Şubat 2014

-
Aa
+
a
a
a

Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık

Şubat 2014:

 

İndirmek için: mp3, 20.8 Mb.

 

Dünya  Şubat ayında dengesi bozuk bir şekilde dönmeye devam etti. Bu bozuklukta, ABD’de karlar altında kalan New York’ta arabalarına bağladıkları kayakları ile kayanlar, ülkenin diğer ucunda kuruyan nehirlerin altında ortaya çıkan yeni altın rezervleri, Fransa’da bal yapacak çiçek bulamayan arılar, İngiltere ve Endonezya’da bir anda sel sularına kapılıp kaybolan insanlar, iki gün aralıksız yağan kar sonunda kesilen elektrik ve doğalgaz nedeniyle ekmek çıkaramayan Bakülü fırıncıların hali, pek de hoş olmayan hatıralar olarak hafızalara kazınmış oldu.

 

Urmia, İran 

İş bunlarla da bitmiyordu. İran’da dünyanın en büyük ikinci tuz gölü Urmiye’nin yüzde 95’inin kuruduğu ortaya çıkmış, Brezilya’yı vuran tarihî kuraklık nedeniyle 100'den fazla kentte suyun karneye bağlanacağı açıklanmıştı. Kaliforniya'daki kuraklık uzaydan bakıldığında daha da belirgin hale gelmişti, Japonya’da insanlar Fukuşima Daiiçi nükleer santralinde yeni bir sızıntı haberiyle dehşet içinde kalmıştı.

 

Türkiye’de 2014'ün ilk enflasyon rakamı beklentilerden yüksek çıktı. Zam şampiyonu ise çarliston biber oldu. Böylece 2003'ten bu yana en yüksek gıda enflasyon artışı görülmüş oldu.

 

Sebebi belli gibiydi. Kuru fasulye, pirinç, mercimek başta, bakliyat ve türlü baharat geçen yılın kuraklığından etkilenmişti. Trakya’da buğdayda yaşanan sararma ve hastalıkların kuraklığa bağlı stres göstergesi olduğu açıklanmış, Türkiye'nin debisi en yüksek nehirlerinden Munzur’da su seviyesi dere seviyesine inmiş, 80 yıldır görülmeyen bir durum ortaya çıkmıştı.

 

Yaşanan kuraklığın, sadece buğdayları değil insanları da strese soktuğu Psikiyatristler tarafından dile getirilen bir gerçekti. İklimbilimciler İstanbul'un 4 aylık suyu kaldığını ve bir an önce tasarruf tedbirlerinin alınması gerektiğini söylediği sıralarda, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “Özellikle İstanbul'da su kesintisi olmayacak. Aksi takdirde bıyıklarımı kesmek durumunda kalacağım.” açıklamasını yapıyordu. Ülkenin dört bir yanında yine binlerce kişi yağmur duasına çıkarken, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Bursa’da katıldığı yağmur duasında gökyüzüne bakarak “Sanki tutacak gibi…” diyordu.

 

Ama endişelenmeye hiç gerek yoktu! Rize’de geçen yıl tuttuğu sularla binlerce alabalığın can suyunu gasp ederek ölümlerine neden olan şirket, dereye 10 bin alabalık gönderiyor, HES’lere karşı çıkanları anlamadığını belirten Bakan Eroğlu’nun “Gidip Solaklı’ya baksınlar” dediği HES projesine bakıldığında da kuruyan dereler, kesilen ağaçlar, yok olan yaban hayatı, kaybolan endemik türler görülüyordu. Bir de, HES yapımında kullanılan iş makineleri ile yeni teknolojilerin tanıtıldığı fuarın önünde protesto gösterisi yapanlara polis tarafından sıkılan biber gazı.

 

Bu dengesizlik hali dünyada büyük bir huzursuzluk halini de beraberinde getiriyordu. İran’da geliri 380 TL’nin altında olanlara yapılan gıda yardımı için 7 milyon kişi kuyrukta, Suriye’nin başkenti Şam’da gıda ve ilaç girişine izin verilmeyen Yermuk Mülteci Kampı’nda açlıktan ölen yüzden fazla kişi toprak altında, Irak’ın Anbar bölgesinde çatışmalardan kaçan 140 binden fazla insan güvenli yer arayışındaydı. Dünya petrol piyasasının kaygı konusu ise Güney Sudan'ın petrol başkenti Malakal'da çıkan çatışmalardı.

 

Somali'nin başkenti Mogadişu'da Başkanlık Sarayı'na bomba yüklü araçlarla düzenlenen saldırıda; Nijerya, Irak ve Suriye’nin muhtelif yerlerinde gerçekleşen bombalı saldırı ve çatışmalarda yüzlerce insan parçalanarak hayatını kaybetti. Bu saldırıların kimi zaman hükümetler, kimi zaman da isyancılar tarafından üstlendiği görülse de, ne kafalardaki soru işaretleri, ne de ölen insanların sayısı azalacaktı.

 

Ukrayna'da hükümete bağlı güvenlik güçleriyle muhalifler arasında çatışmalar tırmanırken, muhalefet liderlerinden Kliçko Batı'ya müdahale çağrısı yaptı, Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ’in ateşkes ilan etti ama bunlara rağmen, sadece bir tek günde 60’dan fazla insan ateşli silahlardan ötürü hayatını kaybetti.

 

Kiev, Şubat 2014 

 

Gösterilerin merkezi Maidan, Savaş meydanına dönmüştü. Silahlanmış göstericiler vuruluyor, polisler esir alınıyordu. Sonunda Ukrayna Parlamentosu, Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç'i görevden aldı ve Mayıs ayında seçime gidileceği açıklandı. Muhalifler barikatlarla dolu Maidan’da zafer kutlamalarını yapsa da, asıl savaş şimdi başlıyordu. ABD ve IMF geçici hükümet kurulmasının hemen ardından ülkeye destek vermek konusunda mutabık olduklarını açıklarken, Rusya lideri Putin, ordusuna acil tatbikat emri veriyordu.

