Lanetli Kehanet

Lanetli Kehanet

02 Eylül 2009

Adını, barış kelimesiyle özdeşleşmiş, o kudret timsali yüce Roma İmparatoru Augustus’tan alıyor Ağustos ayı. Bu bitirdiğimiz ay boyunca gene kudretlilerin dilinden düşmek bilmedi barış sözcüğü. Ama, Pax Romana’nın başlangıcından bu yana geçen 2081 yılın ardından gezegen sâkinleri (yani tüm canlılar âlemi) için pek de o kadar barış ve huzur içinde geçmiş sayılmaz doğrusu.

 

Bizzat şeamet tellalınız bağırıyor:

 

“Duyduk duymadık demeyin, ey ahali! Geçen ay, ilerde birçok uğursuzluğun ipuçlarının verildiği ay olarak hatırlanabilir!”

 

Gerçi Büyük Roma ile başladık söze, ama gelin, az daha geriye gidip Kadim Yunan Eli’ne uzanalım ve şanlı görücü Cassandra’yı yardıma çağıralım. Troya’lı kadın yalvaç, Troya’sının yıkımını, kardeşi Hektor’la kendisinin de acı sonlarını görmüş, ama kimseyi inandıramamıştı, bildiğiniz gibi. Nâçiz tellallarınız da öyle. Bize kimsenin inanmayacağının elbette farkındayız. Zira bu, gene bölgenin “yerel” tanrılarından Apollo’nun üstümüze koyduğu lanet ne de olsa: Kehanetlerin hepsi de doğru olacak, gelgelelim bunlara kimsecikler inanmayacak-- Lanetli kehanet. Kehanetler doğru çıkacak da, bize kim inanacak?

 

Cassandra’yla da olmadı diyorsanız, o zaman elimizde bir İngiliz ozanı var, size onu verelim:

 

[Karanlık bir mağara. Ortada kaynayan bir kazan.

Gök gürler. Üç cadı girer.]

 

BİRİNCİ CADI - Karakedi üç kez miyavladı.

İKİNCİ CADI - Kirpi üç tıslayıp, bir ciyakladı.

ÜÇÜNCÜ CADI - Acûze seslendi: vakit tamam, vakit tamam!

BİRİNCİ CADI - Kazanın çevresinde dönelim,

içine zehirli barsak atalım da katalım.

Soğuk taş altında otuz bir gün otuz bir gece

uyuya uyuya zehir toplayan kurbağa...

Haydi, kazanda ilk sen kayna!

HEPSİ - Katmerlen dert ve bela, katmerlen!

Ateş, yan sen! Sen de ey kazan, fokurda!

 

(Shakespeare, Macbeth, IV, i)

 

Tabloyu tamamlamak için, bir ozan kehaneti de Türkiye’den olsun:

 

 

 

“Yedi kat yerin altından uğultular geliyor.

 

Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır.

 

Haram sevaboldu, sevap haramdır.

                           

         […]

 

Çekin ki körükleri

 

ocağa girdi demir.

 

Bir ateş külçesi düştü buzların ortasına.

 

Alâmetler belirdi, kıyamet alâmetleridir.

 

Haberdir, erişmekte kaynayan su galeyan

 

noktasına.”

 

(Nâzım Hikmet, “Alâmetler Sûresi”nden)

 

***

 

İşte size bu “Kıyamet Alâmetleri”nden bir demet:  (Hepsi Ağustos 2009 tarihli)

·         “İyice kuzeyde iklim belası kazanı fokurduyor olabilir” (Climate Trouble May Be Bubbling Up in Far North) (AP) http://www.commondreams.org/headline/2009/08/31-9

·         “Kuzey Kutbu Buz Denizi yatağından Metan kaçağı” (Methane seeps from Arctic sea-bed) http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/8205864.stm

·         “Güney Kutbunda dev buzul 10 yıl önceki tahminlerden 4 kat hızlı eriyor” (Giant glacier in Antarctic is melting four times faster than thought…”

www.timesonline.co.uk/tol/news/environment/article6797162.ece

·         “Suyumuz ısınıyor: Dünya okyanuslarında sıcaklık rekoru kırıldı” (In hot water: World sets ocean temperature record”, http://www.ap.org/

·         “Nehir ve göllerden son 40 yılda iki kat fazla su çekildi… Son 150 yılda yapılan kimyasal deneyler iklim değişikliğini hızlandıran etkenlerin başında geliyor” (BM Bildirisi/AA)

·         “BM raporu: Asya benzeri görülmemiş yiyecek sıkıntısıyla yüzyüze” (Asia facing unprecedented food shortage, UN report says, www.guardian.co.uk/world/2009/.../asia-facing-food-crisis

