Kasım 2012

-
Aa
+
a
a
a

Ocak, Şubat, Mart, NisanMayıs, Haziran, Temmuz, AğustosEylül, Ekim, Kasım, Aralık

Kasım 2012

Dinlemek için:

İndirmek için: mp3, 21.5 Mb.

Kasım Ayı’nda Suriye’de çatışmalar şiddetlenerek devam ediyordu. Ceylanpınar sınırında devam eden çatışmadan ötürü ilçede okullar geçici olarak tatil ediliyor, çatışma ortamından kaçan 10 bin Suriyeli'den 5 bininin çadır kentlere yerleştirildiği bildiriliyordu.

Muhalefetin biraraya gelme çalışmaları da sonunda Doha’da gerçekleştirilen zirvenin ardından somutlaşıyor ve Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu adıyla tek çatı altında toplanıldığı deklare ediliyordu.

Suriye Devrim Şehitleri Veritabanı adlı kuruluşa göre 2011 Mart’ından 2012 Kasım’ına kadar geçen 20 ayda çatışmalar 41 bin 387 kişinin canını almıştı. İç savaşta ayda 2,070 kişi can veriyordu yani. Her ay! Günde 69 ölü yani. Her gün!

Derken Filistin!.. Yıl sonları, hele İsrail’de seçimler de yakınsa, ölümcül saldırılar artık neredeyse beklenebilir bir olgu haline gelebiliyor; bunu yıllar yılı yapılan yıl sonu değerlendirmelerinde öğrenmiştik.

 14 Kasım 2012, Gazze

Nitekim, 14 Kasım tarihinde ajanslara düşen habere göre, Bonn Uluslararası Dönüşüm Merkezi'nin yayınladığı küresel militarizm endeksinde son 20 yılda olduğu gibi bir kez daha dünyanın en militarize ülkesi olarak belirlenen İsrail bu sonucu desteklercesine karadan ve denizden kuşattığı ve işgal altında tuttuğu Gazze’ye, Hamas füzelerini engellemek için bir askerî operasyon düzenledi.

Tevradî bir gönderme ile “Bulut Sütunu” adını verdiği operasyonu Twitter’dan dünyaya ilan ederek modern savaş tarihine geçen İsrail, aralarında çocuk, kadın ve gazetecilerin de bulunduğu çoğu sivil 147 kişiyi öldürüyor, hastane, okul ve futbol sahaları gibi kamusal hizmet mekânlarını da ortadan kaldırıyordu. Gazze’den atılan füzeler 3 İsrail vatandaşını öldürmüştü. Ölüm oranı 1’e 49’du.

Birçok uluslararası gözlemcinin belirttiği üzere yeryüzünün en büyük açık hava hapishanesi sayılan Gazze şeridinde, İsrail işi çok daha vahim bir boyuta taşıyacak kara operasyonunu düzenlemeden, Mısır ve ABD’nin arabuluculuk çalışmaları sayesinde ateşkes ilan ediliyor ama İsrail diplomatik alan da dahil, birçok yönden tepkiyi üzerine çekiyordu.

Kazananın belli olmadığı bir diğer savaş olarak tarihe geçen İsrail’in saldırısından sadece günler sonra, ABD ve İsrail’in, birkaç küçük devletle birlikte yürüttüğü bütün lobi faaliyetlerine rağmen Filistin, BM'de ezici oy çoğunluğuyla "Üye olmayan gözlemci devlet" statüsü elde etti. İsrail de işgal sorumlusu olarak, elinde tuttuğu vergi iadelerini Filistin’e vermeme şeklinde bir ceza kesti.

“Frankeşfırtına” diye de adlandırılan Sandy süper kasırgası Ekim ayının son günü itibariyle anlık yıkım etkisini yitirmiş olsa da, Kasım ayına Sandy’nin yarattığı gündem içerisinde girildi. Sadece ABD’de 17 eyalette 8 milyonu aşkın hane elektriğe dahi erişemezken, sayıları 30,000 ile 40,000 arasında değişen insan, elde avuçta ne varsa yitirmiş, evleri târumâr olmuş bir halde soğuklarla mücadele ediyordu. Maddî zarar da en az 61 milyar $ olarak hesaplanıyordu!

Tüm bu olanlara rağmen ABD’de seçimlere bir hafta kala dahi adaylar ağızlarına iklim değişikliği sorununu almamaya kararlı görünüyordu. Amerikan Yeşiller Partisi Başkan adayı Jill Stein, zift petrollerinin ABD üzerinden geçişini sağlayacak boru hattını engellemek için ağaçlarda yaşayan aktivistlere yiyecek götürdüğü gerekçesiyle tekrar gözaltına alınıyordu.

Soğuklarla mücadele haberleri sadece ABD’den değil, dünyanın bir çok farklı bölgesinden geliyordu. Ekim ayında aşırı soğuklardan ötürü 14 vatandaşını kaybeden Polonya’da sefalet durumu devam ediyor, son elli yılın en şiddetli yağışlarını görmüş olan Çin’in başkenti Beijing bu sefer de son 50 yılın en şiddetli kar yağışına ev sahipliği yapıyor ve bölgede kırmızı alarm durumuna geçiliyordu.

 Kasım ayında Venedik'te bir turist.

Venedik ise sular altındaydı; turistler San Marco meydanında gondolda değil ama lastik botlarda kürek sallıyordu.. Kentin üçte ikisini sular altında bırakan yağışlar, İtalya’nın orta kesiminde de 3 kişinin canını alıyordu.

