Haftanın Kitapları: 29.03.2013

Haftanın Kitapları: 29.03.2013

29 Mart 2013

Elvan Uysal Bottoni

Küçük Gurmeye Dünya Mutfağı

res. Emine Bora

YKY, 2013, 77 s.

Bir süredir burada ihmal ediyoruz çocuk ve gençlik kitaplarını. Oysaki –yalnızca çocuk kitapları yayımlayan yayınevlerinin kurulmuş olması bir yana– bugüne kadar yetişkinlere yönelik kitaplarına aşina olduğumuz yayınevleri de son zamanlarda yayın programlarında çocuk kitaplarına daha geniş yer ayırmaya başladı. Bu yayınevlerinden biri de YKY. Yayınevinin yakın bir zaman önce “Doğan Kardeş Kitaplığı” kapsamında yayımladığı kitaplardan biri olan Küçük Gurmeye Dünya Mutfağı, 10-14 yaş grubuna hitap ediyor.

Ege’yle tanışıyoruz. Ege hem değişik yemeklere hem de okumaya düşkün. Geçenlerde evi karıştırırken tam da bu iki tutkusuna uygun bir kitap bulmuş; farklı ülkeler ve bu ülkelerin halklarına özgü yemeklerden söz eden bir kitap. Ege, annesiyle birlikte bir yandan kitapta yer alan tarifleri denerken bir yandan da farklı ülkeler ve halklarla ilgili bilgilerini genişletiyor; elbette bütün bu deneyimlerini bizlerle de paylaşıyor.

Daha önce de yine çocuklara yönelik kaleme aldığı Yavru Gurmeye Masallar isimli kitabını okuduğumuz Elvan Uysal Bottoni, yeni kitabında “Ünlü Sanatçıların Ülkesi İtalya”, “Kanguru Der Demez Aklıma Avustralya Gelir”, “Boğalar, Zeytin Ağaçları, Picasso ve İspanya”, “Dans, Maskeler, Pirinç ve Tayland”, “Mavi Nil’in Doğduğu Yer: Etiyopya”, “Japonya Sadece Çizgi Film Demek Değil...”, “Amazonların Ülkesi Gürcistan”, “Binbir Gece Masalları Ülkesi Fas”, “Russalatası Yemeyeniniz Var mı?”, “Azteklerden Bugüne Meksika” ve “Fotoğraf ve Sinemanın Vatanı Fransa” gibi ilgi çekici başlıklar altında, bu ülkelerle ilgili kültürel bilgiler ve on bir ülke mutfağından yemek tarifleri veriyor.

Metin Özdamarlar

Bursa: Çılgın Gezgin’in El Kitabı

res. Fatih Okta

Timaş Yayınları, 2013, 168 s.

Ege’yle birlikte yemek tarifleri eşliğinde çıkılan dünya kentleri yolculuğunun ardından, Timaş tarafından yayımlanan kitapla birlikte Bursa’ya varıyoruz!

Çocukluğunun tamamı Bursa’da geçmiş birinin bu kitapla haşir neşir olması ilk bakışta anlamsız gelebilir ama bilgileri tazelemek için bir fırsat olarak da değerlendirilebilir, aynı zamanda “Eğlenceli Gezi” üst başlığını taşıyan dizinin diğer şehirlerle ilgili kitaplarının içeriğine dair önemli ipuçları sağlayacaktır. Bilgiler yeterliyse dizinin diğer kitaplarını da bunun güveniyle okuyabiliriz. Birkaç ufak tefek ekleme yapabiliriz örneğin. Yiyeceklerden gidersek; iskender, kestane şekeri, İnegöl köfte, Kemalpaşa tatlısı gibi Bursa’yla özdeşleşmiş tatlara kitapta sözü edilmeyenleri ekleyebiliriz (iskendere alternatif pideli köfte gibi ya da zeytin deyince yalnızca Tirilye beldesinin değil, Gemlik ilçesinin de hatırlanması gerektiği gibi). Bir yandan da, önünden defalarca geçilmiş olmasına rağmen fark edilmeyenleri de tanıtıyor olabilir bu kitap! Tofaş’ın yalnızca bir araba fabrikası olmayıp, içinde Türkiye’nin ilk araba müzesini de barındırdığı bilgisi gibi.

Kitapta olumsuzluklardan söz edilmiyor ama çocuklara miras kalacak bir gerçeğin altı mutlaka çizilmeli. Gerçekten de 600 yaşındaki İnkaya Çınarı kitapta belirtildiği gibidir; “35 metre boyunda. Bu yüksekliği ile 13 katlı bir apartman kadar!” Ancak ne yazık ki, son zamanlarda Bursa’da ulu çınarların sayısını artırmaya yönelik çalışmalardan çok 13 katlı apartmanların, “toplu konutlar”ın yapımına vakit harcanıyor ve inşaatlar için seçilen yerlerle de Bursa “harcanıyor.” Unutulmaması gereken, Bursa’nın en önemli özelliğinin aslında “Yeşil Bursa” olması.