·         “Pachauri: Küresel ısınma sayesinde Afrika’nın dörtte biri susuzlukla yüzyüze” (Quarter of Africa faces water shortage, courtesy global warming: Pachauri), www.sindhtoday.net/news/1/46494.htm

·         “Kar yağışları son 50 yılda yüzde 40 azaldı”, (Snowfalls down by 40 per cent) www.theaustralian.news.com.au/.../0,25197,25939760-12377,00.htm

·         Seferihisar’da1089 hektar yandı, Yalova, Denizli ve Kocaeli’nde 300 hektardan fazla alan kül oldu, 17 ilde 500 hektarın üzerinde alan yandı, Atina çevresinde 30 bin hektarlık alan kül oldu ve bu uzmanlar tarafından ekolojik felaket olarak nitelendirildi, Kanada, Ağustos ayında orman yangınlarına teslim oldu, Californiya yanıyor, 450 km2 alanı yakıp geçen yangın, bu bülten yayına hazırlandığı sırada kontrol altına alınabilmiş değildi… (AA, ajanslar, BBC)

·         “Alevler, Seller ve Hararet: İklimi Değişen Dünyada Yaklaşan Felakete karşı Erken Uyarı Sistemleri” (Fires, Floods, and Fahrenheit Early warning systems for the coming storm): www.commondreams.org/headline/2009/08/31-10

 

***

İklim Cassandra’larının –hepsi de en saygın hakemli bilim dergilerinde veya dünyanın belli başlı haber ajansı raporlarında yer alan- bu uğursuz kehanetler listesini, hani abartmayalım ama, neredeyse sonsuza kadar uzatmak mümkün…

Biz şimdi burada kesip, şöyle bir özete varalım: Küresel ısınma her yıl, bütün dünyada tüm “terör olayları”nın, iç savaşların vb. öldürdüklerinden 10 katından fazlasını aramızdan alıyor; Irak, AfPak, ve diğer çatışmalardan çok daha fazla insanı mülteci haline getirmek üzere; bilinen tarihteki en büyük ekonomik bunalım ve krizlerden çok daha büyük bir yoksullaştırma felaketine yol açmak üzere; jeoloji kayıtlarında görülen en ağır doğa olaylarının sebep olduğundan daha fazla sayıda canlı türünü yakında ortadan kaldırmak üzere; okyanusları devasa asit çukurlarına, orman ve savanları cehenneme, kıyıları ve kıyısı olan kentleri de sualtı merkezlerine dönüştürmek üzere.

Şirket yalanlarıyla bilimin örtbas edilmesi, medyanın bu yalanları sürdürmesi, Kyoto gibi zayıf ve sırılsıklam sulandırılmış antlaşma ve yasaların sürdürülmesi, ve bizlerin de televizyonun karşısına Menemen testileri gibi dizilip, gezegenin gerçek durumu yerine ekrandaki gerçeklik programlarına konsantre olmamız pek hayra alamet sinyaller gibi görünmüyor doğrusunu isterseniz.

 

Bunun için artık çok daha az laf, çok daha güçlü eylem gerektiği gün gibi ortada. “Yapay ağaçlar hava temizleyecek” türünden haberleri unutup harekete geçmenin zamanı. Kopenhag iklim zirvesine 100 gün bile kalmadı. Birleşmiş Milletler’in de, dünyanın hemen hemen bütün “kaydadeğer” ülkelerinin de, Kopenhag görüşmelerinde temel alacakları hedefler ve yöntemler, Monbiot’nun yazdığı gibi, “yanlış bile değiller; konu dışılar.” Küresel ısınmaya yol açan sera gazlarını kısmak için yeni ve radikal bir yaklaşım lazım bile.

 

İşte geliyorlar: 1 Eylül’de İngiltere’de başlayan ve 2010 yılında Britanya’nın emisyonlarını yüzde 10 düşürmesini öngören 10:10 kampanyası,  karbon emisyonlarının 1990’lardaki 350 ppm seviyesine derhal çekilmesini talep eden 350.org’un dünyanın dört bir yanında yürüteceği 24 Ekim eylemleri, Türkiye’de Genç Greenpeace’çilerin başlattığı “2020 yılına kadar karbon salımlarının (1990 seviyesine göre) %40 ve 2050 yılında ise %100 oranında düşürülmesini” talep eden “Başbakan Erdoğan'dan iklim için ‘van minüt’ demesini isteyin” kampanyası, ümit veriyor. Eylül başı ile Aralık’taki Kopenhag toplantısı arasındaki bu incecik zaman diliminde radikal bir plan değişikliğini gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz! Eğer bunu gerçekleştiremez isek, aralarında Başbakan Erdoğan’ın da bulunduğu dünya liderleri -gene Monbiot’nun sözleriyle-: “Titanik’in güvertesinde şezlongların nasıl dizileceğini tartışıyor olmakla kalmayacaklar, bu şezlongların kime ait olduğu ve onların yerini değiştirme sorumluluğunun aslında kime olduğu konusunda hararetli bir kavgayı da sürdürüyor olacaklar aynı zamanda. Bu tartışma büyüleyici olabilir, ama transatlantiğin rotasını zerrece değiştiremeyecektir.” http://www.monbiot.com/archives/2009/08/31/not-even-wrong/

