Botanitopya Kayıt Arşivi

 

Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz:iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak içintıklayın.

Örn., 24.03.2019
Örn., 24.03.2019
Program konuğumuz, Düzce Üniversitesi Orman Fak. Orman Botaniği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Necmi Aksoy ile Nisan ayında Düzce'de ilki düzenlenecek olan  “Ulusal Botanik Bahçeleri, Arboretumlar, Herbaryumlar ve Botanik Müzeleri Çalıştayı” üzerine konuşuyoruz.
Batı’da, botanik sanatının bilim dünyasındaki yeniliklere, sanat akımlarına ve  baskı tekniklerindeki değişimlere göre nasıl geliştiğine bütünsel bir gözle, tarihsel bir perspektif içinde bakıyoruz. 
Uydurma bir hikayeyle doğup dilden dile gezerek bir efsaneye dönüşmüş hatta bilimsel kitaplara bile girmiş bir hayvan-bitki melezi: Kuzu Bitkisi.  Bilimsel adı Cibotium barometz. Tataristan Kuzusu ya da İskit Kuzusu (Agnus scythicus) da deniyor.
Latince adı Passiflora; İngilizce’deki adı ise “passion flower”. Halk arasında “fırıldak çiçeği” ya da “saat çiçeği” de deniyor. Girift, göz alıcı çiçekleriyle bahçelere egzotik güzellik katan tırmanıcı bir bitki: Çarkıfelek. 
Program konuğum İKÜ Öğretim Görevlisi Mehmet Sarıoğlu,  Botticelli'nin İlkbahar tablosunda yer verdiği çiçeklerin sembolik anlamlarını mitolojik öyküleriyle beraber anlatıyor...
2000 yıl önce bu topraklarda doğan Dioskorides’in muhteşem eseri De Materia Medica, botaniğin temel kitaplarından biri. Roma İmparatoru Neron'un ordusuyla gezdiği coğrafyalarda, o güne dek bilinmeyen yeni bitkiler keşfetmiş ve kayda geçirmiş. 
Dünya tarihini değiştiren bir bitki, Patates. Avrupa’da bugünkü uygarlığın oluşmasına katkıda bulunduğu gibi, bir ülkeyi perişan etti, insanlarının açlıktan ölmesine neden oldu. Bu iki uçta gidip gelen Patates'in hikayesi, insanoğlunun toplumsal tarihiyle iç içe.
Rönesans'ta insan için tasarlanan o pastoral manzaralardan sonra, katı bir kuralcılıkla, insanın doğa üstünde tam bir egemenlik kurduğu 17. yüzyıl Fransız bahçelerinden konuşuyoruz. 
Botanik illüstrasyonu alanında çığır açmış olan  Georg Dionysius Ehret, 1700'lerden bir portre... Bu gezgin-bahçıvan ve bitki ressamı, bugün botanik kitaplarında gördüğümüz bilimsel çizimlerin temel kurallarını belirleyen anlatım tekniğinin öncüsü. 
Baobab ağaçları, dünyanın yaşlı canlılarından biri. Görkemli gövdesi üzerinde, göğe uzanan cılız dalları köklere benzediği için tepetaklakmış gibi görünen bu devasa ağaçlar, maalesef bir bir gezegenimiz üzerinden silinmeye başladı...
Bilinmeyen bir dille yazılmış, dünya dışı gibi algılanan iki kitap...  Hala sırrı çözülemeyen "dünyanın en gizemli kitabı" Voynich elyazması Ortaçağ'a ait. "Sürreal bir ansiklopedi" olan Codex Seraphinianus ise modern zamanlardan...
Program konuğumuz, “Ölmez Ağacının Peşinde / Türkiye’de Zeytin ve Zeytinyağı” kitabının yazarı Artun Ünsal. Anadolu’da, Hitit öncesi dönemden bugüne bizim insanımızın bu bereketli ağacın çevresinde ürettiği zenginliklerden, geleneklerimizdeki yerinden bahsediyoruz...  
Antik dönemlerden beri şifacıların her derde devası; güneşin ve “aydınlanmanın”  sembolü Hindiba bitkisinin hikayesi var bu programda...
Nevi şahsına münhasır iki bitkiyi anlatıyoruz: Biri ta Angola’daki çölün ıssızlıklarından, diğeri Sumatra adasının balta girmemiş yağmur ormanlarından… 1800’lerin sonunda bulunup getirilmiş, tuhaf mı tuhaf iki bitki: Welwitschiae mirabilis ve Amorphophallus Titanum (Ceset Çiçeği)
Bu programda "florilegium’lardan, yani çiçek kitaplarından konuşuyoruz. İlk kez 1590 yılında dillendirilmiş; bitkilerin güzel görünümlerine odaklanan bir yayını tanımlamak için kullanılan Latince bir sözcük. Egzotik bitkiler keşfedildikçe, botanik çizerlerden oluşan bir sanatçı topluluğuna çizdirilmeye ve böylece değerli çiçek kitapları oluşturulmaya başlamış.      
Çocuk kitapları yazarı Alp Gökalp, Çan Çocuk Yayınları Telif Eserleri Editörü Mehmet Erkurt ve Çizer Duygu Topçu ile sohbetimizde, doğayı konu edinen çocuk kitaplarında botaniğin ele alınışını konuşuyoruz...
“Göksel dağlarda” yetişen kadim bir bitkiden, cennet bahçesinde Havva’yı kırmızı rengi ve tatlılığıyla baştan çıkartan “sonsuz hayat” meyvesi Elma'dan konuşuyoruz...
Bitki Ressamı Işık Güner ile dünyanın önde gelen botanik illustrasyonu koleksiyonları üzerine sohbet ediyoruz. Bilimsel çizimlerin ve yayınların doğa tarihi müzelerinde, ulusal müzelerde ya da farklı kurumların özel koleksiyonlarında korunması ve sergilenmesi neden önemli? Peki, biz bu konuda ne durumdayız? 
17. ve 18. yüzyıllarda, Flaman Altın Çağı’nda  “çiçeklenen” ölüdoğa resimlerindeki çiçekleri, böcekleri ve minik hayvancıkları birarada ilk kez Londra National Gallery’de Dutch Flowers başlığıyla sergilenen eserler üzerinden anlatıyoruz. 
Bir bereket sembolünden, birçok kültürde “yaşamın özü” olarak kabul gören Pirinç bitkisinden konuşuyoruz. Özellikle Uzak Doğu’da koskoca bir kültürü biçimlendiren küçük beyaz taneciklerden… Dinsel inançlara, yaratılış mitlerine, toplumsal ilişkilere, sanata, hayallere kısacası insanla ilgili her şeye yön veren bir bitki, bir tahıl…

Sayfalar