Aydan Öner

Sevgili Ömer Bey ve tüm Açık Radyo ekibi,

Ben Aydan Öner, hayatımdaki yerinizi her gün, sizlerden birinin sesini duyduğum her an yeniden hatırlıyor ve bir Açık Radyo dinleyicisi olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Dinleyici Destek Günlerini ise ayrı bir keyifle takip ediyorum. Sizlerle birlikte heyecanlanıyor, hedeflenen sayıya ulaşmaya dakikalar saydığınız anlarda radyoyu kapatamıyor ve hedef tutacak mı diye merakla bekliyorum.

Öğrenme konusundaki açlığımı dindiren ki -Ben Bugün Bir Şey Öğrendim- en sevdiklerimdendir, Açık Radyo adeta bir ansiklopedi benim için.

Kamusla Güreşirken aldığım tadı, Pınar Hanım’ın yumuşacık üslubuyla anlattığı İstanbul hikayelerini dinlerken ki keyfimi tarif edemem.

Kreatif bir işle uğraşan biri olarak program isimlerinden bile feyz aldığım oluyor.

Ancak bugün sizlerle daha özel bir şey paylaşmak istiyorum. Çok net bir ifadeyle Açık Radyo benim antidepresanım.

Aslında, Açık Radyo hayatıma 2005 yılında girmişti. Ancak ilk girdiği yıllarda farklı kanallarla birlikte dinlediğim bir frekanstı.

Radyonuzun müzik çeşitliliği hoşuma gidiyor, özellikle de caz ve klasik müzik dinleyebildiğim başka bir frekans bulamadığım için radyonuzu dinliyordum.

2013 yılında ise hayatımda bazı travmatik değişiklikler yaşadım. O dönemde günde 4 saate yakın İstanbul trafiğinde zaman geçirmeye başlamıştım.

Kendimi çok yalnız hissettiğim o günlerde dinledikçe, yavaş yavaş Açık Radyo’nun ruh halim üzerinde yarattığı değişiklikleri fark etmeye başladım.

Birbirinden farklı programlardan beslenmek bana iyi geliyordu. Sizi dinlerken kendimi başka başka konularda düşünürken bulmak,

kafamdaki onlarca sorudan uzaklaşmak benim vazgeçilmezim oldu. Trafik bile sorun olmaktan çıkmıştı…

Bugün bir dinleyicinizin de söylediği gibi aslında biz size değil siz bize destek oluyorsunuz.

İyi ki varsınız.

Sevgiyle…