Kasım sonunda, BM 18. İklim Değişikliği konferansı, büyük bir ironi olarak, dünyanın en büyük karbon ayak izine sahip olan ülkesi Katar’ın Doha kentinde başladı. Konferans Aralığın ilk haftasında sona ererken, müzakerecilerin üzerinde dolaşan kocaman bir kara bulut vardı: Filipinler’in güneyini vuran korkunç Bofa tayfunu arkasında 500’den fazla ölü, yüzlerce kayıp, 250 bin de evsiz bırakıp her şeyi dümdüz etmişti. Filipinler’in konferanstaki temsilcisi, ağlayarak –ve kendisini dinleyenleri de ağlatarak– yaptığı konuşmada, “2012, istediğimiz gelecek için hepimizin sorumluluk aldığı yıl olsun” dedi. Ve şu üç soruyu sordu: “Bu sorumluluğu biz almayacaksak, kim alacak? Şimdi değilse, ne zaman? Burada değilse, nerede?”

 Doha'da görüşmeler maalesef hayal kırıklığı ile sonuçlandı.

Ne yazık ki, katılan ülke lider ve temsilcileri, soruların tümünü cevapsız bıraktı. Sonda varılan son derece zayıflatılmış, hayal kırıcı bir anlaşma oldu. Dünya sera gazı salımlarının yükselmesine asla engel olmayan bir anlaşma. Sorumluluğu başkaları, başka bir zamanda ve başka bir zeminde alacaktı. 2012, bu açıdan tarihe geçmedi.

Bir sonraki İklim Zirvesi’nin ev sahipliğinin dünyanın en büyük kömür tüketicilerinden “iklim-düşmanı” Polonya’ya verilmesi de ironilerin zirvesi olsa gerekti.

Doha’da Küresel İklim Ağı grubu Türkiye’yi de iklim konusunda “Rabbena, hep bana” politikası izlediği ve bir de, herkesle alay edercesine, geçen yılı “kömür yılı” ilan ettiği için, “günün fosili” ödülüne layık gördü.

Kasım’da, Türkiye’de bazı cezaevlerinde 12 Eylül 2012'den bu yana açlık grevini sürdüren tutuklu ve hükümlüler PKK lideri Abdullah Öcalan’dan gelen çağrı üzerine eylemlerini 67.gününde noktaladılar. TBMM Adalet Komisyonu da, "anadilde savunma" ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkân tanıyan yasa tasarısını bazı değişikliklerle kabul etti. Böylece, büyük bir trajedi yaşanmaksızın, ucuz atlatılmış bir kriz sayılabilirdi bu da. Hele daha önceki açlık grevlerinin akıbeti hatırlandığında.

Yine bu ay, Avrupa soğuk dalgası gibi grev dalgalarına da ev sahipliği yapıyordu. İtalya, Yunanistan ve Portekiz’de muazzam katılım oranlarıyla genel grevler yapıldı, diğer AB ülkelerinde de işçiler dayanışma eylemleri düzenledi.

İşçiler sokaktayken, liderler de Avrupa Birliği’nin yedi yıllık bütçesini oluşturmak için Brüksel’de toplandı. Fakat müzakereler tıkandı ve zirve sonuç alınamadan bitti.

İspanya'nın Katalunya özerk bölgesinde halk, bölgesel parlamentonun yeni üyelerini belirlemek için sandık başına gitti. Bağımsızlık referandumu talep eden Katalan lider Artur Mas umduğu çoğunluğu elde edemedi, ama Katalunya’nın İspanya’dan ayrılması yüksek sesle konuşulmaya başlamış oldu.

Yine Tahrir Meydanı, bu kez Mursi'yi protesto etmek için binlerce kişi meydanda.

Mısır’da ise insanlar Cumhurbaşkanı Mursi’nin yayınladığı bir kararname ile kendini yargıdan muaf hale getirmesini protesto etmek için yeniden sokaklara dökülüyor, Mısır için zorlu günler yeniden başlıyordu.

Bangladeş'in başkenti Dakka'daki bir giyim fabrikasında çıkan yangında kapıların kilitli olması, ucuz işçi çalıştıran firmanın hiçbir önlem almaması sebebiyle en az 120 kişi yanarak hayatını kaybediyor, Arakanlı Müslümanları taşıyan geminin alabora olmasıyla 120 kişi boğuluyor, Sri Lanka'da bir cezaevinde çıkan isyanda 27 Kişi ölüyordu. Anlayacağımız, dünyanın doğusu da Kasım ayında yaşanan kaostan payına düşeni alıyordu.

Amerika Birleşik Devletlerinde seçimler ‘Frankenfırtına’ Sandy’nin gölgesinde gerçekleştirildi. Seçimlerde Demokratik Parti'yi mevcut başkan Barack Obama, Cumhuriyetçi Parti'yi ise eski Massachusetts valisi zengin iş adamı Mitt Romney temsil ediyordu. Obama kazandı ve ikinci kez ABD başkanlığı görevini üstlendi.

Başkan, kabul konuşmasında, iklim değişikliğini “çocuklarımızın geleceği için bir tehdit” diye niteledi, ama Doha’da varılan anlaşmada ABD ne sera gazı salımlarını kısmayı, ne de iklim değişikliğinden etkilenen ülkelere yardımı artırmayı üstlenmişti. Anlaşılan, “çocukların geleceği” de bir yere kadardı.

Ocak, Şubat, Mart, NisanMayıs, Haziran, Temmuz, AğustosEylül, Ekim, Kasım, Aralık