Yeşil Bülten Kayıt Arşivi

 

Programın kayıtlarını buradan dinleyebileceğiniz gibi, podcast kanalına üye olarak farklı podcast uygulamaları aracılığıyla mobil cihazlarınızdan da dinleyebilir, yeni bölümler yayınlandıkça haberdar olabilirsiniz:iTunes / RSS

Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak içintıklayın.

Örn., 25.06.2018
Örn., 25.06.2018
"Doğayı, insanları ve İstanbul'u yok eden hafriyat kamyonu terörüne dur de!"  Bu ifadeler Kuzey Ormanları Savunması ve Don Kişot Bisiklet Kolektifi'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde bu hafta içinde yetkililere mesaj vermek üzere açtığı pankarttan alınmış ifadeler.  Son bir haftada 3 kişinin daha hayatını kaybetmesine neden olan İstanbul'un her yerine yayılmış inşaatların hafriyat kamyonları, tam da muhattabının yerindeprotesto edildi. 2 yıl önce Yoğurtçu Parkı’nda yürüyüş yaparken hafriyat kamyonunun çarpmasıyla hayatını kaybeden üniversite öğrencisi Şule İdil Dere’nin annesi “Katil olmak için eline silah almak şart değil. Görevini yapmadığın zaman da katil olabiliyorsun” demişti.  İstanbul içinde 10 bine yakın hafriyat kamyonu ve beton mikserinin çalıştırıldığına dikkat çekilerek son bir yılda bu kamyonların 30 kişinin ölümüne neden olduğu belirtiliyor.  Yeşil Bülten'de bugün Don Kişot Bisiklet Kolektifi'nden Ege Su ve hafriyat kamyonları ölümlerinin simgeleşen ismi olan Şule İdil Dere'nin babası Bertan Dere'yi stüdyoda ağırladık. 
Yatağan Termik Santralı için açılan kömür madenleriyle çevrili bir köy; yok edilen zeytinlikler, tehlike altındaki arkeolojik alanlar ve yaşanan sağlık sorunları;  Turgut Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Kazım Erol konuğumuz
Açık Radyo'nun Yeşil Bülten'inde geçtiğimiz yıl Mayıs 9'da öldürülen Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çiftinin cinayetinin üzerinden geçen bir yılı Avukat Tuncay Koç ve Taş Ocakları Mücadele Platformu'ndan Bayram Taşel ile konuşuyoruz.
Deneyimli Çevre Gazetecisi Özgür Gürbüz ile ekoloji mücadelesinin sandığa etkilerini konuştuk. 
Bölünmek istenen İstanbul Üniversitesi'nden ayrılmak istemeyen Orman Fakültesi'nin durumunu fakültenin hocalarından ve Ormancılar derneği Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Coşkun Köse ile değerlendiriyoruz. 
Gündem seçimler biliyoruz ama tam da bu günlerde kurulan Ekoloji Birliği'ni atlayamayız. Kasım’dan bu yana buluşmalar yapan 56 örgüt buluştu. Ekoloji Birliği ise ilk röportajını Yeşil Bülten'e verdi. İzmir’den Özer Akdemir ve Diyarbakır’dan Seher Kadiroğlu Aktaş yayınımızda Özer Akdemir şöyle anlatıyor; İlk ortaya çıkışımız Artvin Cerattepe’nin içler acısı durumunu gördüğümüz bir basın gezisinden sonra “Ne yapabiliriz?” diye düşünürken oldu. Türkiye'nin her yerinde görüyoruz bu meseleleri. Yerelde sıkışmış dertleri Bergama’da yaptığımız ilk toplantıda konuştuk. Mezopotamya Ekoloji Hareketi’nde de bulunan Diyarbakır’dan Ataş ise, "Ekoloji sanki sadece marjinallerin ilgilendiği bir durum gibi lanse edildi. Kitleselleştiremediğimiz bir sorun bu. Kendi içimizde sesimiz yüksek ama parçalı bir mücadele olduğu için birbirimizden destek alamıyoruz" diyor.  