İstanbul'da kar ve hayvanlar

İstanbul'da kar ve hayvanlar

27 Ocak 2004

Bugün şu anda yazı yazacak durumda değildim. Bir toplantıdan geldim. Şu anda saat 14:47 ve ben saat 16:00’da Dudullu’da bir toplantıda daha olacağım. Ancak arada birkaç gazeteye göz atmak istedim. Sn. Hıncal ULUÇ’un 27 Ocak tarihli Sabah gazetesindeki yazısını okuyunca hemen yazmaya başladım. Öncelikle yazdıklarının asıl içeriğine itirazım yok. Dün Açık Site’de yayınlanan yazımı okuduysanız yaklaşık benzer noktaya değindiğimizi görürsünüz. Daha doğrusu Sn. Uluç dünkü yazımda yer alan birkaç noktadan biri için aynı kanıyı paylaşıyor. Son kar afeti (!) konusunda vatandaşın payını belirtiyor.

 

Ancak kendisine çok önemli iki itirazım var. Birincisi insanların yaptığı olumsuz eylemler için hayvan yakıştırmasını kullanması. Daha önce de yazdım; bir insana, genel olarak havyan demek veya hayvanlardan birini özel olarak belirterek kızma çabasında olmak doğru değildir. Bu hayvanlara haksızlıktır. Hangi köpek (!) emniyet şeridini tıkadı? İzmit depreminde insanların giremediği yerlerde bizleri kurtarmaya çalışanlar o köpeklerdi! Hangi eşek (!) düz kuru yolda dahi araba kullanmayı  beceremezken karlı yola zincirsiz çıktı? Hangi kurt zevk için insan vurdu? Anadolu Parsını son bireyine kadar öldürüp poz verenler bizlerdik. Samimiyetle söylüyorum, bir insana hayvan demek hayvana hakarettir. Başka bir tanımlama bulun lütfen. 

 

İkincisi,  “O havada çeyrek depo yakıtla otobana çıkıp, yakıtsız kalan geri zekalılar...” cümlesine asla katılmıyorum. Sn. Uluç, sanırım geri zekalılara (!) bir özür borcunuz var. Geri zekalılık bir suç değildir. Emniyet şeridine girmek bir suçtur. Geri zekalılık bilinçli bir tercih değildir. Emniyet şeridine girmek sizin de dediğiniz gibi bilinçli bir uyanıklıktır! Geri zekalı tanımlamasına konu ettiğiniz her geri zekalıyı o emniyet şeridine giren her ileri zekalıya bin defa tercih ederim. Sn. Uluç, ben, biz, hepimiz hayvan ve geri zekalı tanımlamalarını çok dikkatli kullanmak zorundayız. Yazının özünde ne denmek istendiği açık aslında. Bu tanımlamaların belki ağır olur da artık yapılmaz gibi bir tersine tahrik amacı ile söylendiği de açık. (Hiç ummayın Sn. Uluç, Türk insanını hiçbir şey etkilemez.) Ama doğru bir amacı hatalı ve daha önemlisi haksız tanımlamalarla ifade etmemeliyiz. Ne hayvanlar, ne geri zekalılar bir suçlu kitlesidir, ne de bir hakaret tanımlamasıdırlar. Ağır yazı yazmanın başka bir sürü yöntemi var ve samimiyetle söylüyorum Sn. Uluç gibi yazarlar örnektirler genç nesile.

 

Biziz...

 

Yeniden kar konusuna dönmüşken, sanırım Mart ayında yapılacak belediye seçimlerine de değinelim. Hani bir kar yağdı, Türkiye’nin en önemli kenti mahvoldu ya, bu durumun muhalefet partileri için çok önemli kazanımları olmalı, öyle değil mi? İyi ama, o başarısız olan belediye başkanının adı tüm partilerde (CHP’de bile) aday olarak geçmedi mi? Bu durumda hiçbirinin aslında zaten şu anki durum dışında bir önerisi olamayacağı açık değil mi? Örneğin CHP ne yapardı bu afette?

  Başka bir belediye ne yapacak? (AP)

Bu afeti boş verin, gelecekteki kar yağışlarında CHP adayları ne yapacak? Şehrin ve daha genel anlamda şehirleşmenin yapısı nasıl değiştirilmek isteniyor, bilen var mı? Hep CHP’ye yüklenmeyelim, DYP ne yapardı? Ne yapmayı düşünüyor gelecekte?

 

Bakın sayın okurlar, bizler –bana isterseniz sıktın, yeter be, kelime haznesi kısıtlı, değişik bir tek söylemi yok ve dahi ne derseniz deyin- geleceğimizi kurumsal olarak düşünmediğimiz sürece ve düşünenlere aykırı, uyumsuz vb yakıştırmalarla baktığımız sürece bu ülkede İNSANLAR emniyet şeridine girer, benzinsiz yola çıkarlar. Bu İNSANLARI değiştirmek zorundayız. Bu İNSANLARSA benim, sizsiniz, hepimiziz. Ama ben, siz ve doğal olarak hepimiz mükemmel olduğumuz için değişemeyiz. Hepimizin yaptıkları için daima bir gerekçesi vardır ve o gerekçe doğrudur. Bu nedenle değişmesi gereken o’dur ben değilim. Bu durumda da içimizdeki tek masum kitleye geri zekalı diyerek, bizden bile olmayan (bilseler ne kadar şanslılar) kurdu, kuşu hakaret tanımlaması olarak kullanarak kendimizden soyutlarız.

 

Ah o geri zekalılar ile hayvanlar olmasa bu millet alıp başını alıp gidecek ama, ah onlar olmasa.