Açık Radyo'nun İlgi Alanlarından Bazıları

Açık Radyo'nun sonsuz diyebileceğimiz çeşitlilikteki ilgi alanlarından bazıları şöyle:

Gezegenin Geleceği: 

Gezegen ve tüm canlılar âlemi üzerindeki gelmiş geçmiş en büyük tehditlerden birini oluşturan iklim değişikliği, küresel ısınma, kuraklık, açlık, iklim göçleri, afetler, su savaşları, organik tarım vb. konusunda birçok program devam ettiği gibi, bunlara sürekli yenileri ilave oluyor. Bu konudaki bilinç yükseltici, bilgi paylaşıcı yayınlara, ayrıca yerel, ulusal, bölgesel ve ulusal eylem ve hareketlere mikrofon tutma gayretini sürdürüyoruz: Açık Gazete, Varşova Günlüğü, Ekoloji Hareketleri Gündemi, Açık Yeşil, İklim İçin, Nereye Doğru, Ekonomi ve Ekoloji, Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam, Bir, Yeşil Dalga, Şeytan Arabası, Traji Trafikten Beşeri Trafiğe, Toplumsal Dönüşümde Sosyal Girişimcilik, Altın Saatler, Hikâyenin Kadın Hali, Evrenin Suyuna Giden Tasarım, Gezegenin Geleceği, Kentin Tozu, Metropolitika, Açık Deniz, Açık Ama Sakin Deniz, bunlar arasında ilk akla gelenlerden bazıları...

“Gezegen Elden Gidiyor, Buna Razı Gelemeyiz” Manifestosu: Açık Radyo ve İstanbul Politikalar Merkezi –Sabancı Üniversitesi-Stiftung Mercator Girişimi’nin birlikte düzenledikleri “İklim Değişikliği Tehdidine Karşı İstanbul Manifestosu” başlıklı sunum ve toplantı 23 Mart 2013 Cumartesi günü yapıldı. Aralarında toplumun önde gelen sanatçı, yazar, akademisyen, müzisyen ve girişimcilerinin de bulunduğu bir kesim aydın, iklim değişikliğinin getireceği yıkıcı sonuçları önlemek için, derhal seferber olmamız gerektiğini vurgulayan manifestoya imza attılar.Adalet Ağaoğlu, Ara Güler, Harun Tekin, Ömer Madra, Rakel Dink, Sezen Aksu, Tarkan ve Yaşar Kemal, manifestonun ilk imzacıları arasında yer aldı. Ayrıca, çevre ve ekolojiden insan haklarına, inanç temsilcilerinden demokrasi kuruluşlarına, sanat kurumlarından sağlık örgütlerine, kadın hakları kuruluşlarından çocuk hakları temsilcilerine, gençlik hareketlerinden meslek örgütleri ve sendikalara kadar, sivil toplumun geniş bir yelpazesi (54 kuruluş) manifestoya destek verdi. Change.org üzerinden yürütülen kampanyaya da bugüne kadar 10 bine yakın imza atıldı.

Küresel iklim değişikliği: 

Açık Radyo, hayatın kaynağı olan doğaya karşı girişilen büyük tecavüze, yani küresel iklim değişikliği tehlikesine karşı uyarı çanlarını ilk günden çalmaya çalıştı. Canlılar âleminin karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlikenin, bir avuç petrol, kömür ve enerji şirketinin doymak bilmez kâr ihtirasından kaynaklanan küresel ısınma olduğu bilgisini yayına geçtiği günden itibaren, bıkmak bilmeden dinleyiciyle paylaştı. İnsanları insan mahreçli iklim değişikliğine ve bunun arkasındaki çıkar ve güç odaklarına, bilim ve medya dünyasında bunların hizmetinde çalışanlara karşı harekete geçmeye çağırdı; hareket yükselerek devam ediyor.

Yenilenebilir enerji kullanımı alanında Açık Radyo’nun -kendi çapında- iki küçük öncü çalışması oldu: 2005’te Greenpeace gemisi Anna’dan güneş enerjisiyle naklen canlı yayın yaptı. Bilebildiğimiz kadarıyla Türkiye’de alternatif enerjiyle yapılan ikinci radyo yayını idi bu. Birincisini de, yine Açık Radyo, 1998’de, bu sefer Uluslararası Greenpeace’in bir kamyonundan yapmıştı...