***

 

Roma Barışı’na adını veren Augustus’un ayı idi Ağustos ve barış gene gelmedi dünyaya: Irak’ta son bir yılda şiddet olaylarında en çok kişinin öldüğü ay oldu, Afganistan’da ölen Amerikan askeri sayısının en yüksek olduğu ay oldu, Türkiye’de “demokrasi açılımı”na karşı en yüksek gerilimin yaratıldığı günlerin yaşandığı, bir teğmenin verdiği bombayla havaya uçan 4 erin “kazayla şehit” olduğu ay oldu, küresel iklim değişikliğinin, bu sosyo-ekonomik sistemin çöküşe gittiğinin, Ergenekon’un, Kürtlerin varlığının, velhasıl görmek istemediğimiz her şeyin topyekûn inkârı doğrultusunda sıkı hamlelerin yaşandığı, büyük gayretlerin gösterildiği bir ay oldu. Evet, Cassandra’nın kendisi, öngördüğü halde önleyememişti kendi yokoluşunu, lanetlenmişti çünkü. Ama, onun görülerine inanmayanların tümü de mahvoldu, bunu unutmayalım. Laneti bozabiliriz; özellikle gençlerin bunu yapacak gücü var, bunu da unutmayalım.

 

   

 

Ağustos Ayı Konu ve Konuklarımızdan Bazıları:

 

Özel Program: 17 Ağustos Depreminin 10. Yıldönümü’nde “Envanter”

                                                                                            

·         1 gün: İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Öğretim üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi Danışmanı Prof. Dr. Metin İlkışık ve İSMEK Projesi Direktörü Gökhan Elgin konuğumuz oldu.

·         2. gün: Deprem bölgesinden depremzede konuklarımız; İzmit’ten Nurcan Taşpınar, Düzce’den Av. Ayşegül Şenol, Yalova’dan Atilla Ulaş ve Yüksel Ferah.

·         3. gün: Afet ve risk yönetimi başlığı altında merkezi ve yerel yapılanma üzerine Bilgi Üniversitesi Sivil Toplum Kuruluşları Merkezi Müdürü Prof. Dr.Nurhan Yentürk, Antalya İtfaiye Daire Başkanı Emin Pehlivan, Afete Karşı Sivil Koordinasyon Derneği ve Mahalle Afet Gönüllüleri Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Tuğrul Paşaoğlu, İş Güvenliği Uzmanı Serkan Küçük ve Gea Arama Kurtarma Biriminden Özgür Bozoğlu programımıza katıldılar.

·         4. gün: Doğal Afet Sigortaları Kurumu(DASK) Yönetim Kurumu Başkanı İdris Serdar, Prof. Dr. Mustafa Erdik ve Prof. Dr. Nuray Aydınoğlu konuğumuz oldu. Telefonla da Prof. Dr. Sadık Karadoğan’a bağlandık.

·         5. gün: Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Prof. Dr. Yüksel Örgün, Türk Tabipleri Birliği Olağan Dışı Durumlar Sağlık Hizmetleri Yürütme Kolu Yürütme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Özlem Sarıkaya, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe ve Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube başkanı Murat Fırat Konuğumuz oldu.

 

 

Açık Gazete’de:

 

·         Mimar Çelik Erengezgin, yenilenebilir enerji kullanımına dayanan 41 projeye imza attıktan sonra, bunlardan gerçekleşenleri, gerçekleştirilmesi için çaba harcananları özetleyerek, kendi açısından “yenilenebilir enerji konusunda manzara-i umumiye”yi anlattı.

·         Yazar, gazeteci ve aktivist, Bianet yöneticisi Nadire Mater ile, yeni yayımlanan ve hemen 2. basımı yapılan Sokak Güzeldir: 68’de Ne Oldu kitabı üzerinden ’68 Devrimi’ni, dönemin arkaplanı ve günümüz aktivistleri için çıkartılabilecek dersleri ile birlikte  konuştuk.

