Haftanın Kitabı: Adalet

Haftanın Kitabı: Adalet

12 Mayıs 2014

ed. Andrew F. Gulli, Lamia J. Gulli

Adalet

çev. Güneş Demirel

Martı Yayınları, 2014, 429 s.

Hatırlanacaktır, çok yazarlı kurgu eserlerin bir örneğini Türkçede de okumuştuk. Bu “kolektif” kitap projesi 2002 yılında Murathan Mungan ile başlamış, 2004 yılı başlarında Pınar Kür’ün romanın sonunu yazmasıyla tamamlanmıştı. Bir başka deyişle beş yazar (Murathan Mungan, Faruk Ulay, Elif Şafak, Celil Oker ve Pınar Kür) birbirlerinin ardından, birinin bıraktığı yerden bir sonraki devam ederek Beşpeşe romanını kaleme almıştı. Yakın bir zaman önce Martı Yayınları tarafından yayımlanan Adalet romanı da, bu anlamda, çok özgün bir fikire dayanmıyor belki ama türün takipçileri açısından göz ardı edilmesi de pek mümkün değil açıkçası. Hatta Adalet romanı “daha da” kolektif bir çalışmanın ürünü, işin içinde 26 yazar yer alıyor.

Bu proje, günümüz bestseller polisiye/gerilim/macera romanlarının tanınan isimlerini bir araya getirmiş: Şimdilerde Sam Capra serisiyle gündemde olan Jeff Abbott, özellikle Rizzoli ve Isles romanlarıyla tanınan Tess Gerritsen, İngiltere’nin yakından takip edilen yazarlarından Alexander McCall Smith, Kemik Koleksiyoncusu filminden de hatırlanabilecek olan Jeffery Deaver gibi...

Yirmi altı yazarın kaleminden ortaya çıkan hikâyeyle ilgili ip uçlarını da, yine bilinen bir isim olan David Baldacci’nin giriş yazısından aktarmış olalım: “Hikâye beklenmedik bir şekilde başlıyor. Bir kadın katil, on yıl önce idam edilmiş. Rosemary Thomas, kocası Christopher Thomas’ı vahşice öldürüp vücudunu demir bir giyotinin içine tıkarak, Berlin’deki Alman Tarih Müzesi’ne göndermişti. Herkes bunu Rosemary’nin yaptığını biliyordu fakat yine de ortada davadan sorumlu dedektifin yolunu şaşırmasına ve karısını kaybetmesine sebep olan birkaç şüphe kalmıştı. Sonra beklenmedik bir şey olur ve Rosemary’nin idamının onuncu yıl dönümünde bir anma töreni düzenlenir. Tüm olası şüpheliler ve bu suçu işlemek için geçerli sebepleri olan birtakım insanlar törene davet edilir. Mizansen kurulur. Bundan daha fazlasını söylemeyeceğim; aksi takdirde bu romanı ortaya çıkarmak için sıkı çalışan yaratıcılara haksızlık yapmış olurum.”