Pembe Olması Şart Değil

Pembe Olması Şart Değil

05 Ekim 2004

Kadınlar tarafından kadınlar için tasarlanan Volvo’nun YCC modeli.

 

Kadın sürücülerle ilgili ön yargıların silinmesi oldukça zor; dikiz aynasının ancak makyaj aynası olarak  kullanılması, park etme beceriksizlikleri ve bu nedenle onlara küçük arabanın yakıştığı, kadınların otomatik vitesli arabaları  tercihi etmeleri, akselerasyon ve motor gücü yerine dış ve iç renklerle ilgili  farklı yaklaşımların ön plana çıkması  klasik klişelerden bazıları.

 

Otomobil sektöründeki pazarlama araştırmaları veya reklam kampanyaları da kadın müşterileri hedeflerken  bu gibi ön yargılardan yola çıkıyor. Yaşam biçimlerinin değiştiği, eşitliklerin öne çıktığı toplumlarda ise bu klişelerin biraz bayatladığı görülmekte.

Yurt dışında yapılan araştırmalar sonucunda kadınların beklentileri ve tercihleri, otomobilin ekonomik, çevre dostu ve kullanışlı olması olarak öne çıkıyormuş, pembe olması değilmiş. Bir başka ilginç saptama da bir evde ikinci otomobil olarak satın alınan düşük fiyatlı ve kompakt otomobillerin de aslında ailenin erkeği tarafından kullanılmasıymış.

 

Kadınların tercihlerine göre satın alma konusunda pazar payını arttırmak için bir çok markanın kadına yönelik kampanyaları yetersiz kalırken, geçtiğimiz yılda İsveçli otomobil üreticisi olan Volvo yepyeni bir konsept çalışması ortaya çıkardı. Yaklaşık 100 kadının üzerinde çalıştığı, ekonomik bağımsızlığı olan kadını hedefleyen YCC modeli, Mart 2004 de ilk kez Geneva Auto Show’da görücüye çıktı. Gümüşî rengiyle, 225 beygir gücü ve büyük depolama hacmine sahip, martı kanadı kapılı bu spor coupe’nin kolay park edilmesi ve bakımının kolay olması gibi özellikleri var.

 

Volvo böylelikle erkek tasarımcılar ve ön yargılı satış elemanları tarafından göz ardı edilen kadın kullanıcı kitlesine de bir mesaj iletmeyi başardı. İsveç gibi bir ülke için çok doğal, parlamentodaki ve kabinedeki kadın sayısının çokluğu düşünüldüğünde. Tabii ki ülke yönetimi dışında, sosyal haklar da önemli; örneğin doğum sonrası anne veya babanın maaşlarının %80 nin ödenmesine devam edilerek 390 gün izin kullanma hakları, çocuk                                           

bakımının 18 ay dan 10 yaşına kadar kanunlarla garanti edilmesi ve doğum kontrolünün serbest olması gibi haklar söz konusu. Bütün bunlar İsveç’in çalışan nüfusunun 1/3 ünün kadın olmasını da (ki dünyada en yüksek oran sayılıyor) etkiliyor.

 

Volvo’nun dünyadaki satışlarına bakıldığında Avrupa’da Volvo satın alanlarının ancak %18 i  kadınken ABD’de bu oran %53, bu da Volvo’nun Amerika’da güvenli otomobil olarak imajının yüksek olması ve Avrupa da ise şehir içi  yollarının daha dar olmasıyla açıklanıyor.

 

Otomobil gösterileri ve tanıtımlarında görev alan kadın sayısının artışına karşın, otomobil sektöründe yönetici kademesinde çalışanların sayısı az. Volvo’da yöneticilerin % 11 i kadın, Daimler -Chrysler’in Almanya merkezindeki %5e göre yüksek sayılabilirse de Amerika’ya göre düşük. Ford şirketinin 5 yöneticisinden biri kadın. Kadınlara yönelik bir araba yapma fikri yeni sayılmaz, ilk kez 1950 de Dodge “La Femme” modeliyle piyasaya çıkmış, gül renginin (yanı pembe) hakim olduğu bu model ancak bir kaç yıl üretimde kalmış.

 

2001 sonbaharında pazarlama yönetiminden sorumlu bir kadın elemanın Volvo merkez bürosuna Volvo’nun kadınlar için daha albenili olabileceği fikri ile gelmesi üzerine düşünen yöneticiler bir konsept otomobilin geliştirilmesine karar vermişler. Ford Motors’un bir parçası olan Volvo ‘nun bütün dünyada 28,159 personeli var ve bunların 520 si kadın. Bu proje sırasında bu elemanların bazılarının çalıştıkları işlerden izin almaları da projenin başında yaşanan zorluklardan biri. Bu projenin iletişim müdürü yöneticisi Tatiana Butovitsch Temm aynı zamanda oluşturulan çekirdek kadronun tam zamanlı

Volvo YCC tasarım geliştirme takımı

elemanlarından biri. Tatiana Butovitsch Temm  bu proje üzerinde yarım yıl kadar çalıştıktan sonra Volvo’nun CEO’su Hans Olov Olsson’a  MCC, “My Concept Car” ön çalışmasını sunmuş.