Ana Campoy

Alfred & Agatha’nın Maceraları 2: Gümüş Para

çev. Nergis Turan

Kolektif Kitap, 2013, 173 s.

Agatha Christie ile Alfred Hitchcock’un çocukluklarında arkadaş olup birlikte maceralara atıldıklarını düşünün… İşte Ana Campoy’un bu düşünceden yola çıkarak kaleme aldığı dizi ikinci kitap Gümüş Para ile devam ediyor. İlk kitapta Agatha’nın komşusu Bayan Elster’in evinden mücevherlerle süslü on tane altın kuş heykeli çalınmış ve olağandışı bir köpek olan arkadaşı Morritos’la birlikte kurduğu dedektiflik ajansı doğrultusunda Agatha olayı araştırmaya başlamıştı. Bu süreçte yolları Alfred ile kesişmişti. İkili arasındaki arkadaşlığı ve aynı zamanda meslektaşlığı başlatan bu olayın ardından dizinin ikinci macerasında ise bir “ünlü” daha katılıyor hikâyeye. Agatha’nın bir başka komşusu olan Sör Arthur Conan Doyle. Bu ziyaretle kendinden geçen Alfred, daha sonra Agatha’nın ortağı iki kuyruklu köpek Morritos’la bir anlaşmazlık yaşar ve üzgün üzgün evine döner. Bütün gece düşünür taşınır ve ertesi sabah köpekle barışmak üzere yollara düşer. Ama artık çok geçtir, çünkü Morritos minicik bir iz bile bırakmadan ortadan kaybolmuştur. Böylece Agatha’yla Alfred, dedektiflik ajanslarının üçüncü ortağını bulmak için yepyeni bir maceraya yelken açarlar.

Ana Campoy’un, Agatha Christie’nin romanlarına ve Alfred Hitchcock’un filmlerine bol bol göndermelerde bulunduğu hikâyeleri hiç kuşkusuz söz konusu iki isme düşkün yetişkinlerin de dikkatini çekecektir.

Behiç Ak

Benim Bir Karışım

Günışığı Kitaplığı, 2013, 68 s.

Behiç Ak’ın bazı kitapları, Günışığı Kitaplığı’nda “Gülümseten Öyküler” dizisi kapsamında yayımlanıyor. Behiç Ak’ın, çocukların okuma pratiğini bir görev gibi değil de, daha çok keyif duyarak yapmalarını sağlamak üzere kaleme aldığını belirttiği “Gülümseten Öyküler”, yakın bir zaman önce yayımlanan Geçmişe Tırmanan Merdiven ile onuncu kitaba ulaştı. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan, Behiç Ak’ın yazdığı ve resimlediği Benim Bir Karışım ise, yeni bir dizinin habercisi.

“Tombiş Kitaplar” isimli yeni dizisinde Behiç Ak, daha ufak yaştaki çocuklara hitap ediyor; 3-8 yaş arası. Benim Bir Karışım’da görünen o ki, yaşamdan ayrıntıları karışla ölçen Memo karakteri aracılığıyla Behiç Ak, çocukların en çok merak duygusunu körükleyecek. (Bu arada, dizinin ikinci kitabı olan Bizim Tombiş Taştan Hiç Anlamıyor da kitapçılardaki yerini aldı.)

Toprak Işık

Sıradana Övgü

Delidolu Yayınları, 2013, 158 s.

Delidolu Yayınları, yeni başladı yayın macerasına. “Delidolu, dünyadaki farklı renklere kucak açan, kişisel deneyimlerin önemi kadar kolektif bilincin gerekliliğine, edebiyat ve sanat aracılığıyla değişimin gücüne inanan bir anlayışın ürünü,” olarak nitelendirilmiş ve aynı zamanda, “ilkesini ve enerjisini işte tam da bu düşünceden alan Delidolu’nun, ‘normal’ addedilenin dışında, farklı ve değişik olana kucak açan, aynı zamanda doluluğa yani bilgiye, akla, yetkinliğe ve birikime önem veren bir çizgiyle” yayın dünyasındaki yerini aldığının altı çizilmiş.

Anlaşıldığı kadarıyla gençlere yönelik (ya da genç-yetişkin mi demeliyiz) kitapları merkeze alan bir çizgi belirlenmiş. Üstelik bu çizgi o kadar da keskin hatlarla çizilmiş değil; ne de olsa gençlik kitapları ile yetişkin kitapları arasındaki çizginin kalınlığı, hatta olup olmadığı bile tartışma konusu. Bunun ispatı niteliğindeki kitap da, Delidolu’nun ikinci kitabı olarak yayımlanan Toprak Işık’ın kültüre, sanata, yazarlığa ilişkin denemelerini bir araya getirdiği Sıradana Övgü’sü. Daha önce, 2006’da, Kül Sanat Yayıncılık tarafından aslında yetişkinlere yönelik bir kitap olarak yayımlanmıştı.