 

Suriye’de barış için gerçekleştirilen Cenevre 2 görüşmelerinden sonuç çıkmadı, ülke yerlebir olmaya, insanlar da kitleler halinde evlerini terk etmeye devam ediyordu.

 

Karakas, Şubat 2104 

Venezuela’da Başkent Karakas başta, pek çok kentte hükümet karşıtı eylemciler ile Devlet başkanı Maduro’nun destekçileri karşı karşıya geliyor, İspanya’nın başkenti Madrid’de 10 binlerce kişi kemer sıkma politikalarına karşı sokağa çıkıyor, Tayland’da hükümet karşıtı gösterilerden ötürü başkent Bangkok’ta olağanüstü hal devam ederken, hükümet karşıtları kamu binalarını kuşatıyor, açılan ateşte dört kişi hayatını kaybediyor, onlarca insan yaralanıyordu.

 

Türkiye’de ise, dozerler, hafriyat kamyonları, TOMAlar, su tankerleri ve sayısız polis Gezi Parkı önünde kamp kurmuş, beklemeye devam ediyordu.

 

Gezi Parkı olaylarında öldürülen Ethem Sarısülük’ü vuran polis soruşturmanın ardından 24 ay kıdem durdurma cezası alırken, Sarısülük’ün ailesi ve dostları, haklarında 29 yıl hapis cezası istenen Mücella Yapıcı ve Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında olduğu Taksim Dayanışması üyeleri, Türkiye’nin dört bir yanında devam eden Gezi davalarının sanıkları mahkeme önlerinde, verilecek cezaları bekliyordu.

 

“Ebru Gündeş eşini her gün 10 dakika görüyor. Biz de aynı haktan yararlanmak istiyoruz!" diyerek isyan eden Trabzon Cezaevi’nde kalan kadın mahkûmların dediği gibi, temel mesele adaletti ve o adalete güven, gün geçtikçe azalmaktaydı.

 

Muktedirlerin gözünde ise hiçbir iddia doğru değildi. Herşey montaj, şantaj ve sabotaj çabalarının ürünü olan bir kurgudan ibaretti. Ortada kimsenin pişmanlık duyacağı bir durum yoktu. Bir tek o hariç.

 

Eski çevre ve şehircilik bakanı Erdoğan Bayraktar, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “pişman olması lazım” açıklamasının ardından, “Her şeyden haberi olan Başbakan Erdoğan istifa etsin" açıklamasından ötürü liderimden özür diliyorum" açıklamasını yaptı. Halbuki biraz daha bekleseydi Şubat ayının kendisinden yana olduğunu görecekti.

 

İşadamları, bürokratlar ve akrabalarla dolu birçok yeni ses kaydı ortalıkta dolaşıyordu. Ama en ilginci, meclis kürsüsünden de herkese dinletilen kayıttı: Başbakan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen, evdeki paraların sıfırlanması talimatlarını içeren ses kaydı. Muazzam çalkantılarla lebalep dolu geçen 2014’ün son günlerinde, 17 Aralık’ın yıldönümünde, Britanya’nın ünlü BBC haber kanalı, ‘sıfırlama’ denen bu ses kaydından bir bölüm yayınlayacak, bu kaydın modern Türkiye’nin gidişatını baştan başa değiştirdiğini söyleyecekti.

 

Erdoğan, “Bu TC. Başbakanı'na yapılmış haince bir saldırıdır, bunu da kimsenin yanına bırakmayız!" diye tehditler savururken, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık kayıtların montaj olduğunu hissettiğini söylüyor, hükümete yakın gazetelerin Amerikalı bir medya şirketinin raporuna dayandırılarak kayıtların montaj olduğuna dair manşetten duyurduğu iddialar, bizzat o şirket tarafından yalanlanıyordu.

 

Ankara, TBMM, Şubat 2014 

 

Türkiye'de düzenlenen yolsuzluk karşıtı gösterilerde başta İstanbul ve Ankara'da olmak üzere binlerce kişi sokaklara döküldüğü sırada Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, meclisten tekme tokat kavgalar arasında geçen HSYK Kanunu'nda değişiklik yapan kanunu onayladı.

 

Ama asıl olan gazetecilere olmuştu. Şubat ayında ortaya çıkan bir diğer gerçek buydu. Başbakanın telefonla verdiği sansür talimatı iddiaları, yayın yasakları ve işten çıkarmalar bir yana, İnternete erişim ve içerik ile alakalı maddelerin Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından müdahale edilmesine olanak sağlayan tasarı yine Cumhurbaşkanı Gül tarafından süratle onaylanıp yasalaştı.

 

Twitterda binlerce kişi, Abdullah Gül’ün internet özgürlükleriyle alakalı olarak daha önce verdiği demeçleri paylaştı. Gül’ün 2011 tweeti şimdi en çok retweet edilenler arasındaydı: “İnsan gerçekten hayret ediyor.”

 

Ayın Sözü:

"Bir ülkede hekimler sokaktaki insanlara yardım ediyor diye odalarına dava açılıyorsa yargılanmamak suçtur."

İstanbul Mimarlar Odası yöneticisi Mücella Yapıcı, ülke çapında milyonlarca kişiyi sokağa döken Gezi Parkı protestolarından ötürü yargılanırken, açmaya hazırlandıkları karşı davadan bahsediyor. (Kaynak: Hürriyet)

 

Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık