Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık
Mart 2012
Dinlemek için:
İndirmek için: mp3, 15.1 Mb.
Mart ayına girerken Suriye devlet başkanı Beşşar Esad’a bağlı güçler muhaliflere yönelik yaptıkları saldırılara ara vermeden devam ediyordu . Suriye’de, yaklaşık bir yıldır devam eden çatışmalarda ölen kişi sayısı 9 bini aşarken, çatışmalardan kaçıp komşu ülkelere sığınanların sayısında da büyük artış görünüyordu. Sadece 24 saat içerisinde Türkiye’ye sığınanların sayısı 1000’i aşarken, İnsan Hakları İzleme Örgütü Şam yönetiminin, Lübnan ve Türkiye sınırları yakınında çatışmalardan kaçanların kullanabileceği yollara mayın döşediğini söylüyordu.

Türkiye, Suriye’de giderek kötüleşen güvenlik durumunu gerekçe göstererek, Şam elçiliğini tamamen kapatırken, BM İnsani Yardım Koordinatörü Valerie Amos, yardım ekipleriyle birlikte, Humus kentinin haftalardır saldırı altında olan Bab-ı Amr semtine girdi ve bölgenin yerle bir olduğunu açıkladı.
Rusya'da yapılan seçimlerde, oyların yaklaşık yüzde 64’ünü alan Başbakan Vladimir Putin’ 4 yıl aradan sonra yeniden devlet başkanı seçildi. Seçildi ama bu galibiyet zaten sokaklarda olan muhalefetin sesinin daha da gür çıkmasına neden oldu. Komünistlerden liberallere, yolsuzluk karşıtlarından, kadın hakları savunucularına kadar birçok kesimden gelen tepkiler artarken, ülkede baskı rejiminin artacağı bir döneme girileceğinin işaretleri açıkça görülüyordu.

Provokatif ve politik duruşlarıyla doğaçlama bir şekilde gerçekleştirdikleri sahne performansları ile bilinen Rus Punk kızlar grubu Pussy Riot Mart ayında Kurtarıcı İsa Kilisesi’nde verdikleri bir konserde “Bakire Meryem, bizi Putin’in hışmından koru!” diye dua ettikleri bir “âyin” düzenledi. Hemen sonrasında 3 grup üyesi “dini duyguları aşağılamaktan” tutuklandı. Aylarca dünya gündeminde kalacak bir dava başlıyordu.
Almanya’da yolsuzluk suçlamaları nedeniyle dokunulmazlığının kaldırılması istenen Cumhurbaşkanı Christian Wulff istifa etti. İnsan hakları savunucusu ve eski bir rahip olan Joachim Gauck, Almanya’nın 11. cumhurbaşkanı oldu.
Mart ayında Afrika ülkelerinden Mali demokrasi açısından pek de parlak günler geçirmiyor, Maldivler’den sonra 2012’de dünyanın darbe yiyen ikinci ülkesi oluyordu.
Türkiye’de KCK tutuklamaları kaldığı yerden devam etti. İstanbul Avcılar ve Adana’da yeni operasyonlar yapılırken 193 zanlının yer aldığı iddianame tamamlandı. Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın, BDP’nin siyaset akademisinin çalışmalarına katıldığı için “örgüt yöneticisi” olmakla suçlanmasıyla 22 buçuk yıl hapsi istenirken, yayıncı Ragıp Zarakolu için de “örgüte yardım etmek”ten 15 yıla kadar hapis talep ediliyordu.
2012 yılında ülke gündeminde oldukça fazla yer alacak “anadilde savunma” kavram kargaşasının ilk emareleri Mart ayında görüldü. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, “Türk vatandaşı olup, Türkiye’de doğan, Türkçe dilinde yeterli eğitim gören sanık, Türkçe’den başka dilde savunma yapamaz” diyerek sanığa Kürtçe savunma hakkı tanımadı.
Davalar furyası da Mart’ta devam etti. Mısır çarşısı patlaması, Manisalı gençler, OdaTV davası, Uğur Kaymaz cinayeti ve Madımak davalarında gelişmeler vardı.

Pınar Selek
1998’de Mısır Çarşısı'nda 7 kişinin öldüğü patlama ile ilgili davada savcı, sosyolog Pınar Selek için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isterken, Manisa'da 1995 yılında gözaltına alınıp, işkenceye uğrayan ve 'Manisalı Gençler' olarak bilinen 16 genç, 16 yıldır sürdüren hukuk mücadelesi sonrasında tazminat hakkı kazanıyordu.
Oda TV davasının tutuklu sanıklarından gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık da 375 gün sonra serbest kaldı. Ahmet Şık için, cezaevinden çıkışta ifade özgürlüğü ve hapisteki gazeteciler sorununa dikkat çektiği açıklamasından ötürü yeni bir soruşturma açıldı.
35 kişinin yakılarak öldürüldüğü Sivas Madımak katliamına ilişkin dava ise zamanaşımından düştü. Mahkeme, 5'i hayatta, ancak firari olan 7 sanık hakkında zamanaşımı kararı verdi. Müdahil avukatlar, kararı Yargıtay'a taşımaya hazırlanırken, çok sayıda sivil toplum örgütü ve aydın da, Sivas davasından çıkan zamanaşımı kararına karşı “açık mektup” yayınlayarak tepkilerini dile getirdi.
2004 yılında 12 yaşındaki Uğur Kaymaz’la babasının terörist sanılarak öldürülmesiyle ilgili dava da AİHM’de devam etti. Ankara, “öldürülmeleri mi gerekirdi”diye soran AİHM'ye savunma gönderdi. Savunmada Uğur’un 13, babasının ise 8 kurşunla öldürülmesi ‘orantılı güç kullanımı’ olarak değerlendirildi ve polisin başka türlü davranma şansının olmadığı iddia edildi.
AİHM demişken, Uluslararası mahkeme, Türkiye ile ilgili 52 yıllık istatistiklerini yayınlandı: 1959-2011 arasındaki başvurulara göre, Türkiye 2 bin 404 mahkûmiyetle Avrupa Konseyi üyeleri arasında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni en çok ihlal eden ülke olmuş bu alanda birinciliği elde etmişti.
İşçilerin cephesinde ise bu yıl da ölümler devam ediyordu. İstanbul’un merkezinde Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi inşaatında çıkan yangında şantiyede çadırda kalan 11 işçi cayır cayır yanarak öldü.
Olay sonrasında yapılan açıklamalarda işçilerden 2’sinin öldükten sonra sigortalı yapıldığını öne sürülüyor, yapılan incelemede göre yangına "ihmal ve sorumsuzluk" neden olduğu söylenirken, şantiye şefi dahil 6 kişi tutuklanıyordu.
Ülkenin bir başka köşesinde Kütahya'nın Emet ilçesinde ise, okul inşaatında çalışan Doğulu işçilerle “bir grup” diye kategorize edilen insanlar arasında yaşanan gerginlik sonrası, işçilerin konakladığı konteyner ve çadırlardan alevler yükseldi. Çadırları yakılan 16 inşaat işçisi, memleketleri Van’a gönderildi. Emet Belediye Başkanı yaşananların ardından, işçilerin PKK bayrağı açtığı söylentileri üzerine Emetli bir grup gencin galeyana geldiğini, olayın münferit bir olay olduğunu açıkladı.
Dünyada çılgın iklim olayları yaşanmaya devam ediyordu. Mart ayı İngiltere’de yarım yüzyıldan fazla bir zamandır görülmüş en büyük kuraklığa sahne oldu mesela; kuraklık uyarıları ve bahçe sulama yasakları birbirini kovaladı. Ama, işler kısa sürede tersine dönecek, Nisan’dan itibaren ülke tarihinin en yağışlı ve nemli mevsimi sular ve sellerle açılacaktı.
Aynı ay, dünyanın en saygın bilim dergilerinden birinde iki tarihî araştırma birden yayınlandı: On yıllardır arıların ve diğer tozlama yapan böceklerin popülasyonlarında hızlı düşüş yaşandığı kaygıyla izleniyordu. Söz konusu iki araştırma, arı kolonilerindeki çöküşün en önemli sebebinin neonikotinoidli böcek öldürücüler olduğunu ispatlıyordu. Ama yılda milyarlarca dolarlık kârları olan endüstrinin baskısına dayanamayan birçok Avrupa hükümeti, bu pestisidi yasaklamaya cesaret edemeyince, “vuslat” bir başka bahara kaldı.
Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık
