Amerikalı Aktivist - Tarihçi Howard Zinn Öldü

Amerikalı Aktivist - Tarihçi Howard Zinn Öldü

01 Şubat 2010

 

Türkçe’de Halkların Tarihi ve Öteki Amerika isimli eserleri bulunan ve “Marx Döndü” isimli oyunu Genco Erkal tarafından sahneye konan Howard Zinn seksen yedi yaşında öldü.

 

1922 yılından New York’ta Yahudi göçmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Zinn, New York’ta devlet okulunda okuduktan sonra, II. Dünya Savaşı esnasında orduya katılmış ve bombardımancı olmuş, hatta Napalm bombası kullananlarından. Eve döndüğünde aldığı madalyaları bir kutuya koyup üzerine "bir daha asla" diye yazdığını bugün biliyoruz.

 

İlerleyen yıllarda, Vietnam protestoları sırasında, “önce dağılın size zarar vermek istemiyoruz” deyip ardından aldıkları emir üstüne sivil itaatsizlik eylemini şiddet kullanarak  dağıtan polisleri gördüğünde, üniformaya girmenin insanı nasıl otomatikleştirdiğini “kendi tarihinden” hatırlayacaktır Howard Zinn. Ancak askerden döndüğünde, Hiroshima’da olanları okuduktan sonra, bombardımanın “yerdekiler için ne demek olduğunu” anlamış, o andan itibaren de savaş karşıtı hareketin ön sıralarından eksik olmamış.

 

“Savaş kaçınılmaz bir biçimde, ayrım gözetmeksizin binlerce insanın kitleler halinde öldürülmesidir. Ve bu insanların büyük bir kısmını da çocuklar oluşturur. Her savaş çocuklara karşı savaştır.” Ölümünden iki ay önce Boston Üniversitesi’nde de böyle söylüyor. Çocuklar ve savaş ilişkisinin Türkiye’deki güncel izdüşümü, TMK Mağduru Çocuklar mevzuna dalmadan devam edelim.

 

Savaştan sonra New York ve Columbia Üniversiteleri’ndeki tarih eğitimi gören Zinn, 1956'da ayrımcı Atlanta'da sadece siyah kadınların devam ettiği Spelman Koleji'nde Tarih ve Sosyal Bilimler Bölümü’nün başkanı olur. Sivil haklar hareketi sırasında öğrencilerini eyleme geçmeye teşvik eder; bu konuda yazılar kaleme alır. Spelman’da öğrenciler tarafından sevilse de yöneticiler tarafından pek tutulmaz. Zinn 1963'te buradan "itaatsizlik" nedeniyle atılır.

 

“En başından beri, öğretim biçimim kendi tarihimden ilhamını almıştı. Başka bakış açılarına da haksızlık etmemeye çalışırdım, ama her zaman “nesnellikten” daha fazlasını istedim. Öğrencilerimden sınıftan sadece bilgilenmiş değil, ama sessizliğin verdiği korunaklılığı bırakmaya, sesleri yükselmeye ve şahit oldukları her yerde adaletsizliğe karşı harekete geçmeye hazır bir şekilde çıkmalarını istedim. Bu da, tabi ki, sorun oldu.” 1994’te yazdığı You Can't Be Neutral on a Moving Train isimli otobiyografisinde böyle söylüyor Zinn.

Spelman’dan sonra, başkanı John Silber’a uzun süreli bir muhalefet yürüteceği Boston Üniversitesi’ne girer. 60’lı yılların ortaları –bu yıllar aynı zamanda onun Vietnam Savaşı Karşıtı Harekete katılarak ülke çapında isminin duyulacağı yıllardır. Zinn, eksik olmadığı eylemlerden birinde, “Tüm dünyanın karşısında başımızı dik tutmak için, ölümler durana kadar, sivil itaatsizliği savaş meydanlarına, Kongre’nin koridorlarına, bütün kasaba ve şehirlere yaymaya” çağrır herkesi.

1968 yılında üniversitenin bir diğer savaş karşıtı aktivisti Daniel Berrigan’la salıverilen üç tutsak askeri teslim almak üzere Güney Vietnam’a giden Zinn, orada Vietnamlılarla da görüşür ve ziyaret sonrasında Amerika’ya döndüğünde, Chomsky’e göre “herkesin düşmanının insanlığı”nı tüm Amerika’ya göstermeye/anlatmaya çalışır – görmek istemeyenler tabii ki bâki, örneğin Başkan Johnson.

 

Savaş karşıtı literatüre o yılda kazandırdığı kitaplar: 1967 yılında Vietnam: The Logic of Withdrawal - Vietnam: Geri Çekilmenin Mantığı (1967) ve  1968’de Disobedience and Democracy – İtaatsizlik ve Demokrasi’dir. İlki Chomsky’e göre, o dönem yazılmış savaş-karşıtı kitaplardan en önemlisi, çünkü sözünü dolandırmadan konuşuyor: “Bu yanlış ve durması gerekiyor.”

 

Zinn’in yazıları koca bir neslin zihniyet dünyasını değiştirmiş ve yeni yollar açılmasına vesile olmuştu” diyor Noam Chomsky ve ayrıca ekliyor: “Birileri eyleme çağırdığında, onu her zaman güvenilecek bir rehber olarak ön sıralarda bulabileceğinize güvenebilirdiniz.”

 

Democracy Now!’dan öğrendiğimize göre, halihazırda bin iki yüz ölüm ilanını elinde bulunduran New York Times, Howard Zinn’in ölüm haberini AP’den nakletmiş. AP de onu “bir tarihçi değil polemikçi” olarak anmakta. Sırf bu yüzden bu ölüm haberini yazmak daha değerli. Naomi Klein NY Times’a cevaben, Zinn’in bundan haberi olsaydı da “buna pek kulak asmayacağını” söylüyor, “İktidarın kendini korumasına şaşırmazdı. Ve o gerçekten halkların tarihçisiydi, dolayısıyla elitlerin teyidini de aramazdı.” Klein bu tespitinde haklı gözüküyor: 1980’de kaleme aldığı ve bir çok dile çevrilen ünlü kitabı Amerika Halkarı Tarihi’nde,  kahramanları, kitabında ortaya koyduğu şekilde statükocu ve köleci “kurucu babalar” değil de, daha çok Shays ;syanı'nın çiftçileri ve 30’lı yılların sendikacıları olan Zinn , elitlerle ilgilenmediği gibi, “kahramanlarla ve onların mitleriyle değil, “bilinmeyen insanların sayısısız eylemleri” ile ilgilenmekteydi ve değişim tam da senin benim olduğum yerde mümkündü.  Onun yazdığı tarihte “değişimi, bir araya gelen insanlar gerçekleştiriyorlardı.”

 

Ölmeden önce bir zamanlar kendisini topa tutan Boston Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada, “Bir harkete [savaş karşıtı bir harekete] dahil olun,” diyor, “ilk başta size küçük, acınası gibi gözükebilir; öyledir de ama insanlar organize olmaya başlarlarsa, karşı çıkarlarsa, yeteri kadar güçlü bir hareket oluştururlarsa, değişimi sağlayabilirler.”

 

Howard Zinn, sadece Amerikan değil tüm dünyanın halklarına sesleniyor!

Bu anma yazısında Commondreams.org ve Democracy Now!dan yararlanılmıştır.