Ataş: Yerelde cılız kalan seslerimize karşı birlikteyiz. Ekoloji sorununun bir sistem sorunu olduğunu düşünerek, yerele sıkışıp kalmaktan kurtulmak için kuruldu Ekoloji Birliği. Şimdi daha güçlü hissediyoruz. İzmir’de hissedilen yıkımı da Van’da olanı da kitleselleştirmeliyiz. Akdemir: Bergama ve Eskişehir’de yaptığımız buluşmalarda genel mücadele ve eylemlilik takvimimizi ortaya çıkardık. Bizlerin amacı yerel mücadeleyi ülke gündeme taşımak evet ama ülkenin birçok yerinde bizim dışımızda gelişen ekoloji hareketiyle temas ettirmek düşüncesi de hakim. Ekoloji hareketi küçük bir sınıfın, burjuvanın derdi olmaktan çoktan çıktı. Mahallesini, suyunu savunan bir halk var. Bu hareket de yolunu, zemini ve ilkelerini bularak devam edecek. Su yolunu bulacak. Deklarasyondan sonra aramıza katılmak için başvurular da başladı. Ataş: Burada esas kelime ‘ortak’ derdimiz, meselemiz ortaklıkken buna göre şekillenen bir yapı bu. Ataş öncelikle Meclis olarak örgütlenmeye karar verdiklerini anlatıyor. “Bir üst dil kurmayacağız” diyor  “Dilimiz de ortak” dediniz, dolayısıyla siyasetlerüstü bir ekoloji perspektifinin ortaya çıkışı mı bu hareket? diye sorduk ve Ataş yanıtlıyor: Siyasi iktidarın suyumuza, toprağımıza talanı ortada. Bu talana karşı bir siyasetüstü birlik kurduk ama karşımızda siyasi bir iktidar var “Ekoloji örgütlenmesinde konular özelinde biraraya gelmek iyi bir çözüm” yorumu var, esşsözcülere bunu nasıl değerlendirdiklerini sorduk, Ataş cevap veriyor: Bugün örneğin gündemimizde pazar günü Sinop’ta Nükleer Karşıtı Miting var. Biraraya gelişimizin sebebi de net, doğa talanı. “Ekoloji Birliği diğer örgütlenme biçimlerini engeller mi?" diye sorduk, Akdemir yanıtlıyor: Etkilemeyecektir. Karşınıza baktığınızda tek bir güç görüyorsunuz, tüm meselelerin aynı güçten ortaya çıktığını görüyoruz. Dolayısıyla birlik kurmak aksine mücadeleyi güçlendirir. Burada elbette siyaset yapıyoruz ve siyaset sadece partiler tarafından yapılmaz. Bugün verilen tarım, maden mücadeleleri, yerel tartışmalar siyasetin tam kendisidir. Bu birleşmenin de siyasetten uzak diye değerlendirilmesini doğru bulmuyoruz. Ataş: Bizimle aynı dili kullanacak tüm yerel örgütlenmeleri aramıza davet ediyoruz.   ** Bu yazılanlar program sırasında atılan canlı tweetlerden alıntıdır ve konuşulanlar hakkında kaba bir bilgi vermesi için alıntılanmıştır. Programı dinlemek için podcast linkine bakabilirsiniz.   