İklim değişikliğini yavaşlatma mücadelesi bağlamı içinde, Açık Radyo, 3 Aralık 2005’te küresel ısınmayı protesto etmek, Kyoto Protokolü’nün imzalanıp onaylanması ve Kyoto ötesi önlemlerinin alınması için, dünyanın birçok ülkesiyle birlikte İstanbul’da düzenlenen yürüyüş ve mitingin örgütlenmesinde ön planda görev aldı. Dünyada bu konuda yapılmış ilk miting olan uluslararası iklim gösterisinin İstanbul “ayağı”, birkaç bin kişinin katılımı ile Londra’nın ardından en yüksek katılıma sahne oldu.

Açık Radyo 4 Kasım 2006’da dünyanın 48 ülkesiyle birlikte aynı anda İstanbul’da gerçekleştirilen Küresel Isınma mitinginin düzenlenmesine de önayak olan kuruluşlar arasındaydı. Yılın o âna kadarki en soğuk ve tek kar yağışlı gününde yapılan “ısınma” protestosu, gene de canlı bir katılıma tanık oldu.

2007 yürüyüşünde de 25 Nisan 2008 günü "İklim Değişikliğini Durdurun; Başka Bir Enerji Mümkün!" mitinginde de oradaydı Açık Radyo: Hem iklim değişikliğini durdurmak, hem de muhalefetin anlamını olduğunu vurgulayabilmek için Kadıköy Meydanı'ndaydı.

Açık Radyo, “insanlığın yegâne evi olan bu gezegenle ilişkisinde belirleyici bir yıl olacağı” düşünülen 2009’da, dünyanın belki de en önemli küresel toplantısı olan Kopenhag Konferansı’ndan hemen önce, 24 Ekim Uluslararası İklim Eylemi gününde, gezegenin, herhangi bir konuda şimdiye kadar gördüğü en büyük ve en yaygın siyasi eylemin bir parçası oldu. Gökkuşağı renklerinde bir şal üzerinde kocaman bir dünya maketini Galatasaray’dan Galata’ya yuvarlaya yuvarlaya yürüdük…

2009’da Kopenhag’daki BM iklim zirvesini 13 gün boyunca yerinden takip ettik, yüzbin kişilik büyük kitlesel yürüyüşün bir parçası olduk, birçok programcının da oradan ve “buradan” katılımı ile yarısı naklen, yaklaşık 17 saat yayın gerçekleştirdik.

2010’da 350.org uluslararası sivil toplum kuruluşunun önayak olduğu ve 200’e yakın ülke ve özerk bölgede gerçekleştirilen dünyanın gelmiş geçmiş en büyük kitlesel iklim hareketi olan 10/10/10’un Türkiye ayağının başını çekenler arasında yer aldık. Taksim’de biten yürüyüşün sonunda Noam Chomsky ve Richard Falk gibi dünyanın önde gelen düşünür, bilimci ve aktivistlerinin birer küçük konuşmasıyla kapanışın yapılmasını sağladık...

Durban’da yapılan 2011 iklim zirvesini de Heinrich Böll Stiftung’un katkıları ile izleme ve naklen canlı yayınlarla günü gününe dinleyicilere aktarma fırsatını bulduk. Görüşmelerin mutlak bir tıkanmaya uğraması karşısında siyasi karar vericileri protesto eden genç katılımcılarla birlikte BM konferans binasını terkedenler arasında Açık Radyo temsilcileri de vardı.

2012: Varşova İklim Zirvesi

2013 yılının Kasım ayında Polonya’nın başkenti Varşova’da düzenlenen 19. BM İklim Zirvesi, Dünya tarihinin kayıtlara geçen en şiddetli tayfunlarından bir olan Haiyan’ın gölgesinde başladı. Haiyan, enerjisini bu felaketin birincil sebebi olan fosil yakıtlar üzerine kuran Polonya’da durumun ne kadar acil ve ölümcül olduğunu gösteriyordu. Filipinler’in iklim müzakerecisi Yeb Saño’nun ilham ve umut verici konuşması, fosil yakıt şirketlerinin konferans sırasındaki türlü cambazlıklar ve bunlara karşı koyan insanların yaratıcı girişimleri Açık Radyo üzerinden aktarılmaya ve konuşulmaya devam edildi.