·         Radyomuz “Altın Saatler” programı yapımcısı Gürhan Ertür’le 17 Ağustos Depremi’nin 10. yıldönümünde, Depremin bir tür envanterini çıkarmayı denedik. Ertür, ayrıca, 10 – 14 Ağustos tarihlerinde Açık Gazete saatlerinin bir bölümünde gerçekleştirdiği 17 Ağustos Özel Programı’nda konuk ettiği depremzedeler, uzmanlar, yetkililer ve aktivistlerle konuştuklarını özetledi.

·         Tarihçi Caroline Finkel ile, 1509’daki büyük İstanbul Depremi’nin 500. yıldönümünde, o dönemde deprem felaketiyle nasıl başedilmeye çalışıldığına ilişkin elimizdeki tarihsel izleri konuştuk. Finkel, ayrıca, Evliya Çelebi’nin 2011’de idrak edilecek 400. doğum yıldönümü vesilesiyle Eylül 2009’dan itibaren Çelebi’nin güzergâhında gerçekleştireceği atlı geziye dair bilgi verdi.

·         Radikal gazetesi çevre muhabiri Serkan Ocak’la Türkiye’nin dört bir yanında yapılması planlanan, 600 firmanın lisans aldığı ve 1,500 civarında kullanım hakkı alınmış yeni hidroelektrik santrallerinin (HES) çevreye ve insanların hayatına muhtemel etkisi üzerinde konuştuk. Ocak, ayrıca, Türkiye’de başvurusu yapılmış 46 yeni kömür yakıtlı termik santralin beklenen etkilerine dair bilgi verdi.

·         Greenpeace Gençlik Ekibi’nden Elif Akoğuz ve Cengiz Şaşmaz, "İklim için van minüt" kampanyasını başlatarak, Başbakan Tayyip Erdoğan'a Kopenhag İklim Zirvesi'ne katılması için çağrıda bulundukları kampanyayı anlattılar.

                                                                                    

Açık Dergi’de:

 

·         Mehmet Çömlekçi, çevirisini yaptığı, Jeff Toghill’in “Her Yönüyle Yelken” kitabını ve amatör denizcilik kurslarını anlattı.

 

·         Açık Radyo’da aynı adlı programı da bulunan “Söz Küçüğün” Projesi, çocuk haklarına ilişkin bilinç ve duyarlılığın artırılmasını hedefliyor. Çocuk haklarının hayata geçirilmesine katkıda bulunmak amacıyla yenilikçi bir eğitim modeli geliştirmek üzerine kurulan projenin “Akran Eğitim Programı”nı anlatmak üzere programcılarımızdan Gülesin Nemutlu  ve Gözde Durmuş konuğumuz oldu.

 

·         İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, 1937’deki açılış koleksiyonunu 72 sene sonra “Serginin Sergisi” adıyla yeniden sergilerken, sergiyi müze müdürü Ferit Özşen anlattı.

 

·         Kurtalan Ekspres’in gitaristi ve besteci Bahadır Akkuzu’nun kalp krizinden ölümü üzerine müzik yazarı, eski Açık Radyo programcısı ve koleksiyoner Gökhan Aya ile konuştuk ve Akkuzu’nun 2008 Dinleyici Destek Projesi’nde bizim için gerçekleştirdiği özel programı yayınladık.

 

·         Yeşil Kutu Çevre Eğitimi Projesi’ni tanıtmak üzere Bölgesel Çevre Merkezi (REC) Türkiye Direktör Yardımcısı Kerem Okumuş konuğumuz oldu.

 

 

·         Bajar topluluğunun ilk albümü Nezbe / Yaklaş, şehre kendi istekleriyle gelmeyen, dolayısıyla çalışma ve barınma ilişkilerini ve bağlantılarını kuramadan göç ettikleri yerde tutunmaya çalışan insanların gündelik hayatlarını işliyor. Vedat Yıldırım ve Burak Korucu Açık Radyo’nun konuğu oldu.

 

 

·         Uluslararası Hrant Dink Vakfı, “Gelin, Vicdanımızla Bakalım” projesine başladı. Projeye en fazla beş dakika uzunluğunda filmlerle katılım için başvurulabiliyor. NTV’den Banu Güven’le Vicdan Filmleri projesini konuştuk.

 

·         Türkiye'nin ilk telif ajansı ONK Ajans 50. yaşını bir kitapla kutluyor. Ajansın kurucusu Osman Necmi Karaca kitabı  ve 50 yıllık serüveni anlattı.

 

·         Türkiye’nin ilk kadın mimarı Mualla Eyuboğlu Anhegger 90 yaşında öldü. Mimar Afife Batur ile Eyuboğlu hakkında konuştuk.

