Gürcistan’da gösteriler sürüyor

Ufuk Turu
-
Aa
+
a
a
a

Ahmet İnsel, bu hafta Ufuk Turu’na Gürcistan’daki hükümet karşıtı gösterilerden bahsederek başladı.

Fotoğraf: David Mdzinarishvili/AA
Fotoğraf: David Mdzinarishvili/AA

(Bu bir transkripsiyondur. Metnin son hâli değildir.) 

İnsel; Gürcistan’da hükümetin yurt dışından destek alan STK’ların ve medya kuruluşlarının resmen yabancı ajan olarak kaydedilmelerini öngören projenin, büyük protestolar üzerine projenin geri alınmak durumunda kalındığını ancak gösterilerin devam ettiğini belirtti. Muhalefetin organize ettiği gösterilerde, hükümetin Rusya yanlısı otoriter bir gidişatının olduğu ve Rusya ile gayri resmî iş birliği bulunduğu, muhalefetin hapsedildiği ve susturulduğu iddia ediliyor. Eski Cumhurbaşkanı Saakaşvili’nin Cumhurbaşkanlığı döneminde yetki aşımı yaptığı gerekçesiyle 6 yıl hapse mahkûm edildiğini ve şu anda hapisteki sağlık durumunun iyi olmadığını belirtti.  Ayrıca Gürcistan’daki bu gerginliğin ülkenin ne yöne gideceği konusundaki kutuplaşmanın sonucu olduğunu, bu kutuplaşmanın ülkenin Rusya’ya yaklaşması ve AB üyeliği hedefi arasında yaşandığını kaydetti. Bununla bağlantılı olarak Gürcistan’ın özerklik talep eden iki bölgesinde Rusya’nın hakimiyeti nedeniyle milliyetçi yönden de iç sorunlar olduğunu aktaran İnsel, Ukrayna savaşı sonrasında Rusya’nın durumuna göre bu bölgedeki özerk yönetimlerin durumunun gündeme gelme ihtimali olduğunu ekledi.

Rusya Ukrayna Savaşı’nın Rusya’nın bölgede hâkim güç olma yeteneğini yıprattığını söyleyen İnsel, beklenmedik bir gelişme olarak Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran Roma Sözleşmesi’ni imzalama kararı alacağını söyledi. Bunun Rusya açısından büyük bir meydan okuma olduğunu, çünkü üye olan ülkelerin Putin’i ülkelerine gelmesi durumunda yakalama yükümlülükleri olacağını, bu kararın uygulanıp uygulanmayacağının merak konusu olduğunu aktardı. BRICS Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak ve sözleşmeye taraf olan Güney Afrika'nın, Putin’in zirveye katılması durumunda yakalama kararına uyup uymayacağının da merak edildiğini hatırlatan İnsen, Putin soruşturmasının esasen Güney Afrika başta olmak üzere zayıf ve kalkınmakta olan ülkelerin, savaş ve soykırım suçları bakımından gelişmiş ülkelerin liderlerinin hiçbir zaman hedef alınmadığı eleştirisine de yanıt oluşturduğunu belirtti.

“Filistinlilerle İsraillilerin birlikte yaşamasını sağlayacak zemin giderek ortadan kalkıyor”

İkinci olarak İsrail’e geçen Ahmet İnsel, 2023 başından beri İsrail’deki çatışmalarda 94 Filistinli, 19 İsrailli, 1 Ukraynalı ve 1 İtalyanın öldüğünün raporlandığını belirtti. Perşembe günü polislerin Mescid-i Aksa’ya girdiğini aktaran İnsel, bunun sonucunda İsrail’in Suriye’de işgal ettiği bölgeye roket atışı yapıldığını, İsrail’in de buna karşı Suriye’yi bombaladığını, İsrail’in bunu İran’ın Suriye’ye yerleşmesini engellemek için yaptığını, iki ülke arasında bir tür ateşkes olmasına rağmen İsrail’in bombalamalara devam ettiğini belirti. Batı Şeriya’da 2 kadının suikast sonucu ölmesinin ardından İsrail’in Gazze şeridine saldırdığını, yeni hükümetin kurulmasından bu yana aşırı sağcı ve siyonist ırkçı hükümete karşı ciddi tepki olduğunu söyleyen İnsel, Netanyahu hükümetinin sözde Yargı Reformu’nun İsrail tarihindeki en büyük gösterilere konu olduğunu, Savunma Bakanı’nın reform projesinin geri çekilmesini talep ettiğini ve bunun üzerine görevden azledildiğini hatırlattı. Ancak yeni bir bilgi olarak Netanyahu’nun bu kararı uygulamadığını, azletmekten vazgeçtiğini açıkladığını belirten İnsel, daha önce bir dizi yedek askerlik yapan kişinin, askerlik çağrısına gitmeyeceklerini ilan ettiğini ve bunun da orduda ciddi bir endişe yarattığını aktardı. İnsel’e göre Filistinlilerle İsraillilerin birlikte yaşamasını sağlayacak zemin giderek ortadan kalkıyor.

“Her bölgede taktiksel oy kullanmaya zorlayan bir sistem”

Son olarak Türkiye’deki seçimlere değinen İnsel, seçimlere yakın bir zaman kaldığını, aday listelerinin oluşturulduğunu, bu seçimlerin ilginç olduğunu, seçmenleri her bölgede taktiksel oy kullanmaya zorlayan bir sistemin oluştuğunu, bazı küçük parti seçmenlerinin, benim partime oy verirsem milletvekilinin başkasına gideceğini düşünerek, ittifakta daha çok oy alan partiye oy verebileceğini ve bütün bunların seçim mühendisliği olduğunu, seçmenlerin gerçek taleplerinin ortaya çıkmasını engellediğini aktardı. İnsel, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise büyük ölçüde Erdoğan ve karşıtları olarak anlamlı bir bölünmenin ortaya çıktığını, bu dağılımın daha net olduğunu belirterek sözlerine son verdi.