2013 Katar/Doha İklim Zirvesi

Somut bir sonuç konusunda pek de umut vaadetmeyen bir iklim zirvesi olarak kayıtlara geçen Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 18. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı Açık Radyo aracılığı ile günbegün takip edildi.

Açık Radyo programcılarının Açık Gazete aracılığı ile aktardığı izlenimleri küresel iklim değişikliğinden en çok etkilenen ülkelerden bir olan Katar’daki tartışmaların ve zaman zaman yükselen tansiyonun Türkiye’den de duyulmasını sağladı.

2014: Halkların İklim Yürüyüşü

Tarihte yapılan en büyük iklim eylemi 21 eylül 2014 günü New York’ta 400 bin kişinin yürüyüşü ve dünyanın 4 bir yanından 2,600 şehirdeki destek eylemleriyle gerçekleşti. Açık Radyo’dan Ömer Madra ve Gökşen Şahin Eylül ortasından itibaren 1 hafta boyunca “İklim Elçileri” olarak dev eyleme katıldılar: sendika merkez binalarında, üniversitelerde, kiliselerde, kimi destek veren şirket binalarında, gençlik ve sanat kuruluşlarının binalarında, radyo programlarında, konferanslarda, atölye çalışmalarında vb. konuşmacı, moderatör, konuk, katılımcı vb. olarak yer aldılar ve Halkların İklim Yürüyüşü konusunda bir hafta boyunca gün ben gün Açık Radyo’da yayın yapıldı.

Döndükten sonra da Türkiye’de izlenim, görüş ve projeksiyonlarını çeşitli platformlarda ve elbette Açık Radyo’da paylaşmaya devam etmekteler. Açık Radyo programcı ve çalışanlarının bir kısmı, bu bağlamda, 2015 Aralık ayında Paris’te yapılacak COP 21 İklim Zirvesi’ne Türkiye’den geniş bir aktivist grubunun katılımını sağlamak üzere çalışmalarını sürdürdüler.

Ayrıca, Paris iklim zirvesinden önceki “son durak” Lima (Peru) toplantısını hem resmî boyutuyla konferans salonlarından, hem de aktivistlerin alternatif zirvesi boyutuyla sokaklardan izledik. Programcılarımızdan Ümit Şahin zirve boyunca yerinden izledi ve çeşitli programlarda günü gününe yansıttı...

2016 Paris İklim Zirvesi, COP21:

Açık Radyo Paris İklim Zirvesi’ni ilk günden itibaren yerinde izledi ve günü gününe aktardı.

İklim İçin: Tarihin gördüğü en büyük iklim hareketinin ardından, gezegen için “ya tamam ya devam“ kararının verileceği tarih olan 2015 yılının çalışmaları 2014 yılından başladı.

Açık Radyo programcıları Ömer Madra ve Gökşen Şahin’in New York izlenimlerini aktardığı New York'tan Paris'e İklim Mücadelesi I ve II konuşmalarının ardından düzenlenen atölye çalışmaları ile Türkiye’de 2015 yılında düzenlenecek olan iklim hareketliliğinin yol haritası da çizilmiş oldu.

Sanatçılar, öğrenciler, aktivistler, doktorlar, gazeteciler, kadınlar ve daha bir çok toplumsal kategorinin içerisinden gelen insanların birlikteliği ile “İklim İçin” adı verilen hareket ortaya çıktı.

28 Şubat 2015’te düzenlenen basın toplantısı ile başlayan hareketlilik Paris’te yapılacak olan Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansı'nda (COP 21) Türkiye’deki iklim hareketinin öncülüğünü yaptı.

12 ve 13 Kasım tarihleri arasında TÜrkiye’nin 59 oturum ve yüzlerce katılımcıyla gerçekleştirilen Türkiye’nin ilk forumu “İklim Forumu”na öncülüğü İklim İçin Hareketi yaptı.

