Irak'ta, 31 yaşındaki Wassan Talip, 25 yaşındaki Zeynep Fadıl, ve 26 yaşındaki Liqa Ömer Muhammed, yakın tarihte infazı beklenen ölüm cezasıyla karşı karşıyalar. Üçü de, elektrik hizmeti vermeyi bile başaramayan, ancak sokakları ölülerle dolduran bir hükümet tarafından "kamu refahına karşı suç" işlemekle suçlanıyorlar. Üçü de Bağdat'taki Al-Kadimiye Hapishanesi'ndeler. İkisinin yanında küçük çocukları da var. Liqa'nin 1 yaşındaki kızı hapishanede doğdu. Üç kadın da idam cezası yemelerine yol açan suçlamaları reddediyor.Yargılandıkları Irak Ceza Kanunu'nun 156. maddesine göre "ülkenin bağımsızlığına, birliğine veya ülke topraklarının güvenliğine halel getirmek kastıyla kendi iradesiyle eylemde bulunan herkes, bu eylem doğası gereği böyle bir ihlale yol açtığında, ölümle cezalandırılır." Irak'taki "kukla" hükümet bu kadınları kendi işlediği suçla suçlamaktadır.Üç kadının da avukatla bağlantı kurmasına izin verilmemiştir. Yapılan duruşmalar, uluslararası hukuka göre, yasa dışıdır. Üç kadın da, Cenevre Sözleşmesi kapsamında korunan haklara sahip savaş esirleridir. İdam edilmeleri yasa dışı ve yargısız infaz olmakla kalmayıp, aynı zamanda ahlak dışı olacaktır. Tüm dünyada uygarlık ölüm cezasını lanetlerken Irak'ın feodal liderleri idamları teşhir gösterileri haline getirmektedirler.Bir devletin ya da yargı sisteminin olmadığı aşikar olan bir ülkede işgal yönetimi ve onun kukla hükümeti, tarih boyunca bütün baskıcı rejimlerin yaptığı gibi, muhalifleri ortadan kaldırmak için sahte mahkemeleri kullanmaktadır. Uygar adil yargılama koşullarının olmadığı, en azından avukatların bulunmadığı ve avukat güvencesinin olmadığı koşullarda yasal karara varılamaz.Iraklı kadınlar Irak ulusunun yaşama bağlılığının canlı kanıtıdır. Oysa ABD tarafından kurulan hükümetin, tüm geriliğiyle dayattığı sadece ölüm kültürüdür. Bir zamanlar, bölgede, kadın hakları açısından en ileri ülke olan Irak’ta, ABD işgaliyle birlikte koruyucu yasalar kaldırılmıştır. Ülkede yüz binlerce dul yaratan ve Irak'ta yaşamı salt bir ölüm kalım mücadelesine indirgeyen Amerika Birleşik Devletleri ve onun yerel suç ortakları önce hedef tahtasına koydukları kadınları, şimdi de darağacına çıkartmaktadırlar.Kadınlar her zaman savaşların ilk ve son kurbanlarıdırlar. Iraklı kadınların, ABD ve Irak güçleri tarafından maruz bırakıldıkları tecavüz, işkence ve cinayetler karşısında yıkılmayarak, devlet destekli soykırım ortasında yaşam vermeye devam etmek metanetini göstererek, çocukları ve aileleri için, görünüşte de olsa, normal yaşamı onurlu bir şekilde devam ettirmeye çalışarak, kocalarını, oğullarını, kızlarını ve erkek kardeşlerini cesaretle gömerek ya da yasa dışı ve başarısız bir askeri işgale karşı cesaretle doğrudan eyleme geçerek gerçekleştirdikleri sayısız direniş eylemini selamlıyoruz.Wassan, Zainab ve Liqa ve Irak'taki bütün siyasi mahkumların salıverilmesini talep ediyoruz. Bütün bireyleri, örgütleri, parlamentoları, işçileri, sendikaları ve devletleri mevcut, işgal yanlısı ve mezhepçi Irak hükümetini tanımaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. Herkesi dünya genelinde, bütün Irak elçilikleri önünde acilen protesto eylemleri düzenlemeye çağırıyoruz. Kadınları öldürmenin onurlu bir yanı yoktur. İşgal, diktatörlüğün en üst biçimidir. Yargılanması gereken bu üç kadın değil, mevcut hükümet ve eline baktığı dışarıdaki patronudur.Bu metni imzalamak isterseniz isminizi [email protected] adrresine göndermeniz yeterlidir.
Canlı Yayın
Açık Gazete'nin yıl boyunca sunduğu haberlerden öne çıkan derlemeler
Kâinatın tüm seslerine, renklerine, titreşimlerine Açık Radyo...
İletişim
Açık Medya Yayıncılık A.Ş.
Koltukçular Çıkmazı No 7 İç Kapı No 2
Tophane, Beyoğlu, İstanbul, TR-34425
Telefon: +90 212 343 4040
Faks: +90 212 232 3219
E-posta: [email protected]