 

·         Ailesi Batman'ın Sason İlçesi Bianda Köyü'nde yaşayan ve 1934 yılında bu köyde dünyaya gelen Aram Tigran, ailesiyle birlikte Suriye'nin Kamışlı kentine göç etti. Bugüne kadar Kürtçe, Ermenice, Süryanice, Arapça, Yunanca, Zazaca ve Türkçe şarkılardan derlediği 435 şarkıyı seslendirdi. Vefatının ardından Tigran’ı anlatmak üzere 1972’den beri Ermeni halk müziği üzerine çalışmalar yapan Sayat Nova korosu kurucularından Pakrat Estukyan konuğumuz oldu.

 

 

·         Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın 95. doğum gününde, Açık Radyo’da 19 Mart 2007’de yayınlanan Rahmi Öğdül’ün hazırlayıp sunduğu Yolgeçen’in “Dağlarca Özel Programı” ndaki mülâkatı yayınladık.  Ardından da Ahmet Soysal Dağlarca’yı konuşmak üzere bizlerle oldu.

 

·         Galata Fotoğrafhanesi Fotoğraf Akademisi, kâr amacı gütmeyen bir yapı olarak yeni bir anlayışa sahip fotoğrafçılar yetiştirmek amacı ile kuruldu. Akademiyi anlatmak üzere fotoğrafçı İsmail Gökçe konuğumuz oldu.

 

·         Açık Radyo programcılarından Alican Turalı ile İstanbul’dan start alan Avrupa’nın en büyük yelken yarışlarından Europa Race’i konuştuk.

 

Kuşak Programlarda:

 

“Açık Şehir İstanbul 2010”

 

·         İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın Çağdaş Sanat Projesi “Taşınabilir Sanat” kapsamında gerçekleşen “Mahalle” adlı sergiyi, serginin Küratörü Serdar Darendeliler ile konuştuk.

·         Adalar Müzesi’ni konuşmak üzere proje koordinatörü Serhat Baysan konuğumuz oldu.

·         Kadın Eserleri Kütüphanesi bu yıl 20. yılını kutluyor. 20. yılın kutlandığı bu günlerde İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri çerçevesinde “İSTANBUL KADIN – KADIN İSTANBUL” konulu yeni bir projeye başlanıyor. Projeyi anlatmak üzere, proje koordinatörü Doç. Dr. Tûba Çavdar Karatepe konuğumuz oldu.

 

“Yaşamın Tüm Çeşitliliği - Doğumundan 200 yıl sonra Charles Darwin ve Türlerin Kökeni”:

 

“Toplumsal Tarih” dergisi temmuz sayısında, İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bilimi Siyasi Tarih Anabilim Dalı Başkanı Mehmet Ö. Alkan’ın kendi arşivinden faydalanarak yazdığı “Osmanlı’da Darwinizm ve Evrim Kuramı” başlıklı yazısına yer vermişti. Prof. Alkan’la “Osmanlı’da Darwin”i konuştuk.

 

Doğum Günü’nde:

 

Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı, Güneydoğu Avrupa (Balkanlar)da Demokrasi ve Uzlaşma (Center for Democracy and Reconciliation in Southeast Europe) (Krispou 9, Ano Poli 54634 Thessaloniki) adlı uluslararası kuruluşun yönetim kurulu üyesi ve Cumhuriyet Gazetesi'nin köşe yazarı Prof. Selçuk Erez; konuğumuz oldu.

 

Hayal Tacirleri’nde:

 

İlke Toygür ile AB Gençlik ve Hayatboyu öğrenme programlarını konuştuk. Bu kapsamda, Erasmus/Hayatboyu öğrenme değişim programları ve Jean Monnet bursları gibi konular hakkında pratik bilgiler vermeye çalışarak gençliğin Türkiye - AB ilişkilerindeki rolünü ele aldık.

 

Sosyal Hareketler gündemi’nde:

·         Direnİstanbul Hareketi’nden Kerem Aras’ı konuk ettik

·         Greenpeace Akdeniz Ofisi İklim Değişikliği Kampanya Sorumlusu Korol Diker ile nükleer enerji santralı için açılan ve fakat ne sonuç verdiği kestirilemeyen “ihale” durumunu, yeni Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın bu konudaki tutumunu, Rusya Başbakanı Putin'in Turkiye'ye gelme sebebini ve imzalanan anlaşmaları konuştuk.

 

 

 

Daha barışçıl bir ay geçirmeniz dileğiyle, 

 

* Arctic Sea ‘Foaming with Methane’ as Permafrost Melts