Çalışmaların bir sonucu, İklim İçin adını taşıyan ağın kurulması ve 12-13 Kasım 2015 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde 2 günlük dev bir forumda (Türkiye’nin ilk forumu) toplumun ve uluslararası toplumun binbir kesimininve yerel hareket temsilcilerinin katılımı ile 60’a yakın oturum yapılması ve çıkan ortak bildirgenin 3. gün, 300 üzerinde dev bir koronun iklim için şarklar sölemesi eşliğinde kamu oyuna yansıtılması oldu.

Yayın açısından bakmaya devam edersek, durumun özeti şöyle: Gezegen ve tüm canlılar âlemi üzerindeki gelmiş geçmiş en büyük tehditlerden birini oluşturan iklim değişikliği, küresel ısınma, kuraklık, açlık, iklim göçleri, afetler, su savaşları, organik tarım vb. konusunda birçok program devam ettiği gibi, bunlara sürekli yenileri ilave oluyor. Bu konudaki bilinç yükseltici, bilgi paylaşıcı yayınlara ek olarak yerel, ulusal, bölgesel ve küresel eylem ve hareketlere mümkün olan en geniş kapsamda mikrofon tutma gayretini sürdürüyoruz: Açık Gazete, Açık Yeşil, Bildiğimiz Ekonominin Sonu, Nereye Doğru, Gezegenin Geleceği, Su Hakkı, Ekonomi ve Ekoloji, Altın Saatler, Kentin Tozu, Son Buzul Erimeden, Evrenin Suyuna Giden Tasarım, Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam, Yeşil Dalga, Şeytan Arabası, Toplumsal Dönüşümde Sosyal Girişimcilik, Hikâyenin Kadın Hali, Metropolitika, Tohumdan Hasada Ekolojik Yaşam, Açık Deniz, Hemen Şimdi! ... bunlardan ilk akla gelenlerinden bazıları.

Savaş ve Barış: 

Açık Radyo, yayına geçtiği gün, Bosna-Hersek’teki savaş devam ediyordu; o da sözü ve müziği ile altta kalanların yanında oldu. Aylarca Saraybosna’ya bağlanarak “Bosna Günlüğü”nü sürdürdü... Bir tuhaf küreselleşme mantığının doğal sonucu olan şiddeti, sahneye konduğu andan itibaren “izlemeye” koyuldu.

Irak’ın ahlâk ve hukuk dışı işgaline belki de dünyada ilk “uyanan” mecralardan biri oldu. Savaş tamtamlarını daha 17 ay öncesinden “okuyup” anlatmaya başladı, “kitle imha silâhları” dosyasındaki tehdidin “imkânsız” olduğu, daha dünya ahalisi raporları öğrenmeden önce bu radyoda söylendi, gelişmeler “barış bandı” programı üzerinden izlendi ve direnişin sesi yayında yansıtılmaya çalışıldı...

Bu radyo insanlık tarihinin gördüğü en büyük barış gösterilerinde Londra ve New York’la bağlantıdaydı. Türkiye Cumhuriyet tarihinin en önemli Meclis kararlarından birinin alındığı gün Ankara’da yapılan tarihî kitle gösterisi sırasında Sıhhiye Meydanı’ndaydı: “Tezkere”nin reddine giden süreci “naklen canlı yayın”la o meydandan aktardı.

Irak Dünya Mahkemesi’nin İstanbul Nihai Oturumu’nda tarihî Darphane-i Âmire binasındaydı; tanıklıkları ve Vicdan Jürisi’nin tarihi kararını, üç gün boyunca, belli periyodlarla naklen canlı yayında aktardı.

Demokrasi, Hak, Hukuk ve Aktivizm:

Ayrıca, global, ulusal, yerel aktivizm, yurttaş hakları, hak ve özgürlük temelli haber ve yorum programlarına da gittike artan sayıda yer verme gayreti içindeyiz: Hemen Şimdi, Ekoloji Hareketleri Gündemi, Su HakkI, Yasalarn Ruhu, Testi Krlmadan, Emein Gndemi, Bizsiz Olmaz, Metropolitika, Ak Mimarlk, Traji Trafikten Beeri Trafie, Toplumsal Dnmde Sosyal Giriimcilik vb de bu kategoriye sokulacak programlarn ilk azda akla gelenlerinden bazlar...  