 

Olsson böyle bir projeyle, 16 yaşındaki kızların bile Volvo yla ilgili pozitif imaj sahibi olabileceklerini, hatta bir çoğunun da otomobil sektöründe çalışmaya cesaretlenebileceğini düşünerek destek vermiş. Projenin ve dolayısıyla modelin adı  bir süre sonra YCC yani “Your Concept Car” olarak değiştirilmiş. Proje Yönetimi takımı beş kadından oluşuyor ve onlara doğrudan bağlı çalışan üç tane de baş tasarımcı var.

 

Volvonun YCC modelinin geliştirilmesi 15 ay ve 3.3 milyon Dolarlık bir bütçe ile sonuçlanmış. Bu da Volvo içinde en hızlı ve en düşük bütçeli, üstelik de en iyi yönetilmiş konsept geliştirme programı imiş. Bu çalışmada görev alan değişik mesleklerden ve pozisyonlardan gelen  kadro yaklaşık 120- 140 kişi arasında ve bunun da %80 ı kadın. Çalışmanın başında yapılan, kadınların otomobilleri ile ilgili beklentileri  araştırmasında, otomobil sektöründe çalışan 400 kadar kadına sorulan sorulardan ¾ ünün birleştiği noktalar; depolama hacminin büyük olması, park etme kolaylığı, ergonomi ve bakımının kolaylığı olmuş.

 

Bu araştırmanın sonucunda ortaya çıkan konsept modelin özellikleri de böylece belirlenmiş. Çalışmanın başlangıcında karşılaştıkları zorluklardan biri de adeta hiç bitmeyecekmiş gibi uzun süren toplantılar olmuş, bunu da kadınların tartışmak ve sorgulamak için daha fazla zaman harcamalarına bağlıyorlar. Ford- Volvo entegrasyonu projesinde çalışan Ekelund şöyle anlatıyor:”Biz toplantılarda daha çok konuşuyoruz, ama karar verme aşamasına gelindiğinde herkes orada ve sonuçta verdiğimiz kararın nedenleri daha iyi anlaşılmış oluyor. Süreç içinde fikir değiştirmek iyi bir politika olmadığı gibi, duyarlı bir davranış da değil.”

 

YCC için yapılan araştırmada ortaya çıkan kadın modelinin adı Eve; modern, profesyonel, kendine güveni zarafeti ile birleştirmeyi bilen bir kadın ve erkeğin istediğinin çok daha fazlasını arabasında istiyor; çantasını ve cep telefonunu güvenli bir yere koymak, telaş etmeden rahatça park etmek istiyor. Arabaya binip inerken kolay ve zarif hareketler yapmak istiyor üstelik de arabanın temizliğiyle de fazla ilgilenmek istemiyor. (Gerçekten de eline kova alıp ta arabasını mağrur bir şekilde yıkayan ve ona sevgiyle pasta cila yapan kaç kadına rastladınız?)

 

Volvo YCC’nin temel özellikleri şöyle:

 

Ön Kaputun olmaması; ön tek bütün bir parça şeklinde teknisyenin açabileceği şekilde tasarlanmış, çünkü kadınlar motor bakımı ile ilgilenmek istemiyorlar. Tatiana Bulowitch: “Kaputu açmamın tek amacı silecek suyunu doldurmak.” Diyor. Yağ değişimi de 50.000 km de. Otomobiliniz servise girmesi gerektiğinde, otomobilden yerel servis istasyonuna  gönderilen bir mesaj, onların sizi arayarak bir randevu vermeleri şeklinde çözümlenmiş. Petrol-elektrik hibrid motor düşük emisyonlu olduğu için de çevreci. Otomobil size bir haber vermiyorsa her şey düzgün demektir.

 

Volvo YCC, 2004 Geneva Auto Show'da

Yüksek depolama hacmi; Otomobilin “martı kanadı” diye tanımlanan, yukarı doğru açılan kapıları sayesinde sürücü koltuğunun arkasına daha kolay ulaşılıyor ve zaten çok fazla kullanılmayan arka koltuklar sinema koltuğu oturakları gibi arkaya doğru katlanabildiğinden daha fazla depolama hacmi ortaya çıkıyor. Çoğumuz eğer çok büyük bir bagajımız yoksa alış verişlerimizi  hemen arka koltuğa koymayı tercih ediyoruz. Çantanızı ve cep telefonunuzu, notebook bilgisayarınızı, bozuk paranızı hemen yanınıza, iki koltuğun arasına alabiliyorsunuz, çünkü el freni kolu elektrikli sistemle çözülmüş, vites kolu da

direksiyonun yanında. İki koltuğun arasına sürgülü kapaklı  özel bir depolama kutusu yerleştirilmiş. Önde bozuk para, anahtar, telefon için derin olmayan bir göz ve arkada da el çantanızı koyabileceğiniz derinlikte bir göz. Bir başka bölmeye notebook bilgisayarınızı koyabiliyorsunuz, sürücünün yakınında da soğuk içecek kutusu koymak için yer var, çöp kutusu ise tüm bu rahatlık gamını tamamlayan son bir ayrıntı.                                                     

 

Martı kanadı gibi yukarıya kalkan kapı sistemi için ana direk geriye alındığından görüş açısı da daha fazla. Açıldığında ancak 60 cm dışa taşıyor, bir çok otomobil kapısından daha az yer kaplıyor. Kapı açılırken eşik de aşağı doğru açıldığından inip binmek hem kolaylaşıyor hem de eteğinizin kenarı, pantolonunuzun  paçası ve ayakkabınızın kenarı kirlenmiyor.

 

Kapaksız benzin deposu; yarış otomobillerinde olduğu gibi bir yakıt doldurma sistemi var, yakıt tabancısının doğrudan girdiği  delikte ‘roller ball’ biçiminde bir valv gaz ve kokunun (fume) çıkmasını önlüyor. Silecekler için gerekli su deposunun ağzı da yakıt deposu deliğinin hemen yanında, böylece kaputu açıp kapamaya gerek kalmıyor.

 

Temizleme kolaylığı; Otomobilin boyası ve camlarının kir tutmama özelliği var. Bu kir tutmayan boyanın bulunuşu da çok ilginç, YCC takımı araştırmaları sırasında New York’taki çöp kamyonlarına uygulanan bu boyaya rastlamışlar. Camların kir tutmaması çok önemli hem ön cam hem de arka cam yüzeyi çok büyük. Koltuk kılıfları da çamaşır makinesinde yıkanabiliyor. Koltuk döşemeleri ve halılar için değişik desen ve renk seçenekleri, müşterinin isteğine bağlı olarak teslim ediliyor. Deri, keten veya yün olarak sekiz seçim şansınız var, koltuk kılıfları ve halılarla ayrı kombinasyonlar yapabiliyorsunuz, mevsime veya keyfinize göre de değiştirebiliyorsunuz.

Volvo YCC Koltuk ve çeşitli kılıfları

 

Ergovision özelliği ise en ilginç çözümlerden biri, iç mekânın rengini nasıl kişisel zevklerinize göre düzenleyebiliyorsanız , sürüş rahatlığınız da sizin vücut ölçülerinize göre ayarlanıyor. Boyunuz ne olursa olsun doğru görüş açınızın olması gerekiyor, bu nedenle “Ergovision” sistemi satış sırasında vücudunuzun taranması ve bu bilgilerin otomobilinize yüklenmesi ile sağlanıyor, tüm bu bilgiler anahtarınıa dijital olarak yükleniyor. Arabanıza binip sürücü koltuğuna oturup anahtarı ön konsoldaki yerine soktuğunuzda koltuk, direksiyon, pedallar, baş yastığı ve emniyet kemeri hemen size özel olarak ayarlanıyor.

 

Kadınların ayakkabılarının değişik yüksekliklerdeki topukları bile sürüşü etkilediğinden bu ölçülerin ayarı da yapılabiliyor. Bunun dışında bir kaza halinde ayak ve bacakların sakatlanmasını önlemek için pedallar döşemeye giriyor. Baş dayama yastıklarının ortasındaki boşluk ise saçlarını arkada toplayan ve at kuyruğu yapanların da rahatlığını sağlıyor. Üstelik de ayarlanabilir olması Volvo’nun sabit baş yastığı konusundaki sabit fikrini de yıkmış oluyor. İç tasarımından sorumlu Cindy Charwick otomobili kullanan kişinin her türlü konforunun düşünüldüğünü, örneğin sürücü koltuğunun kenar desteği bile aşağı inerek koltuğa oturmanızı kolaylaştırılması gibi ayrıntılarla sorunlara çözüm arandığını belirtirken;”Konsept otoomobilin anlamı da bu, yeni fikirleri denemek ve eskilerini de zorlamak” diyor.

