tablolarındaki bitkilerin sembolik anlamlarını anlatıyor...
Rosa Luxemburg'un botanik defterleri, mektupları ve arşiv görüntülerini buluşturan sergiyi ve Herbarium kitabını anlatıyor; tarihin güçlü bir siyasal figürünün karmaşık kişiliğini doğayla kurduğu ilişki üzerinden okuyoruz. 
Batı’da bitki ressamlığının bilimde, sanatta, baskı tekniklerindeki değişimlere göre nasıl ilerlediğini ve bilimsellik kazandığını anlatmaya başlamıştık. İkinci bölümde bu konuya devam edip bizim topraklarda üretilmiş ilk “gerçekçi” bitki ve çiçek çizimlerine de bakıyoruz.

Sayfalar