Açık Radyo, dünya barış hareketini, dünya adalet hareketlerini, Dünya Ticaret Örgütü Seattle toplantısındaki protesto ve mücadeleleri (“Battle in Seattle”), Cancún toplantısını, Dünya Sosyal Forumu Porto Alegre, Mumbai toplantılarını, Avrupa Sosyal Forumu Cenova, Cenevre toplantılarını, Amerika Halklar Zirvesi’ni, vb. mümkün olduğu oranda “içeriden” ve “gömülü” (embedded) medyanın dışından izlemeye çalıştı. Halen de, sessizliğin koyulaşan perdesini aralamaya çalışarak, izlemesini sürdürmeye uğraşıyor.

Dünyadaki Demokrasi, Adalet ve Haysiyet Ayaklanmaları:

Dünyanın gidişatını izlemek için daima büyük bir gayret içinde olduğumuz halde, itiraf etmek gerekir ki, Ahmet İnsel, 2011 yılının hemen başlarında Açık Gazete içindeki kendi “Ufuk Turu” köşesinde bu konuyu gündeme getirmeseydi, başdöndürücü bir hızla değişen dünyanın gerçeklerine “ayılmamız” için biraz daha zaman geçmesi gerekebilecekti.

Arap dünyasında yükselen müthiş isyan dalgasından, daha doğrusu, onun fitilini ateşleyen Tunus’taki başarılı halk ayaklanmasından söz ediyoruz. Tunus gençliği, uzak bir kasabada üniversite mezunu ama işsiz “işportacı” delikanlının polis devletinin hakaretine uğradıktan sonra incinen haysiyetini korumak için kendini yakması üzerine, onun tutuşan bedeninden oluşturduğu özgürlük meş’alesiyle ABD ve Batı destekli zalim ve yoz diktatörlüğün hırsızlık rejimini hayret verici bir süratle alaşağı etti.

Aynı ateş, 1968 Devrimi kuşağının çok iyi hatırladığı bir deyimle bir “bozkır yangını” gibi, büyük bir hızla yayıldı ve Açık Radyo da o tarihten itibaren, bu sefer ipin ucunu hiç kaçırmadan, meşalenin ışığını izlemeyi sürdürdü.

Arap Baharı: 

"Arap Baharı" adı verilen Mısır Devrimi’ni, Bahreyn isyanlarını, Libya, Suriye ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki isyanları, İspanya’daki “indignados” hareketini, ABD’deki Occupy Wall Street ve her yana yayılan diğer “occupy” (%99) hareketlerini, Şili’deki öğrenci gösteri ve isyanlarını, Kanada’da Quebec öğrenci-gençlik yürüyüş ve protestolarını, Yunanistan’da kemer sıkma politikalarına karşı isyan hareketlerini, wikileaks gibi oyunbozanları (whistleblower) susturma ve bastırma girişimlerine karşı yürütülen ifade ve basın özgürlüğü mücadelesini, dünyada ve Türkiye’de ezilen, baskılanan insanların bilumum mücadelelerini izlemeye ve dinleyicisiyle paylaşmaya devam etti; ediyor.

2013 yazbaharı: 

Gezi olayları ve Sonrası: Açık Radyo, Türkiye tarihinin en geniş kapsamlı kitle protesto gösterilerinden biri olan Gezi direnişini, yerleşik medyadan hayli farklı olarak, hafif format değişiklikleri yaparak haberler ve yorumları ile birlikte düzenli yayınlayan ender yayın organlarından biri oldu. Olayların ilk günü sabahından başlayan yayın “maraton”u, 15 Haziran akşamı Gezi parkının polis baskını ile boşaltılmasına kadar sürdürüldü. Sonra farklı programlar devam etti. Bu tarihî ve sosyolojik fenomenin izlenmesi amacıyla yine ilk haftalarda başlayan hafta içi her gün ½ saatlik “Gezi Parkı – Haberler, Yorumlar” adlı bir programa şimdiki yayın döneminde de (haftada 4 gün) devam ediliyor. Ayrıca, Açık Dergi içinde Temmuz’da başlattığımız Gezi Okumaları’nda, günlük hengâme içinde bir an durup alınan notların yanı sıra “yeni” analiz ve makaleler de yer buluyor.“Gezi Direnişi”nin deneyimlerinden ve karşılaşmalarından ilham alan, 4 tiyatro yazarının elinden çıkma 4 hikaye, “Gezerken” adı altında parkta, forumlarda ve AltFest’te sahnelendikten sonra Açık Radyo’da da 4 bölüm halinde dinleyicisi ile buluştu. (Ayrıca bkz.: Yukarıda, “Özel Aylar, Haftalar, Günler ve Belgesellerden Bazıları”…)