Sinop Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Kayhan Konukçu ile 22 Nisan'da yapmayı planladıkları ve her yıl yapılması artık bir gelenek halini alan Nükleer Karşıtı Mitingi konuşuyoruz Sinop uzun yıl’ta devam eden bir naif sahil temizliği var, Yapılacak Nükleere Hayır mitingi var ve Akkuyu’nun Sinop’taki etkisini konuşacağız. Konukçu yayınımızda: Öncelikle sahil temizliğini anlatıyor: Kirletenlere inat yaşasın hayat diyoruz. 26 Nisan Çernobil’in patlamasının yıldönümü, yanısıra Fukuşima’dan bir görgü tanığımız olacak. Öncesinde 22 Nisan’da da yıllardır yaptığımız gibi bir doğa ve yaşam mücadelesinin içindekilerle birlikte olacağız. Yerel medyalar ve ulusal basına haber veriyoruz ama basının ilgisini kavga gürültü olmadan çekmek zor. Bu bağlamda bir süreklilik sağlamak için çöp toplama, sergi açma gibi etkinlikler de yapıyoruz. Akkuyu'da temel atma töreni yapılırken dostlarımız açıklama yaparken yanlarında olmak için Ankaradaydık. OHAL koşullarında özellikle birlikte olmak daha zor. bu bir tek günlük mücadele değil. Yerel halka neler olacağını anlatmak çok önemli. Bizler ses çıkarmaya çalışıyoruz. Medya bize yer vermiyor ama sosyal medyayı kullanıyoruz. Yılmamak gerek Sinop’ta gerçekleşen halksız halkın katılımı toplantısı için şehre başka şehirlerden otobüsle “halk” getirildi.  3 polis barikatı vardı biz de giremeyince suç duyurusunda bulunmak istedik. Gittikçe kalabalıklaştık. Toplantının yapıldığı yetin önünden başlayarak bir çöp toplama eylemi yaptık, dikkat çekmek için. 22 Nisan’da da taleplerimizi haykıracağız. Sinop, Hamsilos Tabiat Parkını barındırıyor. Burada balıkların yaşam alanı var, yok olma ihtimali var. Ağaç katliamı yapıldı bile.  Yeşil Bülten'i ise güzel haberlerle bitireceğiz: Sapanca’daki köylüler bir hukuk Zafer kazandı, Kaynarca Güven Köyü’ndeki tarım arazisine yapılması planlanan organize sanayi bölgesi ÇED Raporu iptal edildi. Karar davul zurnayla kutlandı. Rize’de Pazar’da havalimanı dolgusu için açılan taş ocaklarının ÇED Gerekli Değildir kararı iptal edildi.     Haftaya yeniden buradayız   
Akkuyu Nükleer Santrali'nin temeli atıldı: İki merkezde yapılan şatafatlı törenin gölgesinde kalan protesto girişimlerini Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. Ful Uğurhan ile konuşuyoruz 
"Ucuz et" gerekçesiyle yapılan canlı hayvan ticareti ve Brezilya'dan Mersin'e gelen Nada Gemisi vakasını takip eden Zülal Kalkandelen ile hem gazeteciliği hem de konunun Türkiye'de nasıl yankılandığını konuştuk
Çevre ve ekoloji mücadelelerinde hukukun yerini konuşuyoruz. Bu hafta Utku Zırığ'ın konuğu Avukat Mehmet Horuş. 15 Mart tarihli Yeşil Bülten'den öne çıkan notlar ve başlıklar şöyle; ** Bakanlık ve firma 13 Mart'ta görülen duruşmadan çıkacak kararı bekliyor. Yeni bir Çevresek Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararı ile çalışmalara devam edecekleri endişesini taşıyoruz  ** Maden sahası tarım ve mera arazilerinin yanıbaşında. Ayrıca Bakırtepe tescilli bir "somut olmayan kültür mirası" yani bir ibadet mekanı, kutsal mekan.  ** Bakırtepe'de maden yapılıp yapılamayacağına dair tartışma 2014'te yargı kararıyla bitti. Lakin 2009/7 genelgesi kapsamında yeni ÇED kararı alınıyor ve maden faaliyete devam ediyor. Defalarca ÇED'i iptal edilmiş bir proje nedeniyle Bakırtepe'de doğa ve canlı yaşam zarar gördü. Bilirkişiler de bunu tespit ediyor. Artık maden projesi bir ceza davasının konusu olabilir.  ** Bakırtepe, Türkiye'deki ÇED davaları için çok kritik bir aşamayı temsil ediyor. ÇED davalarının artık hiç bir hükmü kalmıyor. Çevre Bakanlığı, özellikle son 4-5 yıldır mahkemelerin ÇED davalarında verdiği tüm yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarına karşı 2009/7 genelgesiyle yeni ÇED süreci başlatıyor.  ** Anayasa'nın 138. maddesinde yer alan yargı kararlarının bağlayıcılığı ilkesi 2009/7 genelgesi çerçevesinde geçersiz hale getiriliyor. Demir Export'un Bakırtepe'deki altın madeni yanı sıra aynı bölgede köylülere arsenikli su içirilmesiyle ilgili yargılandığı bir de demir madeni var. 2009/7 Genelgesi aslen Anayasa'ya aykırı ama Anayasa Mahkemesi bu topa girmek istemiyor. ** Üç tane uygulanmayan yargı kararı varken AYM bize 4. kez işlevsiz bir yargı yolunu işaret ediyor. Bergama'da çeyrek asrı geçmiş bir hukuk mücadelesi var. Altın cevheri bitti, doğal varlıkların tümü ortadan kalktı ama yargı yolu bir sonuca ulaşamadı. ** Gelinen noktada çevre davalarında artık teknik tartışmalar değil hukukun üstünlüğünü tartışmaları veriyoruz. Mücadelemiz yargı kararlarının tanınması için. 