 

Dış çizgiyi adeta içe taşıyan “S” biçimindeki kıvrımlı ön panel çcok yalın. Gözünüzü alan ve high tech gibi görünen, ukala cock-pit özentisi otomobillerden çok uzak. Alışılmış düğme, gösterge, ikonlar ve ızgaralar ya konmamış ya yumuşatılmış veya dijital hale sokulmuş. Üstünde de fazla kalabalık yok, lüzumsuz bilgi yok, kaç kilometreyle gittiğiniz ve deponuzdaki yakıtın daha kaç kilometre dayanacağını gösteriyor navigasyon sistemi.  Ancak motorun ısınması veya yağ ile ilgili bir sorun çıkarsa size bildiriyor. Kontrol paneli de sürücüye doğru 30 derece kadar ayarlanabiliyor. Volvo basın bürosunun yazmış olduğu metindeki gibi  Your Concept Car (Sizin Konsept Otomobiliniz) istediğiniz her şeyin elinizin altında olduğu “kişisel yaşam odası” düşüncesi ile örtüşüyor.

 

Kolay park etme; İki aşamalı park sistemindeki düğmeye bastığınızda bir sensör arabanızın bulduğunuz park yerine sığıp sığmayacağını size söylüyor. Aynı düğmeye tekrar bastığınızda size paralel park etme manevrasında  yardımcı oluyor. Bir başka yardımcı da lastik tamponlar, ön veya arkanızdakine biraz dokunduğunuzda da kimseye zarar vermiyor.

 

Esneklik her konuda düşünülmüş; otomobilinizi sürerken yüksekliğini ayarlayabiliyorsunuz, isterseniz bir düğmeye basarak yola daha hakim olarak sürüyorsunuz veya bir başka düğmeye basarak yere yapışıp spor araba duygusu içinde sürüyorsunuz. Otomobile inmek veya binmek istediğinizde kapının rahat açılabilmesi için de kendisi yüksek konumuna geliyor.

 

Volvo’nun genel müdürü Hans Olov Olsson, erkeklerin yoğun olduğu otomotiv endüstrisi sektöründe daha çok kadın müşteri kazanabilmek için böylesi bir çalışmanın önemli olduğunu ve kadınların otomobille ilgili beklentilerinin, erkeklerin performans ve styling beklentilerinin çok ötesinde olduğunu hatta bir çok erkeğin aklına getirmediği önceliklere yönelik olduğunu söylüyor ve “Eğer kadınların beklentisine ulaşırsanız erkeklerinkini de aşmış olacağınızı öğrendik” diyor. Olsson gerçekten de bu projeye tüm kalbiyle inanmışa benziyor.

YCC değişik özellikleri bir arada toplayabilen bir otomobil, hem işlevsel ve kullanıcı dostu, aynı zamanda da spor ve duygu yüklü. Özellikle dış görünüşü bu özellikleri yansıtıyor, Düşük önü , ilginç farları ve neredeyse arabanın bittiği yere kadar olan arka penceresi ona zarif  bir görünüm veriyor , Buna karşılık olarak tampon ve sağlamlaştırılmış kaplamasıyla çepeçevre dolaşan alt parçada Volvo’nun  güçlü  gövdesini görüyorsunuz.

 

Geneva Auto Show 2004 tanıtımı

YCC’nin dış tasarımından sorumlu Anna Rosen , Geneve’de otomobilin tanıtımını yaparken çoğunluğu erkek olan izleyicilere “Bu Sizin Concept arabanız!” diye söze başlamış. Kadınların kötü sürücüler olması nedeniyle mi lastik çamurluklar koydunuz sorusuna da;  “ Bu sadece kadınlar için değil hem kadın hem de erkekler için . Biz bu arabayı cam fanus içinde saklamak veya sadece showlarda göstermek için yapmadık. Kadınların veya erkeklerin nasıl düşündüğünü de göstermeye uğraşmıyoruz. Biz sadece iyi bir otomobil yapmayı istedik, çünkü  nasıl yapılabileceği ile ilgili iyi bir fikrimizin olduğunu da biliyorduk.” diye cevap vermiş.

 

YCC nin gösterilerde aldığı başarılı puanlara ve aslında üretilebilir olmasına rağmen bazı mühendislik geliştirmelerine gereksinme duyduğu söyleniyor ve maalesef bir süre daha üretime girmeyeceği kesin, ama bu concept modele adeta bir “think tank” diye yaklaşıldığı belli oluyor, bazı özelliklerini gelecekteki Volvo modellerine uygulamayı düşünüyorlar, özellikle ergovision, yani daha doğru bir sürüş pozisyonu için vücut ölçülerinin taranması bunlardan bir tanesi. Anlaşılan böylesine akıllı bir arabanın üretilmesi için epeyce beklemek zorundayız.

 

Kaynakça:

 

www.thecarconnection.com/

www.detnews.com/2004/

www.motioncars.com

www.usatoday.commoney/autos/

www.ultimatecarpage.com/