Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık
Temmuz 2014:
İndirmek için: mp3, 17.5 Mb.
Yeryüzünün, uzaydan görülebilen tek canlısı diye tanımlanan Avustralya’daki Büyük Set Resifi’nin hastalandığı ortaya çıktı. Mercan kayalıkları, kayıtların tutulduğu tarihten bu yana en kötü haldeler. Resifiin durumunu ele alan son bilimsel rapor 2014 Yılının Temmuz ayında açıklandı.
Avustralya, Büyük Mercan Resifi'nde bir yer, Temmuz 2014
Avustralya’da görev yapan bilim insanları yeryüzündeki en büyük biyolojik çeşitliliğe “ev sahipliği” yapan, müthiş zengin bir ortak yaşamı bağrında barındıran Büyük Set Resifi’nin, en çok 40 sene içinde müthiş yoksullaşacağını ilan ettiler. Rapora göre, bu muazzam organizma pek yakında çok daha az sayıda canlıyı barındıran, çok daha kirli ve çirkin bir varlık haline gelecek.
Büyük Set Resifi’nin bağrındaki yaşamın muazzam çeşit zenginliğinin kâğıt üzerinde belki 40 yılı daha vardı ama bunu bir metafor olarak okumak da pekâlâ mümkündü: Dünya düne nazaran daha kirli ve daha çirkin bir yer olmaya doğru dörtnala gidiyordu.
Mesela Sapanca Gölü’nde, kuraklık nedeniyle çekilen sular 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin acıklı ve çirkin enkazını ortaya çıkarırken, Çin'deki 300 yıllık Fenghuang antik kenti, bölgeyi etkisi altına alan fırtına ve aşırı yağışlar nedeniyle sulara gömülüyordu.
Felaketler tarihi her geçen gün yeni baştan yazılıyor gibiydi. Uzakdoğu'yu vurup 195 kişinin hayatına mal olan Rammasun tayfunu Çin'in son 40 yılda gördüğü en şiddetli tayfundu.
Hatay'ın Anavatan'a katılışının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törenlere, mahalle sakinlerinin su isyanı damgasını vurdu.
İsyan hali her yerdeydi aslında: Almanya'nın başkenti Berlin'in Kreuzberg semtinde mülteciler tarafından işgal edilmiş eski bir okulun polis tarafından zorla boşaltılmasına karşı Berlinliler,

Hong Kong, Temmuz 2014
Hong Kong'un Çin'e bağlanmasının 17’inci yıldönümü olan 1 Temmuz'da on binlerce Hong Konglu hegemon Çin yönetimine karşı, Mursi'nin darbeyle görevinden uzaklaştırılmasının birinci yıldönümü öncesinde binlerce Mısırlı, darbeci hegemona karşı sokaklardaydı.
Ama, asıl adalet talebinin odağında Filistin vardı. İngiltere, Fransa, İngiltere, Türkiye, İran, Yunanistan ve daha bir çok ülkede Filistinlilere yapılan İsrail mezalimine karşı geniş çaplı protesto gösterileri yapılmaktaydı.
Haziran ayının son günü Batı Şeria'da kaybolan 3 Yahudi yerleşimcinin cesetlerinin bulunması bölgeyi tam anlamıyla savaşa sürükleyecekti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, cesetleri bulunan üç yerleşimcinin ölümünden Hamas’ı sorumlu tuttu, İsrail Dışişleri Bakanı Liberman: "Savunma Kalkanı 2 operasyonu düzenlememiz gerekiyor. Ancak bu defa operasyon Gazze'de yapılmalı" dedi. İsrailli gençleri öldürenin Hamas olmadığını, bunu cinayetlerin işlendiği anda İsrail istihbaratının bildiğini ve fakat söylemediğini, nice zaman sonra öğrenecekti dünya. Gazze yerle bir edilip cehenneme çevrildikten, 500’ü çocuk iki bin iki yüzden fazla Filistinli acımasızca katledildikten sonra.
İsrail ordusu saldırılarına başlamadan misillemeler de gecikmemişti zaten. Kudüs'te Yahudi yerleşimciler tarafından kaçırılan Filistinli gencin diri diri yakılmış cesedi ormanlık arazide bulunuyor, 15 yaşındaki kuzeninin de gözaltına alınarak işkenceden geçirildiği ortaya çıkıyordu.
Gazze, Temmuz 2014
İsrail ordusunun Gazze’de havadan yağdırdığı broşürlerle ve evlere telefon aramalarıyla yaptığı "Bölgeyi tahliye edin!..." uyarısının ardından binlerce Gazzeli evlerini terk etti.
Evinizde oturan sivil vatandaşsanız, yeni doğmuş bebekseniz ve uyuyorsanız, çocuksanız ve plajda futbol oynuyorsanız, sadece yolda yürüyorsanız ya da can kurtarmaya çalışıyorsanız, farketmiyordu, hedefteydiniz. İsrail’in Gazze’ye havadan, karadan ve denizden düzenlediği saldırılarda mesela Şecaciye semtinin yarısı yanmış yıkılmış, sokakları bombardımanda ölen insanlarla ve onları kurtarmaya giderken vurulan ambulanslarla doluydu.