Yeşil Bülten bu hafta mikrofonunu şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte yaşanabilecek tehlikelere çeviriyor. 
Turgutlu Çaldağı'na 2007 yılından bu yana musallat olan, dünyada üretimi herhangi bir ülkede istenmeyen nikel madeni mücadelesini EGEÇEP'ten Metin Sert ile konuştuk
Yeşil Bülten'in Şubat 15'inde, Maçka Parkı'nda  durduruldıktan sonra ağaç sökme işlemiyle başlayan tünel inşaatını ve AKM'nin 2008 yılından bu yana kentlilere unutulmasının ardından şimdi de yıkılmasını Mimarlar Odası'ndan Mücella Yapıcı ile değerlendirdik.  
Sinop'ta yapılması planlanan nükleer santral için ortada ne onaylanmış bir Çevresel Etki Değerlendirme Raporu ne de alınmış izinler varken 1000 hektarlık bir orman alanı traşlandı bile. 6 Şubat tarihinde ise halkı bilgilendirmek için yapılan Halkın Katılımı Toplantısı'na halk alınmadı, salon Sinop dışından getirilen insanlarla dolduruldu.  Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül ile değerlendirdik. 
Tarım arazilerinin enerji ve ulaşım projeleri için kullanımının önünü açan yönetmelik değişikliği ve bu değişikliğe dayanarak süren Eskişehir'deki termik santral projesini Tema Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç ile konuşuyoruz
Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılması planlanan değişikliği Hayvanlara Adalet Derneği'nden Av. Hülya Yalçın ve Av. Barış Kârlı ile konuşuyoruz
Artvin'de ne oluyor? 40 bin imzayı TBMM'ye teslim eden Yeşil Artvin Derneği'nden Nur Neşe Karahan madene karşı yürüttükleri mücadeleyi, İşçi Temsilcisi Osman Çelikarslan ise madenleri durduran grevle ilgili son durumu anlattı 
TMMOB İstanbul Asbest Çalışma Grubu'nun hazırladığı İstanbul Asbest Raporu, önemli bilgileri ortaya koyuyor. Asbest riski ve alınan/alınmayan önlemleri Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi'nden Gürkan Engin ile konuştuk. 
İstanbul Gaziosmanpa'sa kentsel dönüşümün 2013 yılından beri mahalleliyi evlerinden etmeye başladığı, bugünlerdeyse etkisini iyice hissetmeye başlayan mahalleliyle yaşadıklarını konuştuk. Korkmaz Aslan ve Halime İncedal, belediye eliyle evlerinden çıkarılmaları için yaşatılan psikolojik ve fiziksel yıldırma sürecini anlatıyor. 
İstanbul Gaziosmanpa'sa kentsel dönüşümün 2013 yılından beri mahalleliyi evlerinden etmeye başladığı, bugünlerdeyse etkisini iyice hissetmeye başlayan mahalleliyle yaşadıklarını konuştuk. Korkmaz Aslan ve Halime İncedal, belediye eliyle evlerinden çıkarılmaları için yaşatılan psikolojik ve fiziksel yıldırma sürecini anlatıyor. 

Sayfalar