Boğaziçi Üniversitesi Mezuniyet Konuşması: 4 Temmuz 2013 tarihinde Kuzey Kampüsü’nde Boğaziçi Üniversitesi’nin 146. Mezuniyet Konuşması Radyomuzun Yayın Yönetmeni ve Programcısı Ömer Madra tarafından yapıldı. Öğrencilerin, öğrenci ailelerinin ve mezunların oluşturduğu kalabalık bir kitle tarafından izlenen konuşmanın başlığı ve ana teması: “Lütfen Devam!” idi.

Yasaklı Şehirlerden Sesler:

2015 yılının son ayında Güneydoğu'da Diyarbakır'ın Sur, Mardin'in Dargeçit, Nusaybin, Şırnak'ın Cizre ve Silopi ilçelerindeki kuşatma halini ve durumu bölgede bulunan gazeteci, eğitimci, baro temsilcisi ve sıradan vatandaşlarla konuşarak aktarmaya gayret etti.

Bağımsız Medya: 

Açık Radyo 2006 yılında “Medya Konuşmaları”adlı proje kapsamında 38 saatlik zengin bir program dizisi gerçekleştirdi. Türkiye’nin önde gelen yazar, gazeteci, gazete ve dergi yöneticisi, radyo ve tv yayıncısı, hukukçu, iletişimci, felsefeci, araştırmacı ve basın meslek temsilcilerinden yaklaşık 40 kişi, medya ve etikten reklamlara, bilgi edinme hakkından ombudsmanlık pozisyonuna, gazetecilik eğitiminden çevre gazeteciliği sorunlarına kadar medyanın çok çeşitli meseleleri üzerinde görüşlerini aktardılar. Ayrıca, AC Nielsen, Açık Radyo için kapsamlı bir “Medya Güven Araştırması” gerçekleştirdi. Türkiye’de medya ve kurumlara güven ölçümleri konusunda, herhalde beklenebilir olan, ama yine de oldukça çarpıcı tespitleri içeren, biri kantitatif, biri de kalitatif olmak üzere iki araştırma, Açık Radyo’da birbirini izleyen iki “Medya Konuşmaları” programında tartışılıp sunuldu. “Medya Konuşmaları”  Hollanda hükümetinin desteğiyle gerçekleştirildi.

Deprem: 

17 Ağustos 1999’daki Gölcük depreminden itibaren Deprem İletişim Merkezi (ARDİM) olarak yoğun bir faaliyet gösterdi. 60 gün süreyle tüm formatını değiştirip radyoyu kesintisiz bir “telsiz çevrimi”ne dönüştürdü ve ihtiyaçlarla imkânları buluşturan bir köprü olmaya çalıştı. Özellikle bu etkinliği ile aralarında The New York Times, La Repubblica, Le Figaro, Journal de Genève ve Süddeutsche Zeitung’un da bulunduğu yaklaşık 12 uluslararası gazetede, BBC radyolarında ve Discovery Channel televizyon kanalında "haber" oldu. Açık Radyo’nun deprem ve afetlere hazırlıklılık konusundaki “Altın Saatler” programı da 1999’dan bugüne kesintisiz ve düzenli olarak devam ediyor. Büyük Deprem, 10. yıldönümünde bir dizi özel programla anıldı.

23 Ekim 2011 ve 9 Kasım 2011 Van depremlerinden sonra 21 Kasım’dan itibaren 5,5 ay boyunca arasında hafta içi her gün yapılan 131 programla “Van Depremi Günlüğü” tutuldu; olayın sosyal, ekonomik, insanî boyutları hakkında, çoğunluğu bölgeden 91 farklı insanla görüşmeler yapıldı, izlenimler, gözlemler kamuoyu ile paylaşıldı.