Hamas saldırılara ev yapımı füzelerle karşılık verince, Tel Aviv kentindeki Ben Gurion Havalimanına uçuşlar durduruluyor, dünya kamuoyunun dikkati de Gazze’ye odaklanıyordu. Almanya Başbakanı Angela Merkel, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin, İsrail'in kendini savunma hakkı bulunduğunu belirtip, Almanya olarak İsrail'in tarafında olduklarını söyledi. Beyaz Ev’den yapılan açıklamada, “Hiçbir ülke sivillere yönelik roket saldırılarını kabul edemez” denerek Hamas eleştirilirken, ABD Gazze saldırıları boyunca İsrail'e 1 milyar 225 milyon dolarlık silah sattı. BM Genel Kurulu’nda İsrail’e değil, Hamas’a kınama geldi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, İsrail topraklarına roket fırlatılmasının kendisini ‘şoke ettiğini’ söyledikten sonra, İsrail Gazze'de Birleşmiş Milletler'e ait bir okulu vurdu. Saldırıda savaştan kaçıp okula sığınan 15 kişi hayatını kaybederken, 200'den fazla kişi de yaralandı. İsrail okulun yanlışlıkla vurulduğu açıklamasından 3 gün sonra mültecilerin sığındığı bir başka okulu daha vurdu. 10 gün içerisinde 3. BM binasının vurulmasından sonra BM lideri Ban “saldırı ahlaki açıdan zulüm ve suçtur. Saldırının sorumluları mutlaka cezalandırılmalı!" diyebildi.

Gazze, Temmuz 2014
26 Ağustos’a kadar süren saldırıların sonunda yapılan ateşkes, İsrail tarafında 66 asker ve 6 sivil, Gazze’de ise aralarında 519 çocuğun da bulunduğu 1500’ü sivil 2200 ölü, sayılamayacak kadar çok yaralı ve sakat, ve tamamen enkaz haline gelmiş bir kent, daha doğrusu, dünyanın en büyük açık hava hapishanesinin enkazını ortaya çıkarıyordu.
Bölgenin enkaz ve harabiyet hali Gazze ile sınırlı değildi elbette. Suriye’de her gün 96, her saat 4 kişinin öldüğü bombardımanlar devam ederken, Devlet Başkanı Beşar Esad, ezici çoğunlukla zafer kazandığı Haziran seçimlerinin ardından yemin ederek üçüncü dönemine başladı.
Gazze, Temmuz 2014
BM Genel Sekreteri Ban'ın Özel Temsilcisi Zerrougui, "Dünyada çocuk olmanın en tehlikeli olduğu yerlerden biri” diye tarif ettiği bölgenin kuzeyinde IŞİD adlı örgüt, insanların kafasını keserek, onları kurşuna dizerek, bombalayarak, taşlayarak ve çarmıha gererek öldürmeye devam ediyordu.
Komşu Irak’ta da hükümet –aynı Suriye’de olduğu gibi–varillere doldurduğu patlayıcıları şehirlerin üzerine boşaltmaya devam ediyordu. İleri teknoloji ile gerilik ve ilkelliğin biraraya geldiği bir saldırıydı bu, ama zaman tüneli konusunda yanılmamakta fayda vardı: Zira, ABD Irak'a son 6 ayda son model 389 tanksavar füze ve 14 milyon parça mühimmat teslim edildiğini de gururla açıklamaktaydı.
Daha Kuzey’de, Ukrayna’da ise geçici ateşkes ilan edildi ve hemen ardından buna son verildi. Derken, çatışmalar yeniden başladı. Saldırılarda ölen milislerin sayısının bine ulaştığı iddia edildi.
Bütün bu olup bitenlerle hiç ilgisi olmayan, sadece savaşın hüküm sürdüğü topraklar üzerinde sakin sakin uçmakta olan Malezya Havayolları'na ait bir uçaktaki 280 yolcu ve 15 mürettebat, yerden atılan bir füzenin uçağa tam isabetiyle hayatını o an kaybetti.
Ölenler arasında bulunan 17 yaşındaki Hollandalı Elsemiek de Borst adlı genç kızın babası, İsyancılara destek veren Rusya devlet başkanı Putin’e hitaben yazdığı mektupla şöyle diyordu:
“Birçok genci, onların geleceklerini ve onlarla beraber kızımı da vurduğun için kendinle gurur duyuyorsundur belki. Umarım yarın sabah uyandığında aynaya bakabilirsin.
İMZA: HAYATI KARARAN BİR BABA”
Ayın Sözü:
"Üstten hukuk, alttan adalet. 'Tarihin doğru tarafında' fikirler ve eylemler için bize kılavuzluk edecek halk denklemi budur."
Uluslararası hukuk otoritesi Richard Falk, Filistin sorununun hukuki çözümü önerisi getiriyor. (Kaynak: El Cezire)
Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık
